Harun Yahya, harun yahya
E-mail :
Şifre :
Beni Hatırla
 
Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7199 tanesi Türkçe, toplam 8427 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
 OTHER LANGUAGES :
Konularına Göre Eserler:
 Ana Sayfa  / Makaleler /  Bediüzzaman Said Nursi: İlmi Araştırma Sayı 42
TR Arama: 
 ESERLER
Kitaplar (266)
Cep Kitapları (72)
Kitapçıklar (13)
Dergiler (176)
Belgeseller (203)
Ses Kasetleri (100)
CD'ler (11)
Web Siteleri (94)
Makaleler (6151)
Posterler (17)
Afiş Sergisi (48)
Harun Yahya'nın Tüm Eserler Listesi
DİĞER LİNKLER
Site Hakkında
Harun Yahya Hakkında
Basında Harun Yahya
Türkiye'den Yankılar
Dünyadan Yankılar
İlanlar
Röportajlar
Ramazan Sayfaları
Haber Arşivi
Yardım Sayfası
Bize Ulaşın
Detaylı Arama
Satış Sitesi
Kampanyalar
Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz
GEÇEN HAFTA ÇOK İNDİRİLENLER
Allah'ın Sonsuz Delilleri
Allah'ın Sonsuz Delilleri - CD - 267 download
Hazreti Nuh - Belgesel - 149 download
Kıyamet Günü - Belgesel - 138 download
Kuşlardaki Mucize - Belgesel - 138 download
Karınca Mucizesi - Belgesel - 107 download
Makale : Bediüzzaman Said Nursi: İlmi Araştırma Sayı 42 - TÜRKÇE
Aralık 2007
Bediüzzaman Said Nursi: İlmi Araştırma Sayı 42Genç Yaşta Müspet İlimlere Yöneliş

Yaklaşık 14–15 yaşlarında "Molla Said" ünvanını alan Bediüzzaman Said Nursi, üstün ilmiyle çevresindeki tüm insanların dikkatini üzerine çekiyordu. 20 yaşlarındayken Vali Hasan Paşa'nın daveti üzerine geldiği Van'da ilmini daha da derinleştirmişti. Burada geçirdiği dönemde tarih, coğrafya, matematik, jeoloji, fizik, kimya, astronomi ve felsefe gibi ilimlerde ilerlemişti. Sahip olduğu bu yüksek ilim nedeniyle insanlar sürekli Üstad'ı münazaraya (karşılıklı konuşma, tartışma) davet etmeye başlamışlardı. Ancak Üstad bu kişilere karşı her seferinde ilmen üstün geliyordu. Üstad bu dönemleri öğrencisi Mustafa Sungur Bey'e şu şekilde anlatır:

"Mahfuzatım olan 80–90 kitapları ezberden tekrarlardım. Bunlar Kur'an'ın hakikatlerine çıkmağa basamaklar oldu. Sonra Kur'an'ın hakikatlerine çıktım. Baktım her bir ayetin kainatı ihata ettiğini (kuşattığını) gördüm. Artık başka bir şeye ihtiyacım kalmadı. Kur'an bana kafi geldi."

Bediüzzaman Allah'ı tanımak ve yakınlaşmada bilimin ne kadar önemli olduğunu anladığı için, ülkede eğitim veren merkezlerin çoğalması için büyük gayret sarf etmiştir. Özellikle ihmal edilen Doğu illerindeki kişileri eğitecek bir Darü'l Fünun açılması için Tahir Paşa'nın da yardımlarıyla Erzurum ulemasıyla görüşmek üzere Erzurum'a gitmiştir. Bu yıllarda Erzurum'un önde gelen ulemasıyla yaptığı sohbetlerde bilimin din için ne kadar büyük önemi olduğunu, Avrupa'nın bu konuda büyük ölçüde ilerlediğini, hatta İslam alemini ve Osmanlı'yı bu şekilde mağlup etmek istediklerini ve bu nedenle Doğu’da bir üniversite açmanın şart olduğunu söylemiştir.

Bu görüşmelerden sonra aynı yıllar içerisinde Üstad Siirt'e gelir ve burada o dönemin meşhur Mollalarından Molla Fettullah Efendi'nin medresesine uğrar. Said Nursi'nin ilk defa "Bediüzzaman" ünvanıyla adlandırılması bu medresede olmuştur. Sorduğu sorulara aldığı cevaplardan yola çıkarak, Üstad'ın ilmine, aklına ve zekasına hayran kalan Fettullah Efendi, "Zeka ve hıfzın bu şekilde aşırı derecede bir insanda toplanması nadirdir" diyerek hayranlığını dile getirmiş ve ilk defa orada Üstad'a Bediüzzaman diye hitap etmiştir. Bu yıldan sonra Said Nursi, "zamanın en güzeli, çağın eşsizi" anlamına gelen Bediüzzaman olarak anılmaya başlamıştır. Said Nursi 1907 yılında İstanbul'a gelir. Burada Fatih Cami yakınlarındaki Osmanlı alimlerinin toplanma yeri olan Şekerci Hanına yerleşir. Üstad'ın bu hanın kapısına astığı "Burada her suale cevap verilir, her müşkil halledilir; fakat sual sorulmaz" yazan levha, dönemin uleması arasında büyük yankı uyandırmış ve bu levhayı asacak kadar kendisine güveni olan kişinin kim olduğu merak edildiği için Şekerci Hanının ziyaretçisi çok fazla olmuştur. Bunlardan biri de Diyanet işleri Müşavere Kurulu azalığı yapan Hasan Fehmi Başoğlu'dur ve kendisi Üstad'ı gördükten sonra şunları söylemiştir:

"...Ve yakinen anladım ki, onun ilmi bizim gibi kesbi (kazanılan) değil, vehbi (Allah'ın lütfu ile)dir."

Dünya Hayatına Karşılık Ahireti Satın Almak

İnsanların büyük bir bölümü, dünya hayatının geçici olduğunun farkına varmaz; tam tersine dünya hayatındaki süslere dalıp oyalanırlar. Kimi sürekli daha çok mal toplamaya, kimi insanlar tarafından daha çok itibar görmeye, kimi daha iyi okullarda okumaya, kimi de işyerinde en başarılı kişi olarak bilinmeye çalışıp çabalar. Tüm bunlara öyle büyük bir hırsla bağlanırlar ki, bu oyalanma onlara ölüm sonrasında karşılaşacakları sonsuz ahiret hayatını tamamen unutturur. Ölümü bir yokoluş olarak algılar ve ölümden sonrası için bir hazırlık yapmayı düşünmezler.

Oysa Bediüzzaman Said Nursi'nin de söylediği gibi ölüm bir ayrılış, ya da yokoluş değil, tam tersine dünyada yaşanan imtihanın son bulma ve yapılanların karşılığını alma yeridir:

Kainattaki yok olma, ayrılık, yokluk zahiridir. Gerçekte ayrılık yoktur, kavuşma vardır. Yok olma ve yokluk yoktur, yenilenme vardır. Ve kainattaki herşey bir çeşit sonsuza kadar var olma başarısına sahiptir. Ölüm, bu geçici alemden sonsuz aleme gitmektir. Ölüm, hidayet ehli ve Kur'an ehilleri için öteki aleme gitmiş dost ve ahbaplarına kavuşma vesilesidir. Hem hakiki vatanlarına girmeye araçtır. Hem dünya zindanından cennet bahçesine bir davettir. Hem Rahman-ı Rahim'in fazlından kendi hizmetine karşılık bir ücret almadır. Hem hayat vazifesinin zorluğundan bir terhistir. Hem kulluk ve imtihanın talim ve talimatından bir paydosdur. (Risale-i Nur Külliyatı, Sözler, s. 765)

Bediüzzaman'ın yukarıdaki sözlerinde de ifade ettiği gibi, dünyayı gerçek yurt zannetmek büyük bir gaflettir. Çünkü sonsuzluğun yanında dünya hayatının süresi tek bir an hükmünde bile değildir.

Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi 42. sayı (Aralık 2007) 26. sayfada yayınlanmıştır.

Bu eser 384 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin.
Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
 
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Yorumunuz   :  
 
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;
Bediüzzaman Said Nursi - Makale
Ahir Zaman'ı Bediüzzaman İle Anlamak - Kitapçık
Bediüzzaman Said Nursi Kendisinin "Ahir Zaman Mehdisi" Olmadığını Nasıl Açıklamıştır? - Kitapçık
Üstün Yönleriyle Bediüzzaman Said Nursi - Makale
Değerli İslam Alimi: Bediüzzaman Said Nursi - Makale
Dünyayı Aydınlatan Işık: Bediüzzaman Said Nursi - Makale
Bediüzzaman Said Nursi Kimdir? - Makale
Bu eserin konusuyla ilgili yazarın diğer eserlerini görmek için tıklayınız.
ÇOK İNCELENEN MAKALELER
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran
Peygamberimizin Güzel Hayatı
Geçmişten Günümüze İslam Alimleri ve Hz. Mehdi
Atatürk’ün Türk Diline ve Türk Tarihine Verdiği Önem
Hazreti Muhammed'in Üstün Ahlakı -1-
ÇOK İNDİRİLEN MAKALELER
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 3011 download
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 2282 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1885 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1585 download
CNNTurk'ün Evrim Yanılgıları - 1342 download
Bu sitedeki tüm dökümanları, sitemizi kaynak göstermek şartıyla
telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Harun Yahya International © 2002.