Harun Yahya, harun yahya
E-mail :
Şifre :
Beni Hatırla
 
Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7187 tanesi Türkçe, toplam 8414 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
 OTHER LANGUAGES :
Konularına Göre Eserler:
 Ana Sayfa  / Makaleler /  İnkarcıların Dünyasındaki Kabusu: Kaybetme Korkusu
TR Arama: 
 ESERLER
Kitaplar (266)
Cep Kitapları (72)
Kitapçıklar (13)
Dergiler (176)
Belgeseller (203)
Ses Kasetleri (100)
CD'ler (11)
Web Siteleri (94)
Makaleler (6137)
Posterler (17)
Afiş Sergisi (48)
Harun Yahya'nın Tüm Eserler Listesi
DİĞER LİNKLER
Site Hakkında
Harun Yahya Hakkında
Basında Harun Yahya
Türkiye'den Yankılar
Dünyadan Yankılar
İlanlar
Röportajlar
Ramazan Sayfaları
Haber Arşivi
Yardım Sayfası
Bize Ulaşın
Detaylı Arama
Satış Sitesi
Kampanyalar
Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz
GEÇEN HAFTA ÇOK İNDİRİLENLER
Allah'ın Sonsuz Delilleri
Allah'ın Sonsuz Delilleri - CD - 249 download
Hazreti Nuh - Belgesel - 138 download
Kuşlardaki Mucize - Belgesel - 135 download
Kıyamet Günü - Belgesel - 127 download
Karınca Mucizesi - Belgesel - 103 download
Makale : İnkarcıların Dünyasındaki Kabusu: Kaybetme Korkusu - TÜRKÇE
Eylül 2007
İnkarcıların Dünyasındaki Kabusu: Kaybetme KorkusuDin ahlakını yaşamayan insanların, Yüce Allah'ı tam tanımadıkları, O'na dost olmadıkları ve Rabbimiz’e dayanıp güvenmedikleri için kaybetme korkuları çok güçlüdür. Bu korku, Yüce Allah'a tevekkül etmeyerek, her şeyi kendi güçlerinin ve kontrollerinin altında zannetmelerinden kaynaklanır. Oysaki bu bir filmi izleyen insanın sanki filmin sonunu değiştirebilecekmiş gibi heyecana ve paniğe kapılmasına benzer. Böyle bir korku nasıl son derece yersiz ve faydasız ise, kendisi daha doğmadan Allah tarafından belirlenmiş olan kaderini yaşayan bir insanın da endişe ve korkuya kapılması, o kadar yersiz ve faydasızdır.

Kaybetme Korkusu Neden Yaşanır?

Kuran ahlakından uzak yaşayan insanları kaybetme korkusuna yönelten en büyük neden ahiret inancına sahip olmamaları ve ölümden sonra yaşam olduğu gerçeğini kavrayamamalarıdır. Bu nedenle öldüklerinde toprağın içinde çürüyüp yok olacaklarını zanneder ve ölümle birlikte sahip oldukları her şeyden mahrum kalacaklarının endişesini taşırlar. Dolayısıyla da sürekli tedirgin ve mutsuz bir yaşam sürmelerine neden olan birbirinden farklı birçok korkuları vardır.

Dünyayı Kaybetme Korkusu

Kuran ahlakından uzak yaşayan insanların dünyayı kaybetme korkusu o kadar şiddetlidir ki, bunun için birtakım batıl inançlar geliştirmişlerdir. Bu batıl inançların başında öldükten sonra soyadını devam ettirme isteği vardır. Kimi zaman erkek çocuk sahibi olmayı istemelerinin ve maddi durumu iyi olan kişilerin anıtlar, binalar, okullar yaptırmalarının altında yatan neden de gerçekte dünyayı kaybetme ve adının unutulması korkusudur.

Dünyayı kaybetmeyi hatırlattığı için ölüm konusunun konuşulması da bu insanların hoşuna gitmez. Hatta mezarlıkların önünden geçmemeleri, mezarlık yakınında ev almamaları da hep ölümü hatırlamamak için alınan tedbirlerdir. Ancak ölüm, her nerede olurlarsa olsunlar elbette bir gün bu insanları da bulup yakalayacaktır. Bu kaçınılmaz gerçek, Kuran'da şu şekilde haber verilir:

"Her nerede olursanız, ölüm sizi bulur; yüksekçe yerlerde tahkim edilmiş şatolarda olsanız bile..." (Nisa Suresi, 78)

Ölümün kaçınılmaz bir gerçek olduğunu kabul etmek zorunda kalan bu insanların bilinç altlarına, ölümle birlikte dünyayı kaybedecekleri korkusu çok kuvvetli bir biçimde yerleşmiştir. İşte bu korkuyu bastırmak için birçoğu reenkarnasyon adı verilen batıl bir inanca sıkı sıkıya sarılırlar. Sözde defalarca dünyaya geri geleceklerine inanmalarına neden olan bu batıl inanç, Kuran’da bildirilen hükümlere tamamen karşıt bir aldatmacadır. Kuşkusuz insan Yüce Allah’ın dilemesi ile tekrar dirilecektir. Fakat insanların yeniden dirilecekleri yer dünya değil, ahiret olacaktır. Sonsuz mutluluk ve sonsuz azapla devam edecek olan bu yeni hayat, insanın bu dünyada yaptığı ameller sonucunda belirlenecektir.

Müminlerinse asıl bekledikleri ve kavuşmak istedikleri yer, cennettir. Bu nedenle bütün ömürlerini gerçek hayatlarını yaşayacakları cennetin özlemiyle ve Allah Katında hesap vereceklerinin bilinciyle geçirirler. Ölümün bir son olmadığının da farkındadırlar. Dolayısıyla müminlerin, ölümden ya da dünyayı kaybetmekten yana bir korkuları yoktur. Onlar yalnızca Yüce Allah’ı razı edememiş olup, ahireti kaybetme ihtimalinden dolayı, kendilerini daima hayra yönelten korku ile umut arasında bir duygu yaşarlar. Nitekim Yüce Allah bir Kuran ayetinde müminlerin korku ve umut arasında, olduklarını, kendilerini cehennemden sakındırıp, cennete kavuşturması için Yüce Allah’a dua ettiklerini bildirmiştir:

“Onların yanları (gece namazına kalkmak için) yataklarından uzaklaşır. Rablerine korku ve umutla dua ederler ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler.” (Secde Suresi, 16)

Sahip Olduklarını Kaybetme Korkusu

Bazı insanları kaybetme korkusuna yönelten nedenlerden bir diğeri de sahip olduklarını yitirme endişesidir. Bu kişiler Allah'ın rızasını kazanmayı amaçlamadıkları için, Yüce Allah'ın kendilerine verdiği imkanları, boş ve yararsız şeyler uğrunda harcarlar. Dünya malına olan düşkünlükleri nedeniyle, sürekli olarak kaybetme korkusu yaşarlar. Hiç beklemedikleri bir anda, hiç tahmin etmedikleri bir olay nedeniyle zarara uğrayabileceklerini ve ellerindekini kaybedebileceklerini bilmek onları büyük bir huzursuzluğun içine sürükler. Dolayısıyla ne kadar güzel işler yaparlarsa yapsınlar ya da ne kadar çok menfaat elde ederlerse etsinler, içlerindeki bu kaybetme korkusu onları sürekli mutsuz ve sıkıntılı kılar. Oysa hayatlarından bu kadar memnuniyetsiz olmaları din ahlakından uzak bir yaşam sürmelerinden kaynaklanmaktadır. Sonsuz kudret sahibi Allah'ın gücünü ve dünya hayatındaki her olayı denenmeleri için yarattığını düşünmedikleri için kalpleri daimi bir azap içerisindedir.

Aslında burada verilen birkaç örnek, iman etmeyen insanların bakış açılarının ne kadar dar ve sadece dünya ile sınırlı olduğunu ortaya koyar. Çünkü dünyada kazanılan herhangi bir şey yitirildiği için üzüntü veya korku duymaya gerek yoktur. Yüce Allah dünyada verdiği sınırlı nimetlerin benzerini ve daha da fazlasını cennette kat kat artırarak mümin kullarına verecektir. İman ettikleri takdirde;

"Sevdikleri yanlarında olacak." (Rad Suresi, 23),

"Karşılıksız, çalışmadan ve yorulmadan en temiz yiyecekleri yiyecekler." (Mürselat Suresi, 43),

"Büyük bir mülk ve nimete (İnsan Suresi, 20), sevgi dolu, hep yaşıt eşlere" (Vakıa Suresi, 37), "ebedi kılınmış gençliğe" (İnsan Suresi, 19), "güzel ve temiz giysilere" (Fatır Suresi, 33) sahip olacaklar,

Hüzün, kin, sıkıntı, bıkkınlık gibi insanı manevi anlamda yıpratan özelliklerden arınmış olacaklardır.

"… Orada nefislerin arzu ettiği ve gözlerin lezzet (zevk) aldığı herşey var. Ve siz orada süresiz kalacaksınız." (Zuhruf Suresi, 71) ayetiyle haber verildiği gibi bu elbette tüm salih müminler için çok büyük bir müjde ve sevinç vesilesidir.

Kaybetme Korkusunun Verdiği Ebedi Zarar

İman etmeyen insanlar hastalandıklarında hayatlarını, yaşlandıklarında gençlik ve güzelliklerini, ölümle birlikte sevdiklerini, sahip oldukları mallarını, insanlar içerisindeki saygınlıklarını ve bunlar gibi değer verdikleri maddi-manevi birçok şeyi kaybedeceklerini düşünürler. Oysa burada sayılanların hepsi dünya hayatı ile sınırlıdır ve elbette bir gün ölümle kaybedilir. Bu insanlar çabucak geçmekte olan dünya hayatında kaybedeceklerini düşünürken ve tutkuyla dünyaya bağlanırken asıl olarak ahireti kaybederler. Bu nedenle insan, dünyada yalnızca Allah’ın rızasını ve ahireti kaybetmekte korkusunu yaşamalıdır. Nitekim Yüce Allah sürekli olarak elde ettiklerini kaybetme korkusu içinde yaşayan insanların hem ahireti hem de dünyayı kaybettiğini bir Kuran ayetinde oldukça hikmetli bir biçimde şöyle haber verir:

"İnsanlardan kimi, Allah'a bir ucundan ibadet eder, eğer kendisine bir hayır dokunursa, bununla tatmin bulur ve eğer kendisine bir fitne isabet edecek olursa yüzü üstü dönüverir. O, dünyayı kaybetmiştir, ahireti de. İşte bu, apaçık bir kayıptır." (Hac Suresi, 11)

Burada sayılanların her biri Kuran ahlakını yaşamayan insanların hissettiği korkulardır. Din ahlakından uzak yaşandığı sürece bu endişelerin duyulması kaçınılmazdır. Müminler içinse durum daha farklıdır, onlar bu tür korkuların hiçbirini yaşamazlar. Her şeyin Allah'ın kontrolünde olduğunu bilir, Yüce Allah'ın yarattığı kadere teslim olurlar. Ayette onların bu üstün ahlakı şöyle bildirilir:

"De ki: "Allah'ın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiçbir şey isabet etmez. O bizim Mevlamızdır. Ve mü'minler yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler." (Tevbe Suresi, 51)

Asıl Büyük Kayıp Düşünmekten Kaçmaktır

Yüce Allah, Kuran'da pek çok ayette derin düşünmenin bir mümin özelliği olduğunu bildirmiştir. Ayrıca Rabbimiz, ayetlerinde örnekler vererek "öğüt alıp düşünmez misiniz?" diye buyurur. Her insan gün içinde, öğüt alıp düşünebileceği, göklerin ve yerin nuru olan Allah'ın sanatını görebileceği, yaratılışın delillerini kavrayabileceği, Allah'ın büyüklüğünü anlayarak, şanını yüceltebileceği çok fazla fırsatla karşılaşır. Düşünmeyen insan ise önüne çıkan bu fırsatları günlük yaşamın akışı içinde gelişen sıradan olaylar olarak değerlendirir ve bunların önemini kavrayamaz. Oysa Allah bir ayette insanlara düşünmeleri için imtihan gereği yaratılan sıkıntıları şöyle haber vermiştir:

"Görmüyorlar mı ki, gerçekten onlar her yıl, bir veya iki defa belaya çarptırılıyorlar da sonra tevbe etmiyorlar ve öğüt alıp (ders çıkarıp) düşünmüyorlar." (Tevbe Suresi, 126)

Kendisine yapılan bu yöndeki hatırlatmaları görmezlikten gelmek ise sadece kişinin kendisine zarar verir. Üstelik bu, kişinin düşünmemekten dolayı uğradığı sayısız kayıptan yalnızca bir tanesidir.

Düşünmeyen ve gelecek hakkında endişe duyan bir insan, etrafındaki güzelliklerin de farkına varamaz. Allah'ın yarattığı inceliklerden zevk alamaz. Her şeyin Yaratıcısı olan Allah'ın varlığının delillerini, O'nun yüceliğini kavrayamaz. İşte bu da insan için çok büyük bir nimet kaybıdır. Çünkü dünyadaki tüm güzellikleri yaratanın Allah olduğunu fark edemeyen bir insanın ahirete yönelik bir beklentisi de olmaz. Dünyadaki her şeyin ölümle son bulacağını zannettiği için, yegane amacı olan bu geçici güzelliklerden bile gerçek anlamda zevk alması mümkün değildir.

Kaybetme Korkusu Nasıl Engellenir?

Kuran ahlakını yaşamayan insanlar, dünyaya duydukları kuvvetli tutku nedeniyle, endişe, mutsuzluk, gerginlik ve kaybetme korkusu yaşarlar. Oysa bu onların çok önemli bir gerçekten habersiz yaşamalarının sonucunda kendi kendilerine yaşattıkları bir zulümdür. Yüce Allah bir ayetinde, “Şüphesiz Allah, insanlara hiçbir şeyle zulmetmez. Ancak insanlar, kendi nefislerine zulmediyorlar.” (Yunus Suresi, 44) buyurmaktadır. Allah'a iman etmeyen veya zayıf bir imana sahip olduğu için Allah'ın bildirdiği gerçekleri görmezden gelerek yaşamayı tercih eden insanların dünyada aldıkları karşılık, hep böyle endişe, üzüntü ve kuruntu içinde yaşamak, birçok korkuya ve zayıflığa sahip olmaktır.

Gerçeği bilen müminler içinse, dünya hayatında korku, endişe veya mutsuzluk nedeni olabilecek hiçbir şey yoktur. Çünkü iman edenler, her olayı Yüce Allah'ın kaderde yarattığını, her şeyin O’nun Katındaki bir kitapta bulunduğunu ve kendilerinin de diğer tüm insanlar gibi kaderlerinde yazılanları yaşadıklarını bilirler. Yüce Allah'ın yarattığı olayların kendileri için her zaman güzellikle sonuçlanacağını, O’nun salih kullarının kaderini en hikmetli ve kendileri için en hayırlı şekilde yarattığını asla unutmazlar. Bu da onların herhangi bir konuda kaybetme korkusu yaşamalarını engeller. Rabbimiz Kuran'da her türlü korkudan arınıp Kendisi'ne tevekkül eden mümin kullarını şöyle müjdeler:

"Haberiniz olsun; Allah'ın velileri, onlar için korku yoktur, mahzun da olmayacaklardır. Onlar iman edenler ve (Allah'tan) sakınanlardır. Müjde, dünya hayatında ve ahirette onlarındır. Allah'ın sözleri için değişiklik yoktur. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur." (Yunus Suresi, 62–64)

Bediüzzaman Said Nursi Tevekkülsüzlüğe Karşı Uyarmıştır

Bediüzzaman Said Nursi, bir sözünde insanın tevekkül etmediği takdirde, kendi kendini nasıl bir korku içine sokacağını şöyle ifade eder:

"İnsan zaîftir, belaları çok. Fâkirdir, ihtiyacı pek ziyâde. Acizdir, hayat yükü pek ağır. Eğer Kadîr-i Zülcelâl'e dayanıp tevekkül etmezse ve îtimad edip teslim olmazsa, vicdanı daim azâb içinde kalır. Semeresiz (sonuçsuz, verimsiz) meşakkatler (zorluklar), elemler, teessüfler onu boğar. Ya sarhoş veya canavar eder." (Sözler, s. 29)

Tevekkül Müminlere Özgü Bir Özelliktir

Müminler, şer gibi görünen olayların aslında kendileri için büyük bir hayır olduğuna iman eder ve Allah'a tevekkül ederler. Bu, sadece müminlere has bir özelliktir. Peygamber Efendimiz (sav) bir hadisinde bu konuyu şöyle ifade etmiştir:

"Mü'min kişinin durumu ne kadar şaşırtıcıdır. Zira her işi onun için bir hayırdır. Bu durum, sadece mü'mine hastır, başkasına değil: Ona memnun olacağı bir şey gelse şükreder, bu ise hayırdır; bir zarar gelse sabreder bu da hayırdır." (Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, 2.cilt, s. 208)

Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi 39. sayı (Eylül 2007) 42. sayfada yayınlanmıştır.

Bu eser 406 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin.
Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
 
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Yorumunuz   :  
 
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;
Gizli Azaplardan Kurtulmanın Yolu: Kuran Ahlakını Yaşamak-1 - Makale
Gizli Azaplardan Kurtulmanın Yolu: Kuran Ahlakını Yaşamak-2 - Makale
İnkar Edenlerin Dünyada Yaşadıkları En Büyük Gizli Azaplardan Biri; Sevgisizlik - Makale
Yeryüzünde Başlayan Sonsuz Azap - Makale
Gizli Azapların Çözümü - Kitap
Bu eserin konusuyla ilgili yazarın diğer eserlerini görmek için tıklayınız.
ÇOK İNCELENEN MAKALELER
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran
Peygamberimizin Güzel Hayatı
Geçmişten Günümüze İslam Alimleri ve Hz. Mehdi
Atatürk’ün Türk Diline ve Türk Tarihine Verdiği Önem
Hazreti Muhammed'in Üstün Ahlakı -1-
ÇOK İNDİRİLEN MAKALELER
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 3011 download
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 2282 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1885 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1585 download
CNNTurk'ün Evrim Yanılgıları - 1341 download
Bu sitedeki tüm dökümanları, sitemizi kaynak göstermek şartıyla
telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Harun Yahya International © 2002.