Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7828 tanesi Türkçe, toplam 9229 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Göz kapakları, mükemmel şekilde işleyen bir sistemin en önemli parçalarından birisidir. Göz kapaklarının görevi, göz küresini korumanın yanı sıra "konjonktiva" ve "kornea"yı her an belli bir nem oranında tutmaktır. Göz kapaklarının iç kısmında bulunan konjonktiva adlı katmanın damarları, uykuda oksijen alamayan gözün dış tabakasını besler.
Tatlıyı Nasıl Anlarız?
Dilin üzerinde çeşitli tatları almaya yarayan bölümlere glukofor adı verilir. "Tatlı" duyusu yani tatlı glukoforu, dilin ön kısmında bulunmaktadır. Glukoforun yapısında protein bulunur. Dışarıdan gelen herhangi bir tat molekülü buraya ulaştığında, söz konusu protein molekülü ile hidrojen bağları kurar ve beyne bir sinyal gönderir. Böylelikle, yediğimiz yiyeceğin "tatlı" olduğunu anlarız.
Sindirim Sisteminin Hassas Yerleşimi
Vücudumuzda sindirim işlemlerinin gerçekleştiği yol toplam 10 metre uzunluğundadır. Bu, insan boyunun 6-7 katı fazla bir uzunluk demektir ki, böyle bir uzunluğun bedenimize sığdırılmış olması da çok olağanüstü bir durumdur. Çünkü sindirim kanalı, vücudumuza kıvrımlarla yerleştirildiği için çok uzun olmasına rağmen çok az bir alana sığmaktadır.
Glikozun İnsan Yaşamındaki Önemi Nedir?
Glikoz insan bedeninde kanda %60 oranında yani 110 mg/dl, dokularda ise 0.1 mg/dl kadar bulunmak zorundadır. Eğer söz konusu sistemde bir aksama olursa ve beynin en önemli yakıt maddesi olan glikoz beyne yeterli miktarda ulaşmazsa, bu durum oldukça ciddi sorunlara sebep olur. Eğer beyne giden glikoz miktarı 0.04 mg/dl'nin altına düşerse, beyin hücreleri aşırı duyarlı hale gelir ve uyarı göndererek vücuttaki kasların sürekli olarak kasılmalarına neden olur. Bunun sonucunda ise kısa sürede ölüm meydana gelir.
Yeryüzünden Yansıyan Güneş Işığının, Yeryüzüne Ulaşan Güneş Işığına Oranı (Albedo etkisi):
Eğer daha fazla olsaydı: Hızla buzul çağına girilirdi.
Eğer daha az olsaydı: Sera etkisi aşırı ısınmaya neden olur, Dünya önce buz dağlarının erimesiyle sular altında kalır daha sonra kavrulurdu.
Atmosferdeki Oksijen ve Azot Oranı:
Eğer daha fazla olsaydı: Vücut fonksiyonları olumsuz şekilde hızlanırdı.
Eğer daha az olsaydı: Vücut fonksiyonları olumsuz şekilde yavaşlardı.
Saçlarımızın Esnekliğinin Sırrı:
Saçlarımızın esnek olmasının nedeni keratini meydana getiren hidrojen bağlarıdır. Esnek hidrojen bağlarının sağladığı bu özellik nedeni ile saçlar hareket eder ve kolay kolay kopmaz. Bir de bunun tersini düşünelim. Eğer keratin molekülü farklı bir kimyasal bağ ile bağlansaydı, kitlevi ve son derece sert bir saç kütlesine sahip olurduk. Şekil alan, rahat hareket edebilen saçlarımız yerine belki de kafamızda bir tahta kadar sert bir ağırlık taşıyor olurduk. Ancak hidrojen bağları sayesinde hiçbir zaman böyle bir durum söz konusu olmaz.
Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi24. sayı (Haziran 2006) 40. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 900 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin. Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;