 |
İşi Bitince Hemen Başka Bir İşe Başlamak
Kuran ayetlerini incelediğimizde müminler için “boş vakit” diye bir kavram olmadığını görürüz. Allah iman edenleri, hayatları boyunca hem kendi nefisleriyle hem de inkarcıların ahlakına karşı fikri bir mücadele vermekle görevlendirmiştir. Bunun için müminin yapması gereken pek çok hazırlık, yerine getirmesi gereken sayısız görevler vardır. Bu ihlaslı çabanın bir sınırı, bir kesintisi ve ara verilebilecek bir zamanı da yoktur. Bu yüzden, başarılan bir iş, tamamlanan bir görev, bitirilen bir hazırlık, çalışmalara ara vermek için bir gerekçe değil, tam tersine, yeni faaliyetleri başlatmanın vaktinin geldiğinin bir göstergesidir. Ayette bu durum şöyle bildirilir:
“Şu halde boş kaldığın zaman, durmaksızın (dua ve ibadetle) yorulmaya-devam et.” (İnşirah Suresi, 7)
Müminlerin, Kuran ahlakını yayma yolundaki fikri mücadelede gösterdikleri çaba ile iman etmeyenlerin kendilerince "hayat mücadelesi" adını verdikleri sözde zorluk, sıkıntı, mutsuzluk ve ümitsizlik içindeki çabaları arasında en ufak bir benzerlik yoktur. İnkarcıların sıkıntı, yorgunluk ve çilesi ahirette karşılaşacakları sonsuz azabın dünyadaki küçük bir başlangıcıdır. Oysa diğer yandan Allah'ı herşeyin üzerinde tutan, O'nu büyük bir coşku ve bağlılıkla seven müminin Allah yolunda sarf ettiği çaba, onun için daha cennete girmeden dünyada elde ettiği ve cennet zevklerine benzer çok büyük bir manevi lezzet içerir. Aynı zamanda bu çaba, Allah'ın dilemesiyle, ahirette onun karşısına sonsuz bir mükafat olarak çıkacaktır.
İnsanın Aklını Örten Etkenler Nelerdir?
İnsanın kalbini ve aklını örten en önemli etkenler, insanın hırsları ve bencil tutkularıdır. Örneğin gelecek korkusu, kıskançlık, paraya ve maddi değerlere karşı duyulan tutkulu istekler, duygusallık gibi hatalı davranışlar insanı meşgul eder, aklını oyalar. Asıl düşünmesi gereken konuları; Allah'ın büyüklüğünü, yaratışındaki mükemmelliği düşünemez hale getirir. Rabbimiz Kuran’da kurtuluşun ancak nefsin tutkularından kurtulmakla mümkün olacağını şöyle haber vermiştir:
“… Kim nefsinin 'cimri ve bencil tutkularından' korunmuşsa, işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır.” (Haşr Suresi, 9)
Müminler Nelere Dua Ederler?
Unuttuklarından ve yanıldıklarından dolayı sorumlu tutulmamak için:
…"Rabbimiz, unuttuklarımızdan veya yanıldıklarımızdan dolayı bizi sorumlu tutma. Rabbimiz, bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Rabbimiz, kendisine güç yetiremeyeceğimiz şeyi bize taşıtma. Bizi affet. Bizi bağışla. Bizi esirge, Sen bizim Mevlamızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et." (Bakara Suresi, 286)
“Yakin” Ne Demektir?
Aksine ihtimal olmayan, şüphenin zıddı bir mana taşıyan yani kesinlik derecesinde yerleşmiş sağlam ve güvenilir bilgi demektir.
Müslüman Nasıl Konuşmalıdır?
Samimi Bir Üslupla Konuşmak
Samimi konuşan bir insanın en önemli özelliklerinden biri, konuşmalarına özel bir şekil vermeye çalışmadan Allah'a sığınarak, samimi olmaya niyet ederek konuşmasıdır. Samimi konuşma, kişinin içindeki gerçek duygularını, konuşmalarına aktarmasıdır. Suni olmaması, söyleyeceği şeyleri dürüstçe söylemesi ve konuşmalarında sadece Allah’ın rızasını gözetmesidir.
Samimi üslupla yapılan bir konuşma, doğrudan insanın kalbine ve vicdanına etki eder. İnsan samimiyetten etkilenecek şekilde yaratılmıştır. Samimi konuşma; dinleyen kişiyi, inanmadığı, desteklemediği ve hatta karşı çıktığı bir fikrin dahi haklı yönlerini görmeye ve dinlediklerini objektif bir biçimde değerlendirmeye yöneltir. Kişiyi samimi düşünmeye, samimi değerlendirmeye ve samimi konuşmaya teşvik eder.
Bu makale, İlmi Mercek Dergisi 28. sayı (Ekim 2006) 22. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 746 kez incelendi.
|
 |
|