 |
“Muhakkak ki, en güzel söz Allah’ın kitabıdır. En güzel yol da Muhammed (aleyhissalatu vesselam)in yoludur. İşlerin en kötüsü de dine aykırı olarak sonradan çıkarılandır.” (3, Buhari I’tisam 2. Edeb 70)
İnsanlara Allah’ın varlığını, kainatı saran yaratılış delillerini, Allah'ın bildirdiği din ahlakını anlatmak, Allah’tan korkan tüm Müslümanların en büyük sorumluluklarındandır. İslam ahlakının insanlar arasında yaygınlaşması için her insan elinden gelenin en fazlasıyla çaba harcamalıdır. Öncelikle kendi ahlakını Allah’ın razı olacağı umulan bir hale getirmeli, daha sonra da en yakın çevresinden başlayarak insanlara Allah’ın sonsuz güç ve kudretini anlatmalıdır. Çünkü Kuran'da müminlerin insanları hayra çağırmak, onlara iyiliği anlatmak ve kötülükten sakındırmakla yükümlü oldukları bildirilmektedir:
Sizden; hayra çağıran, iyiliği (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa erenler işte bunlardır. (Al-i İmran Suresi, 104)
Bu ayetin bir gereği olarak, Müslümanlar hem birbirlerini hem de diğer insanları Allah'ın beğeneceği ahlaka yöneltmeye çalışırlar. Kuran'da müminlere 'sözün en güzelini' söylemeleri emredilmektedir. (İsra Suresi, 53) Bu nedenle iman edenler akıllarını ve vicdanlarını en güzel şekilde kullanarak konuşur, İslam ahlakını yaşamayarak yanılgıya düşmüş olan insanlara en faydalı olacak sözü söylemeye çalışırlar. Bu kimselerin eksik ya da hatalı yönlerinin, Kuran ahlakından uzak kalmış olmalarından, bilgisizlik ya da cahilliklerinden kaynaklanabileceğini bilerek onlara şefkat ve merhamet dolu bir üslupla yaklaşırlar. Kendilerinin de Kuran ahlakını öğrenmeden önce hatalı bir tavır içerisinde olduklarını ve ancak Allah'ın rahmeti sayesinde güzel bir ahlaka erişebildiklerini unutmazlar. Ayrıca din ahlakını anlatırken hiçbir zaman karşı tarafı zorlayıcı bir üslup kullanmazlar. Müslümanların sorumluluğunun sadece güzel sözle öğüt vermek olduğunu, hidayeti verecek olanın ise Allah olduğunu bilerek konuşurlar.
Bir başka ayette ise "…onlara öğüt ver ve onlara nefislerine ilişkin açık ve etkileyici söz söyle" (Nisa Suresi, 63) şeklinde bildirildiği gibi, Müslümanlar hataya düşen insanların nefislerine yönelik açık ve etkileyici sözler söyleyerek doğrudan karşı tarafın vicdanını harekete geçirmeyi hedeflerler. Son derece saygılı ve itidalli bir üslup kullanır, karşı tarafa olumlu ve yapıcı bir bakış açısıyla yaklaşırlar. Bu kimseleri İslam ahlakına, akılcılığa ve samimiyete yöneltecek konuşmalar yaparlar. İçinde bulundukları hatalı durumdan vazgeçmeleri, daha güzel bir tavra yönelmeleri için ahireti, hesap gününü, Allah'ın söylenen her sözü duyduğunu, her tavrı gördüğünü hatırlatarak onları Allah'tan korkup sakınmaya davet ederler.
Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi 34. sayı (Nisan 2007) 43. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 588 kez incelendi.
|
 |
|