Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7181 tanesi Türkçe, toplam 8408 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Akıl, sadece müminlerin sahip olduğu önemli bir özelliktir. Ancak toplumda bilinen akıl kavramı ile Kuran’da belirtilen akıl kavramı birbirinden çok farklıdır. Kuran'da söz edilen akıl, zekadan tamamen farklı bir kavramdır. Zeka bir insanın biyolojik olarak sahip olduğu beyin kapasitesidir. Zeka ne artar, ne azalır. Akıl ise Allah'tan korkup sakınan takva sahibi müminlere Allah Katından büyük bir nimet olarak verilir. Ve insanın takvası ölçüsünde sahip olduğu akıl seviyesi de artar.
Akıl sahibi insanın en belirgin özellikleri, Allah'tan korkup sakınması, daima vicdanına uyması, her olayı, gördüğü herşeyi Kuran'a göre değerlendirmesi ve her an Allah'ın rızasını aramasıdır. Bir insan dünyanın en zeki, en bilgili, en kültürlü insanı dahi olsa eğer bu özelliklere sahip değilse "aklı" olmayacaktır ve birçok gerçeği göremeyecek, kavrama yeteneğinden yoksun kalacaktır. Allah akılsızlığın nasıl bir bela olduğunu şöyle bildirmiştir:
Gerçek şu ki, Allah Katında, yerde debelenenlerin en kötüsü, (bir türlü) akıl erdirmez olan sağırlar ve dilsizlerdir. (Enfal Suresi, 22)
Akıl sahibi insan aynı zamanda ileri görüşlüdür, her zaman yerinde ve isabetli kararlar verir, daima olayların özünü kavrayabilir, iç yüzünü görebilir.
Hadis
"Siz Allah'a hakkı ile tevekkül etseniz kuşlar gibi rızıklanırdınız. Onlar aç gider, tok dönerler." (G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 357/1)
Albatrosların Fedakarlıkları
Albatroslar deniz kuşlarının en büyüğüdür. Kanatlarının genişliği diğer kuşlar arasında en geniş ölçü olan 3.5 metreye ulaşır. Bu kuşların bir özelliği de yumurtalarını ve yavrularını koruyabilmek için son derece özenli yuvalar kurmalarıdır. Üreme zamanlarında koloniler halinde toplanırlar. Dişiler gelmeden haftalar önce, erkekler gelip burada daha önceden bulunan yuvaları tamir ederler.
Albatroslar, özenle hazırlanan yuva içerisindeki yumurtaların üzerinde yaklaşık 50 gün boyunca hiç kımıldamadan dururlar. Birçok canlı türü gibi albatroslar da yavruları için çok büyük fedakarlıklar yapmaktadırlar. Bu canlılara yavrularının rahatını düşünmeyi, onları beslemeleri, korumaları gerektiğini öğreten Yüce Allah'tır. Allah yarattığı her canlıyı koruyan gözetendir.
Mesajcı Hormonun Hücre İçindeki Yolculuğu
Herhangi bir organ bir protein üretilmesini istediği zaman, hücrelere mesaj gönderir. Haberci molekül hücreye ulaştığı zaman hücre zarında bulunan antene bağlanır. Bu bağlanma sırasında taşıdığı mesajı antene aktarır. Anten de aldığı mesajı hücrenin iç bölümünde bulunan kuyruğuna iletir. Bunun üzerine başlangıçta tek başına duran antenler ikili gruplar halinde biraraya gelirler. Gövde bölümündeki enzimlerin kuyruk bölümüne fosfat eklemeleriyle kuyruk bölümünün şekli değişir. Bu işleme "fosforilasyon" adı verilir. Tüm bu işlemler, hücre içinde bulunan haberleşme modülü olarak bilinen proteinlere bir çağrı niteliğindedir.
Bu sisteme birçok molekül ve protein de teknik destek sağlar. Örneğin GTP isimli moleküllerin ve kısaca "G" olarak adlandırılan proteinlerin de bu aşamada önemli etkisi bulunur. Sistemin çalışması için birçok faktörün en doğru anda devreye girmesi gerekmektedir.
Birtakım karmaşık işlemlerin sonucunda, SH2 adlı haberleşme modülü harekete geçerek tirozin kinaz anteni ile bağlantı kurar ve mesajın hücre içindeki iletimi bu şekilde başlar.
Burada ilk aşaması genel olarak anlatılan bu haberleşme sisteminin hücre içinde kendiliğinden oluşmadığı, hücreyi oluşturan şuursuz atomların da böyle bir sistemi akledemeyecekleri çok açık bir gerçektir. Bu mükemmel sistemi yoktan vareden Yüce Allah'tır. Allah tüm canlılara yapmaları gerekeni ilham eden ve onları her an kontrol altında tutandır.
Kök ve Filizin Akıllı Yolculukları
Kök ve filizin büyüme yönünün önemi, tohum toprak yüzeyine doğal olarak düşmüş olsa da, bir çiftçi tarafından toprağın altına ekilmiş veya oradan geçen hayvanların ayaklarıyla taşınmış olsa da değişmez. Tohum -toprağın birkaç santimetre altındayken de- yönü ne olursa olsun kökün ve filizin ucu her zaman dikey olarak büyür. Tohumdan çıkan ilk kök ve filiz oldukça karmaşık yerçekimine ve ısıya duyarlı olan oldukça kompleks yol gösterici sistemlerle donanmışlardır. Topraktan çıkan filiz kendini bazen büyük bir bitkinin gölgesi altında veya bir kayanın dibinde bulabilir. Bu durumda büyümeye devam ederse, güneş ışığını alamayacağından fotosentez yapması zorlaşacaktır veya kayaya çarpacağından filizinin ucu zarar görecektir. Eğer filiz, yeryüzüne çıktığında kendini böyle bir ortamda bulursa, hemen ışığa ve yerçekimine duyarlı sistemler devreye girer ve bitki ışık kaynağına doğru büyüme yönünü değiştirir. Bitkilerdeki bu sistem Rabbimiz'in benzeri olmayan yaratmasıdır. (Malcolm Wilkins, Plant Watching, s.9)
Bu makale, İlmi Mercek Dergisi25. sayı (Temmuz 2006) 2. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 853 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin. Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;