Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 15879 tanesi Türkçe, toplam 19177 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
‘‘Güneş’e ve Onun Parıltısına Andolsun.’’ (Şems Suresi, 1)
Renklerin oluşması için gerekli olan ilk koşul, ışığın varlığıdır. Yeryüzüne ulaşabilen tek ışık ise, Güneş'ten gelen ışıktır.
Güneş ışığını incelediğimizde, evrendeki her şey gibi onun da insan yaşamına imkan sağlayacak şekilde, çok hassas bir denge ile yaratılmış olduğunu görürüz. Evrende bulunan yıldızlar ve diğer ışık kaynakları, çeşitli ışınlar yayar. Bu ışınların sınıflandırılması, dalga boylarına ve frekanslarına göre yapılır. Evrendeki dalga boyları 10 üzeri 25 birimlik bir genişliğe sahiptir. Bu yelpazenin içinde Güneş'in yaydığı ışınların tümü, 1 birimlik çok dar bir bölüme sıkıştırılmıştır.
10 üzeri 25 sayısının ne kadar büyük bir değer olduğunu anlamak için 1’in yanına 25 tane sıfır koymak gerekir. Bu sayı, insanın hayal gücünü aşan bir değerdir ve evrende işte bu kadar sayıda farklı ışık türü bulunmaktadır.
İnsanın hayatta kalabilmesini ve renkleri görebilmesini ise, bu kadar ışık türü içinde yalnızca bir tanesi sağlar. Güneş de tam olarak bu ışığı yayar. Bu gerçek, Dünya'yı, insanları, renkleri ve Güneş'i Allah’ın bir uyum içinde yarattığının delillerindendir. Allah bir Kuran ayetinde şöyle buyurur:
... (Allah) Güneş'i ve Ay'ı emre amade kılmıştır, her biri adı konulmuş bir süreye kadar akıp gitmektedir. İşte bunları yaratıp düzene koyan Allah sizin Rabbiniz’dir... (Fatır Suresi, 13)
Sonsuz Azaptan Kurtulmak için Bir Hatırlatma
Elbette her insan dünyada dilediği şekilde yaşamakta, dilediği yolu seçmekte serbesttir. Hiçbir insanın bir diğeri üzerinde herhangi bir zorlaması olamaz. Ancak Allah'ın varlığına ve sonsuz adaletine iman eden her insanın görevi, inkar eden ve içinde bulundukları durumun farkında olmayan insanları uyarıp korkutmaktır. Allah, bir ayette şöyle bildirmiştir:
"Binasının temelini, Allah korkusu ve hoşnutluğu üzerine kuran kimse mi hayırlıdır, yoksa binasının temelini göçecek bir yarın kenarına kurup onunla birlikte kendisi de cehennem ateşi içine yuvarlanan kimse mi? Allah, zulmeden bir topluluğa hidayet vermez." (Tevbe Suresi, 109)
Dünyada Allah'ın ayetlerinden yüzçeviren ve şuursuzca kendisini Yaratan'ı inkar eden insanların ahirette hiçbir kurtuluşları olmayacaktır. Eğer tevbe edip herşeyi yaratan Allah'a yönelmezlerse, olabilecek en büyük ceza ile karşılaşacaklardır. Onları bekleyen sonsuz azap, Kuran'da şöyle haber verilir:
"Ayetlerimizi inkar edenler ise, sol yanın adamlarıdır. Kapıları kilitlenmiş bir ateş onların üzerinedir." (Beled Suresi, 19-20)
Sonsuz azaptan kurtulmanın ve ebedi cenneti haketmenin ise yolu bellidir:
Geç olmadan, Allah'a gönülden iman etmek ve tüm yaşamını O'nu razı edeceği umulan davranışlarla geçirmek.
Hadis
"Güzel ahlak hataları eritir. Suyun buzu erittiği gibi. Fena ahlak ta ameli bozar. Sirkenin balı bozduğu gibi." (Hz.İbni Abbas r.a.) Ramuz el-Hadis s.215)
Kurt Örümceği 200 Günlük Açlığa Nasıl Dayanır?
Kurt örümceklerinin yaklaşık olarak 305 günlük bir ömürleri vardır. Fakat neredeyse bunun 208 gününü hiçbir şey yemeden geçirebilir. Peki kurt örümcekleri bu kadar uzun süre hiçbir şey yemeden nasıl hayatta kalmayı başarır?
Bu uzun açlık döneminde metabolizmaları 1/40’a kadar düşer. Açlık döneminin ardındansa örümcek avlanarak vücut ağırlığını iki katına çıkarabilir. Bu, gövdelerinin aşırı genişlemeye müsait bir yapıda yaratılmış olması sayesinde gerçekleşir.
Elbette örümcek yaşayan bütün canlılar gibi Yüce Allah’a boyun eğmiştir ve O'nun ilhamıyla hareket etmektedir.
Bitki Köklerindeki Basınç Sistemi
Bitkiler, köklerindeki hücrelerin iç basınçları dış basınçlarından az olduğunda dışarıdan su alırlar. Başka bir deyişle bitki, topraktan ancak ihtiyacı olduğu zamanlarda su almaktadır. Bunu belirleyen en önemli faktör, bitkinin köklerinin içinde bulunan suyun meydana getirdiği basınç miktarıdır. Bu basıncın dışarıdaki basınç miktarı ile dengelenmesi gereklidir. Bitki bunu sağlayabilmek için, içerideki basınç miktarı azaldığında kökler vasıtası ile dışarıdan su alma ihtiyacı duyar. Bunun tam tersi olduğunda ise, yani bitkideki iç basınç dışarıdakine oranla daha yüksek olduğunda, bitki bu dengeyi sağlayabilmek için bünyesindeki suyu yapraklarından dışarı bırakır. Eğer suyun topraktaki yoğunluğu normalde olduğundan biraz daha yüksek olsaydı, dış basınç çok yükseleceğinden bitki sürekli su alacak ve bir süre sonra bundan zarar görecekti. Bunun tam tersine suyun topraktaki yoğunluğu daha düşük olsaydı, bitki hücresi dış basınç çok düşük olacağından dışarıdan hiçbir zaman su alamayacaktı. Hatta basıncı dengelemek için bünyesindeki suyu dışarı salacak yani her iki durumda da kuruyarak ölecekti.
Görüldüğü gibi bitki köklerini Rabbimiz, ne eksik ne de fazla, sadece o anki şartlarda ihtiyaç duyulan miktarda basınç ayarlaması yapabilecek bir denge-kontrol mekanizması ile donatmıştır.
Bu makale, İlmi Mercek Dergisi31. sayı (Ocak 2007) 2. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 2.170 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin. Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;