 |
Allah'ın, kullarına emrettiği hükümlerden biri, merhameti birbirlerine tavsiye edenlerden olmaktır. (Beled Suresi, 17) Hayatlarını Allah'ın rızasını kazanmaya adayan müminler de Allah'ın bu hükmünü tam anlamıyla yerine getirmeye çalışırlar. Peki, Kuran'da bildirilen bu merhamet anlayışı nasıldır?
Kuran'da bildirilen merhamet anlayışının temelinde Yüce Rabbimiz'e duyulan coşkulu Allah sevgisi ve samimi iman yatar. Allah'ın izni dışında hiçbir olayın gerçekleşmeyeceğini bilmek ve O'nun insanlara bağışladıklarına ne kadar muhtaç olduğumuzun farkında olmak, bu kavrayıştan kaynaklanan bir tevazuya sahip olmayı beraberinde getirir.
Tevazu sahibi olmayan bir insan, gerçek anlamda merhametli de olamaz. Çünkü yalnızca kendisini düşünür, kendisini sever ve kendi çıkarları, kendi nefsinin istekleri herkesten önce gelir. Bu nedenle, başkalarının ihtiyaçlarını, eksiklerini hiç umursamaz. Kendi dışındaki kimseleri önemsiz ve değersiz görür. Bunun doğal bir sonucu olarak da kimseye karşı şefkat ve merhamet hisleri besleyemez.
Kuran ahlakını yaşamaya özen gösteren kimselerin merhamet göstermedeki kararlılıklarının en önemli sebebi ise derin bir Allah sevgisi ve Allah korkusudur. Allah, pek çok ayette açıklandığı gibi merhametlilerin en merhametlisidir. Dolayısıyla müminler de merhameti, güçlerinin yettiği en son sınıra kadar yaşamaya çalışırlar. Müminlerin bu üstün özellikleri Kuran'da şu şekilde haber verilmiştir:
"Sonra iman edenlerden, sabrı birbirlerine tavsiye edenlerden, merhameti birbirlerine tavsiye edenlerden olmak. İşte bunlar, sağ yanın adamlarıdır." (Beled Suresi, 17-18)
Allah korkusuna ve Allah sevgisine dayanan, Kuran ahlakına uygun bir merhamet olmadığında, geriye insanları kötülük yapmaktan alıkoyacak hiçbir sebep kalmaz. Merhamet duygusunun tam anlamıyla yaşanmadığı bir toplumda kimsenin yanlışlara, haksızlıklara karşı sesini çıkarmadığı bir ortam meydana gelir. Zalim ve merhametsiz olanlar, zayıf ve güçsüz olanları istedikleri gibi ezerler. Kuran ahlakının ve buna dayalı merhametin ve din ahlakının yaşanmadığı bir ortamda her zaman huzursuzluk, sıkıntı ve zulüm hakim olur.
Kuran'da bildirilen merhamet anlayışının yerleşmesi için, insanların birbirlerine karşı gösterdikleri davranışlarda da güzel ahlakın yerleşmesi gerekmektedir. Bunun sırrı ise iyiliği emretmek, kötülüğe güzel bir tavırla karşılık vermektir. Yüce Allah insanlara, kötülüğe karşı en güzel tavırla karşılık verdikleri takdirde hayırlı bir sonuç elde edeceklerini vaat etmiştir. Hatta böyle yaparlarsa karşılarındaki kişiyle aralarında düşmanlık söz konusu olsa dahi sıcak bir dostluk oluşabileceğini bildirmiştir. (Fussilet Suresi, 34) Kötülüğe iyilikle karşılık vermek, inananların merhamet anlayışlarının da bir gereğidir. Merhamet sahibi müminler karşı tarafın Allah'ın beğenmeyeceği kötü bir tavır içerisinde olduğunu gördükleri zaman, herşeyden önce bunun o kişinin ahireti açısından önemli olduğunu bildikleri için, ona hoşgörülü ve tevazulu bir biçimde yaklaşırlar. Yüce Allah iyiliğin Kuran ahlakındaki önemini bir ayette şöyle bildirmiştir:
"İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen, güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaştır; o zaman, (görürsün ki) seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost(un) oluvermiştir." (Fussilet Suresi, 34)
Kuran'da bildirilen güzelliklerin yaşanması için gereken tek şey, insanların önce kendilerinden başlayarak Kuran ahlakını yaşamaya niyet etmeleri, daha sonra da insanlar arasında aynı ahlakı yaymak için gayret göstermeleridir. Kuran'da bildirilen ahlak yaşandığı zaman, toplum içinde hiçbir ayrım gözetmeden, herkes adaletli, merhametli, hoşgörülü, sevgi dolu, saygılı, affedici, dürüst olacak, Allah'ın izniyle yeryüzünde huzur ve barış hakim olacaktır. Rabbimiz bu konuyla ilgili olarak, müminlerin sahip olması gereken üstün ahlakı bir ayetinde şöyle bildirmiştir:
"Sizden; hayra çağıran, iyiliği (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa erenler işte bunlardır." (Al-i İmran Suresi, 104)
Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi 22. sayı (Nisan 2006) 41. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 600 kez incelendi.
|
 |
|