 |
Nisan ayının ikinci haftası, evrimci yayınların sahte bir ara geçiş formu hakkında yoğun olarak spekülasyon yaptıkları bir dönem oldu. Tyrannosaurus Rex isimli fosil, evrimciler tarafından dinozorların kuşlara dönüştüğü masalının sözde ara formu olarak öne sürülüyordu. Hiçbir bilimsel delili olmayan bu iddia, evrimin hayal ürünü bir senaryo olduğunun delillerinin apaçık ortaya çıktığı ve Darwinizm'in kesin olarak çöktüğü şu günlerde, Darwinistlerin yaşadıkları büyük çaresizliğin bir yansımasıdır.
2003 yılında gündeme getirilen Tyrannosaurus Rex, 85 ila 65 milyon yıl önce yaşamış etçil bir dinazor türüdür. Bulunan iki T. Rex fosili üzerinde araştırma yapan araştırmacılar, bu fosillerin kaval kemikleri arasında bir değişim söz konusu olduğunu ve bu nedenle dinozorla kuş arasında bir geçiş örneği olduklarını iddia etmişlerdi. Bilimsel hiçbir değeri olmayan bu iddia o dönemde evrimci çaresizliğin bir ürünü olarak gündeme getirilmiş ve iddiaya hiçbir delil getirilememesine rağmen, evrimci yayınlarda bu konu sürekli konu edilmeye devam etmişti.
Bugün aynı sonuçsuz çaba ısrarla sürdürülmektedir. T. Rex fosili ile ilgili yeni iddiaya göre ise, söz konusu fosilin kemik dokusu incelenmiş ve 68 milyon yıllık kemik dokusunda protein tespiti yapıldığı öne sürülmüştür. İddia sahipleri, bulunan proteinin tavuk kemiklerindeki protein yapısına büyük benzerlik gösterdiğini öne sürmüşler ve bu da çürük evrimci iddianın bir sonucu olarak, dinozordan kuş hayali evrimine delil olarak gösterilmeye çalışılmıştır. Ancak burada büyük bir aldatmaca vardır.
Söz konusu iddia ile ilgili raporun yazarlarından biri Mary Schweitzer, daha önceden canlının kemiklerinde yumuşak dokuyu tespit eden kişidir. Kendisi, bulduğu dokuları spektometrik analiz için John Asara'ya göndermiştir. Asara, protein bileşiklerini birbirlerinden ayırabilmek için mikrokromatografi ve sıvı kromatofrafi kullanmıştır. Bu çalışma sonucunda 10'dan 20'ye kadar amino asit uzunluğunda bir dizilim ortaya çıkmıştır. Arıtılmış örnekler daha sonra iyon tuzağına alınmış ve burada amino asit dizilimleri ölçülüp izole edilmiştir.
Ancak bulunan bu dizilimde yalnızca yedi dizilim elde edilebilmiştir. Elde edilen bu dizilim tavukların, kurbağaların, semenderlerin ve diğer canlıların benzer dizilimleriyle karşılaştırılmıştır. Asara'nın daha sonra, elde edilen bu yedi dizilimden üç tanesinin tavuğun kolajen peptid dizilimine, bir tanesinin kurbağanınkine ve diğerinin de semenderinkine uyum gösterdiğini bildirmiştir. Bunlardan iki tanesi çeşitli organizmalarla eşleşmiştir. (Canlılar, aynı yeryüzü şartları içinde yaşadıklarından, aynı besinleri tükettiklerinden, aynı mineralleri paylaştıklarından, benzer hücre yapılarına sahip olduklarından, canlılar arasındaki protein dizilim benzerlikleri de kaçınılmazdır.) Ancak söz konusu test sırasında, aynı sürüngen sınıfına ait olan krokodillerin ve timsahların proteinleri teste tabi tutulmamıştır. (Was Tyrannosaurus rex just a chicken?)
Burada ele edilen verilerin, kesin bir sonuca varılamayacak kadar dar bir alan içinde yapıldığı açıktır. Söz konusu dizilimin oldukça küçük bir yüzdesi tavuk ile eşleşmiş, ancak aynı sürüngen sınıfına ait olan diğer canlıların protein yapıları karşılaştırmaya dahil edilmemiştir bile. Dolayısıyla eşleşen bu küçük yüzde, evrimcilerin taraflı yorumlarıyla, sürüngenden kuşa sözde evrimin bir örneği olarak sergilenmeye çalışılmıştır. Açıktır ki, kesin sonuçlardan kaçınmak istenmiş, bilimsel araştırma bir kez daha evrime uygun hale getirilmeye çalışılmıştır. Science dergisinin editörlerinden Brooks Hanson, konuyla ilgili şu yorumda bulunmaktadır: "Soyu tükenmiş canlılardan bu yolla protein dizilimlerinin ortaya çıkarılmasının uzun vadeli hedefi, evrimsel bağları ve süreci test etme amacıdır." Bu ifadeden de açıkça anlaşılabileceği gibi, söz konusu çalışmalar fosillerin gerçek yaşlarını veya gerçek niteliklerini ortaya çıkarabilmekten çok, arada evrimsel bağ kurabilme amacı taşımaktadır. Nitekim bu çalışmada da yapılan analizler istenen sonuçlara uygun hale getirilmeye çalışılmış ve söz konusu hayali evrimsel bağ ihtimalini ortadan kaldıracak her türlü ihtimal elenmiştir (diğer sürüngen proteinlerinin teste dahil edilmemesi gibi).
Söz konusu yeni iddiada asıl olan, yine Darwinistlerin çaresizlikleri, içinde bulundukları zor durum ve delilsizlik karşısındaki panikleridir. Yine bilimi kendi ideolojilerine alet etmeye çalışmakta, taraflı bilimsel çalışmalarla evrime delil sunmaya uğraşmaktadırlar. Ama bu konuda yaptıkları taraflı analizler ve basındaki sonuçsuz propagandalar, bu ideolojik çabaları ve bu çabayı gösteren Darwinistleri açıkça küçük düşürmektedir. Aslında ister istemez, evrim teorisinin bilimsel olarak delilsizliğini kendileri bir bakıma itiraf etmiş olmaktadırlar. Çünkü evrim teorisine yalnızca tek bir delil ortaya sürebilmek için giriştikleri çabalar, bu teoriyi destekleyen hiçbir delil olmadığını teyid eder niteliktedir. Eğer evrim teorisinin bilimsel bir gerçek olduğunu düşünüyorlarsa, Darwinistlerin bunu kanıtlayacak sayısız delille ortaya çıkmaları gerekmektedir. Ama Darwin'den bu yana bir buçuk yüzyıldır, ortaya atılan tüm iddialar bu gibi çürük, taraflı ve aldatıcı delillere dayanmaktadır. Son dönemlerdeki bu cılız sesli Darwinist yorumların temelinde de, evrim teorisinin çöküşünün artık evrimciler tarafından da kesin olarak anlaşıldığı gerçeği yatmaktadır.
Sonuç:
Tyrannosaurus Rex hakkında uzun zamandır süregelen spekülasyonlar, diğer tüm çürük evrim delilleri gibi, Darwinistlerin perişan durumlarını sergiler niteliktedir. Darwinistler, her canlıyı Allah'ın yarattığı gerçeğini kabul etmedikleri, yeryüzündeki yaratılış delillerini görmezden geldikleri sürece, bu çaresiz çabayı sürdürecek ve küçük düşmeye devam edeceklerdir. Oysa kabul etmeleri gereken açık gerçek şudur: Tüm varlıklar, Allah'ın benzersiz eserleridir ve her biri Allah'ın dilemesiyle bir anda yaratılmıştır. Yeryüzünde evrimin gerçekleştiğine dair tek bir delil bile bulunmamaktadır. Bu konuda ısrarcı davranmak, olmayan delilleri varmış gibi göstermeye çalışmak bu gerçeği değiştirmemektedir. Söz konusu yayınlara, bilimsel değeri olan haberleri konu etmelerini ve evrim spekülasyonunu yayma oyununa alet olmamayı tavsiye ediyoruz.
Bu eser 629 kez incelendi.
|
 |
|