Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7608 tanesi Türkçe, toplam 8942 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Geride bıraktığımız yıl Müslümanları yakından ilgilendiren konularda ne gibi gelişmeler yaşandı?
2007’de yaşanan olaylara hangi ahir zaman hadisleri işaret ediyor?
Bediüzzaman, Risale-i Nur’da 2008 yılı için hangi müjdeyi veriyor?
Bu ayki kapak yazımızda tüm bu soruların cevaplarını bulacaksınız...
Geride bıraktığımız 2007 yılı Türkiye’de ve dünyada son derece önemli olaylara sahne oldu. Özellikle Müslümanları yakından ilgilendiren birçok konuda sevindirici gelişmeler yaşandı. Örneğin;
Materyalist felsefe bu yıl içinde çok büyük bir yenilgiye uğradı.
Ahir zaman konuları 2007’de çeşitli yönleriyle gündeme geldi.
Birçok televizyon programı, dergi ve gazete haberinde Hz. İsa’nın nüzulunun ve Hz. Mehdi’nin zuhurunun yaklaştığı ilan edildi.
Bir başka müjdeli gelişme ise, din ahlakının tüm dünyada hızla yayıldığının delili niteliğindeki haberler oldu.
2007 yılı içinde gerçekleşen kimi olayların da, hadislerde bildirilen bazı kıyamet alametlerini hatırlattığı gözlemlendi.
Bu yazıda geride bıraktığımız yılın önemli olayları, ahir zaman hadisleri ve Bediüzzaman’ın sözleri ışığında değerlendirilecektir. Her olay -tüm detaylarıyla birlikte-, Allah’ın yaratmış olduğu bir kader içinde tam olması gerektiği zamanda yaşanır ve tüm olaylar birbiriyle bağlantılı şekilde, Allah’ın kusursuz planının aşamalarını oluşturur. Yüce Allah, bu gerçeği Kuran’da, “Her bir haber için kararlaştırılmış bir zaman (müstekar) vardır. Siz de bileceksiniz.” (Enam Suresi, 67) ayetiyle haber vermiştir.
2007 yılının özellikle Müslümanlar açısından önem taşıyan bazı gelişmeleri şunlardır:
Materyalist Felsefe 2007’de Ağır Bir Yenilgiye Uğradı
Bediüzzaman Hazretleri Risale-i Nur Külliyatında ahir zamanda gelecek olan Hz. Mehdi'nin en önemli vazifesinin materyalist felsefeyi ilmi yöntemlerle susturmak olduğunu şöyle anlatmıştır:
"... Fen ve felsefenin tasallutiyle (tesiriyle) ve maddiyyun (maddecilik) ve tabiyyun (tabiatçılık inancının) beşer içinde intisar etmesiyle (yayılmasıyla) her şeyden evvel felsefeyi ve maddiyyun fikrini (maddeci düşünceyi) tam susturacak."
2007 yılında materyalist felsefeye vurulan en büyük darbe, Harun Yahya (Adnan Oktar) tarafından hazırlanan “Yaratılış Atlası” adlı eser vesilesiyle gerçekleşti. Aynı yıl içinde birçok farklı dile çevrilen ve ulaştığı her ülkede yabancı basının ifadesiyle “ideolojik deprem” etkisi uyandıran bu dev eserde, fosil kayıtlarında ortaya çıkan canlıların, evrim teorisinin iddialarının aksine milyonlarca yıldır hiçbir değişime uğramadığı delilleriyle ortaya koyuldu.
Yaratılış Atlası’nın etkisinin Avrupa’da dalga dalga yayılması materyalist düşüncede olan çevreleri oldukça rahatsız etti ve adeta büyük bir paniğe sebep oldu. Atlas bugüne kadar yapılan Darwinizm karşıtı çalışmalar arasında en tehlikelisi olarak nitelendirildi. Avrupa Parlamentosu Konseyi Kültür, Bilim ve Eğitim Komitesi’nin hazırladığı Yaratılış ve Evrim Raporu da bunun en önemli delilidir.
“Eğitimde Yaratılışçılığın Tehlikeleri” başlıklı raporda yer alan her maddede Atlas hedef alınarak, bu etkileyici eserin yasaklanması gerektiği ve yaratılış inancının (Allah’ı tenzih ederiz) bilim dışı olduğu iddia edilmiştir. Ancak tüm bu çabalara rağmen Yaratılış Atlası’nda yer alan ve evrimi çürüten somut bilimsel bulgular Avrupalılar başta olmak üzere insanların yıllardır aldatıldıklarını fark etmelerine vesile olmuştur.
Yaratılış Atlası 2007 yılı boyunca pek çok gazete, dergi ve televizyon programında yer almıştır. Yaratılış Atlası’nın Avrupa’daki etkisini gösteren birkaç haber başlığı şöyledir:
9 Mart 2007 Irish Independent: "Harun Yahya'nın Global Yayınevinden Çıkan Yaratılış Atlası Adlı Kitabı, Belki de Bu Yıl, Şu Ana Kadar Gerçekleşen En Olağanüstü Olaydır..."
2 Şubat 2007 Le Figaro Gazetesi: "İslami Yaratılışçılığın Fransa'ya Hücumu"
4 Mart 2007 Svenska Dagbladet Gazetesi: “Darwin'e Meydan Okuyan Muhteşem Eser”
16 Şubat 2007 Science Dergisi: “Uzun Zamandır Evrime Yapılan En Göz Kamaştırıcı Görünümlü Saldırı”
2007’de Yaratılış Atlası’nın yanı sıra dünyanın pek çok yerinde de farklı şekillerde evrim teorisine karşı ciddi bir mücadele yürütüldü. Rusya’da Maria Shraiber adındaki bir kız öğrenci evrim teorisinin okullarda zorunlu ders olarak okutulması nedeniyle Rus Eğitim yetkilileri aleyhine dava açtı. (St. Petersburg schoolgirl sues authorities over Darwinism) Ayrıca Rusya Ortodoks Kilisesi Başkanı Aleksi II de insanların maymunlardan geldiği teorisini dayatmanın kabul edilemez bir şey olduğunu söyleyerek bu tepkiye destek verdi. (Evrim teorisine fena kızdı) İngiltere’de ise hükümet, fen bilgisi derslerinde yaratılışın anlatılmasına izin verdi. Öğrencilerin yaratılış ile ilgili soru sorması halinde öğretmenlerin çocuklara "olumlu ve eğitim amaçlı" cevaplar vermeleri ve "öğrencilerin dini görüşlerine saygı göstermeleri" istendi. ( İngiliz okullarında yaradılış 'serbest')
Tüm bu gelişmeler, -Bediüzzaman’ın belirttiği üzere- materyalist felsefeyi tam manasıyla susturacak olan Hz. Mehdi’nin zuhurunun da oldukça yaklaşmış olduğunu gösteren önemli birer alamet niteliğindedir.
Tüm Dünyada 2007 Yılı Boyunca Hz. İsa ve Hz. Mehdi'den Bahsedildi
Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi’nin ortaya çıkacağı dönemde herkesin bu mübarek şahıstan bahsedeceğini haber vermiştir:
“Mehdi zuhur eder, herkes sadece Ondan konuşur, Onun sevgisini içer ve Ondan başka bir şeyden bahsetmezler.” (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s.33)
Nitekim hadiste bildirildiği gibi son yıllarda herkes hem Hz. İsa'dan hem de Hz. Mehdi'den bahsetmeye başlamıştır. Özellikle 2007 yılında bu konu daha da sıcak bir gündem oluşturmuş ve basında bu mübarek insanlarla ilgili pek çok haber yer almıştır. Bunlardan bazıları şunlardır:
“2007'de İsa Mesih Gelecek’ Dediler”
ABD’de yapılan bir kamuoyu araştırmasına göre, Amerikalılar 2007’de Hz. İsa’nın yeniden geleceğine inanıyor. ('2007'de İsa Mesih gelecek' dediler)
“Bu yıl ABD'liler İsa’yı, İranlılar Mehdi'yi bekliyor”
AP haber ajansı, Amerikalılara 2007'den ne beklediklerini sordu. Her 10 kişiden 3'ü Hz. İsa'nın dirileceğini düşündüğünü söyledi. ABD'yle benzer bir beklenti içindeki bir başka ülke de İran oldu. İran resmi haber ajansının, yeni yıl mesajında "12'nci İmam Mehdi'nin yeryüzüne ineceği" belirtildi. Mesajda, "Mehdi, İsa'yla gelecek…” ifadeleri yer aldı. (Bu yıl ABD'liler İsa'yı İranlılar Mehdi'yi bekliyor)
“Kuran-ı Kerim'de Hz. İsa”
Kuran'da Hz. İsa'nın yaşamına dair bilgiler birçok ayette geçiyor. (Yeni Aktüel Dergisi 17. Sayı kapak konusu)
“Müslüman Hz. İsa İngiliz TV’sinde”
İngiliz ITV televizyonu, sadece İslam kaynaklarına dayanarak Hz. İsa ile ilgili bir belgesel hazırladı. (Müslüman Hz. İsa İngiliz tv'sinde)
“İngiltere’de “Müslüman İsa”ya Yoğun İlgi”
İngiltere’de Kuran’a ve Müslüman din adamlarına dayanılarak hazırlanan “Müslüman İsa” belgeseli İngilizler tarafından ilgiyle karşılandı. Müslümanların Hz. İsa’ya bakışını ilk defa öğrenen İngilizler, belgeseli oldukça beğendi. (Vakit Gazetesi, 20.08.2007)
İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad
“... Hz. Mehdi, Mesih (Hz. İsa) ile birlikte tekrar dünyaya gelerek, dünyayı adaletle dolduracak." (Birleşmiş Milletler Genel Kurulu konuşması, 26 Eylül 2007)
Bu haberler, yıl boyunca yazılı basında Hz. Mehdi’nin zuhuru ve Hz. İsa’nın ikinci kez yeryüzüne gelişi ile ilgili çıkan haberlerin yalnızca çok az bir bölümüdür. 2007’de bu konularla ilgili çok sayıda köşe yazısı yayınlanmış ayrıca görsel basında da konu gündeme taşınmıştır. Tartışma ve haber programlarında çeşitli yönleriyle ele alınan konu hakkında çeşitli yazar, profesör ve araştırmacıların görüşlerine yer verilmiştir. Ahir zamanın bu önemli şahısları hakkında yıl içinde pek çok kitap yayınlanmış, gündemi belirleyen kişilerin konuyla ilgili çarpıcı açıklamaları olmuştur.
Tüm bu gelişmeler halk arasında da bu müjdenin yaygınlaşmasına ve konu hakkında bilgi sahibi olunmasına vesile olmuştur. Böylelikle hadis-i şerifte işaret edilen durum açık bir biçimde gerçekleşmiştir. Bundan 10–15 yıl önce neredeyse hiç kimse Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin gelişlerinden bahsetmezken son dönemde her geçen yıl konu hakkında daha çok konuşulmaya ve yazılmaya başlanmıştır. 2007 yılı, bu açıdan, konunun şimdiye kadar en çok gündeme geldiği yıl olmuştur.
2007'de Din Ahlakı Büyük Bir Hızla Yayılmaya Devam Etti
İslam ahlakının yayılması, Allah’ın iman edenlere Kuran’da bildirdiği bir vaadidir. Peygamber Efendimiz (sav)’in pek çok hadisinde de ahir zamanda Kuran ahlakının dünyaya hakim olacağı bildirilmiştir. Bugün dünya üzerinde yaşanan İslam'a yöneliş ve yeni dönemde Türkiye'ye biçilen rol, Kuran'da ve hadislerde müjdelenen dönemin çok yakın olduğunun önemli işaretlerindendir.
2007 yılı boyunca İslamiyet’in yayılmasıyla ilgili dünyanın pek çok yerinden gelen çok sayıda haber bunun bir göstergesidir. Bu haberlerden bazıları şunlardır:
“Gençler Dine Yöneliyor”
Camilere ilgi arttı… Şanlıurfa’ya yeni atanan müftü Ramazan Tahiroğlu, gençlerin camilere olan ilgisinin sevindirici olduğunu belirterek, “Bu çok büyük bir mutluluk kaynağı çünkü gençlerin dine olan ilgileri, aileye, cemiyete, bireysel ve toplumsal hayata yansıyor” diye konuştu. (Yeni Asya Gazetesi, 05.09.2007)
“Rusya Müslümanların Olacak”
ABD'li Rusya Federasyonu uzmanı Paul Goble, ilginç bir tespitte bulunarak Rusya'da 25 yıl sonra Müslüman nüfusun öne geçeceğini iddia etti. Paul Goble, Rusya'nın bu tarihten sonra Müslüman bir devlete dönüşebileceğini ileri sürdü. Ülkedeki Müslüman nüfusunun istikrarlı bir şekilde artış gösterdiğini hatırlatarak, Müslümanlığı seçen Rus nüfusu göz önünde bulundurulduğunda 25 yıl sonra bu ülkede dengelerin değişeceğine işaret etti. ('Rusya Müslümanların olacak')
Yıl boyunca Müslüman olanlar Allah’ın izniyle hızla artarak tüm dünya Müslümanlarının sayısı 1,61 milyarı aştı.
ABD'nin en hızlı büyüyen dininin İslam olduğu yıllardır bilinen, nüfus verileriyle doğrulanan bir gerçek.
İsveç'te %70'i okula devam eden yaklaşık olarak 500 bin Müslüman bulunuyor.
Şangay Üniversitesi’nden iki profesörün yaptığı anket çalışması, Çin’de Allah'a inanan insan sayısının, 300 milyon civarında olduğunu gösterdi. (Ateist Çin'de dine yöneliş artıyor)
Rusya Komünist Partisi lideri Gennadi Zyuganov Kuran’ın Rusça tercümesini okuduğunu ve buradan birçok şeyi hayatına kattığını söyledi. (Komünist lider: Kur�ân�dan çok şey öğrendim)
D'Alema dini 'keşfetti': İtalya'nın önde gelen komünist liderlerinden olan Dışişleri Bakanı Massimo D’Alema “dinin cazibesini hissettiğini” açıkladı.
Anelka ve Ribery'den sonra bir Fransız futbolcu daha Müslüman oldu. Barcelona’nın Fransız oyuncusu Eric Abidal Müslüman olduğunu açıkladı. (Eric Abidal de Müslüman oldu...)
Bu yıl Amerika, Rusya gibi büyük ülkelerden hacca gidenlerin sayısında büyük bir artış yaşandı. Amerika'da giderek yaygınlaşan İslam dini, her yıl hacca giden hacıların ve hacı adaylarının sayısındaki artıştan da kendini hissettiriyor. Suudi Arabistan Büyükelçiliği Sözcüsü Nail El Jubeyir'in verdiği bilgiye göre, 2006 yılında 15 bin Amerikalı Mekke'ye giderken bu sayının bu yıl iki katına yaklaşması bekleniyor. Hac sezonunun başlamasıyla birlikte, Rusya'dan da kutsal görevlerini yerine getirmek üzere Mekke'ye gidecek hacı ve hacı adaylarının sayısında rekor artış yaşanıyor. Ülke çapında toplam 26 bin Rus Müslümanın, kutsal görevini gerçekleştirmek için mukaddes topraklara gitmesi bekleniyor.
Önceki yıllarda camilerin bile açık tutulmasını yasaklayan Çin’de, bu yıl 11 bine yakın Müslüman hacı olmak için Mekke’ye gitti.
Eskiden Sovyet hükümeti senede 18 kişinin hacca gidişine izin verirken, şu an ise yalnızca Çeçenistan’dan 3.000 kişi hacca gidiyor. Rusya İslam Kültür Merkezi Başkanı Abdul-Vakhed Niyazov, hacca gidenlerin sayısındaki bu artışın dini bilinçlenme sayesinde olduğunu ifade ediyor. International Herald Tribune gazetesi ise bu durumu “İslam, Rusya’da uyanışta” şeklinde okuyucularına duyuruyor. Vladimir Putin’in, Suudi Arabistan’ı ziyaret ederek hac kotasının yükseltilmesi için görüşmelerde bulunduğu ve kotanın bu yıl 20 binden 26 bine çıktığı belirtiliyor. Sovyetler zamanında Rusya’da yaklaşık 90 tane cami varken şu anda bu sayı 4000’e ulaşmış durumda. 140 milyonluk Rusya’nın yaklaşık 20 milyonunu Müslümanlar oluşturuyor. Rus devleti bu sene, İslami eğitim ve İslami okulların kurulması için 60 milyon dolar fon ayırıyor. (An overflowing of Muslim pilgrims from Russia for the hajj)
Burada birkaç örnek verilen tüm bu önemli gelişmeler Kuran'da bildirilen, "İnsanların Allah'ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğünde, hemen Rabbini hamd ile tesbih et ve O'ndan mağfiret dile..." (Nasr Suresi, 2–3) ayetlerinin tecelli edeceği vaktin yakın olduğunu, hatta yaşanmaya başladığını göstermektedir.
Türk-İslam Birliği’ne Giden Yolda Önemli Adımlar Atıldı
2007 yılı aynı zamanda İslam dünyasının sorunlarının hızla çözülmesine ve Batı başta olmak üzere diğer medeniyetlerle de barışçı ilişkiler kurulmasına vesile olacak Türk-İslam Birliği’nin kurulması yolunda önemli gelişmelerin yaşandığı bir yıl oldu. Müslümanların tek bir güç haline getirilmesi ve Türk-İslam Birliği’nin Müslüman ülkeleri birbiri ile bütünleştiren bir yapı olabilmesi için çalışmalar aralıksız devam etti.
“Türk Birliği Projesi Tüm Hızıyla Gelişmeye Devam Ediyor”
Türkiye’nin Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmesiyle birlikte hız verdiği Türk Birliği Projesi, tüm hızıyla gelişmeye devam ediyor.
… Böylece Türkiye Avrupa Birliği’ne son derece önemli bir alternatif geliştirmiş olacak. Türk Birliği başlarda biraz siyasi, biraz da ticari olacak.
Abdullah Gül Cumhurbaşkanı olur olmaz Orta Asya’ya özel bir önem vermeye başladı. KKTC’den sonra ilk resmi ziyaret Azerbaycan ve Gürcistan’a yapıldı. Bu ziyareti Türkmenistan ve Kazakistan gezileri izledi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkmenistan ziyaretinde kendisine eşlik eden bilim adamlarından, Türk Cumhuriyetleri arasında iletişimi kolaylaştıracak ortak alfabe oluşturulması konusunda bilgi aldı.
Bilim adamları ayrıca Türk dili konuşan ülkeler arasında Cumhurbaşkanlarına bağlı çalışacak "Türk Dünyası Genel Sekreterliği" kurulması konusunda Abdullah Gül'den öncülük etmesini istedi.
Gül, Orta Asya ülkelerinden önce, ekim ayı içinde Güney Kafkasya'da yer alan iki önemli ülke, Azerbaycan ve Gürcistan'a gitmişti. Türkiye, söz konusu iki ülkenin de yer aldığı bir "ortak ekonomik alan"ın temelleri de bu ziyaretlerde attı. Gürcistan Devlet Başkanı Saakaşvili Gürcistan’ın Türk Birliği’ne girmeyi çok arzuladığını deklare etti. (İşte ''gizlenen'' devlet projesi!)
İslâm Ülkelerinden Dayanışma Çağrısı
Dünya İslam Ekonomik Forumuna katılan bazı ülkelerin liderleri, “yeni bir İslam altın çağı” oluşturulması için Müslüman ülkelere birlikte çaba gösterme çağrısında bulundu. (İslâm ülkelerinden dayanışma çağrısı)
Kıyametin Habercisi Niteliğinde Doğal Afetler Yaşandı
2007 yılı içinde, yukarıda sayılan gelişmelerin yanı sıra dünyada milyonlarca insanı etkileyen doğal felaketler de yaşandı. Bu olaylar binlerce insanın hayatını kaybetmesine ve ciddi maddi kayıplara neden oldu. Bu tür felaketlerin hem sayısal olarak hem de çapı ve etkisi bakımından son yıllarda belirgin biçimde artmış olması oldukça dikkat çekicidir. Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde bildirdiği kıyamet alametleri içinde önemli bir yer tutan doğal felaketlerin 2007’deki belli başlı örnekleri şu şekildedir:
Kasırgalar
"Kıyametten önce 10 alamet görmeden O, kopmayacaktır. Onuncusu, insanları denize atacak olan kasırga..." (Kıyamet Alametleri, s. 288)
“Kasırga Avrupa’yı Felç Etti” –21 Ocak 2007
Avrupa’nın birçok ülkesinde hızı saatte 190 kilometreye varan "Kyrill" kasırgası nedeniyle tren ve uçak seferleri aksadı, elektrikler kesildi, on binlerce insan mağdur oldu. (Kasırga Avrupa'yı felç etti: 47 ölü)
“Bir Kent Yok Oldu” – 7 Mayıs 2007
ABD’nin Oklahoma ve Kansas eyaletleri hortumlarla sarsıldı. Sadece 3 saat içinde 60 hortumun meydana geldiği Greensburg kenti ve civarında 9 kişi hayatını kaybetti. En az 400 yaralı var. (Vatan Gazetesi)
“Kasırga Yıktı Geçti” – 20 Temmuz 2007
Asya’daki Sepat kasırgası Çin’i vurdu. Sepat kasırgasının Çin’in doğusundaki Zhejiang kentini vurması sonucu 9 kişi öldü, 60 fazla kişi de yaralandı. Sepat kasırgasının etkisiyle oluştuğuna inanılan hortumun ise Cangnan’da 156 evin yıkılmasına, 8’i ağır 60’dan fazla kişinin yaralanmasına yol açtığı bildirildi. (Sözcü Gazetesi)
“Kasırga Kurbanları Artıyor” – 18 Kasım 2007
Bangladeş’te hızı saatte 250 km’yi bulan ve boyu 5 metreye kadar çıkan dalgalara yol açan Sird kasırgası yüzünden ölenlerin sayısı 3 bini aştı.
Güney Amerika ülkelerinde Şili'de şiddetli deprem meydana geldi. Depremin büyüklüğü 7,8 olarak ölçüldü. Görgü tanıkları 'Yerin altından şiddetli sesler geldi' dedi. (Şili'de 7,8 büyüklüğünde deprem)
“Ev ve kulübe bırakmayan şiddetli yağmur yağıncaya kadar kıyamet kopmaz.” (Kıyamet Alametleri, s. 253)
“Asya Boğuluyor: 216 Ölü, 20 Milyon Evsiz” - 4 Temmuz 2007
Güney Asya’da bölgenin tarımı için hayati önem taşıyan muson yağmurları bu kez ağır yıkıma yol açtı. Bangladeş ve Hindistan en çok etkilenen ülkeler. (Radikal Gazetesi)
“Muson Yağmurları G. Asya’yı Yıktı” – 11 Ağustos 2007
3 haftada ölenlerin sayısı 600’e yaklaştı. Evlerini terk etmek zorunda kalan 19 milyon kişi yardım bekliyor. Sellerin en çok etkilediği Hindistan, Bangladeş ve Nepal’de milyonlarca insan salgın hastalık ve açlık tehlikesiyle karşı karşıya. (Muson yağmurları G.Asya’yı yıktı)
“Kuzey Kore’de Sel Felaketi” – 16 Ağustos 2007
Kuzey Kore'de geçen hafta şiddetli yağışların yol açtığı sellerde 214 kişi öldü, 80 kişi ise kayboldu. (Kuzey Kore'de sel felaketi: 214 ölü)
“Meksika Tarihinin En Büyük Felaketi” – 4 Kasım 2007
Meksika'da, 1 hafta boyunca etkili olan sellerden ötürü evleri yıkılan veya kullanılamaz duruma gelen kişi sayısının 500 bini bulduğu belirtildi. Çok sayıda insan evlerinin çatısında mahsur kaldı.
Tabasco eyaletinin topraklarının yaklaşık yüzde 80'ini sular altında bırakan sellerin ardından Meksika Devlet Başkanı Felipe Calderon, sellerin, Meksika tarihinin en şiddetli felaketlerinden biri olduğunu söyledi. (Tarihinin en büyük felaketi)
Kuraklık
"…gökyüzü yağmurunun tamamını keser, yeryüzü de bitkisinden hiçbirini bitirmez." (Ebu Davud, İbni Mace, Taberani; Geleceğin Tarihi 3, s. 241)
"Çölleşme ve Kuraklık Dünyayı Tehdit Ediyor" – 25 Haziran 2007
2007’nin Türkiye ve Dünyadaki Diğer Bazı Önemli Haberleri
22 Temmuz 2007 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Genel Seçimleri sonucunda AKP Türkiye genelinde %47 oy alarak tekrar birinci seçildi. Bu sonuçla AKP mecliste 341 milletvekili bulundururken CHP 112 ve MHP 71 milletvekili bulunduruyor.
Amerikan Time dergisi 2007 yılının Aralık ayında yayınladığı haberde “2007 yılının en önemli 10 olayını sıraladı. Bu listede 6. sırayı Sayın Abdullah Gül’ün 28 Ağustos 2007 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti’nin 11. Cumhurbaşkanı seçilmesi aldı.
Hakkari Dağlıca’da teröristlerin kurduğu hain pusuda 12 askerimiz şehit oldu.
Atlasjet Havayolları'nın İstanbul-Isparta seferini yapan ve içinde 50 yolcu ile 7 mürettebatın bulunduğu MD83 tipi yolcu uçağı Isparta yakınlarında düştü. Kazada kurtulan olmadı.
IBM, yüksek çözünürlüklü bir filmin tamamını bir saniyede iletebilecek kapasitede bir yonga (çip) geliştirdiğini açıkladı.
Avrupa’nın en büyük ve en aktif yanardağı olan Etna faaliyete geçti.
Sumatra ve Java adaları arasındaki Sunda Boğazı’nda bulunan volkanik adalardan Anak Krakatau, büyük bir gümbürtüyle patladı. Gökyüzünü dev kara dumanlar kapladı ve volkanın içinden kopan kor halindeki kayalar yüzlerce metre yükseğe fırladı.
İstanbul’daki Roma dönemi eserlerinin başında gelen Çemberlitaş’ın altındaki bir odada, Hz. İsa’ya ait eşyaların gömülü olduğu iddia edildi.
Dünya çapındaki 138 Müslüman din adamı ve ilahiyatçı tarihi bir mektuba imza atarak dünya genelindeki tüm Hıristiyan liderlere “Gelin artık barışalım” çağrısı yaptı. 29 sayfalık mektupta İncil ve Kuran’dan alıntılar yapılarak, “Aynı Tanrı’ya inanıyoruz. İyilik için yarışıyoruz. İnsanları seviyoruz. Biz barışmazsak dünyada barış olmaz” denildi.
Kazakistan’ın Başkenti Astana’da bulunan Cumhurbaşkanlığı Kültür Merkezi'nde, Bilim Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen "Yeryüzündeki Yaratılış Gerçeği" adlı fosil ve afiş sergisinin açılışı, 12 Ekim 2007 tarihinde gerçekleşti.
Yaklaşık 60 ülkeden 3.000’e yakın yayıncı katılımıyla 5-10 Eylül 2007 tarihleri arasında gerçekleşen, dünyanın en kalabalık kitap fuarlarından biri olan Moskova Kitap Fuarı, 300.000 ziyaretçiyi ağırladı. Fuarda sergilenen Harun Yahya kitapları, özellikle soydaşlarımız tarafından ilgi odağı oldu.
Almanya’nın önde gelen siyasi dergilerinden Der Spiegel Aralık 2007 sayısında Kur’an-ı Kerim’i kapak konusu yaptı ve “Kur’an: Dünyanın en güçlü kitabı” başlığını kullandı. Dergi, yaklaşık 20 sayfa ayırarak, İslamiyet ve Kur’an-ı Kerim hakkında bilgi verdi. “İslamiyet ile modernliğin ne ölçüde bağdaşabileceğini Avrupa kapıları önündeki Türkiye gösteriyor” ifadesine yer verilen yazıda, İslamiyet’in tarihçesi ve Hz. Muhammed (sav) hakkında da bazı bilgilere yer verildi.
Bediüzzaman’ın Haber Verdiği Olaylar Bugüne Kadar Hep Gerçekleşmiştir
Yüce Allah, dilediği kullarına gayb (gelecek) ile ilgili bazı ilimler nasip etmiştir. Rabbimiz bu gerçeği Kuran’da “…Allah sizi gayb üzerine muttali kılacak değildir. Ama Allah, elçilerinden dilediğini seçer…” (Al-i İmran Suresi, 179) ayetiyle bildirmiştir. Peygamberimiz (sav)’in ahir zamanı anlatan hadisleri bu ilmin neticesidir. Bu hadislerin günümüzde birbiri ardınca gerçekleşiyor olması bu durumun bir kanıtı niteliğindedir.
13. yüzyılın müceddidi Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri de Risale-i Nur adlı eserinde kendisinden sonraki dönem ile ilgili olarak, ahir zamanı anlatan ve farklı yıllara ilişkin müjde niteliğinde olaylara işaret etmiştir. Bu olaylara bazı örnekler verecek olursak;
Risale Nur’da 1956 Yılına İşaretler
“Gerçekten münafıklar, ateşin en alçak tabakasındadırlar. Onlara bir yardımcı bulamazsın.” (Nisa Suresi, 145)
"... Eğer şedde iki nun sayılsa, okunmayan hemzeler ve (ye) de sayılsa 1376 (1956-1957) ederek, bu zulümatlı nifakın (dinsizlik ve zulme dayalı, ikiyüzlü münafıkane sistemin) sukut mertebesine (susma, son bulma derecesine)..." (Emirdağ Lahikası (1), Mektup no: 15)
Bediüzzaman Said Nursi, Emirdağ Lahikası adlı eserinde, Nisa Suresi’nin 145’inci ayetinin ebcedinin “1956 yılına” işaret ettiğini ifade etmiştir. Bediüzzaman buradaki “bu zulümatlı nifakın sukut mertebesine” sözleriyle, 1956 yılının dünya çapında İslam dünyası ve Müslümanlar açısından büyük bir önem taşıdığını belirtmiştir. Bediüzzaman'a göre, bu yıla kadar hüküm süren zulüm, delalet ve nifak ortamı, 1956 yılından sonra tüm dünyada gerilemeye başlayacak ve Allah’ın izniyle son bulacaktır.
Risale Nur’da 1979-1980 Yıllarına İşaretler
"İstikbal-i dünyeviyede 1400 sene sonra gelecek bir hakikati asırlarında karib (yakın) zannetmişler." (Sözler, s. 318)
Bediüzzaman'ın İslam ahlakının hakimiyet devrelerine dair Risalelerde belirttiği bir başka tarih ise, "sahabe döneminden 1400 sene sonrası"dır. Bu tarih, Miladi olarak “1979-1980 yıllarına” denk gelmektedir.
Risale Nur’da 1997 Yılına İşaretler
“...inkar edenlerin velileri ise tağut'tur...” (Bakara Suresi, 257)
Bediüzzaman, Bakara Suresi’nin 257. ayetindeki “tağut” (batıl fikir sistemi) kelimesinin ebced değerinin 1417 yani Miladi “1997 yılını” verdiğini belirtmiş ve bu tarihte “tağut”un yani Deccaliyet’in batıl ve inkarcı fikir sisteminin dünya çapında azgınlaşacağını ve şiddetleneceğini bildirmiştir.
Risale Nur’da 2004 Yılına İşaretler
Bediüzzaman’ın Risale-i Nur Külliyatı’nda, Hz. Mehdi'nin mücadele ve hakimiyet devreleri ile ilgili olarak verdiği tarihlerden bir diğeri ise 2004 yılına ilişkindir. Bediüzzaman Kuran’ın “Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler istemese de Allah, Kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor.” (Tevbe Suresi, 32) ayetindeki "...Allah, Kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor" cümlesi hakkında, geleceğe yönelik şöyle bir bilgi vermektedir:
“Şimdi hatıra geldi ki, eğer şeddeli "lamlar" ve "mimler" ikişer sayılsa bundan bir asır sonra zulümatı dağıtacak zatlar ise, Hazret-i Mehdi'nin şakirtleri (talebeleri) olabilir.” (Şualar, sf. 605)
Bediüzzaman bu ayetin ebced değerinin Hicri 1424 yani miladi “2004 yılına” denk geldiğini ve bu tarihin, Hz. Mehdi önderliğinde Kuran ahlakının dünya hakimiyeti devrelerinden birine işaret ettiğini bildirmektedir. ( 1956’dan 2008’e Said Nursi'nin İstihracatı)
Bediüzzaman 2008 Yılı için Hangi Müjdeyi Veriyor?
"Şu ayetin gizli imasına “Kim Allah'ı, Resûlü’nü ve iman edenleri dost (veli) edinirse, hiç şüphe yok, galip gelecek olanlar, Allah'ın taraftarlarıdır.” (Maide Suresi, 56) ayeti teyid ediyor. Çünkü “... hiç şüphe yok, galip gelecek olanlar, Allah'ın taraftarlarıdır.” ayetindeki şeddeli nun (Arapça şeddeli nun harfi) bir sayılsa tam evvelki ayete tevafuk ile (denk gelmesiyle) Hizb-ul Kur’an’ın (Kuran taraftarlarının) faaliyetine vasıta olan bir hadiminin (hizmet eden kimsenin) Kur’an okumaya başladığı 1302 tarihine iki fark ile tevafuk etmekle beraber şeddeli nun iki nun sayılsa bin üç yüz elli (1350) eder ki; bu tarihte Kuran’dan muktebes (alınan bilgilerle hazırlanmış) olan Risale-i Nur etrafında toplanan, bütün kuvvetleriyle Kuran hizmetlerine çalışan Hizb-ul Kur’an’ın faaliyeti ve delalet (sapkınlık) ve zındıkaya (dinsizliğe) manen galebe ettikleri (galip geldikleri) bir zamana tevafuku (denk gelmesi) ise istikbalde (gelecekte) tam galebelerine (tam galibiyetlerine dair) bir ima-i gaybidir (gizli bir işarettir)." (8. Lem’a, Keramet-i Gasviye)
Bediüzzaman Said Nursi bu sözünde, ayetin “...hiç şüphe yok galip gelecek olanlar Allah’ın taraftarlarıdır” cümlesinin ebced değerinin, Hicri 1350 tarihini verdiğini ve bu tarihte Kuran ahlakının bir galibiyetinin olacağına işaret ettiğini bildirmiştir. Ancak ayetin ayrıca, bunun gibi gelecekte de yine Kuran ahlakının üstün geleceği bir başka dönem olacağına dair gizli bir işaret içerdiğini de hatırlatmıştır. Nitekim ayetin bu cümlesinin Arapça yazılımında yer alan baştaki “fe” harfi de hesaba katılarak ebcedine bakıldığında, bu sefer de ebced değeri 80 çıkmaktadır. 1350 üzerine 80 ilave edildiğinde de Hicri 1430 etmektedir ki, bu tarih de miladi olarak “2008 yılını” vermektedir. Allah’ın izniyle bu tarih Bediüzzaman’ın sözlerinde belirttiği ayetin, Kuran ahlakının, Darwinist, materyalist ve ateist felsefeler gibi dinsiz akımlar karşısındaki tam galibiyetine işaret etmektedir.
Sonuç: Allah’ın Planı Kusursuzca İşler
İçinde bulunduğumuz dönem olan ahir zaman, tüm iman edenlerin büyük şevk ve heyecan duyacakları çok önemli olayların yaşandığı bir dönemdir. Bu olayların her birinin gerçekleşeceği zaman, saniyesi saniyesine Allah Katında tespit edilmiştir. Yapılan her açıklama, alınan her karar, yazılan her kitap, konuşulan her söz Allah’ın izni ve dilemesiyledir. Yüce Allah, bu gerçeği Kuran’da “Küçük, büyük her şey satır satır (yazılı)dır.” (Kamer Suresi, 53) ayetiyle bildirmiştir.
Öte yandan, olaylar aynen ahir zaman hadislerinde tarif edildiği gibi gerçekleşmektedir. 2007 yılında yaşanan tüm gelişmeler de bu gerçeği desteklemektedir. Allah'a samimiyetle iman eden müminler kaderi izlediklerinin bilincinde olarak Kuran'da vaat edilen İslam ahlakının hakimiyetinin gerçekleşmesini ve Hz. Mehdi'nin çıkışını heyecanla beklemektedirler. Allah’ın izniyle 2008 yılı Müslümanların şevklerini daha da artıracak müjdeli gelişmelerle dolu olacak ve İslam ahlakının hakimiyetine bir adım daha yaklaşılacaktır.
Allah'ın vaadi kesin bir gerçektir. O'nun vaatlerini değiştirebilecek veya engelleyebilecek hiçbir güç yoktur. Her konuda olduğu gibi, bu aşamada da en hikmetli ve en güzel son söz Kuran'dadır. Allah Kuran'da şöyle buyurmaktadır:
“Ve de ki: "Allah'a hamdolsun. O size ayetlerini gösterecektir, siz de onları bilip tanıyacaksınız..."” (Neml Suresi, 93)
Allah'ın yarattığı kader içerisinde her olayın yeri ve zamanı tüm detaylarıyla belirlenmiştir. Bu süre öylesine kesin ölçülerle belirlenmiştir ki, "ne bir an ertelenebilir, ne de bir an öne alınabilir." Elbette kıyamet alametleri ve ahir zaman ile ilgili olayların gerçekleşeceği zamanlar da saniyesi saniyesine Allah Katında tespit edilmiştir.
Bu makale, İlmi Mercek Dergisi43. sayı (Ocak 2008) 8. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 873 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin. Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;