Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 15960 tanesi Türkçe, toplam 19258 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
SUNUCU: Az önce okuduğunuz metinde, Hazreti İsa (a.s.)’nın kırk yıl kalacağı, cümlesi geçti. Hakimiyet-i İslam’da o süreçte hangi kronolojik anda gelecek de, ondan sonra kırk yıl kalacak?
ADNAN OKTAR: Bediüzzaman ölçüsünü veriyor diyor ki; “Hıristiyanlıkla Müslümanlık tam birleşmesi istidadındayken” diyor. İsa (a.s.) rahat bir sistem üzerine geliyor. İsa (a.s.)’nın pek yapacağı bir şey yok Allah-u alem. Yani semboliktir, deccali öldürmesi yani manevi. Çünkü bütün ağırlık Mehdi (a.s.)’dedir. Hepsini bitiren Mehdi (a.s.)’dir. Yani Mesih Deccal fitnesi, çünkü fikir sistemi, onu da yıkan odur, Süffaniyet’i yıkan da odur. Yani Mehdi (a.s.) tamamını temizliyor. İsa (a.s.) Mesih tasdik için geliyor. Yani sistemi tasdik ediyor, yani manen öldürüyor. Yoksa o devirdeki çıkacak olan deccal, hokkabaz sahtekarın teki o devirdeki adam. Yani halüsinasyonlar gösteren, işte hipnoz yapan. Çünkü Darwinizm ile olayı bitirememiş, artık her gördüğüne yenilmiş, işi deliliğe vermiş bir tip. Hani var ya, en son köşeye sıkışır artık habala hübele deli ayaklarına yatar. Bu da böyle, olaya kafayı tam çizmiş bir tip. Darwinistlerin en son dayanacağı noktadır bu. Zaten başladılar, uzaylılar falan yapmaya başladı dediler. Ona getirecekler en sonunda, işte uzaydan bir uzaylı geldi diyecekler Deccal için, bu proteini getirdi dünyaya, Allah bu diyecekler (haşa), ona benzer yani artık çizmenin en şiddetli şekilleri olacak böyle. Çamura yatma derler ya, çamura yatacaklar. Orada o, rezil etmiş oluyor. Ama hipnoz özelliği olacak diyor Bediüzzaman. Hipnoz ve manyetizma özellikleri olacak diyor. Bunu kırıyor, bunu ortadan kaldırıyor İsa (a.s.). Mehdi (a.s.)’yi tasdiktir asıl görevi ve Hıristiyan alemini.
Diyor ki; “Mehdi (a.s.) doğru söylüyor, bu kişi doğru söylüyor, ben de doğru söylüyorum, ben de Peygamberinizim. Gönlünüz müsterih olsun, benim, ben geldim” diyecek İsa (a.s.). Zaten Hıristiyanlar onu iç güdüyle, Allah’ın verdiği ilhamla tanır zaten. Ayette diyor; “çocuklarını tanır gibi tanırlar” diye. İsa Mesih (a.s.)’i tanımak öyle o kadar zor olmayacaktır çıktığında, zuhur ettiğinde. Yani “önce mukarreb ve havassı onu imanın nuru ile tanır” diyor. Çünkü daha nasıl bilsin adam? Çünkü geçmişini bilmiyor ilk geldiğinde İsa Mesih (a.s.), konuşmuyor ki, geçmişini bilmiyor. Çünkü baygın haldeyken Allah’ın Katına alındı. Uyku halindeyken alındı. Dünyaya geldiğinde de, geçmişini hatırlamayacak. Kuran’ı bilmiyor, Tevrat’ı bilmiyor, İncil’i bilmiyor; hepsini sonradan öğrenecek. Bu bir vakit alacaktır. Hafız olacaktır, yani Kuran’ı su gibi ezberden biliyor. Peygamberlerin müthiş bir ezber gücü vardır, Allah’ın hikmeti. Mesela bizim Peygamberimiz (s.a.v.) de öyle, Hz Musa (a.s.) da öyle. Mesela Tevrat’ı ezberden biliyordu. Peygamberimiz (s.a.v.) de, Kuran’ı ezbere biliyordu. İsa (a.s.) da Kuran’ı ezbere biliyor. Sonra onun üslubundan, aklından, isabetli hareketlerinden, bir de mucize göstermesinden İsa Mesih (a.s.) olduğunu anlayacaklar. Çünkü öyle göz aldanması değil.
Mesela adamın baras hastalığı var hakikaten. Onun yeteneği duracak üzerinde, Allah’ın verdiği o özelliği duracak. Mesela eliyle mesh ediyor, adamın baras hastalığı hemen geçiyor. Mesela gözü kör, doğuştan kör adam ama gözü olmayan değil bak, yalnız o ayrı, o aklın ihtiyarını kaldırır. Gözü var, gözleri var ama görmüyor. Öyle çoktur, bakar körler derler. Böyle gezer, bakar, ona elini sürüyor böyle “Bismillah” diyor, adam “nasıl oldu bu” diyor. Birden görür hale geliyor, Allah’ın hikmeti. Çok çok fazla olmamak şartıyla, bu tarz mucizeler gösterecektir. Yani bize nakil ile gelecek bir kısmı, “biz gördük” diyecektir salih Müslümanlar. Ama Allah-u alem Mehdi (a.s.)’nin yanında da birkaç tane mucize gösterecektir. Ama sürekli mucize göstermez Peygamberler, nadir olur. Allah-u alem, muhtemelen de bir veya iki kere de ölü diriltecek. Ama şöyle; ölü, tamamen cesedi parçalanmış, kemik hale gelmiş değil. Mesela morgda, hakikaten ölmüş, doktorlar rapor vermiş, üç günden beri morgda adam. Durmuş kalbi, doktor raporlarında sabit, ölü, kesin ölü yani inşaAllah. Mesela; “Bismillah Allah’ın izniyle kalk” diyor. “Kalk” dedi mi, kalkıyor adam. Anlayamıyor, “ne oldu bana” diyor. “Bir şey olmadı. Geçmiş olsun, otur” diyor. O şekildedir yani ölü diriltme. Mesela kemikleri dağılmış anlamında değil. Ama mesela doktorlara soracaklardır, insanların aklının ihtiyarı kalkmış olmaması için, yani “bu ölü mü” denecek. Doktorlar bakacaklar “evet, ölü” diyecekler, “Kalbi durmuş”. “Kaç günden beri”; “üç günden beri” rapor verilmiş, morgda. Herkes var, değil mi? “Bismillah Allah’ın izni ile kalk” dedi mi, kalkacak. Bir veya iki kere, o kadar. Yani İsa Mesih (a.s.) olduğunun anlaşılması içindir bu. Ki buna rağmen farz değildir inanmamız. Artık vicdanen biz “Allah-u alem herhalde o” diyeceğiz. Başka nasıl açıklanabilir ki? Çünkü ölü kalkıyor. Yani Kuran’da da geçiyor. Kuran’ın açıklamalarına da uygun; o kadar. Mesela Mehdi (a.s.)’nin de yüzünü mesh ediyor, Cennetteki makamını söylüyor, Mehdi (a.s.) olduğunu söylüyor. İnanamaz Mehdi (a.s.), yani inanmak mecburiyetinde değil. “Allah razı olsun efendim” diyecek. “İnşaAllah duanız olur” diyecek. “İnşaAllah böyle olsun” diyecek. “Allah’a dua edelim, inşaAllah böyle olsun” diyecek. Budur, olay bu inşaAllah...
Bu eser 103 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin. Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Tavsiyelerimiz
Bu Adnan Oktar Anlatıyor ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;