Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 6969 tanesi Türkçe, toplam 8059 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
İman Hakikatleri: Örümceğinin Hava Baloncukları - TÜRKÇE
Mart 2008
Suya dalıp bir süre için burada kalabilmek, dalış öncesi dikkatli bir hazırlığı gerektirir. Dalışın temel kuralları, kullanılacak ekipmanlar, su altında oluşabilecek rahatsızlıklar, ilk yardım uygulamaları, derinlik ve zaman hesaplarının öğretileceği teorik derslerin ardından sığ denizde veya havuzda uygulamaların yapılması bu hazırlıklar arasındadır. Tüm bu derslerden sonra dalış elbisesini giyip, ağırlık kemerini, maske ve şnorkeli, hava tüpünü, denge yeleği ve regülatörü de taktıktan sonra kilolarca ağırlıkla suya dalınabilir. Ancak tüm bu dalış öncesi hazırlıklar sırasında en önemli malzeme, suyun altında rahat nefes almayı sağlayacak ve aynı zamanda su altındaki kalış süresini belirleyecek olan hava tüpüdür.
Su örümcekleri, genellikle Asya ve Avrupa'nın ılık bölgelerindeki gölcüklerde yaşarlar. Boyları 12 cm’ye kadar çıkabilen bu canlılar, bazen suyun üstünde bazen de altında avlanırlar. Şiddetli yağmurlarda su yüzeyinde kırılmalar meydana geldiği zaman geçici olarak kıyıya sığınmaları dışında tüm hayatlarını suda geçirirler. Bu canlıların en ilginç özelliği, su altında rahat nefes almalarını sağlayacak çan şeklinde “baloncuklar” örmeleridir.
Baloncuklarda Yaşam
Su örümcekleri suyun altında kalabilmeyi, kendi ipek ipliklerinden ördükleri çok sıkı ve su geçirmeyen “baloncuklar” sayesinde başarırlar. Örümceğin ördüğü bu hava baloncuğu bir bakıma vücudun dışında yer alan bir akciğer veya dalgıçların dalarken sırtlarında taşıdıkları oksijen tüplerine benzetilebilir. Bu baloncukları yapmak için örümcek ilk olarak su bitkilerinin saplarının veya yapraklarının arasına ağlarla bir platform yapar. Bu platformu, ipek iplikçiklerle etraftaki bitki saplarına tutturur. Bu iplikçikler, örümceğe hem evinin yolunu gösteren bir işaret, hem platformu sabitleyen bir bağ, hem de avın yaklaştığını bildiren bir radar görevi görür.
Platform oluşturulduktan sonra örümcek, platformun altına ayaklarını ve gövdesini kullanarak hava kabarcıkları taşır. Böylece ağ yukarıya doğru şişer ve hava ilave edildikçe çana benzeyen bir baloncuğa dönüşür. İşte bu çan, örümceğin su altında olduğu sürece içinde barınacağı yuvasıdır. Çünkü bu baloncuk; karadaki düşmanlarından korunacağı, yumurtalarını ve yavru örümcekleri saklayacağı, avını rahatça yiyebileceği ve üreyeceği güvenli bir ortam oluşturur. Bu nedenle tankın oksijen ve karbondioksit oranının korunması örümcek için hayati bir önem taşır. İşte bu noktada çanın mükemmel yapısına dikkat çekmek gerekir. Çünkü çan şeklinde bir yapıya sahip olan, gümüş parlaklığındaki bu ipek balonun zarı sudaki oksijenin içeri girmesine, karbondioksitin de dışarı çıkmasına olanak tanıyacak şekilde yapılmıştır. Bu sayede örümcek baloncuğa sık sık hava ikmali yapmaya gerek duymaz.
Peki, baloncuktaki oksijen azalırsa örümcek ne yapar?
Kuşkusuz bu durum Yüce Allah’ın yaratma sanatındaki kusursuz detaylardan birine daha şahit olmamıza vesile olur. Çünkü herşeyin Yaratıcısı olan Allah örümceğin vücudunu küçük tüycüklerle kaplı olarak yaratmıştır. Bu küçük tüycüklerden örümceğin karnı ve bacaklarındakiler su yüzeyindeki hava baloncuklarını tutar ve bu şekilde baloncukların özenle örülmüş su altı tankına taşınmasına ve tankın hava ile dolmasına sebep olur.
Dalgıçlar kendilerine öğretilen teknik bilgiler sayesinde tüplerindeki havanın azaldığı ve sudan çıkmaları gerektiğini bilirler. Peki, su örümcekleri baloncukların içindeki hava azaldığında ne yaparlar?
Baloncuktaki Hava Kalitesinin Denetimi
Bilim adamları, baloncuklardaki hava kalitesindeki değişiklikleri örümceklerin anlayıp anlamadıklarını saptamak için bir deney yapmışlardır. Deneyde örümceğin baloncuğunun havasını sırasıyla saf oksijen, ortamdaki hava ve saf karbondioksitle değiştirmişlerdir. Örümcek saf oksijen veya ortamdaki hava kullanıldığında normal yaşamına devam etmiş, ancak karbondioksit uygulamasına tepki göstermiştir. Karbondioksitin eklenmesi ile oksijen miktarının düşmesi sorununu ise yüzeyden hava kabarcığı alıp baloncuğu yeniden doldurarak çözmüştür. Örümcekler ellerinde hiçbir alet olmadan baloncuğun içinde havanın azaldığını ve yeniden hava taşınması gerektiğini nasıl anlarlar? Bu soruya verilecek tek cevap elbette “Yüce Allah’ın ilhamıyla” olacaktır.
Kış yaklaştığında ise örümceğin baloncuğun havasını korumak için aldığı başka tedbirler vardır. Kışın gölcüklerin üst seviyelerinde su donabildiği için örümcek kendisine gölcüğün daha derin kısımlarında yeni bir baloncuk örer. Bu sefer de kış için ördüğü baloncuktaki havayı sabit tutması gerekir. İşte bunun için baloncuğun içinde hiç kıpırdamaz ve kış boyunca hemen hemen hiç enerji harcamaz. Bunun nedeni fazla enerji kaybetmemek ve oksijen ihtiyacını ortadan kaldırmaktır. Bu önlem sayesinde yuvaya taşınan hava kabarcığındaki oksijen, örümceğin kışı geçireceği 4–5 ay boyunca yeterli olur.
Sonuç:
Su örümceği oluşturduğu içi hava dolu baloncuklar vesilesiyle suda rahatlıkla yaşayabileceği en ideal sisteme sahip olur. Üstelik bu canlı, bu özelliklere yaratıldığı ilk andan itibaren sahiptir. Çünkü Yüce Allah bu canlıyı tam ihtiyacına yönelik özellikler ile birlikte bir anda yaratmıştır. Rabbimiz, dünya üzerindeki her canlıda yarattığı birbirinden eşsiz sistemlerle, sonsuz ilmini ve kudretini bizlere tanıtmaktadır. Bir Kuran ayetinde bu gerçeğe dikkat çekilir ve insanlar göklerin ve yerin yaratılması konusunda derin düşünmeye davet edilirler:
"Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün art arda gelişinde, insanlara yararlı şeyler ile denizde yüzen gemilerde, Allah'ın yağdırdığı ve kendisiyle yeryüzünü ölümünden sonra dirilttiği suda, her canlıyı orada üretip-yaymasında, rüzgarları estirmesinde, gökle yer arasında boyun eğdirilmiş bulutları evirip çevirmesinde düşünen bir topluluk için gerçekten ayetler vardır. " (Bakara Suresi, 164)
Su örümceğine ait diğer bazı kusursuz detaylar da Yüce Allah’ın yaratma sanatına delil oluşturur.
Su örümceklerinin 8 tane uzun bacağı vardır. Bu ayakların en mükemmel özelliği uçlarında suyu itme özelliğine sahip, balmumuna bulanmış kıllardan oluşan kadifemsi sık bir örgünün bulunmasıdır. Bu kıllar vesilesi ile örümcek suda ustaca yürür. Örümceğin sekiz bacağı içinde daha kısa olan ön ayakları, özellikle avını yakalamaya yarar. Orta ayaklar hareketi sağlar, arka ayaklarsa dümen vazifesini görür. Su örümceği, bir sıçrayışta bir metre kadar ileriye fırlayabilir. Hatta göz açıp kapayıncaya kadar, bir ayağını öne, diğer ayağını arkaya atarak geri dönüş yapabilir.
Suya düşen böceklerin oluşturdukları dalgalar da örümcek tarafından hemen algılanır. Suda oluşan en ufak bir titreşim örümceğin harekete geçmesi için yeterlidir.
Su örümcekleri; suya batmalarını engelleyen ayakları, sudaki titreşimleri algılayan duyu organları ve su altında oluşturdukları yuvalar ile Yüce Allah'ın yarattığı sayısız mükemmel canlıdan biridir.
Görüldüğü gibi bir insanın suya dalabilmesi ve burada bir süre kalabilmesi için detaylı bir donanıma ve uzun bir eğitime ihtiyacı vardır. Oysa boyu birkaç cm olan bir örümcek bu dalış kurallarının tümünü doğduğu andan itibaren bilir ve kendi dalış tüpünü örer.
"O Allah ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, ‘şekil ve suret’ verendir. En güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O’nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir." (Haşr Suresi, 24)
Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi45. sayı (Mart 2008) 28. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 472 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin. Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;