 |
Yüce Allah insanlara sürekli olarak dünya hayatının geçiciliğini ve bu hayatın bir gün hiç beklemedikleri bir anda sona ereceğini haber veren birçok olay yaratır. Kazalar da Rabbimiz’in insanlara ölümü hatırlattığı çok hikmetli olaylardır.
Kazalar Dünya Hayatının Geçiciliğini Gösterir
Kazalar her gün televizyonda seyredilmeye ve gazetelerde okunmaya alışılmış olaylardır. Bu haberleri okuyan ya da dinleyen bazı insanlar, bir gün kendi başlarına da böyle bir kaza gelebileceğine pek ihtimal vermezler. Oysa kazaların çoğu çok küçük sebeplere bağlıdır ve her gün dünya üzerinde binlerce kişinin başına rahatlıkla gelebilmektedir. Kimse bu tehlikeden müstağni değildir. Zengin ya da fakir, güzel veya çirkin her insan, bu tehlike ile karşı karşıyadır. Örneğin kaza geçiren kişiler, evlerinden çıkıp arabalarına binerken, işyerlerinde yapacakları işleri, akşam eve geldiklerinde aileleriyle yiyecekleri akşam yemeğini düşünmüş, belki de bir sonraki günün planlarını yapmış olabilirler. Ancak kendilerinin veya karşıdan gelen bir aracın sebep olduğu bir kaza sonucu yaşamlarını yitirmişlerdir. Büyük bir hevesle aldıkları ve çok özen gösterdikleri arabaları kullanılamayacak hale gelmiştir. Ölümle birlikte mallarını, ailelerini, çevrelerindeki insanları dünyada bırakmışlardır ve artık onlardan bir yardım göremezler. Onlar için bu dünya hayatı sonsuza dek bitmiştir ve tıpkı ilk yaratıldıkları gibi “yapayalnız ve yalın olarak” Yüce Allah’ın huzuruna çıkıp, dünyada yaptıklarından hesaba çekileceklerdir. Yüce Allah bu gerçeği şöyle bildirir:
“Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi 'teker teker, yapayalnız ve yalın' Biz'e geldiniz ve size lütfettiklerimizi arkanızda bıraktınız…” (Enam Suresi, 94)
Kazaların Getirdiği Sonuçlar
Tatile gitmek için uçağa binen, en emniyetli yolculuk olduğunu düşündükleri için trene veya gemiye binen insanlar da eğer kaderlerinde bu şekilde ölmeleri belirlenmişse ölümden kaçamazlar ve kazalarda hayatlarını kaybederler. En önemlisi de insanlar, gün içinde karşılaşabilecekleri trafik kazalarından çok daha basit sebeplere dayalı olaylarla da hayatlarını kaybedebilirler. Örneğin düz yolda yürürken ayağı takılıp düşen veya rüzgarda uçan sert cismin başına çarpması ile beyin kanaması geçiren, yıldırım çarpan, yediği yemek nefes borusunu tıkadığı için boğulan, elektrik çarpan, gazdan zehirlenerek hayatını kaybeden insanların haberlerine sık sık rastlanır.
Bahsedilen bu gerçekler karşısında insan, dünyaya bağlılığının son derece anlamsız olduğunu düşünmeli, sahip olduğu her şeyin aslında denenmesi için ve geçici olarak Allah tarafından kendisine verildiğini mutlaka fark etmelidir. Bu denemenin sonunda Rabbimiz’in emir ve yasaklarına uyanlar, güzel ahlak gösterenler sonsuza kadar cennette yaşamaya hak kazanacaklardır. Ama birkaç on yıllık dünya hayatını sonsuz hayatlarına tercih edenler ise dünyada da ahirette de eksikliklerden, acizliklerden, sıkıntılardan kurtulamayacak ve tutkuyla bağlandıkları dünya bir gün mutlaka gelecek olan ölümle son bulacaktır. Artık bu kişiler hem dünyayı hem de cenneti kaybetmişlerdir. Bu gerçek bir ayette şöyle haber verilmiştir:
“İnsanlardan kimi, Allah'a bir ucundan ibadet eder, eğer kendisine bir hayır dokunursa, bununla tatmin bulur ve eğer kendisine bir fitne isabet edecek olursa yüzü üstü dönüverir. O, dünyayı kaybetmiştir, ahireti de. İşte bu, apaçık bir kayıptır.” (Hac Suresi, 11)
Uçak Kazaları Bir Anda Yüzlerce İnsanın Ölümüne Neden Olan Büyük Kazalardır
14 Ağustos 2005 - Boeing 737 tipi uçak Atina'nın kuzeyindeki Kalamos'ta düştü. 121 kişiyi taşıyan uçaktan sağ kurtulan olmadı.
22 Ekim 2005 - Nijerya uçağı, Lagos yakınlarında düştü. 111 yolcu ve 6 mürettebatlı uçakta kurtulan olmadı.
22 Ağustos 2006 - Rusya'ya ait Tupolev 154 tipi uçak Ukrayna'da düştü, kazada 160 yolcu ve 10 mürettebat bulunuyordu.
1 Ocak 2007 - Endenozya'da, içinde 100 yolcu bulunan Boeing 737-400 tipi yolcu uçağı Java adası yakınlarında kayboldu. 90 kişinin cesedine ulaşıldı.
“Her nerede olursanız, ölüm sizi bulur; yüksekçe yerlerde tahkim edilmiş şatolarda olsanız bile. Onlara bir iyilik dokunsa: "Bu, Allah'tandır" derler; onlara bir kötülük dokunsa: "Bu sendendir" derler. De ki: "Tümü Allah'tandır." Fakat, ne oluyor ki bu topluluğa, hiçbir sözü anlamaya çalışmıyorlar?” (Nisa Suresi, 78)
Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi 37. sayı (Temmuz 2007) 56. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 646 kez incelendi.
|
 |
|