 |
Bediüzzaman’ın İftiralara Karşı Örnek Tavrı
Allah ayetlerinde müminleri iftiralar konusunda uyarırken, onlara yöneltilecek iftiraların neler olacağını da pek çok ayetiyle bildirmiştir. İnkar edenler Allah'ın bu takdirine boyun eğerek asırlardır birbirlerine vasiyet etmişçesine müminlere aynı iftiraları yöneltirler. Aslında bu durum büyük bir Kur'an mucizesidir. Çünkü bundan binlerce sene evvel yaşamış olan ve farklı kültürlere, çok farklı yaşam şekillerine sahip olan insanların kendilerini Allah'a davet edenlere karşı gösterdikleri tepki ve söyledikleri sözlerle, günümüzde söylenenler ve yapılanlar tıpatıp aynıdır. Bu nedenle inananlar kendilerine yönelik bir iftira olduğunda buna şaşırmaz ve üzülmezler. İftiraların Allah'ın vaadi olduğunu bildikleri için, bu durum sadece onların Allah'a olan bağlılıklarını artıran vesilelerden biri olur.
Yakın tarihimizin en büyük İslam alimlerinden olan Bediüzzaman'a da yaşadığı dönemde türlü iftiralar atılmıştır. Uğradığı her türlü zulme, kendisine yöneltilen tüm suçlamalara, uzun yıllar boyunca içerisinde yaşadığı zorlu hapishane ve sürgün ortamına rağmen arkadaşlarına her zaman olaylara güzel tarafından bakmalarını, müminin kalbinin her zaman ferah olması gerektiğini şöyle hatırlatmıştır:
Kadere iman eden gam ve hüzünden emin olur' sırrıyla, "Herşeyin güzel cihetine (yönüne) bakınız" kaidesinin sırrıyla, "Ki onlar, sözü işitirler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın kendilerini hidayete erdirdiği kimselerdir ve onlar, temiz akıl sahipleridir." (Zümer Suresi, 18) gayet kısacık bir meali: "Sözleri dinleyip en güzeline tâbi' olup fenasına bakmayanlar, hidayet-i İlahiyeye (Allah’ın kulunu hidayete erdirmesine) mazhar akıl sahibi onlardır" mealinde. Bizler için şimdi herşeyin iyi tarafına ve güzel cihetine (yönüne) ve ferah verecek vechine (yüzüne) bakmak lâzımdır ki manasız, lüzumsuz, zararlı, sıkıntılı, çirkin, geçici haller nazar-ı dikkatimizi celbedip (çekip) kalbimizi meşgul etmesin…
Bediüzzaman'ın yukarıdaki sözünde de dikkat çektiği gibi başına ne gelirse gelsin her zaman Allah'tan razı olmuştur. Bu hikmetli sözlerin ışığında tarih boyunca müminlere atılmış olan iftiralar ile Bediüzzaman'a atılan iftiralar arasındaki benzerliği bir kere daha hatırlatmakta fayda vardır.
Bediüzzaman’dan Hatırlatmalar
İnsanın Allah’tan Başka Velisi ve Yardımcısı Yoktur
Allah'ın sonsuz kudretinin farkında olan müminlerin hedefleri Yüce Allah’ı hakkıyla tanımak, O'nu gereği gibi takdir edebilmek ve O'nunla yakın bir dost olabilmektir. Yalnızca Allah'tan korkan, O'ndan başka veli ve yardımcı edinmeyen müminler herşeyin Allah'tan geldiğini bilirler ve yalnızca O'na dayanıp, güvenir ve O'na tevekkül ederler. Bu, bir insanın hayatında çok önemli değişikliklere neden olan son derece önemli bir sırdır.
"Allah birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma. Onlara tezellül edip (alçalıp) mihnet çekme. Onlara temellük edip (sahiplenip) boyun eğme. Onların arkasına düşüp zahmet çekme. Onlardan korkup titreme. Çünkü, Sultan-ı kainat birdir. Herşeyin anahtarı O'nun yanında, herşeyin dizgini O'nun elindedir; herşey O'nun emriyle halledilir. Onu bulsan her matlubunu (istediğini) buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun." (Mektubat, s. 244, 245; Asa-yı Musa, s. 227) sözleriyle Allah'a olan kayıtsız şartsız bağlılığını ifade eden Bediüzzaman da bu sırrı kavramış bir mümin olarak Allah'a yakın bir dost olmanın önemine dikkat çekmiştir.
Kadere Tevekkül Etmek Büyük Bir Rahatlıktır
Allah, her insanın kaderini onun için olabilecek en hayırlı şekilde yaratmıştır. Bunu bilen yani Allah'a ve kadere iman eden bir insan aynı zamanda çok büyük bir nimet ve rahatlık içinde de olacaktır. Çünkü yeri, göğü ve ikisi arasındaki herşeyi kontrolü altında tutan Yüce Allah'a dayanıp güvenmenin verdiği manevi rahatlığı yaşayacak ve her zaman tevekküllü bir tavır içinde olacaktır.
Zahirde zorluk gibi görünen olayları da, onların çözümlerini de yaratan Allah'tır. Hastalanıldığında şifa verecek, her türlü zorluğu açacak ve tüm engelleri kaldıracak olan da Allah'tır. Herşeyin kontrolü elinde olan ve bu nedenle gerçekte dost edinilmesi gereken de yalnızca Yüce Allah'tır.
Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi 40. sayı (Ekim 2007) 26. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 238 kez incelendi.
|
 |
|