 |
Nahl Suresi
Nahl Suresi, Kuran-ı Kerim'in 16. suresidir ve 128 ayetten oluşmaktadır. Sure, adını 68. ayette geçen “nahl” kelimesinden almıştır. “Nahl” kelimesi “bal arası” anlamına gelmektedir. Surede, Yüce Allah'ın yaratmış olduğu hayvanlar ve onlardaki özellikler haber verilmektedir:
"Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin. Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır." (Nahl Suresi, 68–69)
Nahl Suresi'nin pek çok ayetinde Rabbimiz Kendisi'nden başka İlah olmadığını bildirmekte ve kullarına sadece Kendisi'nden korkup sakınmalarını emretmektedir.
Surenin devamında ise;
- Yüce Allah'ın yarattığı ve insanlara verdiği nimetlerden örnekler verilmiştir. Rabbimiz'in insanı yaratmaya bir damla sudan başladığı ve gökleri, yeri, hayvanları, sabahları, akşamları, suyu, ekinleri, hurmalıkları, üzümleri ve meyvelerin her türlüsünü, geceyi, gündüzü, Güneş'i, Ay'ı, denizleri, dağları, ırmakları, yolları yaratan olduğu ve bu nimetlerin bir genelleme yapılarak dahi sayılamayacağı haber verilmiştir. Rabbimiz bu örneklerde öğüt alıp düşünecek olanlar için ayetler olduğunu bildirmiş ve bütün bu nimetler için Kendisi'ne şükredilmesini emretmiştir.
- Rabbimiz'in, bir işin olmasına karar vermesiyle ve yalnızca “Ol” demesiyle onun hemen oluvereceği bildirilmiştir. Ayrıca yarattığı her şeyin Kendisi'ne secde etmekte olduğu ve yine ancak O'nun ilham ettiği şekilde hareket ettikleri haber verilmiştir.
- Yüce Allah Nahl Suresi'nde, iman edenler ve etmeyenlerin farkını bir örnekle haber vermiştir; “iki kişiden biri dilsiz, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve kendisine bakan efendisinin üzerinde yük' olarak bildirilmiştir. Allah, bu kimsenin hiçbir hayra vesile olamayacağını ve doğru yol üzerinde olanla da eşit olmayacağını bildirmiştir.
- Rabbimiz insanlara dünyada sahip olduklarının mutlaka sonunun geleceğini ancak Kendi Katında olanların kalıcı olduğunu bildirmiştir. Dünyada başlarına gelenlere sabredenlerin karşılığının ise cennette en güzel şekilde kendilerine verileceğini haber vermiştir. Yüce Allah, kadın, erkek bütün müminlerin cennet için ciddi bir çaba göstermelerini emretmiştir.
Nahl Suresi'nin son ayetlerinde ise Rabbimiz insanları şeytanın tuzaklarına karşı uyarmış ve onun, iman eden ve Kendisi'ne tevekkül eden kulları üzerinde hiçbir etkisinin olamayacağını bildirmiştir. Yüce Allah ayrıca, Hz. İbrahim'i tüm kullarına örnek olarak göstermiş ve onun Kendisi'nin verdiği nimetlere şükredici olduğunu ve böylece Allah'ın da onu kulları arasından seçerek doğru yola ilettiğini bildirmiştir.
İsra Suresi
Kuran-ı Kerim'in 17. suresi olan İsra Suresi 111 ayetten oluşmaktadır. Arapçada “İsra” kelimesi “gece yürütmek” anlamına gelmektedir.
“Bir kısım ayetlerimizi kendisine göstermek için, kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya götüren O (Allah) Yücedir. Gerçekten O, işitendir, görendir.” (İsra Suresi, 1)
Surenin ilk ayetlerinde Hz. Musa ile ilgili bir kıssa yer alır ve Rabbimiz'in onu, İsrailoğullarına Kendisi'den başka bir veli edinmemeleri için bir elçi olarak gönderdiği bildirilmiştir.
Surenin devamında ise;
- İnsanların aceleci olduğuna dikkat çekilmiş ve bu özelliklerinden dolayı hayır için dua ettikleri gibi kendileri için şer olabilecek şeyleri de isteyebildikleri bildirilmiştir.
- Yüce Allah, kullarına anne babalarına karşı güzellikle davranmalarını emretmiş, onları cimrilik etmekten, israf etmekten, yoksulluk endişesiyle çocuklarını öldürmekten sakındırmıştır.
- Rabbimiz kullarına sözün en güzel olanını söylemelerini emretmiş ve kullarını şeytanın düşmanlığına karşı uyarmıştır.
- Gökte ve yerde olanların Yüce Allah'ı tesbih edip yücelttiği ve yarattıkları arasından O'nu övgüyle tesbih etmeyen hiçbir şeyin bulunmadığı haber verilmiştir.
İsra Suresi'nde Hz. Adem ile ilgili de bir kıssa yer almaktadır. Rabbimiz Hz. Adem'i yaratmış ve meleklere ona secde etmelerini emretmiştir. Sadece İblis Hz. Adem'in çamurdan yaratıldığını ve bu sebeple kendisinin daha hayırlı olduğunu söyleyerek diğer meleklerle birlikte secde etmemiştir. Bunun üzerine Allah'tan kıyamet gününe kadar süre istemiş ve insanları O'nun yolundan ayırmaya çalışacağını söylemiştir. Ancak Rabbimiz kullarına, gerçekten iman edenler üzerinde şeytanın hiçbir gücü olamayacağını hatırlatmıştır.
Surenin son ayetlerinde ise en güzel isimlerin Yüce Allah'a ait olduğu; çocuk edinmeyen, mülkte hiçbir ortağı olmayan ve hiçbir şeye ihtiyacı olmayan Rabbimiz'e bu isimleriyle dua etmek gerektiği ve övülmeye layık olanın yalnızca Allah olduğu bildirilmiştir.
Bu makale, İlmi Mercek Dergisi 38. sayı (Ağustos 2007) 42. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 218 kez incelendi.
|
 |
|