 |
Bilim Araştırma Vakfı'nın Kıbrıs İçin Gerçek Çözüm Konferansları
Türkiye'nin gündemindeki en önemli konulardan biri olan Kıbrıs Meselesi, Bilim Araştırma Vakfı tarafından son aylarda düzenlenen çeşitli konferanslarla tartışıldı.
Vakfın düzenlediği "Kıbrıs İçin Gerçek Çözüm" konulu toplantıların ilki 6 Şubat 2003 tarihinde İstanbul'da Çırağan Kempinski Oteli'nde, ikincisi 22 Şubat 2003 tarihinde Ankara Sheraton Otel'inde, üçüncüsü ise 3 Mayıs 2003 tarihinde Kıbrıs'ta gerçekleştirilmişti.
Geçtiğimiz günlerde, Bilim Araştırma Vakfı'nın düzenlediği dördüncü konferansla Kıbrıs konusu bir kez daha tartışıldı. 27 Mart 2004 günü Sepetçiler Kasrı'nda düzenlenen konferansa; Vakit Gazetesi yazarlarından Sami Özey, Aksiyon Dergisi'nden Aydoğan Vatandaş, Ortadoğu Gazetesi'nden Süleyman Doğan, Önce Vatan Gazetesi'nden Suat Gün, Türkiye Gazetesi'nden Rahim Er, Emekli Tuğgeneral Servet Cömert, Emekli Kurmay Albay Neşet İkiz, Emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi, İstanbul Valiliği Türk Dünyası Koordinatörü Metin Özkan, Prof. Dr. Cemal Anadol, Irak Türkmen Cephesi'nden Ahmet Bayatlı, Prof. Dr. Ümit Arınç, Güven Hareketi Başkanı Samim Uygun, Yargıtay eski Üyesi Ziya Sağdur, İstanbul eski Milletvekili Emre Kocaoğlu gibi isimlerin aralarında bulunduğu seçkin bir topluluk katıldı.
Konferansta, Osmanlı özlemini yansıtan sergi salonu, dekor olarak kullanılan ferman, kapı ve süslemeler büyük beğeni topladı. Mehteran gösterisi de konferans öncesinde konuklara duygulu anlar yaşattı.
Sepetçiler Kasrı'nda düzenlenen konferansa telekonferans sistemi ile katılan KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş, son günlerde yaşananlar ve kendisine yöneltilen bazı eleştirilerle ilgili görüşlerini açıkladı.
Denktaş'ın Mesajı: Kıbrıs Yunan Hançeri Yapılmak İstenmektedir
'…Müşterek milli davamız Kıbrıs, yıllarca bunu konuştuk, yıllarca milli davamız Kıbrıs diyerek yaşadık, şahlandık ve sevindik, "kurtulduk artık" dedik. 20 Temmuz'u yaşadık, o günler hep Kıbrıs Türkünü anavatanına bağlamak, anavatanın koruyucu kolları arasına almak, ENOSİS'i önlemek, Kıbrıs'ın bir Yunan hançeri haline gelmesini önlemek, anavatana vatan diyerek yürüdük bu yollarda, bugün karşımızdaki manzara bunun tam tersi, bizi anavatandan koparmak için, anavatanı adadan çıkarmak için ve burayı AB'nin bir stratejik merkezi haline getirmek için büyük bir saldırı karşısındayız…'
'…Vatana dört elle sarılırsak anavatanla elbirliği, gönül birliği içinde hareket etmeye devam edersek, bizi buradan sökemezler, sökememelidirler. Çünkü yüzlerce şehidimiz, 1571'in 70 bin şehidine katılmıştır. Topraklar bir o kadar daha Türk olmuştur. Kıbrıs, Türkiye açısından bir o kadar daha önem kazanmıştır…
AB Türkiye'yi Tehdit Etmekten Vazgeçmelidir
'…AB Türkiye'yi istiyorsa, Türkiye'yi gerçekten alacaksa, Kıbrıs meselesini Türkiye'nin önüne engel olarak koymamalıdır. Eğer Kıbrıs meselesi herhangi bir tarafa engel olarak konacaksa o taraf Rum tarafıdır, Yunanistan'dır. Meseleyi onlar başlatmıştır. Meseleyi 40 yıldır halletmeyen taraf onlardır, meseleyi 1960 anlaşmalarına rağmen AB'ye götürmek suretiyle esas hedeflerine varmak oyununu oynayan da onlardır…'
Denktaş'ın bu mesajları 'Milli Davamız Kıbrıs' konulu konferansa katılan seçkin davetli topluluğuna duygulu anlar yaşattı.
"Kıbrıs Türkü Yalnız Değildir"
Konuşmacılardan BAV Başkanı Sayın Tarkan Yavaş da, Kıbrıs Davası ile ilgili yapmış oldukları konferanslar ve bunlarla bağlantılı olarak yayımladıkları kitap, dergi, belgesel ve makalelerde Kıbrıs Türklerinin yalnız olmadıklarına ve tüm Türk Milleti'nin Kıbrıslı soydaşlarımızın arkasında olduğuna dikkat çektiklerini belirtti ve yeryüzünün her köşesinde Türk bulunduğunu ve dünya Türklerinin tamamının gündemindeki en önemli konunun Kıbrıs Meselesi olduğunu ifade etti. BAV Başkanı Yavaş, konuşmasında 2003 Mayıs ayında KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş'ın himayelerinde Lefkoşe'de gerçekleştirdikleri konferans için '…Türk topluluklarının temsilcilerinin Denktaş'ı desteklemek için dünyanın dört bir yanından Kıbrıs'a gelmelerinin bunun en büyük delili olduğunu…' söyledi.
"Türkiye Dünyanın En Riskli Bölgesinde"
Konferansa konuşmacı olarak katılan İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Sayın Prof. Dr. Ömer A. Aksu, Kıbrıs'ın Türkiye açısından önemi üzerine bir konuşma yaptı. Türkiye'nin etrafında bir ateş çemberi olduğuna dikkat çeken Sayın Aksu, Kuzey Irak'taki ve Doğu Anadolu'daki bölücü faaliyetlerin ve Kıbrıs'taki sorunların, Türkiye'nin dünyanın en riskli bölgesinde olduğunu gösterdiğini söyledi.
"Rumlar Artniyetli"
Kıbrıs Davasının en ateşli savunucularından biri olan Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri eski komutanı emekli Orgeneral Sayın Necati Özgen de bir konuşma yaparak Rum tarafının niyetinin yanlış olduğunu belirtti. Rumların Türklere karşı şoven söylemleri olduğunu, niyetlerinin sorunu çözmek olmadığını söyledi. Sayın Özgen, Atatürk'ün nutkundan bir bölüm aktararak, "Bir devleti yıkanın dış değil iç düşmanlar olduğunu, buna dikkat etmek gerektiğini" belirterek, Kıbrıs konusuna gönderme yaptı.
"Kıbrıs Haklı Bir Meselemizdir Ancak Bunu İfade Edemiyoruz"
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Devletler ve Denizler Hukuku Ana Bilim Dalı Başkanı Sayın Prof. Dr. Ferit Hakan Baykal yaptığı konuşmada Yunanistan'ın Kıbrıs'la ilgili isteklerini AB kartını kullanarak almaya çalıştığını belirtti. Türkiye'nin Kıbrıs meselesinde haklı olduğunu ancak bunu ifade edemediğini de söyleyen Sayın Baykal "...bizim yerimizde bir Avrupa ülkesi olsa durum çok daha farklı olurdu." diyerek Türkiye'ye karşı yapılan çifte standarta dikkat çekti.
"Kıbrıs Ve Türkiye Arasında Bir Kültür Köprüsü Kurulmalıdır"
Milli Değerleri Koruma Vakfı Başkanı Sayın Altuğ Berker de yaptığı konuşmada Kıbrıs Türkü'nün milli bilincinin korunması ve güçlenmesi gerektiğini vurguladı. Sayın Berker konuşmasına şöyle devam etti:
"Kıbrıs Türkü, onyıllardan beridir kendisini korumak için canını dişine takan anavatanla kalben ve fikren bütünleşmiş durumdadır. Bu bütünlüğü koruma ise, Kıbrıs Türkü'nün milli bilincini koruyacak ve güçlendirecek bir kültür politikası ile mümkün olacaktır... Kıbrıs'tan Türkiye'ye, Türkiye'den Kıbrıs'a uzanan bir kültür köprüsü kurulmalıdır. İnanıyoruz ki eğer bu yapılırsa, bugün masa başında süren sıkıntıların uzun vadede bir etkisi olmayacak ve Kıbrıs Türkü, Avrupa Birliği'ne girdiği takdirde orada Türklüğün şuurlu bir temsilcisi olacaktır."
Ülkemizin ve vatandaşlarımızın geleceğini ilgilendiren tüm konularda hassasiyetini koruyan Bilim Araştırma Vakfı, ilgili konulardaki çalışmalarına devam edecektir.
Bu eser 2.125 kez incelendi.
|
 |
|