 |
Kuşlar Da Diğer Tüm Canlılar Gibi Evrimleşmemiştir
Evrim teorisine göre hayat sözde suda evrimleştikten sonra amfibiyenlerle karaya taşınmıştır. Amfibiyenlerin bir kısmı da yine teoriye göre sürüngenlere dönüşüp tam bir kara hayvanı haline gelmiştir. Fosillere baktığımızda böyle bir dönüşümün fizyolojik ve anatomik yönden imkansız olduğunu ve yaşanmadığını görürüz. Ancak evrim masalının imkansız senaryoları bununla bitmez. Evrimciler karaya çıktığını iddia ettikleri bu canlıları bir de "uçururlar".
Evrimciler, kuşların bir şekilde evrimleşmiş olmaları gerektiğine inandıkları için, bu canlıların sürüngenlerden geldiklerini iddia ederler.
Kara canlılarından tamamen farklı bir yapıya sahip olan kuşların hiçbir vücut mekanizması evrim ile açıklanamaz. Çünkü,
- Kuşu kuş yapan en önemli özellik olan kanatlar, evrim için çok büyük bir çıkmazdır. Kanatların bu kusursuz yapısının bir sürüngenin ön ayaklarının, genlerinde meydana gelen bir bozulma (mutasyon) sonucunda kusursuz bir kanada dönüşmeyeceği açıktır.
- Kemiklerinin içi boştur, bu nedenle kuşların iskeletleri kara canlılarına göre çok daha hafiftir.
- Akciğerleri çok daha farklı bir yapı ve işleve sahiptir.
- Değişik bir kas ve iskelet yapıları vardır ve çok daha özelleşmiş bir kalp-dolaşım sistemleri bulunur.
- Bu mekanizmalar, yavaş yavaş, "birikerek" oluşamazlar. Bu nedenle sürüngenlerin kuşlara dönüştüğü teorisi tamamen bir aldatmacadır.
Tüm bu bilim dışı hikayeyi doğru saysak bile, bu hikayenin doğrulanması için var olması gereken çok sayıda "tek kanatlı", "yarım kanatlı" canlı fosiline rastlanmamaktadır. Buna karşılık kuşları Yüce Allah’ın bir anda yarattığını kanıtlayan sayısız fosil vardır.
Bir Evrimci İtiraf
Türk evrimcilerden Engin Korur, kanatların evrimleşmesinin imkansızlığını şöyle itiraf eder:
"Gözlerin ve kanatların ortak özelliği ancak bütünüyle gelişmiş bulundukları takdirde vazifelerini yerine getirebilmeleridir. Başka bir deyişle, eksik gözle görülmez, yarım kanatla uçulmaz. Bu organların nasıl oluştuğu doğanın henüz iyi aydınlanmamış sırlarından birisi olarak kalmıştır." (Engin Korur, "Gözlerin ve Kanatların Sırrı", Bilim ve Teknik, Sayı 203, Ekim 1984, s. 25)
Liaoningoris
Yaş: 140 Milyon Yıllık
Dönem: Jura
Bulunduğu Yer: Liaoning, Çin
İlk olarak Çin'de Kasım 1996'da bulunan, 130 milyon yaşındaki Liaoningoris isimli bu kuşun varlığı paleontologlar Lianhin Hou, Martin ve Alan Feduccia tarafından Science dergisinde yayınlanan bir makaleyle duyuruldu. Liaoningoris, günümüz kuşlarında bulunan uçuş kaslarının tutunduğu göğüs kemiğine sahipti. Diğer yönleriyle de bu canlı günümüz kuşlarından farksızdı. Tek farkı, ağzında dişlerinin olmasıydı. Bu durum, dişli kuşların, hiç de evrimcilerin iddia ettikleri gibi ilkel bir yapıya sahip olmadıklarını gösteriyordu. Nitekim Alan Feduccia, Discover dergisinde yayınlanan yorumunda, Liaoningoris'in, kuşların kökeninin dinozorlar olduğu iddiasını geçersiz kıldığını belirtmişti.
Messel Kuşu
Yaş: 48 Milyon Yıllık
Dönem: Eosen
Bulunduğu Yer: Messel, Almanya
Resimde görülen Messelornis Cristata en çok bulunan kuş örneklerinden biridir. Toplam iskelet uzunluğu 25 – 30 cm'dir.
Karabatak Kafatası
Yaş: 18 Milyon Yıllık
Dönem: Miosen
Karabatak, Phalacrocoracidae familyasına dahil olan bir tür deniz kuşudur. 38 farklı türü olduğu bilinmektedir. Fosil bulguları, bugün yaşayan karabatakların sahip olduğu tüm özelliklere, milyonlarca yıl önce yaşamış olanların da sahip olduklarını göstermektedir. Diğer tüm canlılar gibi karabatakların da evrim geçirmediğini ispatlayan bu durum, Darwinistleri bir kez daha yenilgiye uğratmıştır.
Bu makale, İlmi Mercek Dergisi 38. sayı (Ağustos 2007) 50. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 521 kez incelendi.
|
 |
|