Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 15960 tanesi Türkçe, toplam 19258 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Bahçede, havuz kenarında, mutfakta ve daha pek çok yerde sürekli karşılaştığınız böcekler, bilim adamlarının işleyişini dahi çözmekte güçlük çektikleri savunma sistemlerine, ısı tarayıcılarına ve üstün manevra kabiliyetine sahip olan harika canlılardır. Bu canlılar üzerinde yapılan araştırmalar bizlere bu gerçeği ispatlamakta ve Allah'ın canlıları yaratmasındaki eşsiz gücünü daha iyi takdir edebilmemizi sağlamaktadır. Gün içerisinde her yerde gördüğünüz, birkaç santimlik harika canlıların birer fabrika gibi hiç durmadan çalıştıklarını ve vücutlarındaki her parçanın kusursuz bir dizayn ile yaratıldığını biliyor muydunuz? Şimdi bu harikalar dünyasına bir yolculuğa çıkalım.
Tükürük Böceği
Tükürük böceği yuvasını karnındaki bir tüp vasıtası ile uçan kabarcıklar üreterek inşa eder. Bu, çocukların kamış ile süt içerken baloncuklar oluşturmalarına benzeyen bir yöntemdir. Bu böcek, vücudunun içinde kendi kamışına sahiptir ve bu tüp özel sıvısı ile kabarcık oluştururken onları su ile karıştırır. Bu özel sıvı, baloncukların 100 gün kadar dayanmasını sağlar. Tükürük böceği bir yetişkin olana ve derisi güneş ışınlarına karşı dayanıklı hale gelene dek kabarcıkların içinde yaşar.
Timsah Böceği
Kafa yapısı timsaha benzediği için adı timsah böceği olan Laternaria, Güney Amerika'nın tropik ormanlarında yaşayan bir ağaç böceğidir. (Harun Yahya, Doğadaki Mühendislik)
Böceğin burun kısmındaki yumrular onu bir ağaç dalına benzetmektedir. Göz görünümündeki koyu benekler bir yaprak üzerindeki küflü kısımları andırır. Bunlar bir böcek için en iyi savunma sistemi olan "kamuflaj”ın temel gereklilikleridir. Ancak Laternarianın savunma stratejisi sadece kamuflaj üzerine tasarlanmamıştır.
Pennsylvania Üniversitesi'nden tropikal biyolog Daniel Janzen'e göre bu böcek, bir maymun ya da kuşta korku etkisi uyandıracak kadar bir kertenkeleye benzemektedir. Eğer tüm bunlar bir maymun, sincap ya da kuşu aldatmaya yetmezse, o zaman timsah böceği önce kanatlarını çırparak kocaman göz çukurlarını sergiler. Saldırganı yine korkutup kaçıramazsa böcek bu kez şiddetli sarımsak kokulu, etkili bir kimyasal madde salgılar. Bu yöntem de iş görmezse, geniş kafasını ağaca vurarak, sersemletici bir ses çıkarır ve düşmanını korkutmaya çalışır. Fakat bütün bu pasif savunma yöntemleri başarısız kalırsa, timsah böceği en etkili silahını kullanır; uçarak uzaklaşır. ("Timsah Böceği", Bilim ve Teknik Ocak 1982 sf.30)
Allah bu böceği kendini koruması için eşsiz savunma sistemlerine sahip olarak yaratmıştır. Böcek, Allah'ın verdiği nimetler sayesinde kendinden birkaç kat büyük canlıları dahi caydırmayı başarır ve bu sayede yaşamını sürdürür.
Yırtıcı Su Böceği
"Dytiscus sp" olarak adlandırılan su böcekleri genellikle göl, havuz ve akıntı kenarlarında yaşamaktadırlar. Bu canlının vücut yapısı tek kelime ile tarif edilebilir: "Denizaltı". Böceğin vücudu kusursuz bir hidrodinamiğe sahiptir ve her organı deniz altı yaşamına uygun olarak tasarlanmıştır. Su böcekleri suyun içine dalmak ya da yüzeye çıkmak için vücutlarındaki hava depolarını havayla şişirirler. Suyun içinde ileri geri hareket etmek için de arka ayaklarını hiç durmadan çalışan birer kürek gibi kullanırlar. Su böcekleri vücutlarındaki oksijeni, vücutlarından bağımsız olarak sanki su altı dalgıçlarının kullandıkları oksijen tüpleri gibi taşırlar. Bu oksijeni elde etmek ise başlı başına bir şuur gerektirir. Böcekler hava için su yüzeyine çıkar ve havayı karınlarının en uç kısmına hapsederler. Bu sayede vücutlarının sırt kısımlarında içi hava dolu bir baloncuk oluşmuş olur.
Suda yaşayan balık veya kabuklular gibi, kendisinden çok daha büyük canlılara dahi saldıran bu böcek türü böceklerin köpek balığı olarak adlandırılmaktadır. Bu canlı, kendini düşmanlarına karşı savunmak için eşsiz bir defans sistemi kullanır. Vücudu, onu yutan düşmanının midesini bulandıracak çok güçlü bir hormon salgılar ve bu tat su böceğini yutan canlının hemen onu dışarı doğru tükürmesine yol açar.
Allah, kuşkusuz bu canlının hidrodinamik vücut yapısını ve sahip olduğu savunma sistemini birer tasarım harikası olarak yaratmıştır.
Akrebin Avlanma Mekanizması
Görüş yeteneği oldukça yetersiz olan kum akrepleri nasıl oluyor da gece, avlarının yerlerini hiç şaşırmadan belirleyebiliyorlar?
Biyologlar, daha önce bu beceriyle, akrebin sekiz bacağında da bulunan yarık biçimli bir algılayıcı arasında bağ kurmuşlardı. Şimdiyse Münih Teknik Üniversitesi'ndeki fizikçiler, akrebin bu algılayıcılardan gelen sinyalleri işleyerek avlarının yerini nasıl belirlediklerini ortaya koymuş bulunuyorlar. Akrebin yakınlarına bir yere bir kelebeğin konduğunu düşünün. Kelebek iki tür dalga yayacaktır. Birincisi, saniyede 150 m hızla ilerleyen hacim dalgaları; ikincisiyse, yüzeye paralel olarak saniyede 50 m hızla yol alan Rayleigh dalgaları. Ava olan mesafe, bu iki dalganın akrebe ulaşma süreleri arasındaki farktan belirleniyor. Ancak sadece avla arasındaki mesafeyi bilmek, akrebin onu yakaladığı anlamına gelmiyor. Avın hangi yönde olduğunu da bilmesi gerekiyor. İşte tam burada devreye akrebin bacakları giriyor. Akrebin bacakları, yaklaşık 5 cm çaplı bir daire üzerinde yere basıyor. Dolayısıyla, avın yaydığı Rayleigh dalgasının akrebin ava en yakın bacağına ulaşmasıyla, en uzaktaki algılayıcıya varması arasında 5 milisaniye kadar bir fark oluyor. Algılayıcılardan biri, Rayleigh dalgasını saptadığında, bir ya da daha fazla nöron (sinir hücresi) akrebin beynine yüksek frekansta bir sinyal gönderiyor, bu "uyarıcı" sinyal, beyinde diğer üç bacaktan gelen sinyalleri de alan bir nörona ulaşıyor. Münih araştırma ekibinin vardığı sonuçlar, bacaklardan gelen sinyalleri işlemden geçiren sekiz nöronun bir "komite" gibi toplanıp, avın yönünü "oylama" yöntemiyle belirlediğini gösteriyor. Sistem ayrıca her algılayıcı için bir ya da iki nöronun, avın yönünün duyarlı bir biçimde belirlenmesi için yeterli olduğunu gösteriyor. Tüm bu bilgiler Allah'ın sonsuz aklının birer tecellisidir ve bu akıl her canlıda açıkça gözükmektedir. (Physics World, Temmuz 2000)
Bu makale, Mercek Dergisi12. sayı (Haziran 2002) 38. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 1.342 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin. Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;