 |
Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, ahir zamanda gelecek olan Mehdi ' nin üç büyük vazifesinin olacağını bildiriyor. Bunlardan en önemlisinin imana ait bütün meseleleri ihlasla, sadakatle yaygınlaştırmak, ehl-i iman delaletten İslam ' dan sapmalardan, uzaklaşmalardan kurtarmak, ikinci vazifesinin Kuran ahlak ve faziletini uygulamak, üçüncü vazifesinin de bütün İslam dünyasını birleştirip, bütün dünyayı fesattan, inançsızlıktan temizlemek olduğunu bildiriyor.
Bilinmelidir ki, ahir zamanın en büyük müjdesi olan Mehdilik görevi, günümüzde yüksek ahlak sahibi Müslüman Türk Milleti ' nin şahsı- manevisinde tecelli etmektir. Müslüman Türk Milleti, sahip olduğu Osmanlı miras ile giderek büyüyüp gelişmeye balam, Kuran ahlakının bereketiyle tıpkı, Hz. Süleyman dönemindeki gibi süper bir devlet olma yolunda büyük adımlar atmıştır. İçinde bulunduğumuz yüzyıl, Allah'ın izniyle milletimizin Kuran ahlakın temel alarak tüm insanlığı karanlıktan aydınlığa çıkaracağı kutlu bir dönem olacaktır. Bizce Mehdilik budur.
Peygamber Efendimizden nakledilen hadislerde ahir zamanın pek çok özelliği tarif edilmektedir. Bu dönemde, Allah, Hadi (hidayet veren) sıfatın tayan bir şahsı- maneviyi (Mehdi) vesile edecek, inkarcı felsefe ve ideolojileri ortadan kaldıracak ve dünyanın dört bir yanında devam eden zulüm ve kargaşayı sona erdirecektir. Mehdi'nin en önemli görevi, dinin Peygamberimiz (sav) dönemindeki ekliyle yaşanmasını sağlamak, Kuran ahlakın insanlar arasında hakim kılmak, tüm dünyada huzuru ve bar tesis etmektir.
Üstad Bediüzzaman'ın Dilinden Hz. Mehdi'nin Görevleri
Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri Asrın Kuran Tefsiri olarak adlandırılan Risale-i Nur Külliyat'nda Hz. Mehdi'nin birçok özelliğinden bahsederken 3 önemli vazifesinin özellikle altını çizmektedir.
"...Çok def'a mektuplarımda işaret ettiğim gibi, "Mehdi Al-i Resulün temsil ettiği kudsi cemaatinin şahsı- manevisinin üç vazifesi var. Eğer çabuk kıyamet kopmazsa ve beşer bütün bütün yoldan çıkmazsa, o vazifeleri onun cem'iyeti ve seyyidler cemaati yapacağını rahmet-i ilahiyyeden bekliyoruz. Ve onun üç büyük vazifesi olacak:
Birincisi: Fen ve felsefenin tasallutiyle (tesiriyle) ve maddiyun( maddecilik) ve tabiiyyun taunu (tabiatçılık inancının) , beşer içine intisar (yayılmasıyla) etmesiyle, her şeyden evvel felsefeyi ve maddiyun fikrini tam susturacak bir tarzda iman kurtarmaktır. Ehl-i iman dalaletten (doru yoldan sapmadan) muhafaza etmek ve bu vazife hem dünya, hem herşey'i bırakmakla, çok zaman tedkikat (doruyu ortaya çıkarma) ile meşguliyeti iktiza ettiğinden ( çok zaman gerektireceğinden), Hazret-i Mehdinin, o vazifesini bizzat kendisi görmeğe vakit ve hal müsaade edemez. Çünkü hilafet-i Muhammediye (A.S.M.) cihetindeki saltanat, onun ile iştigale (meşgul olmaya) vakit bırakmıyor. Herhalde o vazifeyi ondan evvel bir taife bir cihette görecek. O zat, o taifenin uzun tedkikati ile yazdıkları eseri kendine hazır bir program yapacak, onun ile o birinci vazifeyi tam yapmış olacak. Bu vazifenin istinad ettiği kuvvet ve manevi ordusu, yalnız ihlas ve sadakat ve tesanüd (dayanma) sıfatlarına tam sahip olan bir kısım şakirdlerdir. Ne kadar da az da olsalar, manen bir ordu kadar kuvvetli ve kıymetli sayılırlar." (Emirdağ Lahikası, 259)
Şimdi Üstad Bediüzzaman Hazretleri'nin vurguladığı Mehdi'nin 3 önemli vazifesini inceleyelim:
1. Vazife: Materyalist Felsefenin Susturulması
Bediüzzaman Hazretleri Risale-i Nur Külliyatında Mehdi'nin en önemli vazifesinin materyalist felsefeyi ilmi yöntemlerle susturmak olduğunu anlatır.
"...Fen ve felsefenin tasallutiyle (tesiriyle) ve madiyyun (maddecilik) ve tabiyyun (Tabiatçilik inancının) beşer içinde intisar etmesiyle (yayılmasıyla) her şeyden evvel felsefeyi ve maddiyun fikrini (maddeci düşünceyi) tam susturacak."
Bediüzzaman burada Mehdi'nin birinci ve en önemli vazifesinin, maddecilik fikrini yani Allah' inkar üzere kurulmuş materyalist felsefeyi tam anlamıyla susturmak olduğunu bildiriyor.
"... Mehdi'nin o vazifesini bizzat kendisi görmeye vakit ve hal müsaade edemez. Herhalde o vazifeyi ondan evvel bir taife (grup) bir cihette (bir yönüyle) görecek. O zat (Mehdi) o grubun uzun tasdikati (araştırmalar) ile yazdıkları eserleri kendine hazır bir program yapacak. Onun ile o birinci vazifesini tam yapmış olacak."
Bediüzzaman Hazretleri burada ise Mehdi'nin en önemli vazifesi olan felsefeyi ve maddecilik fikrini yani materyalist felsefeyi sustururken, vaktinin olmayacağından, çalışmalarında talebelerinden faydalanacağını bildiriyor.
Bu vazifenin istinad ettiği kuvvet ve manevi ordusu, yalnız ihlas, sadakat ve tesanüd sıfatlarına tam sahip olan bir kısım şakirdleridir (talebeleridir). Ne kadar da az da olsalar, manen bir ordu kadar kuvvetli ve kıymetli sayılırlar.
Bediüzzaman Hazretleri Hz. Mehdi (a.r)'ye birinci vazifesinde yardımcı olan talebelerinin; ihlas, sadakat ve tesanüd sıfatlarına tam sahip olduklarını, sayılarının çok az olmasına rağmen, yaptığı çalışmalarından dolay bir ordu kadar kuvvetli ve kıymetli olduklarını bildiriyor.
2. Vazife: Kuran Ahlakının Dünyaya Yayılması
Hz. Mehdi'nin ikinci vazifesi, u anda çeşitli gruplar halinde dank olan Müslümanlar birleştirecek, İslam ahlak ve faziletini, peygamberimiz (sav) ' in gerçek sünnetlerini canlandıracak, bid ' atleri kaldıracaktır.
"İkinci Vazifesi: Hilafet-i Muhammediye (A.S.M) ünvan ile seair-i İslamiyeyi ihya etmektir. Alem-i İslam'ın vahdetini nokta-i istinad edip beşeriyeti maddi ve manevi tehlikelerden ve gabad-i İlahiden kurtarmaktır. Bu vazifenin, nokta-i istinad ve hadimleri, milyonlarla efradı bulunan ordular lazımdır." (Emirdağ Lahikası, 259)
"Hz. Mehdi (a.r)'in ikinci vazifesi ise, Hilafet-i Muhammediyye (Peygamberimiz (sav)'n yerine halife) ünvan ile seair-i İslamiyeyi (İslam'ın adetlerini) ihya etmektir. (yeniden canlandırmaktır)" (Emirdağ Lahikası, 259)
Hz. Mehdi (a.r) u anda çeşitli gruplar halinde dank olan Müslümanlar birleştirecek, İslam ahlak ve faziletini, Peygamberimiz (sav)'in gerçek sünnetlerini canlandıracak, bid'atleri kaldıracaktır.
3. Vazife: Dağınık İslam Aleminin Toparlanması
Hz. Mehdi'nin üçüncü vazifesinin zamanın değişip, materyalist dünya görüşünün hakim olmasıyla dünyanın büyük bir kısmı tarafından gözardı edilen Kuran ahlak ve fazileti ve belirli bir süre ertelenen Peygamber Efendimizin (sav) sünnetini bütün Müslümanların ve Peygamberlerin (sav)'in soyundan gelen seyitler cemaatinin yardımıyla yeniden canlandırmak ve uygulamak olduğu bildiriliyor.
"Üçüncü Vazifesi: İnkilabat- zamaniye (zamanın değişmesiyle) ile çok ahkam- Kur'aniyenin (Kuran hükümlerinin) zedelenmesiyle... O zat, bütün ehl-i imanın manevi yardımlarıyla ve ittihad- İslam'ın muavenetiyle Müslümanların dayanmasıyla ve bütün ulema ve evliyanın ve bilhassa Al-i Beytin neslinden her asırda kuvvetli ve kesretli bulunan milyonlar fedakar seyyidlerin iltihaklarıyla o vazife-i uzmayı yapmaya çalışır." (Emirdağ Lahikası, 260)
Hz. Mehdi (a.r)'nin üçüncü vazifesinin ise, zamanın değişip, materyalist dünya görüşünün hakim olmasıyla dünyanın büyük bir kısmı tarafından gözardı edilen Kuran ahlak ve fazileti ve belirli bir süre ertelenen Peygamber Efendimizin sünnetini bütün Müslümanların ve Peygamberimiz (sav)'in soyundan gelen seyitler cemaatinin yardımıyla yeniden canlandırmak ve uygulamak olduğu bildiriliyor. (Harun Yahya, Kıyamet Alametleri)
3 Vazifeyi Sadece Hz. Mehdi Tamamlayacak
"Birincisi: Ahirdeki iki vazife, gerçi hakikat noktasında birinci vazife derecesinde değiller, fakat hilafet-i Muhammediye (A.S.M) ve ittihad- İslam ordularıyla zemin yüzünde saltanat- İslamiyeyi sürmek cihetinde herkes de, hususan avamda, hususan ehl-i siyasette, hususan bu asrın efkarında o birinci vazifeden bin derece geni görünüyor ve bu isim bir adama verildiği vakit, bu iki vazife hatıra geliyor; siyaset manasını ihsas eder, belki de hodfüruluk manasını hatıra getirir; belki bir an, şeref ve makamperestlik ve şöhretperestlik arzularını gösterir. Ve eskiden beri çok safdil ve makamperest zatlar Mehdi olacağım diye dava ederler. Gerçi her asırda hidayet edici, bir nevi Mehdi ve müceddid geliyor ve gelmiş, fakat her biri üç vazifelerden birisini bir cihette yapması itibariyle, ahir zamanın Büyük Mehdisi ünvanını almamışlar." (Emirdağ Lahikası, 260)
Bediüzzaman Hazretleri geçmiş asırlarda gelen müceddidlerin yukarda saylan 3 vazifeden yalnızca birisini bir cihetle yaptıklarını ve bu sebeple ahir zamanın büyük Mehdisi ünvanın alamadıklarını bildiriyor:
Fakat ahir zamanda gelecek olan büyük Mehdi (a.r.) bu üç vazifenin tamamını eksiksiz yapacağı için bu ünvan alacağını bildiriliyor. Sonuç olarak ahir zamanda gelecek olan Mehdi (a.r.) insanların imanının kurtulmasına vesile olacak, materyalist felsefeyi tamamen çürütecek, dank durumdaki İslam dünyasını toplayacak, Kuran ahlak ve Peygamberimiz (sav)'in gerçek sünnetini uygulayacaktır.
İman Kurtarma Hizmetinin Önemi
"Ümmetin beklediği, ahir zamanda gelecek zaten üç vazifesinden en mühimi ve en büyüğü ve en kıymetdar olan iman- tahkikiyi nesr ve ehl-i imanı delaletten kurtarmak.
O zaten ikinci vazifesi, şeriat icra ve tatbik etmektedir. Birinci vazife, maddi kuvvetle değil, belki kuvvetli itikad ve ihlas ve sadakatle olduğu halde bu ikinci vazife gayet büyük maddi bir kuvvet bir hakimiyet lazım ki, o ikinci vazife tatbik edilebilsin. O zaten üçüncü vazifesi, Hilafet-i İslamiyeyi İttihad- İslam'a bina ederek, sevi ruhanileriyle ittifak edip din-i İslam'a hizmet etmektir. Bu vazife, pek büyük bir saltanat ve kuvvet ve milyonlar fedakarlarla tatbik edilebilir. Birinci vazife, o iki vazifeden üç-dört derece daha ziyade keymetdarder, fakat o ikinci, üçüncü vazifeler pek parlak ve çok geni bir dairede ve şa'şaalı bir tarzda olduğundan umumun ve avamın nazarenda daha ehemmiyetli görünüyorlar." (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, 9)
Bediüzzaman Hazretleri burada da, ahir zamanda gelecek olan Mehdi (a.r.) nin üç büyük vazifesinin olacağını bildiriyor. Bunlardan en ö-nemlisinin imana ait bütün meseleleri ihlasla, sadakatle yaygınlaştırmak, ehl-i iman delaletten İslam'dan sapmalardan uzaklaşmalardan kurtarmak, ikinci vazifesinin Kuran ahlak ve faziletini uygulamak üçüncü vazifesinin de bütün İslam dünyasını birleştirip, bütün dünyayı fesattan, inançsızlıktan, temizlemek olduğunu bildiriyor.
"Hem bu üç vezaifi birden bir şahısda, yahut cemaatte bu zamanda bulunması ve mükemmel olması ve birbirini cerhetmemesi pek uzak, adeta kabil görülmüyor. Ahir zamanda, Al-i Beyt-i Nebevi'nin (A.S.M.) cemaat-i nuraniyesini temsil eden Hazret-i Mehdi'de ve cemaatindeki şahsı- manevide ancak içtima edebilir." (Kastamonu Lahikası, 139)
Bediüzzaman Hazretleri kendi yaad devirde bütün bu vazifenin icrasının bir şahısta veya bir cemaatte bulunmasının imkansız olduğunu ve bunların tamamen ancak ahir zamanda gelecek Mehdi ve onun cemaatinin yapacağını bildiriyor:
"Bu zamanda öyle fevkalade hakim cereyanlar var ki, her şey'i kendi hesabına aldığı için, faraza hakiki beklenilen o zat dahi bu zamanda gelse, harekatını o cerayanlara kaptırmamak için siyaset alemindeki vaziyetten feragat edecek ve hedefini değiştirecek, diye tahmin ediyorum."
Risale-i Nurlar Hz. Mehdi'ye Zemin Hazırlıyor
"Hem üç mes'ele var: ...Hakikat noktasında en mühimmi ve en azami, iman mes'elesidir. Fakat imdi umumun nazarında ve hal-i alem ilcaatında en mühim mes'ele, hayat ve şeriat göründüğünden, o zat imdi olsa da, üç mes'eleyi birden umum rüy-i zeminde vaziyetlerini değiştirmek nev'i beşerdeki cari olan adetullaha muvafık gelmediğinden, herhalde en azim mes'eleyi esas yapıp, ötesi mes'eleleri esas yapmıyacak, ta ki iman hizmeti, safıvetini umumun nazarında bozmasını ve avamın çabuk ifal olunabilen aklılarında o hizmet baka maksadlara alet olmadığı tahakkuk etsin." (Kastamonu Lahikası, 57 Sikke-i Tasdik-i Gayb, 43)
"faraza hakiki beklenen O zat" dahi bu zamanda gelse; Bediüzzaman Hazretleri, burada Mehdi'nin henüz gelmediğini ifade ederek kendi yaad devirde Müslümanların imani meselelerinin henüz halledilmediğini, Mehdi'nin gelmesi için ortamın uygun olmadığını ve beklenen zaten o zaman da gelse imani meselelerin halledilmesi için çalacağını, kendisinin bu meseleler üzerine çalarak Mehdi'ye ortam hazırladığını belirtiyor.
Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri'nin daha evvelki izahlarında da belirttiği gibi, Hz. Mehdi (a.r.) önce, en azim ve en büyük mesele olan iman konusunu halledip, özellikle aydın tabakanın imanının kurtulmasına vesile olacaktır. Birinci mesele hallolduktan sonra diğer iki vazifesini de yapıp, bu üç önemli vazifeyi yapmış olacaktır.
Hz. Mehdi, Müslüman Türk Milleti'nin şahsı Manevisinde Tecelli Edecektir
Bilinmelidir ki, ahir zamanın en büyük müjdesi olan Mehdilik görevi, günümüzde yüksek ahlak sahibi Müslüman Türk Milleti'nin şahsı- manevisinde tecelli etmektedir. Müslüman Türk Milleti, sahip olduğu Osmanlı miras ile giderek büyüyüp gelişmeye balam, Kuran ahlakının bereketiyle tıpkı Hz. Süleyman dönemindeki gibi süper bir devlet olma yolunda büyük adımlar atmıştır. İçinde bulunduğumuz yüzyıl, Allah'ın izniyle, milletimizin Kuran ahlakın temel alarak tüm insanlığı karanlıktan aydınlığa çıkaracağı kutlu bir dönem olacaktır.
Bu makale, Araştırma Dergisi 16. sayı (Şubat 2003) 36. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 736 kez incelendi.
|
 |
|