 |
2–5 Cm
“Urocta durandi” cinsi örümcek, yuva yaparken kaya ve taşların oyuklarına, bildiğimiz örümcek ağı yerine, yuvarlak çadır şeklinde bir yapı inşa eder. Bu örümcek, imal etmiş olduğu yapının kemerinden yere doğru sarkarak durur. Çapları 2 ile 5 cm. arasında değişim gösteren çadırların 4 ile 6 arasında değişen giriş-çıkışları vardır. Her kapının girişinde, çadırı yere bağlayan iki tane sinyal iplikçiği bulunur. Eğer bir böcek bu iplikçiğe dokunacak olursa, çadırın taban kısmında pusu kuran örümceğe titreşim uyarıları anında ulaşır. Örümcek yerinden hemen çıkar ve avını çok hızlı bir şekilde bağlayarak, paket haline getirir ve sonra geriye döner.
3 Ay
Dişi Hornbill kuşu, (tropikal Asya ve Afrika'da bulunan boynuz gagalı kuş) yuva yapımında çok titiz davranır. Yuva yapacağı ağaç kovuğunun havadar olması gerekir. Ayrıca kovuğunun tepesinde herhangi bir saldırı anında kaçabilmesi için bir baca da olmalıdır. Hornbill kuşu, yuva yapacağı kovuğu küçük çatlak ve delikleri de kullanarak genişletir. Kullandığı malzemeler türüne göre değişir. Afrika Hornbillleri çamur, Borneo Rhinoceros Hornbillleri reçine, hepsinden büyük olan Hindistan Hornbillleri ise çiğnenmiş talaş ve besin kullanarak yuva yaparlar. Dişi olan kuş, içeride oturarak yuvayı sıvamaya başlar. Erkek kuş da ona bu sıvama işlemi için gerekli malzemeyi taşır. Kısa zamanda yuva öyle daralır ki, dişi kuş dışarıya çıkamaz. Aynı boyutlarda hiçbir avcı da içeri giremez. Dişi kuş bu yuvada yumurtalar çatlayıncaya kadar, yani 3 ay kalır.
800 Km
Okyanuslarda yaşayan su kaplumbağaları üreme vakitleri geldiğinde, sahile akın ederler. Ancak bu, herhangi bir sahil değildir. Doğum yapmak üzere geldikleri sahilin, kendi doğdukları sahil olması gerekmektedir. Bunun için zaman zaman, 800 kilometrelik bir yol kat etmek zorunda kalırlar. Ama bu uzun ve zorlu yolculuk durumu değiştirmez. Her ne olursa olsun doğum yapmak için kendi doğdukları sahile ulaşırlar. Doğar doğmaz, o mekandan uzaklaşmış bir canlının 20–25 yıl sonra aynı yeri tekrar bulabilmesi hiç kuşkusuz, Yüce Rabbimiz'in ilhamı ile gerçekleşen mucizevi olaylardan yalnızca biridir.
6000 M
Dağlık bölgelerde yaşayan Apollon kelebeği, 6.000 m. yükseklikte bile yaşayabilen bir türdür. Bu kelebeklerin vücutları kürke benzeyen siyah tüylerle kaplıdır. Gövdenin koyu rengi, böceğin güneşten ısı emmesine yardım eder. Siyah benekli beyaz kanatlar, diğer kelebeklerinkine oranla daha büyüktür. Böylece güneşin ışınlarını almak için daha geniş bir yüzey sağlanmıştır. Ayrıca bu kanatlar olağanüstü yükselme yönteminde de kelebeğe yardımcı olur. Kanatları son derece incedir, bu yüzden hemen hemen saydam gibidir. Bu da güneş ışınlarının kelebek tarafından kolay emilmesine yardımcı olan diğer bir faktördür.
500.000 Çeşit
Yeryüzünde 500.000'den fazla bitki çeşidi bulunmaktadır. Bütün bu bitki türlerinin her biri kendi içinde özel yapılara ve türlerine özgü sistemlere sahiptirler. Temel olarak hepsinde aynı mükemmel sistemler bulunmakla beraber, üreme sistemleri, savunma mekanizmaları, renk ve desen açısından benzersiz bir çeşitlilik söz konusudur. Bu çeşitlilikte değişmeyen tek unsur; bitkilerde kurulu olan genel düzenin işlemesi için bitkideki bütün parçaların (yaprak ve yapraktaki yapılar, kökler, taşıma sistemleri, kabuk, saplar) ve daha pek çok mekanizmanın bir anda ve eksiksiz bir biçimde var olduğu yani yaratıldığı gerçeğidir.
Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi 40. sayı (Ekim 2007) 54. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 448 kez incelendi.
|
 |
|