 |
Kan, taşıyıcı ve denetleyici işlevleri nedeniyle bedenin içinde sürekli olarak dolaşır ve bu yolculuğu esnasında her an mutlaka yapacağı bir görevi vardır. Ancak kanın görevlerini yerine getirebilmesi ve kan dolaşımının sağlanması için basınç gereklidir. Kalbimiz sürekli pompa gibi çalışarak, kanın ihtiyacı olan basıncı sağlayarak vücudumuzda dolaşımını sağlar. Dolaşım sırasında damarlarımızda akan kanın damar çeperlerine yaptığı bu basınca ise tansiyon diğer bir deyişle kan basıncı denir.
Nabız Nedir?
Vücudumuzdaki organları oluşturan dokular, kalp ve damar yoluyla düzenli bir şekilde oksijen ve besin maddeleri alışverişi yaparak görevlerini yerine getirir. Bu işlemin sürekliliği için, kalp düzenli olarak çalışır. Kendisine kulakçıklardan gelen kanı karıncıklar yoluyla, büyük ve küçük dolaşıma pompalar. Bu pompalama, vücudun değişik bölgelerinde, örneğin boyun ve el bilek damarlarında nabız atması şeklinde hissedilir. Nabız, sol karıncıktan atılan temiz kanın bu damarlarda oluşturduğu basınçtır. Büyük dolaşım sistemi ile dokuların gereksinimini karşılamak için dağıtılan bu kan kullanıldıktan sonra, tekrar temizlenmek üzere küçük dolaşım yardımı ile akciğerlerden geçirilir.
Tansiyon Kavramı İlk Nasıl Ortaya Çıkmıştır?
Nabız, milattan önceleri de bilinmesine karşın, tansiyon kavramı yakın zamanlarda gelişmiştir. Kan dolaşımı konusunda ilk bilimsel yapıtı, 1628'de Willian Harvey yayınladı. Ardından 1727'de Stephen Hales, tansiyonu ölçmek için ilk deneyini yaptı. Bu deney, U harfi şeklinde bir borucuğun atardamara yerleştirilip, borucuktaki kan düzeyinin gözlenmesi ile yapıldı. Bu iş için Hales, bir at kullandı. Daha sonra bazı araştırmacılar, aynı yolu değişik hayvanlarda, daha geliştirilmiş araçlar kullanarak uyguladı. 20. yüzyıl başında ise, damara girilmeden tansiyon ölçmeyi sağlayan dolaylı yollar geliştirildi. Bunlardan en yaygın olanı kola ya da bileğe takılan tansiyon aletleridir.
Normal Tansiyon Değerlerinin Ölçümü
Tıpta genel olarak herkesin bünyesinin farklı olduğu kabul edilir. Ama genel olarak normal kabul edilen sınırlar mevcuttur. Yapılan uzun araştırmalar sonucu, yaşın artışıyla küçük değişmeler olmakla beraber büyük tansiyon için 12 ile 14 arası, küçük tansiyon için 7-9 arası olması halinde değerler normal sayılır.
Düşük Tansiyon
- Tıp dilinde hipotansiyon olarak adlandırılan düşük tansiyon, belirli bir düzeye kadar sorun teşkil etmez. Tam tersine normalin biraz altında olması kalp-damar hastalıklarından uzak daha sağlıklı bir yaşam demektir.
- Düşük tansiyonun sorun olduğu durum, sistolik tansiyonun çok uzun süreler için 70 mm den düşük kalması halleridir. Böyle hallerde şok durumu söz konusudur.
- Düşük tansiyonun en sık rastlanan şekli, ortostatik hipotansiyondur. Kişinin otururken normal düzeylerde olan tansiyonunun, ayağa kalkılınca düşmesi halidir. Bu durumda bir süre için beyne daha az kan gideceği için geçici olarak denge ve şuur bozuklukları ortaya çıkabilir.
Yüksek Tansiyon ve Zararları
Hem büyük tansiyon hem de küçük tansiyonun normalden yüksek olmasına “hipertansiyon”, diğer adıyla “yüksek tansiyon” denir. Genel olarak, büyük tansiyonun 14 cm Hg ve küçük tansiyonun 9 cm Hg'dan yüksek olması hipertansiyon olarak kabul edilir.
Yüksek Tansiyonun Belirtileri Nelerdir?
Yüksek tansiyonun başlıca belirtileri; zaman zaman ense kökünde şiddetli zonklayıcı tarzda baş ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı, yorgunluk, burun kanaması, yol yürüme ve merdiven çıkmada zorlanma, bazen çok sık idrara çıkma, kulak çınlaması, bulanık görme ve bacaklarda şişliktir. Ancak hastaların önemli bir kısmında hiçbir belirti yoktur. Bu hastalarda yüksek tansiyon tanısı, sadece tansiyon ölçümü ile mümkündür. Bu nedenle, özellikle ailesinde yüksek tansiyonlu yakınları olanlar, 40 yaşını geçmiş kişiler, obez (şişman) kişiler, şeker hastaları ve gebelerin daha sık aralıklarla ölçüm yaptırmaları gerekir.
Yüksek Tansiyon Neden Kontrol Altında Tutulmalıdır?
Ülkemizde önemli halk sağlığı sorunlarından biri olan hipertansiyon, pek çok hastalık için önemli bir risk faktörüdür. Hipertansiyon tedavi edilmediğinde; kalp yetmezliği, kalp krizi, damarların daralması, beyin kanaması, felç gibi hayati hastalıklara neden olabilir. Ayrıca yüksek tansiyon,
- Kalbin genişlemesine dolayısıyla kalp bozukluklarına,
- Özellikle ana kalp damarı (aort), beyin damarları, bacaklar, bağırsaklar ve dalağa giden damarlarda patlamaya hazır küçük şişliklerin (anevrizma) oluşmasına,
- Böbreklerdeki damarların hasar görmesine ve böbrek bozukluklarına,
- Vücuttaki damarların, özellikle kalp, beyin, böbrek ve bacak damarlarının, daha çabuk sertleşmesine ve bu yüzden kalp krizlerine, felce ve böbrek yetmezliğine,
- Göz damarlarında çatlamalara, kanamalara ve buna bağı görme bozukluklarına yol açabilir.
Damarlardaki Hassas Ölçüm Mekanizması Allah’ın Kontrolündedir
Allah, yaşamı çok hassas sınırların içinde var etmiştir. Atmosferden, Güneş sistemine, yere inen yağmur damlasından, insan vücudundaki tek bir hücrenin faaliyetine kadar her şeyi bir ölçü ile yaratmıştır. Tansiyon da, bu ölçülerden bir tanesidir. Bu ölçü sayesinde, biz farkında olmadan kan basıncımız ölçülür ve doğru değerlerde olmadığı zaman, gerekli tedbirleri almamız için bazı belirtilerle uyarılırız.
Biz hiç farkında değilken her an korunan kan basıncı seviyemiz ve bu seviyedeki bir değişimde bazı belirtilerle uyarılmamız, Yüce Rabbimiz'in çok büyük bir rahmetidir.
Unutulmamalıdır ki; insan için tek koruyucu Rahman olan Allah'tır. Bir ayette Rabbimiz‘in Asim (Koruyan) sıfatı şöyle bildirilmiştir:
"… Allah en hayırlı koruyucudur ve O, esirgeyenlerin esirgeyicisidir." (Yusuf Suresi, 64)
Büyük Tansiyon Nedir?
Kalp kasıldığı zaman atardamarların içine kanı belirli bir basınçla pompalar. Bu sırada damar içindeki basınç en yüksek düzeye ulaşır. Bu basınca tıpta sistolik basınç, halk arasında büyük tansiyon adı verilir.
Küçük Tansiyon Nedir?
Kalbin gevşemesiyle, damar içine pompalanan kan durur ve devreye damarın elastikliği girer. Önce genişlemiş olan damar, kana bir basınç uygulayarak kalbin gevşemesi anında da kan akımını sağlar. İşte bu sırada oluşan en düşük basınca da, tıpta diastolik tansiyon, halk arasında da küçük tansiyon denilir. Bu basınç, 1 cm2 alanındaki cıva sütununun tabanına yaptığı basınçla karşılaştırılarak belirtilir. Örneğin bir kişinin tansiyonu 12 dediğimiz zaman, bu basınç 12 cm yüksekliğindeki cıva sütununun tabanına yaptığı basınca eşdeğerdir.
Yüksek Tansiyonun Sebebi Nedir?
Yüksek tansiyonun nedeni hastaların %90-95'inde bilinmemektedir. Hastalığın oluşumunda kalıtım, sigara içilmesi, aşırı alkol tüketimi, obezite (şişmanlık) gibi bazı etkenler saptanmıştır. %5-10 hastada ise hipertansiyon başka bir hastalığa (böbrek, hormonal, vb.) bağlıdır.
Farz edelim hiçbir belirgin hastalığınız yok, normal bir vücut ağırlığına sahipsiniz, vücudunuzun enerji rezervleri tam ve vücudunuzun hormonal dengesi, su-tuz dengesi de yerinde... Ancak bütün bunlara rağmen sağlıklı olduğunuzdan söz edebilmek için vücudunuzdaki sayacın yani tansiyonunuzun da doğru değerleri göstermesi gerekiyor.
Tansiyon ve Sağlıklı Beslenme
Yüksek tansiyon, kolesterol, kalp ve damar hastalıkları günümüzde çok yaygın olan sağlık sorunlarıdır. İnsanların beslenme alışkanlıklarıyla bağlantılı olarak bu rahatsızlıkların ortaya çıkma riski de artar. Kuşkusuz Yüce Allah aczimizi hatırlamamız için hastalıkları vermektedir. Ancak sağlıklı olmak için beslenmeye dikkat etmek ,bu yönde yaptığımız fiili bir dua olacaktır. Çünkü hastalıklar gibi sağlığı veren de Allah'tır.
Sağlıklı beslenmek için, vitamin, mineral ve protein yönünden zengin besinleri tercih ederek başta damar sertliği olmak üzere birçok dolaşım sistemi rahatsızlıklarına zemin hazırlayan hayvansal yağlardan uzak durmalı ve harcayacağımızın çok üzerinde kalorili besinleri tüketmekten kaçınmalıyız. Aksi takdirde vücuda alınan fazla besinler yağ olarak depo edilir, bu da şişmanlığa yol açar.
Yüksek tansiyonun kalıcı olması; felç, kalp krizi ve böbrek hastalığı gibi ciddi sorunlara sebep olabilir. Bu yüzden, tansiyonun sürekli olarak kontrol edilmesi gerekir. Yüksek tansiyon genellikle uyarıcı belirtiler göstermediğinden kan basıcının yüksek olduğunun anlaşılmasının en güvenli yolu düzenli olarak ölçüm yaptırmaktır.
Yüksek Tansiyonu Önlemek İçin;
- Düzenli sağlık kontrolleri yaptırın. İdeal kilonuzu öğrenin ve koruyun.
- Daha fazla fiziksel aktivitede bulunun. Düzenli spor yapın. Bol bol yürüyün.
- Sigara içiyorsanız mutlaka bırakın. Alkolden uzak durun.
- Tuz oranı az besinlerle beslenin.
- Stresin zararını bilin, sakin ve tevekküllü olun.
- Huzurlu ve mutlu bir ortamda yaşamaya gayret edin.
Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi 47. sayı (Mayıs 2008) 60. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 494 kez incelendi.
|
 |
|