Harun Yahya, harun yahya
E-mail :
Şifre :
Beni Hatırla
 
Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 15960 tanesi Türkçe, toplam 19258 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
 OTHER LANGUAGES :
Konularına Göre Eserler:
 Ana Sayfa  / Makaleler /  "Darwinizm 20 Yıl Önce Öldü, Mücadeleyi Bırakalım" Mantıksızlığı
TR Arama: 
 ESERLER
Kitaplar (279)
Cep Kitapları (72)
Kitapçıklar (14)
Dergiler (265)
Belgeseller (323)
Ses Kasetleri (100)
CD'ler (12)
Web Siteleri (432)
Makaleler (9611)
Posterler (17)
Harun Yahya'nın Tüm Eserler Listesi
DİĞER LİNKLER
Site Hakkında
Harun Yahya Hakkında
Adnan Oktar Anlatıyor (3966)
Basında Harun Yahya
Türkiye'den Yankılar
Dünyadan Yankılar
İlanlar
Röportajlar
Ramazan Sayfaları
Haber Arşivi
Duyurular (1)
Harun Yahya Etkileri
Ne Demişti Ne Oldu
Yeni Bilgiler (486)
Yardım Sayfası
Bize Ulaşın
Detaylı Arama
Satış Sitesi
Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz
evrimaldatmacasi.com
ilmiarastirma.net
ramazansayfalari.com
Makale : "Darwinizm 20 Yıl Önce Öldü, Mücadeleyi Bırakalım" Mantıksızlığı - TÜRKÇE
Aralık 2007
"Darwinizm konusu neden bu kadar önemli?" ya da "Zaten Darwin'e artık inanılmıyor, Darwinizm bundan 20 yıl önce öldü, dolayısıyla bu konuda çaba harcamaya gerek yok" gibi düşüncelere sahip olanların, son gelişmelerle birlikte bu düşüncelerinde yanılmış oldukları ortaya çıkmıştır. Günümüzde Darwinizm’in, aldığı büyük darbeye rağmen henüz tam manasıyla ölmediği; telkinler, aldatmacalar, baskılar ve yasaklarla son çırpınışlarını sergilediği görülmektedir.

Evrim teorisi ve Darwinizm, herhangi bir bilimsel tez değil, insanlara Allah'ı inkar ettirmek için (Yüce Allah’ı tenzih ederiz.) kurgulanan ve sistemli şekilde savunulan batıl bir düşünce sistemidir. Ülkemizde son 20 yıldır bu aldatmacaya karşı çok kapsamlı bir ilmi mücadele verilmektedir. Bu mücadelenin olumlu etkilerini çeşitli anketler ve araştırma sonuçlarında görmek mümkündür. 1980'lerin başında, Türkiye'de evrime inanmayanların oranı %30-40'lar civarındayken, 2006'da yapılan uluslararası bir anket, bu oranın %75’e çıktığını ortaya koymuştur. En son olarak Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV)'in yaptırdığı kamuoyu araştırmasına göre, halkımızın %87.4'ü "İnsanı Allah'ın yarattığına" inanmaktadır.

Bu ilmi mücadele, dünya çapında da etkisini göstermektedir. Evrim teorisinin bir aldatmaca olduğunu öğrenen insanların sayısı her geçen gün çığ gibi büyümektedir. Yaratılış gerçeğini anlatan, evrim teorisinin aldatmacalarını ortaya koyan internet siteleri, her ay dünyanın dört bir yanından insanlar tarafından ziyaret edilmekte, bu sitelerden milyonlarca kitap, belgesel indirilmekte ve bu vesileyle geniş kitleler din ahlakına yönelmektedir.

Ancak tüm bu müjdeli gelişmelerin yanı sıra yine de bugün için Darwinizm'in tamamıyla yeryüzünden silindiğini söylemek mümkün değildir. Özellikle Avrupa ülkelerinin önemli bir bölümü halen Darwinist-materyalist görüşlerin etkisi altındadır.

Darwinist-Materyalist Görüşün Mücadelesi Sürüyor

Avrupa Konseyi'nin geçtiğimiz ay Yaratılış'ın okullarda okutulmasının yasaklanması doğrultusunda almış olduğu karar, Avrupa’daki Darwinist-materyalist etkinin açık bir göstergesidir. İkinci bir gösterge ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Türkiye’de okullardaki din derslerinin, eğitim hakkını ihlal ettiğine dair 9 Ekim 2007’de verdiği hüküm olmuştur. Buna göre sözde Türkiye'deki okullarda din dersi uygulamalarında birtakım değişiklikler yapılması, hatta AİHM'ye göre din derslerinin bir bakıma engellenmesi gerekmektedir.

Burada bahsi geçen değişiklikler, aslında din dersi eğitimini tamamen ortadan kaldırmaya çalışmaktan, gençleri Allah inancından uzaklaştırma çabasından, gençler üzerinde materyalist bir anlayış geliştirme isteğinden başka bir amaç taşımamaktadır. Ekim ayının başında Avrupa Konseyi'nde alınan karar ile Yaratılış Gerçeğinin okullarda yasaklanması da aynı amaca hizmet etmektedir. Söz konusu raporda okul müfredatlarında sadece evrim teorisinin yer alması gerektiğinin savunulması, Yaratılış Gerçeğini öğrenen çocukların materyalist birer birey haline gelmeyeceğinden ötürü duyulan korkuyu açıkça ortaya koymaktadır. İşte bu nedenle, Yaratılış inancı Avrupa için sözde bir tehlike olarak lanse edilmiş ve karar bu yönde alınmıştır. Aynı durum şu anda Türkiye'de okutulmakta olan din dersleri için de söz konusudur. Avrupa, İslam dininin gençlere öğretilmesinden, gençlerin materyalizm fikrinden uzaklaşmalarından tedirgin olmuş ve bu defa da çeşitli sözde gerekçeler öne sürerek okullarda din eğitimine son verilmesini teşvik etmiştir. Avrupa'nın gösterdiği çaba açıktır:

Allah inancına ve İslam dinine karşı bir savaş açılmış durumdadır.

“Darwinizm Yıllar Önce Öldü” Düşüncesi Neden Tehlikelidir?

Tüm bu gelişmeler ışığında şunu söyleyebiliriz ki, her ne kadar Darwinizm’le fikri mücadelede -Allah'ın izniyle- çok büyük bir yol kat edilmiş ve inkarcı sisteme büyük bir darbe vurulmuş olsa da, mücadele henüz bitmemiştir. Dolayısıyla bugün gelinen noktayı yeterli görmek de doğru bir düşünce değildir. Darwinizm tam manasıyla yeryüzünden silinene ve fikri olarak yok edilene kadar bu fikri mücadele devam etmelidir. Darwinist güçlerin, din ahlakının yayılmaması için din derslerini engellemeye, kitapları yasaklatmaya ve yakmaya kalkışmaları bu mücadelenin aciliyetini ve gerekliliğini bir kere daha kesin bir biçimde göstermektedir.

Darwinizm'le yapılması gereken fikri mücadelenin önemi açıkça ortada olmasına rağmen, kimi çevrelerce, zaman zaman "Neden Darwinizm konusu bu kadar önemli?" ya da "Zaten Darwin'e artık inanılmıyor, Darwinizm bundan 20 yıl önce öldü, dolayısıyla bu konuda çaba harcamaya gerek yok" şeklinde hatalı mantıklar dile getirilmektedir.

Özellikle geçmiş yıllarda bu hatalı mantık sık sık gündeme gelmekteydi. Bazı insanlara göre Darwinizm yıllar önce ölmüştü, sözde hiç kimse artık evrim teorisine inanmıyordu ve hiç kimse böyle akıl dışı bir teoriyi savunamazdı. Bu kişiler, Darwinizm ile yeterince mücadele edildiğini öne sürüyorlardı ve bu fikri mücadele kapsamında yapılan faaliyetleri gereğinden fazla ve abartılı bularak kendilerince eleştiriyorlardı. Ancak günümüze gelindiğinde ortaya çıkan tablo ve yaşanan gelişmeler, bu düşünce sahiplerinin yanılmış olduklarını ortaya koydu.

Günümüzde evrim teorisi tüm geçersizliğine ve mantıksızlığına rağmen materyalist çevrelerce ısrarla savunulmaya devam edilmektedir. Savunulmanın da ötesinde çeşitli yöntemlerle yaygınlaştırılmaya çalışılmaktadır. Bir yandan bazı medya organları aracılığıyla Darwinist propagandaya aralıksız devam eden Darwinistler, bir yandan da evrim teorisine karşı çıkanları bilim dışı olmakla suçlayarak onları psikolojik baskı altında tutmaya çalışmaktadırlar. Fikir hürriyetini savunduklarını iddia eden kimi Avrupa ülkeleri dahi konu Yaratılış olduğunda gerçek yüzlerini sergilemekten kaçınmamakta, diktacı bir anlayış içinde hareket etmektedirler.

Tüm bu gelişmeler ışığında "Darwinizm zaten yıllar önce bitti, artık bu konu üzerinde durmaya gerek yok" şeklinde bir iddiayı öne sürenlere şu önemli sorunun sorulması gerekmektedir:

Hani Darwinizm Yıllar Önce Ölmüştü?

Eğer Darwinizm iddia edildiği gibi bundan 20 sene önce ölmüş olsaydı aşağıda maddeler halinde özetlenen olayların hiçbirinin günümüzde yaşanmıyor olması gerekirdi.

  1. Eğer Darwinizm 20 yıl önce bitmiş olsaydı; Avrupa Konseyi okullarda Yaratılış’ın anlatılmasını engelleyici kararlar almaya çalışmazdı. Böyle bir kararın ardından Allah'a inanan bilim adamları, politikacılar, eğitmenler bu olaya tepkisiz kalmak zorunda bırakılmazlardı. Darwinist güçlerin hakim olduğu ülkelerde Yaratılışı anlatan kitaplar yasaklanmaya, yakılmaya kalkışılmazdı. Kuşkusuz bu baskıcı ve yasakçı zihniyetin nedeni, Darwinizm'in ve onun destekçisi olan materyalizmin birer aldatmaca olduğunun artık ortaya çıkmış ve bütün dünyaya duyurulmuş olmasıdır. Özellikle Sayın Harun Yahya (Adnan Oktar)'nın Yaratılış Atlası isimli eserinin yayınlamasının ve Avrupa'da büyük yankılar uyandırmasının ardından paniğe kapılan Darwinist, materyalist çevre, 150 yıldır sürdürdükleri aldatmacayı daha fazla devam ettiremeyeceklerini anlamışlardır. Büyük bir dehşet ve şaşkınlık içinde bu gerçeğin farkına varan Darwinist-materyalist çevreler, kendilerince bu olağanüstü yükselişe tedbir almaya çalışmaktadırlar.

  2. Eğer Darwinizm 20 yıl önce bitmiş olsaydı; bilim adamları üniversitelerde evrime inanmadıklarını gizlemek zorunda kalmazlardı. İnanmadıkları bir teoriyi savunmak, bunu öğrencilerine anlatmak durumunda bırakılmazlardı. Bugün hala böyle bir dayatmacı anlayış söz konusu olabiliyorsa bu, Darwinizm’in etkisinin devam ettiğini gösterir. Günümüzde Allah'a inandığını söyleyen bilim adamlarına bilim çevrelerince gösterilen tepkiler, bu kişileri üniversitelerden uzaklaştırma ve yükselmelerini engelleme çabaları hep bu dayatmacı anlayışın bir sonucudur. Çünkü;

    • Darwinistler, evrim teorisine inanmanın, bilimselliğin bir şartı olduğunu iddia ederler. "Evrim teorisine inanmayan dogmatiktir", "Evrim teorisine inanmayan bilimsel değildir" şeklindeki asılsız sloganlarla bilim adamlarını da baskı altında tutmaya çalışırlar.

    • Darwinist zihniyetin bahsettiği bilim, araştıran, inceleyen ve bulguları tarafsız olarak değerlendirip, bu bulguların gösterdiği sonuçları kabul eden bir bilim değildir.

    • Darwinistlere göre bilim, kendi inançlarını ve düşüncelerini doğrulamak zorundadır ve ortaya çıkan sonuçlar evrimcilerin dogmalarına uygun şekilde çarpıtılarak yorumlandığı sürece kabul edilebilir. Diğer bir deyişle evrimciler bulguları değil, ön yargılı yorumlarını bilim gibi lanse ederler. Darwinist bilim doğruyu arama çabası değil, doğruyu yönlendirme ve çarpıtma çabasıdır.

    • Darwinist bilim adamlarının dogmalarına göre, bilim materyalist olmak zorundadır. Bu durum, bilimin normalde yüklenmek zorunda olmadığı birtakım sapkın felsefi görüşleri, bilimsel araştırmanın standartları gibi göstermeyi öngörür.

    • Darwinistlerin çarpık bakış açılarına göre, elde edilen her veri, materyalist dünya görüşü doğrultusunda yorumlanmalıdır. Dolayısıyla, bu yanılgıya göre, materyalist olmayan yorum bilimsel de değildir. Darwinistlerin bu sapkın düşüncesini, Kansas Devlet Üniversitesi'nde doktor olan Scott Todd, Nature dergisinde yayınlanan bir mektubunda "Tüm veriler Yaratıcı'ya işaret etse dahi bu, bilimde dışlanır, çünkü naturalist değildir." sözleriyle ifade etmektedir. (Todd, S.C., Correspondence to Nature 401 (6752):423, 30 Eylül. 1999)

    Nitekim, bilimin hemen tüm dallarında elde edilen bulguların hepsi Yaratılış Gerçeğini gözler önüne sermesine rağmen, bu gibi bilgilerin medyada yeterince yer almamasının, akademik çevrelerce ısrarla göz ardı edilmesinin temelinde de, bazı çevrelerin "Bilim materyalist olmak zorundadır" şeklindeki dogması vardır. Eğer Darwinistler, samimi olarak bilimin gösterdiği gerçeğe uymak istiyorlarsa, bilimin evrim teorisini geçersiz kıldığını kabullenmelidirler. Bilimin gösterdiği gerçeği kabullenemeyenlerin ise, bilim adına iddialarda bulunmalarının, neyin bilimsel olup neyin bilimsel olmadığı hakkında yorumlar yapmalarının bir anlamı yoktur.

    Öte yandan son 20–30 yıl içinde, her türlü baskıya rağmen evrim teorisini reddeden bilim adamlarının sayısı hızla artmaktadır. Bunların çoğu evrendeki ve canlılardaki kusursuz yaratılışı görerek, Darwinizm dogmasından kendilerini kurtarmaktadırlar. Bu bilim adamlarının, evrimin geçersizliğini ortaya koyan sayısız çalışması vardır.

  3. Eğer Darwinizm 20 yıl önce bitmiş olsaydı; birtakım gazeteler, dergiler ve televizyonlar bugün hala evrim teorisi propagandası yapıyor olmazlardı. Sahte deliller ve aldatmacalarla insanları evrime inandırmaya çalışmazlardı. Eğer bu propaganda yayınları yoğun bir biçimde devam edebiliyorsa, bu durum bize Darwinizm diktasının sürdüğünü gösterir. Darwinizm’in gerçek anlamda ölümünden söz edebilmek için, Darwinist güçlerin ve onların etkisinde kalan kesimlerin artık böyle propagandalar yapamayacak duruma gelmiş olmaları gerekir. Bu da ancak yoğun bir anti-Darwinist propaganda ile mümkün olabilir.

    Gazete ve dergi yazıları, belgesel filmler, televizyon programları aracılığıyla yoğun olarak devam ettirilen Darwinizm propagandasına karşı, bu sapkın ideolojinin bilimsel olarak hiçbir değerinin olmadığı ve bu ideolojinin peşinden gidilmesinin ne gibi tehlikeler içerdiği tüm dünyaya duyurulmalıdır. Evrim teorisinin bilimsel olarak çöktüğünü, Darwinist propagandanın içi boş telkinlerden ibaret olduğunu görenlerin sayısı arttıkça, Darwinizm diktasının etkisi azalacaktır. Böylelikle Darwinistler artık propaganda yapamaz ve baskı kuramaz hale gelecektir.

  4. Eğer Darwinizm 20 yıl önce bitmiş olsaydı; okullarda hala evrim teorisi bir gerçekmiş gibi anlatılmaya devam edilmezdi. Gençlerin Allah'a inanan bireyler olarak yetişebilecek olma ihtimalinden bu kadar büyük korku duyulmazdı. Oysaki günümüzde Darwinizm'in akıl ve bilim dışı telkinleriyle insanlar, çocuk yaştan itibaren acı ve zulümle sonuçlanacak bir yola yöneltilmektedir. Tüm dünya okullarında, lise ve üniversite yıllarında, insanın sözde gelişmiş bir hayvan cinsi olduğu, toplumlar arasında orman kanunlarının geçerli olduğu, güçlü olanların her zaman haklı da olsa zayıf olanları ezeceği ya da hayatın adeta bir "yaşam mücadelesi" olduğu yalanlarıyla aldatılan gençler, yaşadıkları toplumda büyük sorunlara neden olmaktadırlar. İnsan sevgisinden uzak, zalim, saldırgan, bencil, ahlaki değerlere önem vermeyen nesiller yetiştiren Darwinist sistemde, çoğu ülke kendi vatandaşlarıyla büyük sorunlar yaşamaktadır. Holiganlar, neo-Naziler, faşistler, komünistler, anarşistler, teröristler bu ülkeleri yaşanmaz hale getirmekte, yöneticiler de, sorunun neden kaynaklandığını çok iyi bildikleri halde, bu durumu düzeltmeye güç yetirememektedirler.

Darwinizm’le Fikri Mücadelenin Sürmesi Gerektiğine Çarpıcı Bir Örnek

Bilimsel olarak çökmüş olan Darwinizm'in materyalistler ve ateistler tarafından, inançsızlığın propagandası olarak kullanıldığı ve bu nedenle savunulduğu açık bir gerçektir. Geçtiğimiz günlerde bir gazetede yayınlanan ve evrimci profesör Richard Dawkins ile yapılmış olan bir röportajdan alınmış aşağıdaki bölümler hem bu durumun açık bir delilini oluşturmakta hem de Darwinizm’le mücadelenin yoğun bir biçimde sürdürülmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatmaktadır:

Bilimin ilerlemesine karşın dünyanın giderek daha dindarlaştığını söyleyebilir miyiz?

Evet, söylediğiniz gibi tam tersi yaşanmalıydı. Fakat bu dünyanın bütün bölgeleri için geçerli değil. Örneğin Avrupa her geçen gün dine daha az inanıyor. Dini, hayatından çıkarıyor. ABD’de ve İslam dünyasında ise durum tam tersi. Din şu anda hakim güç, liderler sürekli daha dindar olduklarını kanıtlamaya çalışıyor.

Sizi, köktenci ateist, Darwin’in Rottweiler’ı diye eleştiriyorlar. Ne diyorsunuz?

Rottweiler çok tatlı ve iyi kalpli bir köpektir. Ona benzetilmekten utanmam. Ve elbette Darwin’in evrim teorisinin doğruluğuna da inanıyorum.

Ateistlerin en az olduğu yer neresi?

En çok ateist Avrupa’da …İslam dünyasında bu rakam çok düşük.

Siz de bu ayrımcılığa karşı bir kampanya başlattınız değil mi?

Evet, adı OUT Kampanyası. Dünyanın her yerindeki ama özellikle ABD’deki ateistlere “Come OUT” yani “saklandığınız yerlerden çıkın“ diyorum.

Bu kampanya ne kadar kapsamlı olacak?

Bu kampanyaya kendimi ve enerjimi adadım. Gücüm yettiğince ateizmi anlatacağım. (Hürriyet Gazetesi, 28 Ekim 2007)

Richard Dawkins'in başlattığını söylediği kampanya, Darwinistlerin son çırpınışlarının bir örneğidir ve Allah'ın izniyle hiçbir sonuca varamayacaktır. Asıl önemli olan bu yazıda örneklerini verdiğimiz Darwinizm propagandası ve diktası örneklerinin bize göstermiş olduğu şu önemli gerçektir:

Darwinizm henüz tam olarak yeryüzünden silinmemiştir. Darwinizm yeryüzünden silinene kadar dünyada gerçek bir barıştan, huzurdan ve güvenlikten bahsetmek mümkün olmayacaktır. Darwinizm’den aldıkları destekle din ahlakına karşı mücadele içine giren materyalistler ve ateistler ne kadar gayret ederlerse etsinler Allah'ın nurunu asla engelleyemezler.

Tüm iman edenlere düşen sorumluluk ise, inkarcı sisteme karşı sürdürülmekte olan büyük fikri mücadelede, tüm imkanlarıyla hakkın yanında olmak, gevşekliğe kapılmadan, cesur ve atak bir biçimde, kararlılıkla ve yılmaksızın hak din olan İslam’ın yayılması için gayret etmektir.

Darwinizmin Yokoluşunda İnternet Büyük Rol Oynayacak

Darwinist diktanın sona erdiğinden bahsedebilmek için okulların müfredatında Yaratılış’a da yer veriliyor olması gerekir. Günümüzde tek taraflı ve yasakçı bir eğitim anlayışını sürdürmenin olanağı yoktur. İnternet sayesinde zaten insanlar merak duydukları konularda bilgi edinebilmekte ve her türlü kaynağa kolayca erişebilmektedirler. Diktacı Darwinist sistem Yaratılış gerçeğinin öğrenilmesini önlemek maksadıyla okullarda yalnızca evrimin okutulmasını istemekte ama internete mani olamamaktadır. İnternet vesilesiyle öğrenciler evrimin bir aldatmaca olduğunu çoktan öğrenmiş ve kendi okullarında Darwinizm’e karşı mücadele eder hale gelmişlerdir. Allah'a inanan, ilmi açıdan son derece donanımlı yepyeni bir neslin yetişmesi, Allah’ın izniyle tüm dünyada barış, huzur ve adaletin tesis edilmesinde önemli bir rol oynayacaktır.

Sonuç: Darwinizm’le Fikri Mücadele Yoğun Biçimde Sürdürülmeli

Yukarıda yer verilen gerçekler doğrultusunda şu önemli gerçeği bir kez daha hatırlatmak gerekir: İnançlı insanların, Yaratılış gerçeğine tamamen karşı olan bir teoriyi tehlikesiz ve zararsız görmeleri veya bu teori ile yeterince mücadele edildiğini ve bu sapkın fikrin artık ortadan kalktığını düşünerek bu mücadelede gevşek bir tutum içine girmeleri, Darwinizm'in toplumda yeniden yayılmasına ve kaçınılmaz olarak ateizmi güçlendirmesine dolaylı bir destek olacaktır. Bu nedenle dindarların, evrim teorisinin yıllardır gizlenen yüzünü iyi kavramaları gerekir: Evrim teorisi, materyalist felsefenin sözde "bilimsel" görünen bir üslupla ifade edilmesinden ibarettir. Materyalist felsefe ise günümüzde insanları din ahlakından uzaklaştıran en önemli harekettir.

Kuran'da " ... yeryüzünde bozgunculuğu önleyecek fazilet sahibi kişiler bulunmalı değil miydi?..." (Hud Suresi, 116) ayetiyle yeryüzünde huzurun ve düzenin bozulmasına sebep olan unsurlara karşı fikren mücadele etmenin önemine işaret edilmektedir. Günümüzde insanlığın huzurunu bozan, güvenlik ve barış ortamının yaşanmasına engel olan akımların temelinde Darwinizm vardır. Samimi Müslümanların da bu gerçeğin bilincinde olmaları, tehlikenin ortadan kalktığı gibi bir düşünce içinde olmamaları, tüm imkanlarını seferber ederek bu tehlikeyi fikren tam manasıyla ortadan kaldırmak için gayret etmeleri gerekir.

Darwinist çevreler, Yaratılışın tek gerçek olduğunu ve tüm dünyanın bunu görmekte olduğunu fark etmişlerdir. Okullarda din derslerini yasaklayarak veya Yaratılış gerçeğini müfredattan çıkararak bu ilerleyişe bir son vereceklerini zannetmektedirler. Allah inancına karşı verdikleri savaştan galip çıkacakları düşüncesine kapılmışlardır. (Allah'ı tenzih ederiz.) Gerçekleşmeyeceğini bile bile Darwinizm'in mutlaka kabul görüp benimseneceğine inanmak istemişlerdir. Oysa batıl bir dinin, Allah inancına karşı geliştirilmiş bir yalanın ayakta kalma ihtimali yoktur. Yüce Rabbimiz bir ayetinde bu gerçeği şöyle haber vermiştir:

Hayır, Biz hakkı batılın üstüne fırlatırız, o da onun beynini darmadağın eder. Bir de bakarsın ki, o, yok olup gitmiştir. (Allah'a karşı) Nitelendiregeldiklerinizden dolayı eyvahlar size. (Enbiya Suresi, 18)

Avrupa'nın İslam düşmanlığı bir şeyi değiştirmeyecek, hatta şimdiye kadar İslam ahlakına karşı girişilen her türlü sapkın harekette olduğu gibi bu karşı hareket de Allah'ın izniyle İslam ahlakının daha da güçlenmesine vesile olacaktır. Bir ayette Rabbimiz iman eden kullarını şöyle müjdelemiştir:

“Kim Allah'ı, Resûlü’nü ve iman edenleri dost (veli) edinirse, hiç şüphe yok, galip gelecek olanlar, Allah'ın taraftarlarıdır.” (Maide Suresi, 56)

Her ne kadar bugün Darwinizm başta Türkiye olmak üzere dünya genelinde eski etkisini kaybetmiş olsa dahi henüz tam manasıyla yok olmuş değildir. Telkinler, aldatmacalar, baskılar çeşitli yollarla sürdürülmektedir. Ancak artık tüm bunlar Darwinistlerin son çırpınışlarıdır. Çok yakında Darwinizm yeryüzünden tamamen silinecek, Yaratılış Gerçeği tüm dünyada hakim inanış haline gelecek ve toplumlar din ahlakına yöneleceklerdir. Bu da Allah’ın izniyle tüm dünyaya barışın, huzurun ve adaletin gelmesine bir vesile olacaktır. Darwinizm ile sürdürdüğü kararlı mücadele ile tüm dünyada büyük yankılar uyandıran Sayın Adnan Oktar bir röportajında bu gerçeği şöyle müjdelemiştir:

"Darwinizm'in dünya çapında sonu geldi, bunu açıkça söyleyebilirim. 10–15 yıl sonra Darwinizm bir hikaye olarak anlatılacak..." (Kaynak: Yabancı Medya Kuruluşlarıyla Röportaj, 25 Mayıs 2007)

Avrupa Konseyi’nin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin son günlerde almış olduğu iki karar Darwinist-materyalist tehlikenin büyüklüğünü açıkça ortaya koymaktadır. Bu durum aynı zamanda Darwinizm’e karşı mücadelenin önemini de gözler önüne sermektedir.

Bu makale, İlmi Mercek Dergisi 42. sayı (Aralık 2007) 8. sayfada yayınlanmıştır.

Bu eser 1.351 kez incelendi.

Post To MySpace!
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin.
Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
 
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Yorumunuz   :  
 
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;
Neden Darwinizmle Mücadele Bu Kadar Önemlidir? - Makale
Bu eserin konusuyla ilgili yazarın diğer eserlerini görmek için tıklayınız.
ÇOK İNCELENEN MAKALELER
Atatürk’ün Türk Diline ve Türk Tarihine Verdiği Önem
Balıklar Suda Nasıl Yaşar?
Hazreti Muhammed'in Üstün Ahlakı -1-
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran
Peygamberimizin Güzel Hayatı
ÇOK İNDİRİLEN MAKALELER
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 3220 download
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 2512 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 2063 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1737 download
CNNTurk'ün Evrim Yanılgıları - 1494 download
Bu sitedeki tüm dökümanları, sitemizi kaynak göstermek şartıyla
telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Harun Yahya International © 2002.

© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.