 |
MUCİB (Kendine yalvaranların isteklerini veren, icabet eden)
Kendilerine ilim verilenler ise, Rabbinden sana indirilenin hakkın ta kendisi olduğunu ve üstün, güçlü, övülmeye layık olan (Allah)ın yoluna yöneltip- ilettiğini görüyorlar. (Sebe Suresi, 6)
Dua, Allah ile kulu arasında özel ve sıcak bir bağlantıdır. Allah'a kul olduğunu bilen tüm insanlar sıkıntılarını ve isteklerini Allah'a açar, O'na yakarır, Allah kullarının isteklerini işitir ve onlara icabet eder.
Allah, insana şah damarından daha yakın olan, herşeyi bilen, işitendir. İnsanın içinden geçirdiği tek bir düşünce bile Allah'tan gizli kalmaz. O halde samimi olarak Allah'tan bir istekte bulunulması için insanın sadece düşünmesi bile yetmektedir. İşte Allah'ın icabeti bu denli yakındır. Mümin dua ettiği zaman Allah'ın kendisini işittiğinden ve duasına mutlaka icabet edeceğinden emindir. Çünkü tüm olayların ancak O'nun dilemesiyle olduğunun farkındadır. Allah'ın icabetine karşı kuşku ile yaklaşmak ise Allah'ın gücünü ve kudretini takdir edememektir. Allah için, herhangi bir kişinin çağrısına cevap vermek, duasına karşılık vermek çok kolaydır. Ancak "duaya icabet" birşeyin aynen gerçekleşmesi anlamına gelmez. Yüce Allah bir ayette bu konuyla ilgili olarak şöyle haber vermektedir:
İnsan hayra dua ettiği gibi, şerre de dua etmektedir, insan pek acelecidir. (İsra Suresi, 11)
Kişi için neyin şer, neyin hayır olduğunu en iyi Allah bilir. Çünkü herşeyi takdir eden O'dur. Her işinde olduğu gibi dualara icabetinde de pek çok hikmet gizlidir. Gizli açık her çağrıya daima icabet etmesi Allah'ın şanından, Yüceliğindendir. Allah, dua mahiyetinde akıldan geçen tek bir düşünceyi dahi asla karşılıksız bırakmaz, boşa çıkarmaz. Allah'tan başka duaları duyan ve onlara icabet edebilen yoktur. Allah Kendisi'nden başka hiç kimsenin duaya icabet edemeyeceğini, insanlara yardım edemeyeceğini şöyle bildirmiştir:
“Allah’tan başka taptıklarınız sizler gibi kullardır. Eğer doğru iseniz hemen onları çağırın da size icabet etsinler” (Araf Suresi, 194)
Bu makale, İlmi Mercek Dergisi 37. sayı (Temmuz 2007) 37. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 834 kez incelendi.
|
 |
|