 |
Harun Yahya'nın, Hazreti İsa'nın tekrar yeryüzüne döneceği ile ilgili reklamı Aktüel Dergisi'sinin Sayı No: 3, 12-18 Mayıs 2004 tarihli nüshasında 84 ve 85. olmak üzere karşılıklı iki sayfada yayınlanmıştır.
Dünyayı Ayağa Kaldıran "Tutku" İsimli Filmde Anlatılanların Yanlış ve Doğru Yönlerini Öğrenmek İstiyorsanız Ehl-i Sünnet İnancına Uygun Olarak Hazırlanan Bu Eserleri Mutlaka Okumalısınız!
Hz. İsa’nın Ölmediğinin Ve Yeryüzüne Tekrar Geleceğinin Delili Olan Kuran-ı Kerim Ayetlerinden Bazıları:
- “Ve: ‘Biz, Allah'ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa'yı gerçekten öldürdük’ demeleri nedeniyle de (onlara böyle bir ceza verdik.) Oysa onu öldürmediler ve onu asmadılar. Ama onlara (onun) benzeri gösterildi. Gerçekten onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler. Onların bir zanna uymaktan başka buna ilişkin hiçbir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak öldürmediler. Hayır; Allah onu Kendine yükseltti. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.” (NİSA SURESİ, 157-158)
- “Şüphesiz o (Hz. İsa), kıyamet-saati için bir alamettir...” (ZUHRUF SURESİ, 61)
- “Hani Allah, İsa'ya demişti ki: Ey İsa, doğrusu senin (dünyadaki) hayatına Ben son vereceğim, seni Kendime yükselteceğim, seni inkar edenlerden temizleyeceğim ve sana (Hz. İsa’ya) uyanları kıyamete kadar inkara sapanların üstüne geçireceğim. Sonra dönüşünüz yalnızca Bana'dır, hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyde aranızda Ben hükmedeceğim.” (AL-İ İMRAN SURESİ, 55)
- “Andolsun, Kitap Ehli'nden, ölmeden önce ona (Hz. İsa’ya) inanmayacak kimse yoktur. Kıyamet günü, o da onların üzer-lerine şahid olacaktır.” (NİSA SURESİ, 159)
Hz. İsa’nın Ölmediğinin Ve Yeryüzüne Tekrar Geleceğinin Delili Olan Güvenilir Hadis Kitaplarındaki Hadislerden Bazıları:
- ... Vallahi muhakkak ve muhakkak Meryem oğlu İsa inecek, hem adil bir hakem, adaletli bir hükümdar olarak inecek... (Sahih-i Müslim, Bir Şerhin-Nevevi, Cilt II, s. 192; Kitab-ul İman, Bab-u Nuzül-i İsa İbn-i Meryem, Kenzul Ummal, 14/332)
- İsa bin Meryem (Meryem oğlu İsa) adil bir hakim ve adaletli bir imam olarak inmedikçe kıyamet kopmayacaktır... (Sünen-i İbni Mace, 10/340)
- Nefsim, kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, Meryem oğlu İsa'nın adalet sahibi olarak inmesi yakındır... (Ebu Hureyre r.a. / Buhari, Büyu 102, Mezalim 31, Enbiya 49; Müslim, İman 242 (155); Ebu Davud, Melahim 14 (4324); Tirmizi, Fiten 54 (2234)
- Onunla (Hz.İsa ile) benim aramda hiçbir peygamber yoktur. O (Hz.İsa) şüphesiz inecektir. Onu gördüğünüz zaman tanıyın! O, orta boylu, beyaza çalar kırmızı renktedir. Sarıya boyalı iki elbise içinde olacak. Yağmur yağmasa da saçından su damlayacaktır. İslam için mücadele edecektir. Deccaliyeti kaldıracak, sonra yeryüzünde tam kırk sene kalacak. Sonra ölecek ve namazını Müslümanlar kılacaklardır. (Buhari, Müslim, Ebu Davud ve Tırmizi, Büyük Hadis Külliyatı, Rudani, 5.cilt, s. 380)
- "İmamınız kendinizden olduğu halde Meryem oğlu (İsa) içinize indiği zaman acaba nasıl olursunuz?" buyurdu. (Sahih-i Müslim, c.1, s. 208)
- "Meryem oğlu (İsa) içinize indiği ve sizden (birini) imam yaptığı zaman haliniz nasıl olacaktır?" buyurdu. (Sahih-i Müslim, c. 1, s. 208)
- Nihayet Meryem oğlu İsa iner ve Müslümanların emiri ona: "Gel, bize namaz kıldır" der. Bunun üzerine İsa: "Hayır, Allah'ın bu ümmete bir ikramı olarak sizin bir kısmınız diğer bir kısım üzerine emirlersiniz", der. (Sahih-i Müslim, c. 1, s. 209)
Celaleddin Es-Suyuti “Kitab-Ül Burhan Fi Alamet-İl Mehdiyy-İl Ahir Zaman” (Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Ali Bin Hüsameddin El Muttaki)
- Nasıl helak olur bir ümmet ki, evvelinde Ben (Hz. Muhammed sav), sonunda Meryem oğlu İsa (a.s.) ve ortasında da Ehli Beytimden (benim soyumdan) Mehdi vardır. (s.78)
- Mehdi bu ümmettendir ve Hz. İsa’ya imam olacaktır. (s.79)
- İsa b. Meryem (Meryem oğlu İsa) gökten iner, onların (mü’minlerin) Emiri olan Mehdi, kendisine “Gel bize namaz kıldır” der. O (Hz.İsa) ise, şu ümmete Allah’ın bir ikramı olarak, “Hayır, sizin bazınız bazılarınızın Emiridir” der. (s.79)
- Ta ki, İsa İbni Meryem (Meryem oğlu İsa), fecrin tuluu (gün doğumu) sırasında, Beytül Makdis’te (Kudüs’te) Mehdi üzerine nüzul edene (gökten inene) kadar Benim ümmetinden bir taife (topluluk) Hak üzere mücadele edecektir. O zaman Mehdi der: “Ey Allah’ın Peygamberi geç öne bize namazı kıldır” O (Hz.İsa) ise, “Bu ümmetin biri diğerlerine emirdir” der. (s.80)
Hanefi Mezhebinin İmamı Ebu Hanife’nin Görüşü:
- Deccal'in, Ye'cüc ve Me'cücün çıkması, Güneşin batıdan doğması, İsa (a.s.)'ın gökten inmesi ve diğer kıyamet alametleri, sahih haberlerde varid olduğu vech ile (güvenilir haberlerden bize ulaştığı şekliyle) haktır,olacaktır. (Ebu Hanife, Nu'man b. Sabit (150/767), Fıkh-ı Ekber, Çeviren: H. Basri Çantay, Ankara, 1982)
Bediüzzaman Said Nursi’nın Görüşü:
- ...Hakim-i Zülcelal (Allah), Hazret-i İsa aleyhisselam’ı, İsa dinine ait en mühim bir hüsn-ü hatimesi (güzel sonucu) için, değil sema-i dünyada cesediyle (dünya göğünde bedeniyle) bulunan ve hayatta olan Hazret-i İsa, belki alem-i ahiretin (ahiret aleminin) en uzak köşesine gitseydi ve hakikaten ölseydi, yine şöyle bir netice-i azime (büyük netice) için ona yeniden cesed giydirip dünyaya göndermek, o Hakim’in (Allah’ın) hikmetinden uzak değil... Belki onun hikmeti öyle iktiza ettiği için (gerektiği için) va’detmiş ve va’dettiği için elbette gönderecek. (Mektubat, 15. Mektup, s. 56-57)
- Evet, hadis-i şerifin ifadesiyle Hazret-i İsa’nın semavi nuzulü kat’i olmakla beraber (Hz.İsa’nın gökten inişi kesin olmakla beraber); mana-yı işarisiyle (işaret ettiği manayla) başka hakikatları ifade ettiği gibi bu hakikata da mucizane işaret ediyor. (Kastamonu Lahikası, s.50)
- Hatta Hazret-i İsa Aleyhisselam’ın nuzulü (gökten inişi) dahi ve kendisi İsa Aleyhisselam olduğu, nur-u imanın (iman gücünün) dikkatiyle bilinir; herkes bilemez. (Şualar, s.487)
- Hazret-i İsa Aleyhisselam geldiği vakit, herkes onun hakiki İsa olduğunu bilmek lazım değildir. Onun mukarreb ve havassı (derin imanlı yakın talebeleri), nur-u iman (iman gücü) ile onu tanır. Yoksa bedahet (aşikarlık) derecesinde herkes onu tanımayacaktır. (Mektubat,15. Mektup, s.56-57)
- Ve Kuran’a iktida ederek, o İsevilik şahsı manevisi tabi ve İslamiyet metbu (Kuran’a uyarak, Hıristiyanlık tabi olan ve İslamiyet tabi olunan) makamında kalacak. Din-i Hak (Hak din), bu iltihak (bu katılma) neticesinde azim bir kuvvet bulacaktır. Dinsizlik cereyanına karşı ayrı ayrı iken mağlub olan İsevilik ve İslamiyet, ittihad neticesinde dinsizlik cerayanına galebe edip dağıtacak istidadında iken (birleşme sonucunda dinsizlik akımını yenecek ve dağıtacak durumda iken); alem-i semavatta cism-i beşerisiyle (gök aleminde insani bedeniyle) bulunan şahs-ı İsa Aleyhisselam (İsa Aleyhissalelam’ın bizzat şahsı, kendi), o din-i hak cereyanının başına geçeceğini, bir Muhbir-i Sadık (Hz. Muhammed), bir Kadir-i Külli Şey’in (Allah’ın) va’dine istinad ederek (dayanarak) haber vermiştir. Madem haber vermiş, haktır; madem Kadir-i Külli Şey (Allah) va’detmiş, elbette yapacaktır. (Mektubat, s. 54)
- “Hazreti İsa Aleyhisselam gelir, Hazret-i Mehdi’ye namazda iktida eder, tabi olur.” diye rivayeti bu ittifaka (Hıristiyanlar ve Müslümanların birleşmesine) ve hakikat-ı Kur’aniyenin metbuiyetine ve hakimiyetine (Hıristiyanlığın Kuran hakikatlerine tabi olmasına ve İslam’ın hakimiyetine) işaret eder. (Şualar, s. 587)
--------------------
Harun Yahya'nın, Hazreti İsa'nın tekrar yeryüzüne döneceği ile ilgili yukardaki ilan - 12 Nisan 2004 tarihli Vakit Gazetesi’nin 14. sayfasında,
- 12 Nisan 2004 tarihli Milli Gazete'nin 8. sayfasında,
- 13 Nisan 2004 tarihli Yeni Şafak Gazetesi'nin 8. sayfasında,
- 20 Nisan 2004 tarihli Milliyet Gazetesi'nin 22. sayfasında,
- 21 Nisan 2004 tarihli Radikal Gazetesi'nin 21. sayfasında,
- 22 Nisan 2004 tarihli Türkiye Gazetesi'nin 10. sayfasında,
- 26 Nisan 2004 tarihli Dünden Bugüne Tercüman Gazetesi'nin 13. sayfasında,
- 27 Nisan 2004 tarihli Posta Gazetesi'nin 7. sayfasında,
- 29 Nisan 2004 tarihli Hürriyet Gazetesi'nin 19. sayfasında,
- 3 Mayıs 2004 tarihli Cumhuriyet Gazetesi'nin 6. sayfasında,
tam sayfa olarak yayınlanmıştır.
Bu eser 3.800 kez incelendi.
|
 |
|