Harun Yahya, harun yahya
E-mail :
Şifre :
Beni Hatırla
 
Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7825 tanesi Türkçe, toplam 9226 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
 OTHER LANGUAGES :
Konularına Göre Eserler:
 Ana Sayfa  / Makaleler /  Osmanlıyı Materyalizm ve Darwinizm Yıkmıştır 1
TR Arama: 
 ESERLER
Kitaplar (266)
Cep Kitapları (72)
Kitapçıklar (13)
Dergiler (182)
Belgeseller (253)
Ses Kasetleri (100)
CD'ler (11)
Web Siteleri (157)
Makaleler (6644)
Posterler (17)
Afiş Sergisi (48)
Harun Yahya'nın Tüm Eserler Listesi
DİĞER LİNKLER
Site Hakkında
Harun Yahya Hakkında
Basında Harun Yahya
Türkiye'den Yankılar
Dünyadan Yankılar
İlanlar
Röportajlar
Ramazan Sayfaları
Haber Arşivi
Yardım Sayfası
Bize Ulaşın
Detaylı Arama
Satış Sitesi
Kampanyalar
Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz
GEÇEN HAFTA ÇOK İNDİRİLENLER
Allah'ın Sonsuz Delilleri
Allah'ın Sonsuz Delilleri - CD - 284 download
Kuran Mucizeleri 4 - Belgesel - 229 download
Atom Mucizesi - Belgesel - 157 download
Hazreti Nuh - Belgesel - 122 download
Matrix Felsefesi - Belgesel - 97 download
Makale : Osmanlıyı Materyalizm ve Darwinizm Yıkmıştır 1 - TÜRKÇE
Mart 2006
Osmanlıyı Materyalizm ve Darwinizm Yıkmıştır 1Günümüzde siyasi istikrarsızlıklar, çıkar kavgaları, terörist saldırılar ve silahlı çatışmalar nedeniyle bir türlü rahata ve huzura kavuşamayan Balkanlar, Kafkaslar, Ortadoğu ve Kuzey Afrika halkları Osmanlı İmparatorluğu zamanında refah ve adalet içinde yaşamışlardır. Osmanlıların Türk-İslam ahlakından kaynaklanan adil ve merhametli uygulamaları vesilesiyle ülke sınırları dahilinde huzur ve saadet dolu bir yaşama ortamı tesis edilmiştir.

Osmanlı sultanları ve yöneticileri, devletin henüz küçük bir uç beyliği olduğu dönemlerden itibaren, idare altına alınan her bölgede Türk-İslam ahlakının hakim olması için büyük çaba harcamışlardır. Toprakların hızla genişlemesine karşın ülke içindeki ahenk hiç bozulmamış, yeni fethedilen yerlerdeki insanların birçoğu kendi hür iradeleriyle Müslüman olmuşlardır. Gayrimüslümler ise diğer devletlerin egemenliği altında yaşadıkları kasvetli, bunaltıcı hayattan kurtarılmış olmaktan ötürü duydukları gönül borcu sebebiyle devlete daima bağlı ve sadık kalmışlardır. Ancak ne yazık ki bu güzel tablo, özellikle 19. yy’dan itibaren hızlı bir şekilde bozulmaya başlamıştır.

Yıllarca aynı topraklarda bir arada kardeşçe yaşayan insanlar, birtakım dış güçlerin oyunları ve Avrupa ülkelerinden ithal edilen bazı çarpık ideolojilerin yıkıcı etkisiyle birbirlerine düşmüşlerdir. Birçok Osmanlı vilayetinde ayaklanmalar başgöstermiş, Türk-İslam ahlakında asla yeri olmayan anarşist, bölücü hareketler ve şiddet içeren eylemler ülkenin dört bir yanına yayılmıştır. Alınan asayiş tedbirleri fayda etmemiş, ahlaki erozyon günden güne daha büyük boyutlara varmıştır. 600 yıllık cihan imparatorluğunun yıkılmasındaki temel faktör de işte bu ahlaki dejenerasyon olmuştur.

Ahlaki Bozulmaya Giden Yol

Hem yönetici kadroların hem de halkın bir kısmının zaman içinde Türk-İslam ahlakından kopmaya başlamasıyla, üç kıtaya yayılan geniş topraklarda sosyal sorunlar ortaya çıkmıştır. Toplumda öncü rol oynayan kimi kişiler, dini ve manevi değerlerden uzaklaşarak milletin mayasında bulunmayan birtakım sapkın görüşlere meyletmişlerdir. İşte eğilim gösterilen bu sapkın inanışların en başında da Allah’ın varlığını inkar eden materyalizm ve Darwinizm gelmektedir.

18. ve 19. yy’lardaki savaşlarda alınan yenilgiler sonucunda hızla toprak kaybedilmesinin ve devlet hazinesinin fakirleşmesinin önüne geçilebilmesi amacıyla, Osmanlı idarecileri tarafından pek çok farklı çözüm reçetesi ortaya atılmıştır. Ancak ordu yapısının, yönetim teşkilatının ve eğitim sisteminin derhal Avrupa ülkelerindekine benzer hale getirilmesi gerektiği fikri, ileri sürülen çözüm önerilerinin hemen hepsinin ortak noktasıdır. Hakim olan bu görüş neticesinde pek çok genç, Batı tarzı bir eğitim almaları maksadıyla Avrupa ülkelerine gönderilmiştir. Ayrıca Fransa, Almanya gibi ülkelerden eğitici personel ve askeri uzman getirtilmiştir. Hem askeri hem de diğer devlet okullarındaki eğitim müfredatı Avrupa devletlerindekine uygun olarak yeniden düzenlenmiş, pek çok yabancı kitap Osmanlıca’ya çevrilmiştir. Elbetteki bu gelişmeler toplum üzerinde olumlu etkiler meydana getirmiştir. Ne var ki milletin birlik ve beraberliğini bozmaya kadar varan oldukça vahim sonuçlar da doğmuştur.

Söz konusu gelişmeler neticesinde Osmanlı milleti Allah’ın varlığını inkar eden ideolojilerle ciddi anlamda ilk kez tanışmıştır. 3 Kasım 1839 tarihinde ilan edilen tanzimatla beraber kapıların Batı’ya açılmasıyla, ‘tarihi materyalizm, evolüsyonizm (evrimcilik), diyalektik materyalizm, ateist pan naturalizm (ateist tabiatçılık)’ gibi çarpık fikir akımları Osmanlı İmparatorluğu hudutlarından içeri girmiştir.

Darwinizme Aldanan Aydınlar

Avrupa’daki aydınlanma felsefesinin etkisinde kalan bazı Osmanlı aydınları, ilk kez Charles Darwin tarafından kapsamlı olarak bilim dünyasının gündemine taşınan ve canlılığın yeryüzünde nasıl ortaya çıktığını ateist bir mantıkla açıklamaya yeltenen evrim teorisini benimsemişlerdir. Baha Tevfik, Memduh Süleyman, Suphi Ethem, Asaf Nef’i, Ahmet Nebil, Beşir Fuat, Rıza Tevfik gibi yazar ve düşünürler Nietzsche, Baron d’Holbach, Diderot, Büchner, Haeckel ve diğer Avrupalı evrimci-materyalist felsefecilere büyük hayranlık duymuşlardır. Adı geçen Osmanlı felsefecileri, gerek bu ateist filozofların kitaplarını tercüme ederek gerekse kendileri bu konularda yazılar yazarak materyalizmin ve Darwinizmin çarpık izahlarını insanlara aktarmışlardır.

Osmanlı’nın bilhassa son yıllarında evrimcilik, fikir dünyasında oldukça kabul gören bir akım haline gelmiştir. Şehbenderzâde Ahmet’in, felsefî görüşlerini dile getirdiği "Üniversiteli Gençlerle Bir Konuşma" adlı risâlesinde bu gerçek açıkça görülmektedir. Yazar söz konusu eserinde, "hangi felsefî doktrini seçelim?" şeklinde bir soruyu şöyle cevaplandırmaktadır:

‘Çağımızda üç büyük felsefî meslek vardır. Bunlar: Kritisizm (Herşeye eleştirel gözle bakmak gerektiği inancına dayalı fikir akımı), Pozitivizm (sadece maddi dünyayla ilgilenilmesi gerektiği öngörülen felsefi akım) ve Evolüsyonizm (Evrimcilik)dir. Filozoflar arasında ise materyalizm yaygındır…’ Osmanlıda Felsefe

Osmanlı’da evrime inanan düşünürlerin büyük çoğunluğu, dünya genelinde olduğu gibi materyalistlerdir. Ancak ne yazık ki, Erzurumlu İbrahim Hakkı gibi bazı din alimleri de bu yanlış akımın etkisi altında kalmışlardır. İbrahim Hakkı, Allah inancı ile evrim teorisinin ters düşmediğini savunmuş ve Yüce Allah’ın canlıları güya evrim mekanizması vesilesiyle yarattığını ileri sürmüştür. Oysa ki, Kuran-ı Kerim’de Allah (cc)’ın dilediği bir şeyi, ‘Ol’ emri ile bir anda yarattığı açıkça bildirilmişken bir İslam aliminin evrimci izahları savunmuş olması gerçekten de şaşırtıcı bir durumdur. Ayrıca, evrim teorisinin çarpık mantık örgüsü, canlılığın tesadüfen ortaya çıktığı iddiası ile başlamaktadır. Yani bu teori daha en başından itibaren ateist bir yaklaşıma dayanmaktadır.

Böyle bir yanlışlığa düşülmesinin muhtemel nedeni, o dönemdeki teknolojik şartların yetersizliği sebebiyle evrim teorisinin bilimsel bir gerçek zannedilmesi ve ateist bir dünya görüşüne sözde fikri bir temel oluşturması maksadıyla ortaya atıldığının iyi anlaşılmamış olması olabilir.

Bu makale, Önce Vatan gazetesinde 01 Mart 2006 tarihinde yayınlanmıştır.

Bu eser 659 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin.
Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
 
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Yorumunuz   :  
 
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;
Tarihte Örnek Bir Birlikte Yaşama Sistemi: Osmanlı İmparatorluğu'nda Millet Sistemi - Makale
Balkanlar Osmanlı'yı Arıyor - Haber
Osmanlı Vizyonu ile Türk-İslam Dünyası'na Türkiye Öncülüğü - Kitap
Türkiye'nin Geleceğinde Osmanlı Vizyonu - Kitapçık
Dünya Yeni Bir Osmanlı'ya Muhtaç - Belgesel
Bu eserin konusuyla ilgili yazarın diğer eserlerini görmek için tıklayınız.
ÇOK İNCELENEN MAKALELER
Atatürk’ün Türk Diline ve Türk Tarihine Verdiği Önem
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran
Peygamberimizin Güzel Hayatı
Geçmişten Günümüze İslam Alimleri ve Hz. Mehdi
Hazreti Muhammed'in Üstün Ahlakı -1-
ÇOK İNDİRİLEN MAKALELER
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 3069 download
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 2345 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1940 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1631 download
CNNTurk'ün Evrim Yanılgıları - 1387 download
Bu sitedeki tüm dökümanları, sitemizi kaynak göstermek şartıyla
telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Harun Yahya International © 2002.