 |
Şeytan İman Edenleri Gaflete Düşürme Çabası İçindedir
Allah tüm varlıkları yaratan tek ve mutlak güçtür. Allah'a iman eden insanlar üzerinde şeytanın hileli düzeninin etkisi yoktur.
Mümin, aklı açık, şuurlu, herşeyi detaylı bir şekilde düşünüp isabetli kararlar veren bir varlıktır. Ancak, şeytan bazen anlık unutkanlığını, dikkatsizliğini ya da bilgisizliğini fırsat bilerek insanı gaflete sürüklemek ister. Fakat iman edenler için şeytanın sinsi planları geçersizdir. Kuran'da şöyle bildirilir:
Dedi ki: "Senin izzetin adına andolsun, ben, onların tümünü mutlaka azdırıp kışkırtacağım. Ancak onlardan, muhlis olan kulların hariç." (Sad Suresi, 82–83)
Şeytan müminlere vesvese vererek bir an için bile olsa kafalarını karıştırmaya, onları gaflete düşürmeye çalışır. Örneğin, hayır yapacak bir kişinin, o hayrı yapmasına engel olmaya, güzel bir söz söyleyecek kişiyi daha vasat bir söz söylemeye itebilir. Ancak mümin bu tür düşüncelerin şeytanın vesvesesi olduğunu bilir. Allah'a sığınıp, O'na yönelerek bunlara uymaz:
(Allah'tan) Sakınanlara şeytandan bir vesvese eriştiğinde (önce) iyice düşünürler (Allah'ı zikredip-anarlar), sonra hemen bakarsın ki görüp bilmişlerdir. (Araf Suresi, 201)
Sineklerin Kökeni Sahtekarlığı
Evrimciler, dinozorların kuşlara dönüştüğünü iddia ederken, sinek avlamak için ön ayaklarını birbirine çırpan bazı dinozorların "kanatlanıp havalandıklarını" öne sürerler. Hiçbir bilimsel dayanağı olmayan hayal gücüne dayalı bu teori, aynı zamanda çok basit bir mantık çelişkisi de içermektedir. Çünkü evrimcilerin burada uçuşun kökenini açıklamak için gösterdiği örnek, yani sinek, zaten mükemmel bir uçma yeteneğine sahiptir.
İnsan saniyede 10 kere bile kolunu açıp kapayamazken, ortalama bir sinek, saniyede 500 kez kanat çırpma yeteneğine sahiptir. Üstelik her iki kanadını eşzamanlı olarak çırpar. Eğer kanatların titreşimi arasında en ufak bir uyumsuzluk olsa sinek dengesini yitirecektir, ama hiçbir zaman böyle bir uyumsuzluk olmaz. Evrimciler ise, sineğin bu mükemmel uçuşyeteneğinin nasıl ortaya çıktığını açıklamaları gerekirken, sineği çok daha hantal bir varlığın yani sürüngenin uçuşunun nedeni olarak gösteren hayali senaryolar üretmektedirler. Oysa yalnızca sinekteki üstün yaratılış örnekleri bile evrimcilerin bu iddiasını geçersiz kılar. Öte yandan, sineklerin hayali evrimine delil oluşturabilecek tek bir fosil bile yoktur. Ünlü Fransız zoolog Grassé "böceklerin kökeni konusunda tam bir karanlık içindeyiz" derken bunu itiraf eder. (Pierre-P Grassé, Evolution of Living Organisms, New York: Academic Press, 1977, s. 30)
İnsan Vücudundaki Kusursuz Boru Hattı
Allah insan bedenini kusursuz bir damar sistemi ile donatmıştır. Bu sayede insan vücudu için mutlaka gerekli olan kanın ayakuçlarımızdan beynimizin en uç noktalarına kadar rahatlıkla ulaşması sağlanmıştır. İnsan bedeninin her noktası irili ufaklı milyarlarca boruyla kaplıdır. Damar adı verilen bu boru tesisatını düz bir satıh üzerine yaydığımızı düşünürsek toplam uzunluğunun tek bir insan için yaklaşık 100 bin kilometre (96.500 km) olduğunu görürüz. (Lionel Bender, Science Facts, Human Body, Crescent Books, New York, New Jersey, 1992. s.32) Damar sistemi öyle mükemmel bir tesisattır ki, bedenin ihtiyaç duyulan her noktasına gerekli bağlantılar yapılmıştır. Borular hiçbir noktada düğümlenmez, gereksiz yerlere açılmaz, kör noktalara sahip değildir, vücudu baştan aşağı dolaşır ve tekrar aynı noktaya geri dönerler.
Herhangi bir binada boru tesisatı döşemek için bir plana ihtiyaç vardır. İnsan bedenindeki boru tesisatının planı ise, insan yapısı olan hiçbir planla karşılaştırılamayacak kadar mükemmeldir. Sağlıklı bir insan bedeninde bulunan damarlar görevlerini ömür boyu yerine getirir. Ne bir bakıma ne de bir parça değişimine ihtiyaç duyarlar. Dahası insan bedeni bir bina gibi hareketsiz değildir. İnsan hareket eder, yürür, koşar, oturur, kalkar ve damarlar da bu gerilim altında sürekli esnemeye devam ederler.
Peygamber Efendimiz(sav)’den Öğütler
"(En büyük günah) Allah seni yaratmış iken, O'na ortak koşmandır." (Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 2. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 130)
"İman bağlarının en sağlamı Allah için dostluk, Allah için düşmanlık, Allah için sevgidir." (Kütüb-i Sitte, 10. cilt, s.141)
Bu makale, İlmi Mercek Dergisi 43. sayı (Ocak 2008) 2. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 416 kez incelendi.
|
 |
|