 |
Bir Şey Unutulduğunda Allah'ı Zikretmek
İstisnasız olarak, her insanın bir kusuru ve eksiği vardır. Çünkü yaratılmıştır ve yaratılmışlara özgü bir acizlik içindedir. Eksiklikten ve kusurdan münezzeh olan ise sadece Allah'tır. İnsanın ne kadar aciz ve çaresiz bir durumda olduğunu anlayabileceği eksikliklerinden bir tanesi unutkanlıktır.
Unutkanlık, bunu yapan kişi dünyanın en zeki insanı bile olsa, oluşmasına kesinlikle engel olamadığı bir acizliktir. Çünkü insan bir bakıma, hafızasıyla birlikte bir anlam taşır. Ancak ağzından çıkan cümlesinin sonunu bir anda insana unutturan Allah, tek bir anda geçmişiyle ilgili herşeyi de unutturabilir. İnsan, kendisine malik olabilmesi için Allah'ın her an hafızasında canlı tuttuğu bilgilere muhtaçtır. Allah onlardan tek bir tane bile eksiltme yaptığında insanın bu bilgiyi geri getirmek için yapacak hiçbir şeyi yoktur. İşte Kuran'da böyle bir acizlik durumunda, insanların Allah'a sığınmaları ve Allah'tan yardım dilemeleri emredilir:
"... Unuttuğun zaman Rabbini zikret ve de ki: "Umulur ki, Rabbim beni bundan daha yakın bir başarıya yöneltip-iletir." (Kehf Suresi, 24)
Gayb Hakkında Kesin Konuşmamak
Allah insanları zamana ve mekana bağımlı olarak yaratmıştır. Ancak Allah, zamanı ve mekanı zaten Kendisi yarattığı için bunlardan münezzehtir. Allah insanın yaşadığı hayatın başını, sonunu, ortasını aynı anda görür, bilir.
Bu nedenle insanların geçmişleri, yaşadıkları an ve gelecekleri Allah Katında belirlenmiş bir yazgıdır. Allah bunu bize Kuran'da kader kavramı ile açıklamıştır. İnsan hiçbir şekilde bu kaderin dışına çıkamaz.
Allah insanların gayb hakkında bir tahminde ya da bir iddiada bulunurken kesin konuşmamalarını emretmiştir. Çünkü insan ne iddiada bulunursa bulunsun sonuçta Allah'ın dilediğinin dışında hiçbir şey gerçekleşmeyecektir. Bu nedenle Müslümanlar, gayb içinde yalnızca Allah'ın dilediklerinin gerçekleşeceğine iman ettikleri için, bir dakika sonrası için bile olsa hiçbir şekilde kesin bir dille konuşmaz ve sözlerini "Allah'ın dilemesiyle" anlamına gelen "İnşaAllah" diyerek bitirirler.
"Hiçbir şey hakkında: "Ben bunu yarın mutlaka yapacağım" deme. Ancak: "Allah dilerse" (inşaAllah yapacağım de)..." (Kehf Suresi, 23–24)
Gösteriş İçin İnfak Etmemek
İnfak etme konusunda Allah'ın hoşnut olmayacağı tavırlardan biri, bu ibadete gösterişin karışmasıdır. Gösteriş amacıyla infak etmek inkar edenlere özgü bir davranıştır:
"Ve onlar, mallarını insanlara gösteriş olsun diye infak ederler, Allah'a ve ahiret gününe de inanmazlar. Şeytan, kime arkadaş olursa, artık ne kötü bir arkadaştır o." (Nisa Suresi, 38)
Hiçbir Müslüman da kendini böyle bir hatadan müstağni görmemelidir. İnfak ederken -bilinçaltında da olsa- niyetine, Allah rızası haricindeki amaçların, beklentilerin karışmamasına dikkat etmelidir. Şeytani telkinlerin, fark etmeden niyetine karışıp amelini şirke dönüştürmesine, ahiretini tehlikeye sokmasına asla fırsat vermemelidir.
Sözüne İtimat Edilmeyecek Olan Kişiler...
Her insan, her olay karşısında en doğru olan seçeneği bulabilecek bir akla ve şuura sahip değildir. En azından doğru olanı görebilse bile, kendi çıkarlarını gözardı ederek bu doğruyu karşı tarafa açıklama ahlakına sahip değildir. Bu nedenle yol göstermesi için fikir danışılacak kişilerin, Allah'a iman etmesi ve vicdanını kullanan kişiler olması gerekir. Yüce Allah Kuran'da, fikrine itimat edilmemesi gereken kişilerin ahlak özelliklerini bildirmiş ve bu kişilerin gösterdiği yola tabi olunmasını yasaklamıştır. Ayetlerde şöyle buyrulmaktadır:
"Şunların hiçbirine itaat etme: Yemin edip duran, aşağılık,
Alabildiğine ayıplayıp kötüleyen, söz getirip götüren (gizlilik içinde söz ve haber taşıyan),
Hayrı engelleyip sürdüren, saldırgan, olabildiğince günahkar,
Zorba-saygısız, sonra da kulağı kesik;
Mal (servet) ve çocuklar sahibi oldu diye,
Kendisine ayetlerimiz okunduğu zaman: "(Bunlar) Eskilerin uydurma masallarıdır" diyen…" (Kalem Suresi, 10–15)
Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi 38. sayı (Ağustos 2007) 52. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 523 kez incelendi.
|
 |
|