Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7969 tanesi Türkçe, toplam 9386 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
20 Nisan 2002 tarihinde Fransa'da gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 1. turunda ırkçı söylemleri ile tanınan Le pen %17.4 oy almış ve Sosyalist aday Jospin'i geride bırakarak ikinci tura katılmaya hak kazanmıştı. Seçim çalışmalarında Fransa'daki Müslümanları potansiyel tehdit olarak tanıtan Le Pen, basına verdiği ilk demeçte "camiler güneyde, çanlar kuzeyde kalmalı" diyerek Avrupa'da Müslümanlara tahammülleri olmadığını ortaya koydu. Fransa'da Müslümanların mescit ve dernek kurmalarına izin verilmemesini savunan Le Pen, İslam dininin Fransa'da taraftar bulmasının devlet destekli olarak önlenmesi gerektiğini iddia ediyordu.
Avrupa Parlamentosu Başkanı Pat Cox'un Le Pen'in Fransa'daki seçim zaferinin ardından vermiş olduğu ilk demeç oldukça dikkat çekiciydi: "Bu gelişme Avrupa'daki bütün siyasileri etkileyecektir."
Avrupa'da Le Pen'in seçim zaferi sevinç ile karşılandı. Sırp Radikal Parti lideri Voyislav Şeşel, Fransa'da aşırı sağcı Ulusal Cephe partisi lideri Jean-Marie LePen'in seçim başarısının, Fransa yurtseverlerini olduğu kadar Sırp Milliyetçileri tarafından da sevinç ile karşılandığını söyledi.
Aşırı milliyetçi Rus lideri Vladimir Jirinovski ve İtalya'da hükümette yer alan Kuzey Birliği partisi, Fransa'da aşırı sağın lideri Jean Marie Le Pen'in başkanlık seçiminde ikinci tura kalmasına sevindi. Le Pen'in seçim zaferi faşizmin dünyadaki sessiz yükselişinin son göstergesiydi.
Irkçı Nazi Hareketinin Yükselişi
Son 10 yıldır neo-Nazi hareketi giderek güçlenmekte ve etki alanını genişletmektedir. Bu örgütler bugün 6 kıtada ve 33 ülkede aktif durumdadırlar. Üyelerinin sayısı ise 70 bini bulmaktadır. Şiddet, kin, nefret, yıldırma, korkutma, tehdit, yakıp yıkma, zarar verme neo-Nazilerin başlıca özellikleri arasındadır. (Harun Yahya, Darwinizm'in Kanlı İdeolojisi: Faşizm)
Resmi Alman istatistiklerine göre 1999 yılında sadece Almanya'da ırkçılık ve yabancı düşmanlığından kaynaklanan 10.037 olay tespit edilmiştir. 2000 yılında açıklanan ırkçılık olayları da on binin üzerindedir. İngiltere'de ise sadece Nisan ile Eylül ayları arasında tespit edilen ırkçılık kaynaklı suçların sayısı 10.982'dir. 90'larda gelişen neo-Nazi hareketinin fikir babaları arasında Louis Beam ve William Pierce isimli Amerikalı radikal sağ görüşü savunan ideologların ayrı bir yeri vardır. Bu ideologların ortaya koyduğu, 'lidersiz direniş' ve 'beyaz devrim' kavramları bugün tüm neo-Nazi hareketine hakim olmuş durumdadır. Günümüzde çeşitli ülkelerde yaşanan bombalama, kundaklama ve işyerlerini tahrip etme gibi bireysel terör hareketlerinin temelinde de 'lidersiz direniş' kavramı yer almaktadır. Bu kavram doğrultusunda neo-Naziler eylemlerini, ya bireysel olarak gerçekleştirmekte ya da küçük çeteler halinde hareket etmektedirler.
ABD'de Irkçılığın Yükselişi
Pek çok insan Klu Klux Klan örgütünün, 20'li, 30'lu yıllarda kaldığını ve modern çağ ile birlikte bu köhne örgütün de tarihe gömüldüğünü düşünüyor olabilir. Oysa Klan hala yaşamaktadır ve son yıllarda bir yükseliş içerisindedir. Bugün ABD genelinde, farklı isimlerle de olsa, çok sayıda Klan kilisesi ve bu kilisenin öğretilerine bağlı çeşitli ırkçı organizasyonlar bulunmaktadır. Bu kilise ve organizasyonların üyeleri yalnızca siyahlara karşı değil, başta Amerika'da yaşayan Müslümanlar olmak üzere, beyaz Avrupalı ırk dışındaki tüm ırklara karşıdırlar ve bu ırklara karşı ciddi bir mücadele yürütmek gerektiğini düşünmektedirler. Bu "mücadele", silahlı birlikler oluşturmayı da içermektedir.
Bilindiği gibi Klan öğretisinin temeli Avrupalı beyaz ırkın diğer ırklardan üstün olduğu ve bu ırkın diğer ırklarla kesinlikle karışmaması gerektiği fikrine dayalıdır. Bu karışımın engellenmesi için beyaz ırkın bulunduğu ve yaşadığı alanlarda diğer ırkların varlığına müsaade edilmemesi gerekir. Bu ırklar beyazların saflığını ve üstünlüğünü lekelemeye çalışan parazitler olarak görülmekte ve bunlara karşı her türlü tedbirin alınması gerektiği düşünülmektedir. Klanın bu görüşleri, Amerika'da yaşayan diğer ırklara karşı gerçekleştirilen saldırıların çıkış noktasıdır. Bu telkinlerin temelinde sevgi, hoşgörü ve diyalog değil, nefret ve saldırganlık vardır.
Bugün Amerika'nın çeşitli eyaletlerinden sık sık siyahlara ait kiliselerin yakıldığı, cami veya sinagogların hedef alındığı, farklı ırklardan kişilere karşı saldırılar düzenlendiği haberleri alınmaktadır. Özellikle 11 Eylül'de Dünya Ticaret Merkezi'nde gerçekleştirilen terörist saldırıyı takiben, bu ve benzeri örgütlerin telkinlerinin etkisi altında kalan bazı çevrelerin saldırıların dozunu artırdıkları görülmüştür. Farklı eyaletlerde Müslümanlara ait işyerlerine, mescidlere, vakıflara saldırılmış, Müslüman öğrenciler okullara alınmamış, Müslüman çocuklar sokakta tartaklanmıştır. Aklı ve mantığı ile hareket eden herkes yapılan bu acımasız saldırılardan tüm Müslüman dünyasını, özellikle de konuyla hiçbir ilgisi olmayan sivil halkı ve masum çocukları sorumlu tutamayacağını bilir. (Nitekim 11 Eylül olayından sonra İslam'ı araştırmaya başlayan geniş bir kitle de akıl ve sağduyu ile hareket etmiştir. Ve Müslüman olanların sayısı önceki dönemlere göre onlarca kat artmıştır.) Öte yandan bu durum ırk veya inanca dayalı bir nefretin körüklenmesinin nasıl tehlikeli bir ortam oluşturacağının önemli göstergelerinden birisidir.
Ne var ki, Klan üyeleri böyle düşünmemektedir. Hatta onlar 21. yüzyılda yaşanacağına inandıkları ırklar arası büyük bir savaş için uzun yıllardır hazırlanmaktadırlar.
Sonuç olarak, her ne kadar dünyadaki ırkçılık hareketleri büyük bir gelime gösterse de, bu hareketlerin başarıya ulaşmaları Allah'ın izniyle mümkün değildir. Umurlur ki, Allah'ın "...yeryüzünde bozgunculuğu önleyecek fazilet sahibi kişiler bulunmalı değil miydi?" (Hud Suresi, 116) ayetiyle işaret ettiği liderler gelecek ve dünyadaki faşist bozgunculuğu 21. yüzyılda bertaraf edecektir.
Bu makale, Araştırma Dergisi08. sayı (Haziran 2002) 14. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 278 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin. Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;