Harun Yahya, harun yahya
E-mail :
Şifre :
Beni Hatırla
 
Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 7964 tanesi Türkçe, toplam 9381 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
 OTHER LANGUAGES :
Konularına Göre Eserler:
 Ana Sayfa  / Makaleler /  İslam Düşmanı Gizli Bir Güç: Kalitesizlik
TR Arama: 
 ESERLER
Kitaplar (266)
Cep Kitapları (72)
Kitapçıklar (13)
Dergiler (184)
Belgeseller (253)
Ses Kasetleri (100)
CD'ler (11)
Web Siteleri (164)
Makaleler (6770)
Posterler (17)
Afiş Sergisi (48)
Harun Yahya'nın Tüm Eserler Listesi
DİĞER LİNKLER
Site Hakkında
Harun Yahya Hakkında
Basında Harun Yahya
Türkiye'den Yankılar
Dünyadan Yankılar
İlanlar
Röportajlar
Ramazan Sayfaları
Haber Arşivi
Yardım Sayfası
Bize Ulaşın
Detaylı Arama
Satış Sitesi
Kampanyalar
Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz
GEÇEN HAFTA ÇOK İNDİRİLENLER
Allah'ın Sonsuz Delilleri
Allah'ın Sonsuz Delilleri - CD - 356 download
Atom Mucizesi - Belgesel - 167 download
Hazreti Nuh - Belgesel - 159 download
Kuşlardaki Mucize - Belgesel - 113 download
İlmi Mercek Sayı 54 - Dergi - 73 download
Makale : İslam Düşmanı Gizli Bir Güç: Kalitesizlik - TÜRKÇE
Kasım 2004
İslam Düşmanı Gizli Bir Güç: Kalitesizlikİslam ahlakını yaşamakta gösterilen titizlik, kişileri her türlü olumsuz tavırdan uzaklaştırıp güzel davranışlara yöneltmesinin yanında, müminlere üstün bir kalite anlayışı da kazandırır.

İslam Ahlakının Müminlere Kazandırdığı Kalite Anlayışı

Kuran, insanın ömrü boyunca ihtiyaç duyabileceği tüm konulara cevap veren, yaşamın her alanında yol gösteren, her probleme en mükemmel ve en akılcı çözümleri sunan İlahi bir kitaptır. Allah Kuran'da insanların ihtiyaç duyabilecekleri her konuyu açıklamıştır. Günlük hayatta karşılaşılan bir detaydan çok hayati bir konuya kadar, insanın her konuda nasıl bir tavır içerisinde olması gerektiği Kuran'da çeşitli örneklerle bildirilmiştir. Kuran'ın bu özelliği ayetlerde şöyle bildirilir:

... Biz Kitabı sana, herşeyin açıklayıcısı, Müslümanlara bir hidayet, bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik. (Nahl Suresi, 89)

Kuran ile kendisine bildirilen tüm bu bilgilere sahip olan bir mümin, hayatının her anında üstün bir ahlak sergileyebilecek bir anlayış kazanır. İmanından kaynaklanan Allah korkusuyla, "Ey iman edenler, Allah'tan korkup-sakınırsanız, size doğruyu yanlıştan ayıran bir nur ve anlayış (furkan) verir, kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Allah büyük fazl sahibidir." (Enfal Suresi, 29) ayetiyle bildirildiği gibi, "doğru ve yanlışı ayırt edebilecek bir akla" sahip olur. Yüce Allah'ın bir rahmeti olarak, hayatının her anında kendisine iyi ve kötü olan herşeyi ilham eden vicdanı sayesinde de iyinin daha iyisini, güzelin daha güzelini de kolaylıkla görebilir.

Tüm yaşamını bu şekilde Allah'tan korkup sakınarak, Allah'ın rızasına uygun davranışlarda bulunarak ve vicdanını kullanarak geçirir. Kuran'ın "Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe iman eder, maruf olanı emreder, münker olandan sakındırır ve hayırlarda yarışırlar. İşte bunlar salih olanlardandır." (Al-i İmran Suresi, 114) ayetiyle bildirildiği gibi, her an "hayırlarda yarışarak" ve "salih davranışlarda bulunarak" Allah'ın rızasını ve cennetini kazanmaya çalışır. Bir başka ayette ise "Allah, hidayet bulanlara hidayeti arttırır. Sürekli olan salih davranışlar, Rabbinin Katında sevap bakımından daha hayırlı, varılacak sonuç bakımından da daha hayırlıdır." (Meryem Suresi, 76) şeklinde bildirilen gerçeği bilerek, tüm bu güzel davranışlarında süreklilik gösterir. Bu kararlılık ve süreklilik de onu, dünya şartlarında bir insanın ulaşabileceği en üstün ahlak seviyesine ve tavır mükemmelliğine ulaştırır.

Kalitesizlik, İslam Düşmanı Gizli Bir Güçtür

İslam ahlakını yaşamakta gösterilen titizlik, kişileri her türlü olumsuz tavırdan uzaklaştırıp güzel davranışlara yöneltmesinin yanında, müminlere üstün bir kalite anlayışı da kazandırır. Dolayısıyla Kuran ahlakı tam olarak yaşandığı takdirde, kişilerin yetiştikleri koşullar, içerisinde bulundukları şartlar, eğitim seviyeleri, kültür düzeyleri, bilgi ve görgü anlayışları her ne olursa olsun, bu kalite kişilerin tüm tavırlarına yansır. Davranış şekillerinden konuşma üsluplarına, oturmalarına kalkmalarına, giyim tarzlarına ve temizliklerine; estetik ve sanat anlayışlarından sofra adabına, yemek yeme şekilllerine, yürüyüşlerine, espri anlayışlarına, gülmelerine kadar akla gelen her konuda bu özellikleri dikkati çeker.

Sabah uyandıkları andan gece uykuya daldıkları ana kadar yaptıkları her işte Kuran ahlakına göre düşünmeye, konuşmaya ve hareket etmeye büyük bir özen gösterirler. Tüm tavırları, konuşmaları, estetik zevkleri, sanat anlayışları ve görgüleriyle diğer insanlara örnek davranışlar sergilerler. Bu özellikleriyle birarada olunmaktan hoşlanılan, insanlara fayda sağlayan, her zaman güzelliklere vesile olan ve kendi tavırlarıyla da çevrelerine sürekli olarak güzellik sunan bir anlayış içerisindedirler.

Müminler, Kuran ahlakının kazandırdığı böyle üstün bir kalite anlayışının, İslam'ın tüm dünyaya tebliğ edilmesinde ne kadar önemli bir yer tuttuğunun da farkındadırlar. Herşeyden önce iman eden bir kimse, sözleriyle olduğu kadar tavırlarıyla da çevresindeki insanlara Kuran ahlakını tebliğ etmektedir. Bu nedenle bir mümin, Kuran ayetlerinde bildirilen tüm güzel ahlak özelliklerini ve tavır inceliklerini en başta kendisinin en mükemmel şekilde yaşaması ve örnek olması gerektiğinin de bilincindedir. Zira kalitesizlik, aslında İslam düşmanı, içten içe Müslümanlara zarar veren, Kuran ahlakının tebliğini olumsuz yönde etkileyen gizli bir güçtür. İslam ahlakını savunurken ve başkalarını da Kuran ahlakını yaşamaya çağırırken, kişinin kendisinin Kuran ahlakını gereği gibi yaşamaması, iman derinliğine yakışmayacak tavırlarda bulunması, gizliden gizliye İslam ahlakının tebliğine zarar verebilecek tavırlardır. Kalitesiz insanların, Kuran ahlakıyla bağdaşmayan kalitesiz davranışlarla güzel ahlakı ve kaliteyi savunmaları, insanlar üzerinde gereken etkinin oluşmasını engelleyebilir. Pek çok insan, kendilerine güzel ahlakı tebliğ eden insanların tavırlarındaki bu eksiklikler nedeniyle olumsuz yönde etkilenebilir. Bu durum, onların Kuran ahlakı hakkında yanlış kanaatler edinmelerine ve sırf bu tarz kişilerin davranışları nedeniyle İslam'dan uzaklaşmalarına neden olabilir. Bu tarz yanlış bir yaklaşım, kaliteli Müslüman yetiştirilmesinde de faydalı olmayabilir.

Unutulmamalıdır ki her mümin, tek başına İslam'ı ve tüm Müslümanları temsil eden önemli bir görev üstlenmiş durumdadır. Hayatının her anında her nerede, hangi şartlar altında ve nasıl insanlarla birlikte olursa olsun, Kuran'a uygun yaşantısından taviz vermemelidir. Bulunduğu ortama, muhatap olduğu insanların ahlaklarına, konumlarına ya da maddi güçlerine, yaptığı işe, içerisinde bulunduğu sohbetin konusuna göre değişkenlik göstermemelidir. Çünkü böyle bir tavır Kuran ahlakına uygun değildir. Allah Kuran ayetlerinde, yazının başında da belirttiğimiz gibi, "sürekli olan salih davranışların makbul olduğunu" bildirmektedir. Mümin, Allah'ın en çok razı olacağı umulan tavırlarda hayatının sonuna kadar kararlılık gösterir. Allah'ın rızasına uygun olmayacağını bile bile, Kuran ahlakıyla bağdaşmayacak tavırlar içerisine girmez. Allah'ın Kuran'da bildirdiği ve övdüğü takva ahlakına uygun olan budur. Allah Kuran'da, müminlerin "takva sahiplerine önder olacak örnek kimseler" olmayı hedefleyen kimseler olduklarını şöyle bildirmektedir:

Ve onlar: "Rabbimiz, bize eşlerimizden ve soyumuzdan, gözün aydınlığı olacak (çocuklar) armağan et ve bizi takva sahiplerine önder kıl," diyenlerdir. (Furkan Suresi, 74)

Bu nedenle tüm müminlerin bu gerçek üzerinde düşünmeleri, böyle bir eksikliğin İslam adına nasıl bir etki oluşturacağının bilincinde olmaları gerekmektedir. Ayrıca İslam ahlakını ve Kuran'a göre olması gereken gerçek mümin tavrını insanlara yanlış tanıtmanın kişiye ahirette önemli bir sorumluluk yükleyebileceği de unutulmamalıdır.

Böyle bir kalitesizlikten kurtulmanın yolu ise son derece kolaydır; çözüm Allah'tan samimi olarak korkmak ve Kuran ahlakını eksiksiz olarak yaşamaktır. Allah'tan gereği gibi korkup sakınmak, her an her yerde vicdanı kullanmak, kişiyi kalitesiz tavır, konuşma ve düşünce şeklinden tamamıyla sakındırır. Kuran'da insanın, ancak nefsini Kuran'a uygun olmayan tavırlardan sakındırmasıyla kurtuluşa ulaşabileceği şöyle bildirilmektedir:

Onu arındırıp-temizleyen gerçekten felah bulmuştur. Ve onu (isyanla, günahla, bozulmalarla) örtüp-saran da elbette yıkıma uğramıştır. (Şems Suresi, 9-10)

Diğer ayetlerde ise, Kuran'a tam olarak uymanın kişiye "şan ve şeref" kazandıracağı ve onu "karanlıklardan nura" ulaştıracağı şöyle müjdelenmektedir:

...Biz onlara kendi şan ve şeref (zikir)lerini getirmiş bulunuyoruz, fakat onlar kendi zikirlerinden yüz çeviriyorlar." (Müminun Suresi, 71)

Allah, rızasına uyanları bununla kurtuluş yollarına ulaştırır ve onları Kendi izniyle karanlıklardan nura çıkarır... (Maide Suresi, 16)

Peygamberimiz (sav)'in Tavırlarındaki Mükemmellik ve Üstün Kalite Anlayışı

Allah Kuran'ın "Gerçekten senin için kesintisi olmayan bir ecir vardır. Ve şüphesiz sen, pek büyük bir ahlak üzerindesin." (Kalem Suresi, 3-4) ayetleriyle Peygamber Efendimiz (sav)'in ahlakını övmüş ve tüm Müslümanlara örnek göstermiştir. Allah bu ayetlerde ayrıca Peygamberimiz (sav) için kesintisi olmayan bir ecir olduğunu bildirmiştir. Bu, Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'in daima güzel ahlak gösterdiğini, takvadan hiçbir zaman ayrılmadığını gösteren bir bilgidir.

Peygamberimiz (sav)'in de "İmanın kemali, güzel ahlakladır" (G.Ahmed Ziyaüddin, Ramuz El Hadis, 2. cilt, Gonca Yayınevi, İstanbul, 1997, 344/4) sözleriyle belirttiği gibi, imanın en önemli alametlerinden biri güzel ahlaktır. Bu nedenle güzel ahlakın en güzel örneklerini öğrenmek ve uygulamak önemli bir ibadettir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), üstün ahlakı, aklı, feraseti, basireti, tevazusu, sevgisi ve merhametiyle tüm müminlere örnek olmuş, bulunduğu ortamlar en güzel ve hikmetli sohbetlerin olduğu, coşkulu, muhabbetli, temiz, ferah, huzur ve güven veren kaliteli ortamlar haline gelmiştir. Tüm Müslümanların da bu gerçeğin bilinciyle kendilerini sürekli geliştirmeleri, ahlaklarını daha da güzelleştirmek için gayret etmeleri ve bulundukları her ortamın Peygamberimiz (sav)'in bulunduğu ortamlar gibi olmasına özen göstermeleri gerekir.

Sahabelerin birçok rivayetinde, Peygamber Efendimiz (sav)'in nezaketli, ince düşünceli ve üstün bir kalite içeren tavırlarına dair örnekler verilmektedir. Peygamber Efendimiz (sav), hem bir peygamber hem de bir devlet başkanı olması itibariyle, her kesimden insanla sürekli irtibat halinde olmuş; devlet ve kabile reislerinden zengin kimselere; fakir, zayıf, kimsesiz yetimlerden kadın ve çocuklara kadar herkesle görüşmüştür. Sosyal yapıları, yaşayış tarzları, huyları, alışkanlıkları birbirinden tamamen farklı olan tüm bu insanlarla her alanda iyi bir diyalog kurmuş, hepsinin gönlünü hoş tutmuş, her birine karşı nezaketli, anlayışlı, sabırlı ve güzel bir tavır göstermiştir. Şartlar her ne olursa olsun hiçbir zaman için tavırlarındaki kaliteden, asaletinden ve üstün ahlakından taviz vermemiştir.

Peygamber Efendimiz (sav)'in çevresinde bulunan yakın sahabelerinin aktardıkları olaylardan, Peygamber Efendimiz (sav)'in "son derece nezih, kaliteli, latif ve ince düşünceli" olduğu anlaşılmaktadır. Peygamberimiz (sav) edep, terbiye ve görgü kurallarını hayatında en kaliteli ve en ideal şekliyle uygulamıştır. Bu konuda bilgi veren hadislerden bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

Hz. Ayşe (ra), "Resulullah (sav)'dan daha güzel ahlaka sahip hiç kimse yoktur. Ashabından ve ailesinden birisi kendisine seslenince, 'Buyrun' diye karşılık verirdi. Bu sebeple Allah, ona, 'Sen yüksek bir ahlak üzeresin' buyurmuştur" diyerek, Peygamber Efendimiz (sav)'de gördüğü güzel ahlakı anlatmıştır.

Peygamber Efendimiz (sav)'in evinde yetişen ve yıllarca ona hizmet eden Hz. Enes (ra), Peygamberimiz (sav)'in eşsiz nezaketini şöyle anlatmıştır:

"Kendisine bir şey soranı can kulağıyla dinler, soruyu soran yanından ayrılmadıkça, onu terk etmezdi. Resulullah (sav) ile bir kimse tokalaşırsa veya bir kimse tokalaşmak için elini uzattığında, karşısındaki kişi elini çekmeden Resulullah (sav) elini çekmezdi. Biriyle yüz yüze gelince de, karşısındaki, yüzünü çevirip ayrılmadıkça Resulullah o kimseden yüzünü çevirmezdi. Önüne oturan kimseye hiçbir zaman ayaklarını uzatmazdı. Karşılaştığı kimseye önce kendisi selâm verirdi. Ashabıyla tokalaşmaya önce kendisi başlardı.

Kimsenin sözünü kesmezdi. Konuşmasını yarıda bırakmazdı. Konuştuğu kişi sözünü bitirmeden yahut gitmek üzere ayağa kalkmadan sohbetine devam ederdi.

Resul-i Ekrem'e on sene hizmet ettim. Vallahi, bana 'Öf' bile demedi. Yapmakta geciktiğim veya yapmadığım bir emrinden dolayı beni azarlamadığı gibi, ailesinden azarlayan olursa, onlara da, 'Ona dokunmayın. Bu işi yapması takdir edilmiş olsaydı yapardı' buyururdu.

Bir gün bir iş için bir yere gitmemi emir buyurdu. Huzurlarından çıktıktan sonra sokakta birkaç çocuğun oynadığını gördüm ve onları seyretmeye daldım. Derken arkadan birisi iki eliyle başımı tuttu. Döndüğümde baktım ki, kendisi. Gülüyor. Bana: 'Enesciğim sana söylediğim yere gittin mi?' dedi.

'Hayır, daha gitmedim, gideceğim' dedim.

'Ben ona senelerce hizmet ettim. Vallahi bir defa olsun yaptığım bir iş için 'Niçin yaptın?', yapmadığım bir iş için 'Niçin yapmadın?' dediğini hatırlamıyorum."
(Konyalı Mehmed Vehbi, Tam Metni Sahih-i Buhari, 4. cilt, Üçdal Neşriyat, İstanbul 1993, s.340)

Peygamberimiz (sav)'in müminlere de güzel ahlakı tavsiye ettiği hadislerinden bazıları ise şöyledir:

"Rabbim bana dokuz şey emretti: Gizli halde de aleni halde de Allah'tan korkmamı, öfke ve rıza halinde de adaletli söz söylememi, fakirlikte de zenginlikte de iktisat yapmamı, benden kopana da sıla-ı rahim (dostluk) yapmamı, beni mahrum edene de vermemi, bana zulmedeni affetmemi, susma halimin tefekkür olmasını, konuşma halimin zikir olmasını, bakışımın ibret olmasını, marufu (doğru ve güzel olanı) emretmemi." (Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 317)

"Sana zulmedeni affet. Sana küsene git, sana kötülük yapana iyilik yap. Aleyhine de olsa hakkı söyle." /Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 317)

"Her nerede olursan ol Allah'tan ittika et (gereği gibi korkup sakın) ve kötülüğün arkasından iyilik yap, bu onu yok eder. İnsanlara iyi ahlakla muamele et." (Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 16. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 328)

"İnsanlara güzel ahlakla muamelede bulun." (İbni Kesir, Sire, 4:194-195; Salih Suruç, Kainatın Efendisi Peygamberimizin Hayatı, Yeni Asya Yayınları, İstanbul, 1998, s.507)

Peygamberimiz (sav), Yemen'e gönderdiği elçilerine şunları tavsiye etmiştir:

"Sirke balı bozduğu gibi, kötü huy da ameli ifsad eder (bozar)." (İbn Hıbban; Huccetü'l İslam İmam Gazali, İhya'u Ulum'id-din, 3. cilt, Çeviri: Dr. Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s. 111)

"Müminin şerefi dini, asaleti güzel ahlakı, mürüvveti de aklıdır." (İbn Hıbban, Hakim; Huccetü'l İslam İmam Gazali, İhya'u Ulum'id-din, 3. cilt, Çeviri: Dr. Sıtkı Gülle, Huzur Yayınevi, İstanbul 1998, s. 111-112)

Peygamberimiz (sav) hayatı boyunca binlerce insanı eğitmiş; dini, güzel ahlakı bilmeyen insanların güzel tavırlı, ince düşünceli, fedakar, üstün ahlaklı insanlar olmalarına vesile olmuştur. Kendisinden sonra da sözleri, tavrı ve ahlakı ile milyonlarca insanın eğitimine vesile olan kutlu Peygamberimiz (sav), çok hayırlı bir yol gösterici ve eğiticidir.

Allah'ın alemlere rahmet olarak gönderdiği Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), Allah'ın "Şu halde, sen bundan dolayı davet et ve emrolunduğun gibi doğru bir istikamet tuttur..." (Şura Suresi, 15) ayetiyle de bildirdiği gibi, insanları uyarmakla görevlendirdiği son peygamberidir ve diğer tüm elçiler gibi, insanları doğru yola, Allah'a iman etmeye, ahiret için yaşamaya ve güzel ahlaka çağırmıştır. Bu daveti sırasında kullandığı yöntemler, konuları anlatış şekli, üslubu ve tavırlarındaki üstün kalite anlayışı her Müslümana örnek olmalı, her Müslüman insanları din ahlakını yaşamaya davet ederken Peygamber Efendimiz (sav) gibi bir tavır içerisinde olmaya gayret etmelidir.

...Biz onlara kendi şan ve şeref (zikir)lerini getirmiş bulunuyoruz, fakat onlar kendi zikirlerinden yüz çeviriyorlar. (Müminun Suresi, 71)

Bu makale, Araştırma Dergisi 05. sayı (Mart 2002) 34. sayfada yayınlanmıştır.

Bu eser 1.164 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin.
Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
 
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Yorumunuz   :  
 
Tavsiyelerimiz
Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;
Kuran Ahlakını Yaşamak - Cep Kitabı
Peygamberimiz (s.a.v)'in Tüm İnsanlığa Örnek Adaleti - Makale
Çözüm Kuran Ahlakı - Belgesel
Kuran Ahlakına Uygun Olmayan Bir Tutum Lakayt Karakter - Makale
Kuran Ahlakına Göre Sohbet - Makale
Çözüm Kuran Ahlakı - Kitap
Örnek Müslüman Kadın Hazreti Meryem - Kitap
Postmodernizmin Neden Olduğu Kaos, Kuran Ahlakı ile Kaldırılabilir - Makale
Bu eserin konusuyla ilgili yazarın diğer eserlerini görmek için tıklayınız.
ÇOK İNCELENEN MAKALELER
Atatürk’ün Türk Diline ve Türk Tarihine Verdiği Önem
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran
Peygamberimizin Güzel Hayatı
Geçmişten Günümüze İslam Alimleri ve Hz. Mehdi
Hazreti Muhammed'in Üstün Ahlakı -1-
ÇOK İNDİRİLEN MAKALELER
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 3090 download
Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 2362 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1957 download
Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1643 download
CNNTurk'ün Evrim Yanılgıları - 1407 download
Bu sitedeki tüm dökümanları, sitemizi kaynak göstermek şartıyla
telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Harun Yahya International © 2002.