 |
Peygamber Efendimizin Güzel Ahlakından Bazı Örnekler
Kuran ayetlerinde Allah, müminlerin kişilik özelliklerinin nasıl olması gerektiğini bildirir. Müminler güzel huylarıyla insanlar arasında hemen fark edilen, güzel sözden hoşlanan, ılımlı, barışçıl, merhametli ve sevgi dolu kişilikleriyle tanınırlar. Tüm Müslümanlar için en güzel örnek olan Peygamberimiz (sav) ise yüksek ahlakı ve çok güzel huylu bir insan olmasıyla yaşadığı toplumda tanınmıştır. Gerek Kuran ayetlerinde gerekse hadis-i şeriflerde Peygamber Efendimiz (sav)'in güzel ahlakından çokça bahsedilmektedir. Bir ayette Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:
"Öyle ki size, kendinizden, size ayetlerimizi okuyacak, sizi arındıracak, size Kitap ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek bir elçi gönderdik." (Bakara Suresi, 151)
Hüccet-ul İslam olarak bilinen İmam Gazali; Tirmizi, Taberani, Buhari, Müslim, İmam Ahmed, Ebu Davud, İbni Mace gibi büyük İslam alimlerinden derleyerek, Peygamber Efendimiz (sav)'in güzel huylarından bazılarını şöyle özetlemiştir:
Resulullah insanların en yumuşak huylusu, en yiğidi, en adili ve en namuslusu idi. O, insanların en cömerti idi. Allah'ın kendisine verdiklerinden hurma, arpa ne olursa olsun yalnız senelik yiyeceğini ayırırdı, geri kalanını Allah yolunda harcardı. Kendisinde bulunan bir şey istendiğinde verirdi.
O haya olarak da insanların en mükemmeliydi. Rabbi için kızar, şahsı için öfkelenmezdi.
Kendisi veya sahabeleri zarar görse bile hakkı uygulardı.
Allah Rasulü insanların en alçak gönüllüsü, lafı uzatmadan en beliğ (maksadını noksansız ve güzel sözlerle anlatan) konuşanı, en güler yüzlüsüydü. Dünya işlerinden hiçbir şey kendisini endişeye düşürmezdi.
Medine'nin öbür ucundaki hastaları ziyarete gider, güzel kokudan hoşlanır, pis kokulardan tiksinirdi. Fakirlerle oturur, yoksullarla yerdi. Kimseye kaba davranmazdı, kendisine özür beyan edenin özrünü kabul ederdi. Latife yapar idi ama hakkı söylerdi.
Mübah oyunları gördüğünde men etmezdi, hanımlarıyla yarış yapardı. Zavallıları yoksulluklarından dolayı horlamaz, zengine de varlığından dolayı saygı göstermezdi, onu da bunu da Allah'a eşit olarak çağırırdı. Allah Teala üstün huyu ve mükemmel siyaseti onda birleştirmişti...
Allah Teala ahlakın bütün güzelliklerini, iyi yolları, öncekilerin ve sonrakilerin başlarından geçmiş ve geçecek hadiselerin haberlerini, ahirette kurtuluşa ve saadete erdirecek hususları, dünyada gıpta edilip peşinden gidilecek ve gidilmeyecek herşeyi ona öğretmişti.” (Huccetü'l İslam İmam Gazali, İhya'u Ulum'id-din, 2. cilt, Çeviri: Dr. Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s. 795–79)
Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi 38. sayı (Ağustos 2007) 35. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 518 kez incelendi.
|
 |
|