Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7820 tanesi Türkçe, toplam 9221 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Koray arkadaşları tarafından çok sevilen, yardımsever ve çalışkan bir çocuktu. Sınıflarına o gün bir video gelmişti ve öğretmenleri öğle tenefüsünden sonra çalıştıracaktı. Tenefüsteyken bir ara Koray sınıfa geri döndü. Hakan videonun arkasına doğru eğilmiş sıkıntılı bir halde birşeyler yapmaya çalışıyordu.
Hakan elektronik aletlere çok meraklı bir çocuktu. Öğretmeninin uyarısını dikkate almamış ve videonun düğmeleriyle oynamıştı. Videoyu yakından incelemek istemiş, düğmelerine basarken bir tanesini kırmıştı.
Hakan: Lütfen öğretmene hiçbir şey söyleme. Nasıl olsa tamir edilir ama benim bozduğum öğrenilirse öğretmen çok kızar.
İkisi birlikte sınıftan çıktılar. Ders zili çalıp da herkes sınıfa girdiğinde karşılaştıkları manzara şaşırtıcıydı. Öğretmen, videonun bozulduğunu görünce bunu kimin yaptığını öğrenmek istedi. Sınıfta derin bir sessizlik oldu. Öğretmen “öğle tenefüsünde sınıfa giren oldu mu?” diye sordu. Ahmet ayağa kalkıp, Kerem'i zil çalmadan az önce sınıftan çıkarken gördüğünü söyledi.
Kerem: Ben birşey yapmadım öğretmenim, dedi.
Öğretmen, bir şey yapmadığını söylemesine rağmen Kerem’in anne-babasını okula çağırmaya karar verdi. Kerem öğretmeninin bu kararı üzerine haksızlığa uğradığını düşünerek ağlamaya başladı. Bütün bu olaylara şahit olan Koray, Hakan'a söz verdiği için doğruları açıklamadı ama bu konudan dolayı da tabii içini bir sıkıntı kapladı. Çünkü vicdanı onu doğruyu gizlediği için sıkıyordu.
Koray eve gittiğinde sıkıntılı hali bütün gece ailesinin gözünden kaçmadı. Babası Koray'ın yanına oturdu.
Babası: Sen belli ki bir şeye üzülmüşsün bana anlatmak ister misin? Belki sıkıntını beraber çözebiliriz.
Koray okulda olanları anlattı. Gerçeği bildiği halde sessiz kaldığını ve Kerem’in suçsuz yere ailesine haber verildiğini ekledi.
Babası: Seni rahatsız eden vicdanının sesi. Çünkü o doğru olanı yapmanı istiyor ve sana arkadaşının hatasını saklamaya çalışarak yanlış yaptığını hatırlatıyor.
Koray: Yani vicdanım doğru olanı bildiğim ama onu yapmadığım için beni uyarıyor mu?
Babası: Allah insanları yaratırken onlar için nefis ve vicdanı da var etmiştir. Allah bizi dünyadaki davranışlarımızla imtihan eder. Nefis sürekli olarak insanı gevşetmeye, kendi bencil tutkularına hizmet ettirmeye çalışır. Bunun için gerekirse insanı adaletten, merhametten, iyilikten, çalışkanlıktan uzak tutmak için kandırmaya uğraşır. Vicdan ise doğruyu gösterir ve sürekli onu doğru olanı yapmaya yöneltir. İnsanları Allah’ın hoşnut olacağı güzel ahlaka davet eder. Eğer nefsinin peşinden gider ve vicdanını susturmaya çalışırsan, bu sefer doğruyu yapıncaya kadar sana azap vermeye başlar.
Koray: Ben doğruyu bildiğim halde bunu yapmıyorum ve onun için vicdan azabı mı çekiyorum babacığım?
Babası: Allah Kuran'da nefsin bize çeşitli kuruntular verdiğini bildirmiştir:
"Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız." ( Kaf Suresi, 16)
Bir başka ayetinde de Allah insanlara adaletten sapmamalarını tavsiye etmiştir:
"... Hiç bir nefse, gücünün kaldırabileceği dışında bir şey yüklemeyiz. Söylediğiniz zaman -yakınınız dahi olsa- adil olun. Allah'ın ahdine vefa gösterin. İşte bunlarla size tavsiye (emr) etti; umulur ki öğüt alıp-düşünürsünüz." (Enam Suresi, 152)
Koray ertesi sabah okula gidip hemen Hakan'ı buldu. Ona babasıyla olan konuşmalarını anlattı. Hakan, kendisinin de vicdan azabı duyduğunu ve hemen öğretmene doğruyu anlatmak istediğini söyledi. Bunun üzerine birlikte öğretmenlerine gittiler ve başlarına gelenlerin hepsini anlattılar.
Öğretmen: Sevgili çocuklar! Arkadaşlarınız Koray ve Hakan çok güzel bir davranış örneği sergilediler. İkisi de bir hata yaptılar ama sonra hatalarından tevbe edip hemen hatalarını düzelttiler. Sakın siz de hata yapmaktan korkmayın ve bir hata yaptığınız zaman hemen tevbe edip, dürüst davranın Allah'tan bağışlanma dileyin.
Bu makale, Düşünen Çocuk Dergisi05. sayı (Ağustos 2002) 38. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 232 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin. Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Tavsiyelerimiz
Bu eserin konusuyla ilgili yazarın diğer eserlerini görmek için tıklayınız.