 |
Hitler, Mussolini, Franco gibi faşist liderlerin tarihin derinliklerine gömülmeleri, onların savundukları Darwinist fikirlerin de yok olduğu anlamına gelmemektedir. Bugün onların düşüncelerini kendilerine örnek alan pekçok faşist örgüt Avrupa ülkelerinde faaliyettedir. Özellikle de 80'li yıllardan beri, Dünya'nın birçok ülkesinde evrim teorisinin körüklediği ırkçı ve neo-faşist hareketler yeni bir uyanış içindeler. Almanya'da, Belçika'da, Avusturya'da, İngiltere'de, İsveç'de, İtalya'da, İspanya'da ve Amerika'da hergün yeni bir saldırı, yeni bir kundaklama, yeni bir bombalama ya da taciz olayı meydana geliyor. Yurt dışındaki Türk halkı ölüm korkusu içinde hayatlarını devam ettirmeye çalışıyor, okula ya da işe gidemiyor, geceleri sokağa çıkamıyor, kendi dillerini konuşamıyorlar.
İsimleri holigan, dazlak, neo-nazi de olsa bu Darwinist-faşist grupların tek bir yerden kumanda edildikleri gerek dış görünüşlerinden, gerek kullandıkları sembollerden, gerekse söylemlerinden anlaşılıyor. Hepsi Hitler gibi konuşuyor, Nazi subayı gibi giyiniyor, dergilerinde ve şarkılarında şiddeti ve ırkçılığı övüyorlar. Amaçları ise aynı: Darwin'in Türklerle ilgili hezeyanlarına inandıkları için gelişmesini tamamlayamamış ilkel hayvanlar olarak gördükleri, Türkleri, yıldırmak, korkutmak, kaçırmak, uzaklara sürmek, süremedikleri takdirde ise yok etmek. Böylece sözde tüm etnik, dinsel ve kültürel kirlenmelerden arındırılmış, 500 milyon kişilik beyaz ırktan oluşan bir arınmış bir toplum oluşturmak.Ancak Türk halkı faşizmin bu hızlı yükselişinin farkındadır ve geçmişte olduğu gibi bugün de faşizme geçit vermeyecektir. Faşizmin dünyaya getirdiği belaları öğrenmek ve günümüzdeki gelişmelere karşı hazırlıklı olmak için Harun Yahya'nın "Darwinizm'in İnsanlığa Getirdiği Belalar" isimli eserini mutlaka okuyun ve okutun.
Bu eser 243 kez incelendi.
|
 |
|