 |
Bazı insanlar kendilerine Allah'ın rızasını amaç edinmedikleri için, her ne kadar önemli işler yapsalar da harcadıkları tüm bu çabalar boşa gider:
Onların, dünya hayatındaki bütün çabaları boşa gitmişken, kendilerini gerçekte güzel iş yapmakta sanıyorlar. (Kehf Suresi, 104)
Allah, çoğunluğa uymanın her zaman doğru olmayacağı konusunda insanları uyarmıştır:
Yeryüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan, seni Allah'ın yolundan şaşırtıp-saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar ve onlar ancak 'zan ve tahminle yalan söylerler.' (Enam Suresi, 116)
Konuları özlü, hikmetli, akılcı bir biçimde dile getirmek Allah'ın dileyip seçtiği kullarına verdiği bir üstünlüktür:
Kime dilerse hikmeti ona verir; şüphesiz kendisine hikmet verilene büyük bir hayır da verilmiştir. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp-düşünmez. (Bakara Suresi, 269)
Hz. İbrahim'den bugüne kadar süregelen hak dinin özelliği, tüm hayatın Allah'a adanmasıdır:
De ki: “Rabbim gerçekten beni doğru yola iletti, dimdik duran bir dine, İbrahim'in hanif (muvahhid) dinine. O, müşriklerden değildi.” De ki: “Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, dirimim ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah'ındır.” (Enam Suresi, 161-162)
Allah, dünya hayatında insanlara imtihan olması için yarattığı nimetlere karşı dikkatli davranılması gerektiğini bildirir:
Mal ve çocuklar, dünya hayatının çekici-süsüdür; sürekli olan 'salih davranışlar' ise, Rabbinin Katında sevap bakımından daha hayırlıdır, umut etmek bakımından da daha hayırlıdır. (Kehf Suresi, 46)
Allah, hak dinin insanlar tarafından uydurulmuş batıl dinlerden, felsefi ya da sosyolojik sistemlerden üstün olduğunu bildirir:
Ki O, elçilerini hidayetle ve hak din ile, diğer bütün dinlere karşı üstün kılmak için gönderdi. Şahit olarak Allah yeter. (Fetih Suresi, 28)
Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi 36. sayı (Haziran 2007) 29. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 698 kez incelendi.
|
 |
|