 |
Hz. İbrahim Allah'ın, kendisini "dost edindiği" bir elçidir. Hem kendi kavmine hem de kendisinden sonra gelen kavimlere üstün ahlakıyla örnek olmuştur. Allah pek çok ayette Hz. İbrahim'in üstün ahlakını övmüştür:
"Doğrusu İbrahim, yumuşak huylu, duygulu ve gönülden (Allah'a) yönelen biriydi." (Hud Suresi, 75)
Müminlere güzel ahlakı ile örnek olan Hz. İbrahim, Allah'a gönülden yönelip dönen, Allah'a karşı içli, cesur, sözünde doğru bir insandır. Allah bir başka ayette de Hz. İbrahim'in ahlakını şöyle tarif etmektedir:
"Gerçek şu ki, İbrahim (tek başına) bir ümmetti; Allah'a gönülden yönelip itaat eden bir muvahhiddi ve o müşriklerden değildi. O'nun nimetlerine şükrediciydi. (Allah) Onu seçti ve doğru yola iletti. Ve Biz ona dünyada bir güzellik verdik; şüphesiz o, ahirette de salih olanlardandır." (Nahl Suresi, 120-122)
Hz. İbrahim, daha çok genç yaşta iken ve çevresinde kendisine Allah'ın varlığını anlatan hiç kimse yokken, kendi kendine gökyüzünü inceleyerek tüm varlıkları Allah'ın yarattığını fark etmişti. Allah bu konuyu Kuran'da şöyle haber verir:
" (İbrahim) Gece, üstünü örtüp bürüyünce bir yıldız görmüş ve demişti ki: ‘Bu benim rabbimdir.’ Fakat kayboluverince: ‘Ben kaybolup-gidenleri sevmem’ demişti. Ardından Ay'ı, (etrafa aydınlık saçar) doğar görünce: ‘Bu benim rabbim’ demiş, fakat o da kayboluverince: ‘And olsun’ demişti, ‘Eğer Rabbim beni doğru yola erdirmezse gerçekten sapmışlar topluluğundan olurum.’ Sonra güneşi (etrafa ışıklar saçarak) doğar görünce: ‘İşte bu benim rabbim, bu en büyük’ demişti. Ama o da kayboluverince, kavmine demişti ki: ‘Ey kavmim, doğrusu ben sizin şirk (Allah'a ortak, eş) koşmakta olduklarınızdan uzağım." (Enam Suresi, 76-78)
Hz. İbrahim'in kavminde, birtakım varlıkları Allah'tan daha çok seven, onlara Allah'tan daha çok değer veren kişiler vardır. Hz. İbrahim, kendi yaptıkları putlara tapan ve bu putlara tapma konusunda son derece kararlı ve ısrarlı olan bir kavme gönderilmiştir. Hz. İbrahim putlara tapan bu insanları, bir olan Allah'a kulluk etmeye, O'ndan korkup sakınmaya şöyle davet etmiştir:
"İbrahim de; hani kavmine demişti ki: ‘Allah'a kulluk edin ve O'ndan sakının, eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır. Siz yalnızca Allah'tan başka birtakım putlara tapıyor ve birtakım yalanlar uyduruyorsunuz. Gerçek şu ki, sizin Allah'tan başka taptıklarınız, size rızık vermeye güç yetiremezler; öyleyse rızkı Allah'ın katında arayın, O'na kulluk edin ve O'na şükredin. Siz O'na döndürüleceksiniz.’" (Ankebut Suresi, 16-17)
Hz. İbrahim'in ihlaslı ve samimi tebliğine rağmen putlarına ibadet etmekte ısrarlı davranan kavmi, hem onu doğru yoldan ayırmak hem de kendilerine yaptığı tebliği engellemek için Hz. İbrahim'le tartışmalara girmişlerdir. O zaman Hz. İbrahim kavmine, yalnızca Allah'tan korktuğunu, asıl güvenliğin ve kurtuluşun Allah'a teslim olmakta olduğunu anlatmıştır:
"... ‘O beni doğru yola erdirmişken, siz benimle Allah konusunda çekişip-tartışmaya mı girişiyorsunuz? Sizin O'na şirk koştuklarınızdan ben korkmuyorum, ancak Allah'ın benim hakkımda bir şey dilemesi başka. Rabbim, ilim bakımından herşeyi kuşatmıştır. Yine de öğüt alıp-düşünmeyecek misiniz? Hem siz, O'nun haklarında hiçbir delil indirmediği şeyleri Allah'a ortak koşmaktan korkmazken, ben nasıl sizin şirk koştuklarınızdan korkarım? Şu halde 'güvenlik içinde olmak bakımından' iki taraftan hangisi daha hak sahibidir? Eğer bilebilirseniz.’ İman edenler ve imanlarını zulümle karıştırmayanlar, işte güvenlik onlar içindir ve onlar hidayete ermişlerdir." (Enam Suresi, 80-82)
Hz. İbrahim, kavmini taptıkları putları bırakmaları için uyarırken, onlara putların aslında müstakil güçleri olmayan "temsili birer heykel" ve "kendi yontmakta oldukları sahte ilahlar" olduklarını hatırlatmıştır. Hz. İbrahim'in kavmine, taptıkları sahte ilahları bırakarak gerçek ilahları olan Allah'a yönelmelerini anlatan ayetlerden bazıları şöyledir:
"Hani babasına ve kavmine demişti ki: ‘Sizin, karşılarında bel büküp eğilmekte olduğunuz bu temsili heykeller nedir?’ ‘Biz atalarımızı bunlara tapıyor bulduk’ dediler. Dedi ki: ‘Andolsun, siz ve atalarınız apaçık bir sapıklık içindesiniz.’ ‘Sen bize gerçeği mi getirdin, yoksa (bizimle) oyun oynayanlardan mısın?’ ‘Hayır’ dedi. ‘Sizin Rabbiniz göklerin ve yerin Rabbidir, onları kendisi yaratmıştır ve ben de buna şehadet edenlerdenim." (Enbiya Suresi, 52-56)
Hz. İbrahim tek başına kavmine karşı verdiği cesur ve akılcı mücadele ile müminler için güzel bir örnek olmuştur. Ancak kavminin insanları kendi menfaatleriyle çatıştığı için hak dini kabul etmek istememiş, Hz. İbrahim'e bir tuzak kurarak onu öldürmeye çalışmışlardır. Ancak Allah, Hz. İbrahim'e kurulan tuzağı bozmuş, onu zalim kavminin elinden kurtarmıştır.
Hz. İbrahim böyle zor bir ortamda bile daima Allah’a teslim olmuştur. Kavminin Hz. İbrahim’i ateşe atma tehdidine karşı, Hz. İbrahim kavmine şöyle demiştir:
" (İbrahim) Dedi ki: "Şüphesiz ben, Rabbime gidiciyim; O, beni hidayete erdirecektir." (Saffat Suresi, 99)
Hz. İbrahim'in bu sözleri tüm müminlere önemli bir gerçeği hatırlatmaktadır. Tüm insanları yaratan Allah'tır. Ve tüm insanlar O'nun tespit ettiği bir sürede ölüp yine Allah'a döneceklerdir. İşte "şüphesiz ben Rabbime gidiciyim" diyen Hz. İbrahim de bu sözü ile ölümün Allah'a dönüş olduğunu tüm kavmine hatırlatmıştır. O halde Müslümanların yapması gereken de, karşılaştıkları her olayda Allah'a olan sarsılmaz güvenlerini dile getirmek ve insanları Allah’ın yoluna davet etmektir.
Bu makale, Düşünen Çocuk Dergisi 06. sayı (Eylül 2002) 22. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 1.982 kez incelendi.
|
 |
|