Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7969 tanesi Türkçe, toplam 9386 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Okyanusların derinliklerindeki zifiri karanlık bölgelerde, dev yarıklar boyunca uzanan ve fırlattığı suyun sıcaklığı 400 dereceye varan hidrotermal bacalar bulunur. Bu bacaların civarında Bythograea thermydron türü bir yengeç yaşar ve bu kadar yüksek bir sıcaklıktan etkilenmez!
Yaşadığı yer zifiri karanlıktır. Ancak bu karanlıkta yengecin gözü önemli bir yardımcıdır. Yengeci 400 dereceye varan sıcaklıktan uzak tutan gözündeki özel tasarımdır.
Bu yengeçler, sineklerdeki gibi bileşik göz yapısına sahiptirler. Bu gözler odaklama yapabilen özelliktedir ve okyanusun bu derinliklerindeki zayıf ışığı algılayabilmektedir. Larva döneminden çıkan yengeçlerin gözleri diplere doğru kaybolan ışığı algılayabilmek için değişmeye başlar. Uzun sürede gerçekleşen bu değişim, yengecin DNA ' sında kodlanmış özel program dahilinde kusursuz olarak gerçekleşir. Tamamen zifiri karanlıkta ve yaklaşık 4000 metre derinlikteki okyanus tabanına ulaşan erişkin bir yengeç iri, yalın (lense sahip olmayan) bir retinaya sahip oluyor. Işığa son derece duyarlı özellikteki bu gözler, zifiri karanlıkta yengece bir tür gece görüş dürbünü ' sağlar. Yengeç gözleri ile hidrotermal bacalar civarında mevcut olan zayıf ışıkları kolaylıkla algılayabilir.
Böylece yüksek ısısı nedeniyle diğer canlıları öldüren hidrotermal bacaları da uzaktan algılayarak kendisini korur. (Harun Yahya, Biyomimetik Teknoloji Doğayı Taklit Ediyor) Bu kompleks plan üstün bir Aklın varlığını gösterir. Yüce Allah yengeci yoktan var etmiş ve onu ihtiyaç duyacağı özellikte gözlerle donatmıştır.
Bilim Adamlarını Şaşırtan Tasarım Harikası
Bir yarış atının, özellikle dörtnala koşarken, bacak kemiklerine çok fazla yük biner. Bu kadar fazla basınca maruz kalan bacak kemiklerinin de zayıf yerlerinden kolaylıkla kırılabileceği düşünülebilir. Ancak böyle bir şeyin gerçekleşmez. Bu, atın yaratılışındaki üstün tasarımdan kaynaklanmaktadır.
Bir at hareket ettikçe bacaklarına binen yükün çoğu bacaktaki üçüncü metakarp kemiği tarafından karşılanır. Yaklaşık 25 cm. boyundaki bu kemiğin bir yüzünde damarların kemiğe giriş yaptığı, fasulye büyüklüğünde bir delik bulunur. Bir malzemede delik bulunması normalde onu zayıflatan bir etkendir. Katı cisimlerin üzerine kuvvet uygulandığında kırılmanın başlayacağı ilk yer deliğin bulunduğu noktadır. Metakarp kemiği ise fizik kurallarını sanki altüst edercesine bu delikten kırılmaz. Bu kemik laboratuvarda defalarca kırılmış, ancak delik kısmının daima sağlam kaldığı görülmüştür. Çünkü deliğin etrafındaki doku mikroskobik ölçekte öyle özel bir şekilde düzenlenmiştir ki, deliğe uygulanan basınç adeta emilerek kemiğin geneline yayılır. Atın bacağını koruyan bu özel tasarım uçak mühendislerinin de dikkatini çekmiştir. Çünkü uçakların gövdesinde bulunan ve elektrik kablolarının, yakıt ve hidrolik borularının geçirildiği delikleri güçlendirmek önemli bir sorundur. Bu sorunu aşmanın yollarını arayan Doç. Dr. Andrew Rapoff, bir plaka üzerinde atın kemiğindeki deliği taklit etmiş ve defalarca denemesine karşın plaka delikten kırılmamıştır.
Rapoff artık uçak gövdelerindeki delikleri kemikteki delikler gibi tasarlıyor. Atlardaki bu mükemmel sistem yaratılış gerçeğinin bir örneğidir. Ve etrafımızda bunun gibi Rabbimiz'in üstün sanatını gösteren daha pek çok örnek vardır. (Harun Yahya, Doğadaki Mühendislik)
Arılar Sadece Çiçek mi Koklar?
Arıların bal yapmalarının dışında insanlara çok önemli bir görevde yardımcı olduklarını biliyor musunuz?
Birleşmiş Milletler raporuna göre, dünyada yaklaşık 110 milyon adet patlamamış mayın bulunuyor ve mayınlar her yıl 26.000 insanı ölümüne ya da ya da sakat kalmasına sebep oluyor. Mayınları etkisiz hale getirmek için öncelikle yerlerini belirlemek gerekiyor. Bu son derece tehlikeli görev için bilim adamları alışılmadık bir aday öneriyorlar: Balarısı.
Montana Üniversitesi araştırmacıları, kara mayınlarının yer tespitinde kullanılmak üzere bu harika böcekleri canlı robotlar olarak hazırlıyorlar. Açık arazide polen bulmada uzman olan bu canlılar, kendilerine bu yeteneği sağlayan mükemmel koku alma sistemlerine sahipler. Montana Üniversitesi'nden Jerry Bromenshenk Arıların, köpeklerin farkına varamadıkları kokuları algılayabildiklerini biliyoruz diyor. Eğer koku duyuları bu kadar hassassa, aramada köpeklerden daha iyi veya en az köpekler kadar iyi olacaklardır diye ekliyor. İki senedir sürdürülen çalışmalarda arılar, gerçeği gibi kokan taklit mayınları buluyorlar. Araştırmacılardan Colin Henderson, arıları belli bir kokunun izini sürmeleri için eğitiyor.
Henderson, böceklerin mükemmele yakın şekilde iz sürdüklerini, artık gerçek mayınlar üzerinde gerçekleştirilecek görevler için hazır olduklarını belirtiyor.
Arıların Koku Alma Sistemi Allah'ın Yaratma Sanatının Bir Örneğidir
Arı antenlerini mikroskop altında incelediğinizde antenin üzerinde pek çok delik görürsünüz. Anteninin içine doğru beyninden gelen koklama sinirleri uzanır. Ancak bu deliklerin üzeri özel bir zarla kaplıdır ve zar, sinir uçlarını korumaya yarar. Koruyucu bir duvar oluşturmasına karşın bu zar kokuyu geçirebilme özelliğine sahiptir. Küçük bir böceğin anteninde yerleştirilmiş olan ve toprağın altına gömülü bir metalin kokusunu metrelerce uzaktan algılayabilen bu özel tasarım elbette arının kendi dilemesiyle var olmuş değildir. Arıların insanlara da faydalar sağlayan koku alma sistemini alemlerin Rabbi Yüce Allah yaratmıştır.
"İşte Rabbiniz olan Allah budur. O'ndan başka İlah yoktur. Herşeyin yaratıcısıdır, öyleyse O'na kulluk edin. O, herşeyin üstünde bir vekildir." (Enam Suresi,102)
Bu makale, Mercek Dergisi22. sayı (Nisan 2003) 6. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 371 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin. Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;