 |
Tüm Sıkıntıların Çözümü İman Etmektir
Dünyanın dört bir yanı saymakla bitirilemeyecek güzelliklerle doludur. Ancak birçok insan bu güzelliklerin farkında bile değildir. Kendi dertlerine, sıkıntılarına gömülmüş, bunların ağırlığından etraflarında olup biten sevinç duyulacak, keyif alınacak olayları, güzellikleri göremeyecek hale gelmişlerdir. Kendilerine sorsanız; büyük bir "yaşam kavgası" verdiklerinden bahsederler. Hayatı hep "zorluk ve mücadele ortamı" gibi ifadelerle tanımlarlar. Bu hayattan bıktıklarını, yorulduklarını her fırsatta dile getirirler. Oysa gerçekte dünya hayatı, söz konusu kişilerin tanımladıkları ve yaşadıkları şekilde olmak zorunda değildir. Elbette dünya hayatı pek çok eksiklikle, insanlar da pek çok acizlikle birlikte yaratılmıştır. Ama bu eksiklikler ve acizliklere rağmen huzurlu olmanın yolu "yaşam kavgası vermek" değildir. Sonsuz merhamet sahibi Allah insanlara çözümü Kuran ile bildirmiştir. Çözüm sadece iman etmektedir. Yaşanılan mutsuzluktan ve bıkkınlıktan, ancak, Allah'ın kulları üzerindeki rahmeti kavrandığı ve din ahlakı yaşandığı takdirde kurtulunabilir. Dünya hayatından ancak bu şekilde gerçek anlamda zevk alınabilir, ancak bu şekilde güzelliklerin değeri tam olarak anlaşılabilir.
"Erkek olsun, kadın olsun, bir mümin olarak kim salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz Biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz." (Nahl Suresi, 97)
Karınca Otelleri
Bazı bitkilerde biyoloji dilinde "domatia" adı verilen derin oyuklar vardır. Bu oyuklar karınca kolonileri için korunaklı bir sığınaktır. Ayrıca bu sığınaklarda karıncaların kolayca bitkinin içine girip çıkmalarını sağlayan delikler ya da dokulardan oluşan ince perdeler de bulunmaktadır. Bu bölmelerde tek fonksiyonu karıncaları beslemek olan ve karıncalar tarafından toplanıp yenmesi için bitkinin özel olarak ürettiği besin oluşur. (Bert Hölldobler-Edrward O. Wilson, The Ants, Harvard University ) Kısacası karıncalar, Yüce Allah'ın kendileri için hazırlamış olduğu bu özenli yer içerisinde, neredeyse insanların lüks otellerde rahat edebileceği kadar rahat etmektedirler.
Sürekli Su Kaybeden Akçaağaçlar Neden Kurumaz?
Erişkin bir akçaağaç sıcak bir yaz gününün öğleden sonrasında her saat için, tek başına yaklaşık olarak 265 litre su kaybeder. Ancak bitkilerde bulunan kusursuz kök sistemi sayesinde buharlaşan suyun her damlası anında yenilenir. Köklerin topraktaki suyu emmeleri adeta bir sondajlama tekniğini andırır. Kök uçları, topraktaki suyu bulana kadar toprağın derinliklerini aramaya devam ederler. Su köke, öncelikle dış zarından ve kılcal hücrelerden girer. Hücre içinden ve hücre kabuklarından gövde dokusuna geçer. Buradan da bitkinin her bölümüne dağıtılır. Böylesine küçük bir alana sığdırılmış olan teknoloji, bu sistemin evrendeki her şey gibi Allah tarafından yaratıldığının apaçık bir delilidir.
“…Göklerin, yerin ve bunlar arasındakilerin tümünün mülkü Allah'ındır; dilediğini yaratır. Allah her şeye güç yetirendir.” (Maide Suresi, 17)
Hadis
"Birbirinizi kıskanmayınız, birbirinize kin tutmayınız, birbirinize çirkin sözler söylemeyiniz, birbirinize sırtlarınızı dönmeyiniz, kiminiz kiminizi arkasından çekiştirmesin. Allah'ın kulları kardeşler olunuz." (Buhari ve Müslim; Huccetü'l İslam İmam Gazali, İhya'u Ulum'id-din, 3. cilt, Çeviri: Dr. Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s. 315)
Her Dakika Üretilen 200 Milyon Hücre Nasıl Denetleniyor?
İnsan vücudunu oluşturan dokular sürekli yenilenir. Bunu sağlamak için vücutta her dakika 200 milyon hücre doğar ve ölmüş hücrelerle yer değiştirir. Bu mükemmel olayın denetimi ise, Allah'ın dilemesiyle, troksin denilen tek bir hormona verilmiştir.
Troksin hormonu bedeni denetler, ömrünü tamamlayan hücreleri belirler ve buna göre yeni bir üretim yapılması emrini ilgili birimlere iletir. Bedenin yenilenmesi asıl olarak bu hormonun faaliyetine bağlıdır. Eğer troksin hormonu, eksilen hücrelerin sayısını hesaplayamasa ve ihtiyaçtan daha fazla veya daha az üretim yapsa, bedende oldukça karmaşık bir durum oluşur. Hücreler yeterli sayıda yenilenmediği için dış görünümde yaşlanma meydana gelirken, organlar işlevini yapamayacak hale gelecektir. Fazla üretim sonucunda ise, kontrolsüz büyüyen organlar ve oluşan tümörler, kısa sürede ölüme sebebiyet verebilir. Ancak Rabbimiz'in rahmeti ile bunların hiçbiri gerçekleşmez ve insan, vücudundaki kusursuz organizasyon sonucu sağlıklı bir yaşam sürer.
Bu makale, İlmi Mercek Dergisi 29. sayı (Kasım 2006) 2. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 740 kez incelendi.
|
 |
|