Harun Yahya, harun yahya
E-mail :
Şifre :
Beni Hatırla
 
Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7593 tanesi Türkçe, toplam 8909 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
 OTHER LANGUAGES :
Konularına Göre Eserler:
 Ana Sayfa  / Makaleler /  Allah'ın Peygamberimiz (sav)'in Üzerindeki Mucizevi Koruması 1
TR Arama: 
 ESERLER
Kitaplar (267)
Cep Kitapları (72)
Kitapçıklar (13)
Dergiler (178)
Belgeseller (253)
Ses Kasetleri (100)
CD'ler (11)
Web Siteleri (125)
Makaleler (6454)
Posterler (17)
Afiş Sergisi (48)
Harun Yahya'nın Tüm Eserler Listesi
DİĞER LİNKLER
Site Hakkında
Harun Yahya Hakkında
Basında Harun Yahya
Türkiye'den Yankılar
Dünyadan Yankılar
İlanlar
Röportajlar
Ramazan Sayfaları
Haber Arşivi
Yardım Sayfası
Bize Ulaşın
Detaylı Arama
Satış Sitesi
Kampanyalar
Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz
GEÇEN HAFTA ÇOK İNDİRİLENLER
Allah'ın Sonsuz Delilleri
Allah'ın Sonsuz Delilleri - CD - 239 download
Hazreti Nuh - Belgesel - 116 download
Atom Mucizesi - Belgesel - 116 download
İlmi Mercek Sayı 51 - Dergi - 106 download
İlmi Araştırma Sayı 51 - Dergi - 98 download
Makale : Allah'ın Peygamberimiz (sav)'in Üzerindeki Mucizevi Koruması 1 - TÜRKÇE
Ağustos 2005
Allah'ın Peygamberimiz (sav)'in Üzerindeki Mucizevi Koruması 1Peygamber Efendimiz (sav) peygamberlik göreviyle şereflendirilmeden önce de çok akıllı, basiret sahibi mübarek bir insandı. Onun tüm bu seçkin özellikleri kavmi tarafından da bilinmekteydi. Buna karşın çevresindekileri Allah’a iman etmeye ve putlara tapmaktan vazgeçmeye çağırmaya başlayınca,kendisinin üstün ahlakına şahit olmalarına rağmen Peygamberimiz (sav) iman etmeyenlerin en büyük hedefi haline gelmiştir. Ancak Allah Peygamberimiz (sav)’e hem fiziksel hem de manevi anlamda büyük bir güç ve heybet vererek onu her şartta rahmetiyle korumuştur.

İnsanların hidayetine vesile olmak için görevlendirilmiş olan Allah’ın elçileri, iyiliği emredip kötülükten meneden, üzerlerindeki bu şerefli sorumluluğu titizlikle yerine getiren çok kıymetli insanlardır. Buna karşılık bu şerefli mücadeleleri sırasında peygamberler kimi zaman iman etmeyenlerin, münafıkların, müşriklerin tehditlerine, sözlü ve fiili saldırılarına maruz kalmışlardır. Ancak bu koşullar altında dahi sabırla, güzellikle, iyilik ve tevazuyla tebliğ görevlerine devam etmişlerdir.

Peygamberimiz (sav) de tüm diğer peygamberler gibi insanlara tebliğ ettiği gerçeklerden dolayı türlü eziyetlere, iftiralara maruz kalmış, alaycı tavırlarla karşılaşmıştır. Peygamber Efendimiz (sav) tehlikeli ve müşrik bir kavmin içerisinde, bir yandan dini tebliğ etmiş, bir yandan iman ederek kendisine tabi olanları eğitmiş, diğer yandan da iman etmeyenlerle ve münafıklarla çetin bir mücadele yürütmüştür. Bu mücadele zaman zaman sıcak savaşa dönüşmüştür.

Rabbimiz’in en önemli mucizelerinden biri ise, Peygamber Efendimiz (sav)’in aleyhine kurulan onca tuzağa ve hileye rağmen, Sevgili Efendimiz (sav)’in hiçbir zarar görmeden mücadelesine devam etmesidir. Bir Kuran ayetinde Rabbimiz, Peygamberimiz (sav)’e “kendisini insanlardan koruyacağını” vaat etmiştir:

“... Allah seni insanlardan koruyacaktır. Şüphesiz, Allah, kafir olan bir topluluğu hidayete erdirmez.” (Maide Suresi, 67)

Mucize niteliğindeki bu gerçek, Kuran’da bildirildiği gibi, Peygamber Efendimiz (sav)’den rivayet edilen hadislerde de yer almaktadır. Rabbimiz’in Peygamberimiz (sav) üzerindeki rahmetinin örneklerinden bazıları Kuran ayetleri ve bu hadisler doğrultusunda şöyledir:

İman Etmeyenlerin Peygamberimiz (sav)’i Öldürememeleri

Peygamberimiz (sav)’in hakka ve doğruya olan daveti, haksızlık ve zulümden menfaat sağlayan, makam ve mevkilerini kaybetmekten korkan birtakım kimselerin, Efendimiz (sav) ve beraberindeki müminler aleyhinde çeşitli tuzaklar kurmalarına neden olmuştur. Ancak Peygamberimiz (sav)’i hak davasından vazgeçirmek için pek çok düzen kuran müşriklerin ileri gelenleri, bu amaçlarına ulaşamayınca Peygamber Efendimiz (sav)’in aleyhinde onu sürgün etmek, tutuklamak en sonunda da öldürmek üzere hain planlar kurmaya başladılar. Bu yüzden aralarında sürekli Peygamber Efendimiz (sav)’in durumunu görüşüyorlardı. İslami kaynaklarda bu tarihi gerçek şöyle aktarılmaktadır:

İbni İshak’ın ifadesine göre; Kureyş kabilesi biraraya gelip Resulullah (sav) hakkında istişarede bulunup birbirine şöyle dediler: “Bu şahsın durumunun hangi duruma geldiğini görüyorsunuz.” Bunun üzerine müzakereye başladılar. İçlerinden biri: “Onu bir yere hapsedelim, kimse ile görüşmesine de meydan vermeyerek ölünceye kadar oradan çıkarmayalım! Kendisine ölmeyecek kadar yiyecek verelim!...”

Fakat bu teklif itirazlara uğradı. Böyle bir hareket kargaşalık çıkarabilirdi. Onlardan birisi: “Onu hapsetmeyelim, Onu Mekke’den çıkaralım...” dediyse de bu da uygun görülmedi. Çünkü: “Muhammed (sav) Arapların herhangi bir aşiretine gider, o güzel sözleriyle onları kendine ilhak ettirir, onları arkasından sürükler ve bizden intikam alır...” denildi. Bunun üzerine Ebu Cehil şöyle dedi: “Muhammed (sav)’i öldürmekten başka çare yok.” (Siret Ansiklopedisi, Üçüncü Cilt, Sf 104)

İman etmeyenlerin ve müşriklerin kurdukları bu planlar bir Kuran ayetinde de şu şekilde haber verilmiştir:

“Hani o inkar edenler,seni tutuklamak ya da öldürmek veya sürgün etmek amacıyla, tuzak kuruyorlardı. Onlar bu tuzağı tasarlıyorlarken, Allah da bir düzen (bir karşılık) kuruyordu. Allah düzen kurucuların (tuzaklarına karşılık verenlerin) hayırlısıdır.” (Enfal Suresi, 30)

Bu kişiler kurdukları tuzaklar doğrultusunda kendilerince Peygamberimiz (sav)’i ya dininden vazgeçirmek ya da öldürmek konusunda aralarında görüşüyorlardı. Ancak ayet-i kerimede de buyrulduğu gibi, Rabbimiz düzen kurucuların en hayırlısıdır ve onların tüm tuzaklarından Sevgili Peygamber Efendimiz (sav)’i koruyup temize çıkarmıştır.

Kuran'da bildirilen “... onların ‘hileli düzenleri’ size hiçbir zarar veremez. Şüphesiz, Allah, yapmakta olduklarını kuşatandır.” (Al-i İmran Suresi, 120) ayetinin bir hükmü olarak mucizevi şekilde Peygamberimiz (sav)’e de hiçbir zarar verememişlerdir.

Hadislerde, Peygamberimiz (sav)’in en büyük düşmanlarından biri olarak bilinen Ebu Cehil’in, Allah’ın elçisini öldürmek için sürekli fırsat kolladığı da rivayet edilmektedir. İmam Buhari, bu konuyla ilgili olarak İbni Abbas’tan şu bilgiyi nakletmiştir:

Ebu Cehil: “Eğer Muhammed (sav)’i Kabe’de namaz kılarken görürsem boynunu ezeceğim!” dedi. Bunun üzerine Allah Resulü (sav) şöyle buyurdu: “Eğer bunu yapsaydı, melekler gelip herkesin gözü önünde onu yakalayacaklardı.” (İmam Suyuti, Olağanüstü Yönleriyle Peygamberimiz (sav) el-Hasaisü’l-Kübra, Çeviri: Naim Erdoğan İz Yayıncılık, İstanbul, 2003, s. 317)

Müşrikler ve iman etmeyenler bu hain planları uygulayabilecek hem maddi hem manevi imkanlara sahip olmalarına rağmen hiçbir zaman başarılı olamamışlardır. Çünkü Peygamber Efendimiz (sav) Yüce Allah’ın koruması altında hareket eden mübarek bir şahıstır. Hadislerde Peygamberimiz (sav)’in, kendisini öldürmek için tüm kabilelerden genç, güçlü ve silahlı kişilerin ayarlandığı anlatılmaktadır. Bu kişilerin yanı sıra Peygamberimiz (sav)’i kılıçla öldürmeye gelen çok sayıda gönüllü de vardır. Hadislerde bu kişilerin hep birlikte, aynı anda Hz. Muhammed (sav)’e saldırarak onu öldürmelerinin planlandığı aktarılır. Buna rağmen Peygamberimiz (sav)’in öldürülememesi, Allah’ın, iman etmeyenlerin ve müşriklerin tuzaklarını her defasında boşa çıkarması Peygamberimiz (sav)’in yaşadığı çok büyük mucizelerdendir.

Peygamberimiz (sav)’e tuzak kuranlar hiçbir zaman amaçlarına ulaşamamıştır. Allah Peygamberimiz (sav)'i rahmetiyle korumuş ve Peygamber Efendimiz (sav)'in derin tevekkülünün sonucunda kendisini hep başarılı ve güçlü kılmıştır.

Peygamberimiz (sav)’in Savaşlarda Hiçbir Zarara Uğramaması

Çok cesur ve yiğit bir insan olan Peygamberimiz (sav) sıcak savaşlara da bizzat katılmış, düşmanlarıyla birebir karşı karşıya gelmiştir. Savaşlarda en ön saflarda yer almasına rağmen yine öldürülememiş, Allah’tan bir mucize olarak sağsalim geriye dönmüştür. İnkarcılar savaş dışında kimi zaman ellerine başka fırsatlar geçse de yine bu mübarek insanı öldürememişlerdir. Peygamberimiz (sav)’in görevini tamamlamadan, hem de çok büyük tehlikelerle karşı karşıya kalmasına rağmen öldürülememesi elbette çok büyük bir mucizedir.

Bu mucize ile ilgili olarak İbni Hanbel, Taberanî ve Ebu Nu’aym, Ca’de (ra)’dan şunu nakletmişlerdir:

Peygamber (sav)’i gördüm; Bir adam yanına getirilip: “Bu adam seni öldürmek istedi” denildi. Bunun üzerine Allah Resulü (sav) şöyle buyurdu: “Korkma! Korkma! İsteseydin bile, Allah seni bana musallat kılmazdı. (a.g.e. s: 316)

Allah’ın koruması altında olduğunu bilen ve O’na tevekkül eden Peygamberimiz (sav)’in savaş meydanlarındaki korkusuzluğu tüm müminlerin örnek aldığı bir özelliğidir. Peygamberimiz (sav) Allah’tan başka hiç kimseden korkmayan, çok cesur, sabırlı bir insandır ve çok üstün bir ahlaka sahiptir. Kendisi fedakarlığıyla da tüm inananlar için en güzel örnektir. Onun fedakarane ve cefakarane tavrının en güzel örneklerinden bir tanesi de savaşta müminleri uygun yerlere yerleştirmek için erkenden kalkması ve evinden çıkmasıdır:

“Hani sen, mü’minleri savaşmak için elverişli yerlere yerleştirmek için evinden erkenden ayrılmıştın. Allah işitendir, bilendir.” (Al-i İmran Suresi, 121)

Peygamberimiz (sav) bizzat kendisi inkarcıların, müşrik ve münafıkların hedefi konumundayken ve hayati tehlike altındayken müminlerin güvenlik içinde olmalarına çok önem vermiştir. Müslümanları sürekli teşvik ederek, şevklerinin artmasına yine kendisi vesile olmuştur.

Allah’ın Peygamberimiz (sav)’i Korumak İçin Mağarada Hazırladığı Mucizeler

İslami ve tarihi kaynaklarda yer alan bilgilere göre, Resulullah (sav), evini peygamberliğinin 14. yılının 27. Safer gecesi terk etti ve Hz. Ebubekir’in evine geldi. Daha sonra Hz. Ebubekir ile birlikte Mekke’yi terk ettiler. Peygamberimiz (sav) müşriklerin kendisini ilk anda arayacakları yerin kuzeye doğru devam eden asıl Medine yolu olacağını biliyordu. Bu sebeple tamamen ters yönde bir yol tercih etti. Bu yol, Mekke’nin güneyindeki Yemen yolu idi. Bu yolda yaklaşık 5 mil (6 km) yürüyerek Sevr Dağı diye bilinen dağa geldi. Burası, tırmanması zor, tehlikeli, yüksek bir dağdı. Peygamberimiz (sav) yanındaki arkadaşı Hz. Ebubekir ile birlikte burada bir mağaraya gizlendi. Rivayet edildiğine göre, bu mağara Sevr dağındaki “Athal” adıyla bilinen mağaradır. (Ömer Nasuhi Bilmen, Ku’ran-ı Kerim’in Türkçe Meali Alisi ve Tefsiri, Bilmen Basım ve Yayınevi, İstanbul, 3. cilt, s. 1270)

Bu arada Kureyşliler Peygamberimiz (sav)’i bulabilmek için bütün yolları kestiler ve silahlı adamlarla kontrol altına aldılar. Yayalar, süvariler ve iz sürücüler bölgeyi detaylı olarak taramaya başladılar. Dağlara, vadilere ve yokuşlara yayıldılar. Peygamberimiz (sav)’i arayan iz sürücüler mağaranın ağzına kadar geldiler. Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) bu anda da Allah’a tam bir tevekkül içerisindeydi. Rabbimiz Kuran’da şöyle bildirmiştir:

“Siz O’na (peygambere) yardım etmezseniz, Allah O’na yardım etmiştir. Hani kafirler ikiden biri olarak O’nu (Mekke’den) çıkarmışlardı; ikisi mağarada olduklarında arkadaşına şöyle diyordu: “Hüzne kapılma, elbette Allah bizimle beraberdir.” Böylece Allah O’na ‘huzur ve güvenlik duygusunu’ indirmişti, O’nu sizin görmediğiniz ordularla desteklemiş, inkar edenlerin de kelimesini (inkar çağrılarını) alçaltmıştı…” (Tevbe Suresi, 40)

Peygamberimiz (sav) ayette de bildirildiği gibi, Allah’a gönülden teslim olmuştur ve kaderine tam bir tevekkül içindedir. Rabbimiz de, Peygamber Efendimiz (sav)’in güzel ahlakına ve tevekkülüne karşılık onu yardımıyla desteklemiş, onun bedenine sağlık, güç, kalbine de huzur ve güven duygusu vermiştir.

Peygamberimiz (sav) hayatı boyunca pek çok olayda olduğu gibi bunda da Allah’ın dilemesiyle mucizevi şekilde kurtulmuştur. Rivayetlere göre müşrikler takip sonucunda ulaştıkları mağaranın girişinde örümceğin ağ ördüğünü ve güvercinlerin de yuva yapıp yumurta bıraktıklarını gördüklerinde içeride kimsenin bulunmadığını düşünerek geri dönmüşlerdir. Gerçekten de bu şartlar düşünüldüğünde, mağaranın girişindeki örümcek ağının bozulmamış olması, içeride kimsenin olmadığına bir alamet olarak görülebilir. Çünkü mağaradan içeri girilmiş olsa bu ağ bozulmuş olacak ve örümcek de ağ örmeye devam etmeyecektir. Öte yandan güvercinin orada bulunması için de aynı durum geçerlidir.

Kuşkusuz bu durum her şeye hakim ve kadir olan Allah’ın bir mucizesidir. Örümceğe mağaranın girişine ağ ördüren, güvercini orada sakin bir şekilde yerleştiren Allah’tır. Peygamberimiz (sav)’e ve mağarada beraber bulunduğu arkadaşına hiçbir şey olmaması, Allah’ın kendisini görünmeyen ordularla desteklemesi, kalbine güvenlik ve huzur duygusunu indirmesi elbette büyük mucizelerdir.

Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi 14. sayı (Ağustos 2005) 36. sayfada yayınlanmıştır.

Bu eser 1.613 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin.
Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
 
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Yorumunuz   :  
 
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;
Hazreti Muhammed - Ses Kaseti
hazretimuhammed.net - Web Sitesi
Peygamberimiz (sav)'in Mucizeleri - Kitap
Hazreti Muhammed (sav) - Kitap
Hazreti Muhammed - Belgesel
Bu eserin konusuyla ilgili yazarın diğer eserlerini görmek için tıklayınız.
ÇOK İNCELENEN MAKALELER
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran
Peygamberimizin Güzel Hayatı
Geçmişten Günümüze İslam Alimleri ve Hz. Mehdi
Atatürk’ün Türk Diline ve Türk Tarihine Verdiği Önem
Hazreti Muhammed'in Üstün Ahlakı -1-
ÇOK İNDİRİLEN MAKALELER
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 3026 download
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 2292 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1903 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1600 download
CNNTurk'ün Evrim Yanılgıları - 1357 download
Bu sitedeki tüm dökümanları, sitemizi kaynak göstermek şartıyla
telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Harun Yahya International © 2002.