Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7222 tanesi Türkçe, toplam 8452 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Aylık kültür, tarih ve politika dergisi "ARAŞTIRMA" Kasım ayı ile birlikte okuyucularına merhaba diyor. Türkiye dış politikasını ve dünyada gelişen olayları farklı bir bakış açısıyla inceleyecek olan dergimiz, okuyucusuna her ay, 2 VCD ve 1 kitap hediye ederek kültürel alanda dev bir hizmeti yerine getirmeyi amaçlıyor. İlk sayımızın kapak konusunu Medeniyetlerin Barışı konusuna ayırdık.
Ortadoğu ve balkanlardan nizamın sonu
Geçtiğimiz 20. yüzyılda dünyanın en kanlı, en karmaşalı ve en huzursuz bölgelerinden ikisi Balkan Yarımadası ile Ortadoğu oldu. Her iki bölge de büyük savaşlar, iç savaşlar, işgaller, gerilla hareketleri, etnik temizlikler, sürgünler, mülteciler gördü. Özellikle etnik ve dini farklılıklara dayanan çatışmalar, her iki bölgeyi de büyük bir kaos ortamına soktu. Dahası, sözkonusu iki bölge de bu özelliklerini aynen koruyorlar.
Oysa hem Balkan yarımadası hem de Ortadoğu bir zamanlar böyle değildi. Aksine, her iki bölge de asırlar süren bir istikrar, barış ve huzur dönemi yaşamıştı. Balkanlar'da 19. yüzyıla, Ortadoğu'da ise 20. yüzyıla kadar süren bu istikrarın nedeni ise, bu bölgelerdeki Osmanlı hakimiyetiydi. Türkiye'nin Osmanlı İmparatorluğu'nun varisi olarak, eski Osmanlı toprakları üzerinde bir nüfuz elde etme şansına sahip olduğu, zaman zaman dile getirilen önemli bir gerçektir. Ancak bundan daha da önemli olan, Türkiye'nin Balkanlar ve Ortadoğu'ya "nizam" getirmiş olan yegane gücün mirasçısı olmasıdır.
Osmanlı'nın çöküşü dünyaya huzur getirmedi
Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşü dünyaya huzur ve güven getirmedi. Osmanlı sonrasında Ortadoğu'da kalıcı bir düzen ve istikrar oluşturulmamasının en büyük nedeni ise, sömürgecilerin bunu yapabilecek bir güce sahip olmamaları değil, bunu yapmak için gerekli olan stratejik anlayışa sahip olmamalarıydı. Osmanlı, ele geçirdiği bölgelere "nizam" götürmeyi İlahi bir görev sayan bir anlayışla yönetiliyordu. Sömürgeciler ise sadece kendi menfaatlerini gözettiler ve bu menfaatler düzensizlik gerektirdiğinde düzensizlik meydana getirdiler.
Türkiye için yeni bir vizyon
21. yüzyıl ile birlikte gündeme getirilen "Medeniyetler Savaşı" senaryolarını "Barışa" çevirecek çözümün yolu, dünyaya nizam veren Osmanlı vizyonunun Türkiye önderliğinde yeniden tesis edilmesinden geçmektedir. Tarihin derinliklerinden getirdiği gücün bilincinde olan Türkiye ise bunu gerçekleştirecek güçtedir.