Harun Yahya, harun yahya
E-mail :
Şifre :
Beni Hatırla
 
Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 15960 tanesi Türkçe, toplam 19258 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
 OTHER LANGUAGES :
Konularına Göre Eserler:
 Ana Sayfa  / Makaleler /  Hiçbir Sebebi Olmaksızın "Yalnız Kalma İsteği", Şeytanın Bir Oyunudur
TR Arama: 
 ESERLER
Kitaplar (279)
Cep Kitapları (72)
Kitapçıklar (14)
Dergiler (265)
Belgeseller (323)
Ses Kasetleri (100)
CD'ler (12)
Web Siteleri (432)
Makaleler (9611)
Posterler (17)
Harun Yahya'nın Tüm Eserler Listesi
DİĞER LİNKLER
Site Hakkında
Harun Yahya Hakkında
Adnan Oktar Anlatıyor (3966)
Basında Harun Yahya
Türkiye'den Yankılar
Dünyadan Yankılar
İlanlar
Röportajlar
Ramazan Sayfaları
Haber Arşivi
Duyurular (1)
Harun Yahya Etkileri
Ne Demişti Ne Oldu
Yeni Bilgiler (486)
Yardım Sayfası
Bize Ulaşın
Detaylı Arama
Satış Sitesi
Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz
netcevap.org
basindaharunyahya.com
online-arama.com
Makale : Hiçbir Sebebi Olmaksızın "Yalnız Kalma İsteği", Şeytanın Bir Oyunudur - TÜRKÇE
Aralık 2010
Hiçbir Sebebi Olmaksızın
  • Şeytan gaflet içindeki bir insana yalnız kalmayı makul göstermek için nasıl bir telkinde bulunur?

  • Gaflet içindeki bir insanın yalnız kalmak için öne sürdüğü bahaneler nelerdir?

  • Şeytan kişinin yalnız kalma isteğini kullanarak aslında neyi amaçlar?

  • Üzerinde manevi bir sıkıntı olan mümin nasıl hareket etmelidir?

    İnsanlar genelde bir sıkıntıları olduğunda, o konuya en iyi gelecek çözümün “yalnızlık” olduğunu sanırlar. Hemen bulundukları yerden uzaklaşıp kendilerine yalnız kalabilecekleri bir yer bulmaya çalışırlar. İşyerlerinde ya da dışarıda bir yerdelerse, hemen eve ulaşmaya çalışırlar. Arkadaşlarıyla birliktelerse hemen onların yanlarından ayrılma kararı alırlar. Evlerinde aileleriyle birliktelerse, hemen odalarına kapanırlar. Her yer kalabalıksa, en son çare olarak bulundukları evin ya da işyerinin banyosu gibi kimsenin kendilerini görmeyebileceğini düşündükleri bir yere giderler. Kısacası şartlar her ne kadar zor olursa olsun mutlaka yalnız kalmaya çalışırlar.

    Yalnızlığın, o anda içerisinde bulundukları sıkıntıdan kurtulmaları için kendilerine asla fayda sağlamayacağının ise şuurunda değillerdir. Sorulacak olsa, yalnız kalmayı istemelerinin sebebini kendileri de bilmezler. Çünkü o tür durumlarda zaten, asıl sorun “akılcı düşünmekten kaçmak istemeleri”dir. Etraflarında birileri olduğunda, davranışlarına dikkat etmeleri; makul ve mantıklı davranmaları gerekecektir. Ancak yalnız kaldıklarında bunların hiçbirini düşünmek durumunda kalmadan; “düşünmeden” hareket edebileceklerdir. Bu düşünmekten kaçma eyleminin ise, kendilerine bir rahatlık sağlayacağına inanmaktadırlar.

    Yalnız Kalma İsteği Şeytanı Faaliyete Geçirir

    Eğer insan gerçekten bir konuda tefekkür etmek, derinleşmek, daha iyi ve güzel düşünebilmek için, Allah’a sığınarak, Allah’tan yardım dilemek, dua etmek amacıyla yalnız kalmak istese, bu elbette ki son derece makul bir tavır olurdu. Allah, Kuran’ın pek çok ayetinde, insanlara bu ahlakı tavsiye etmiştir. Bu derinliği elde etmek için elbette mutlaka yalnız kalma gereksinimi yoktur ama, amaç Allah’a yönelmek olduğunda, bu davranış meşru bir hal alabilir.

    Ancak zaten insanlar, yazının başında da belirtildiği gibi, genellikle sıkıntı anlarında, nefislerinin etkisi altına girdiklerinde; Kuran ayetlerini gereği gibi düşünemediklerinde, vicdanlarını tam olarak kullanamadıklarında çevrelerindeki insanlardan kaçıp yalnız kalma arayışı içine girmektedirler.

    Yalnız kalındığında ise, bu kimselere ilk yanaşacak ve onların içerisinde bulundukları bu durumdan ilk istifade etmek isteyecek olan varlık, şeytan olur. Şeytan, bu kimselerin vicdanlarından uzaklaşıp nefislerinin etkisi altına girmelerini sağlar. Kuran ahlakına uygun şekilde düşünmelerini; Allah’ın rızasına en uygun tavır ne ise onu uygulamalarını engellemeye, unutturmaya çalışır. Bunun yerine o kişiyi, Kuran ahlakında olmayan tavırlara sürüklemek ister. Duygusallığa, mantıksızlığa, güvensizliğe, huzursuzluğa, ümitsizliğe, üzüntüye, boş kuruntulara ve karamsarlığa kapılmaları için çabalar. Allah dilemedikçe, dünya üzerindeki tek bir toz tanesinin bile hareket etmeyeceğini unutturup; onlara olayları insanların yönettiğini düşündürtür. Bu yanılgı sonunda da kişinin, çevresindeki insanlara, dostlarına, yakınlarına karşı öfke, kin, haset, alınganlık, küskünlük gibi duygulara kapılıp Kuran ahlakından uzak tavırlar sergilemesini sağlamak ister.

    Yalnız Kalmak İçin Öne Sürülen Bahaneler

    Dikkatlice gözlemlenecek olunursa, burada anlatılan insan karakterinin, televizyon filmlerinde, dizilerde ve romanlarda da sık sık yer aldığı görülür. Aynı şekilde pek çok insan, çocukluk yıllarından itibaren akrabaları, ailesi ya da arkadaşları arasında, bu tarz bir tavır gösteren kimselere çok defa rastlamıştır. Toplumda insanlara verilen bu telkin sonucunda, aklını kullanmayan, Allah’ın bildirdiği din ahlakından uzak yaşayan insanlar, belirli durumlarla karşılaştıklarında bu tür bir tavra eğilim gösterirler.

    Ve bu tür kişilerin önemli bir özelliği de, yalnızlıklarını kimsenin bozmasına izin vermemeleridir. Kimi zaman bir hastalık, kimi zaman uykusuz oldukları, kimi zaman da çalışmaları gerektiği gibi bahanelerle bu yalnızlığın süresini mümkün olduğunca uzatmaya çalışırlar.

    Yalnız kalmayı başardıktan sonra ne yaptıklarına gelince, zaten asıl istedikleri yalnız kalarak, “hiçbir şey yapmamak”tır. Düşünmemek, akıl, mantık kullanmamak, içlerinde bulundukları durumu düzeltmenin ve telafi etmenin yolunu aramakla uğraşmamak, nefislerinden gelen kötü telkinleri bastırmaya çalışmamak, insanlara karşı sıkıntılarını gizleyip güzel ahlak göstermek zorunda kalmamak, iyiliği, affediciliği, hoşgörüyü, anlayışlı ve olgun olmayı, sevgiyi, merhameti, özveriyi gösteren taraf olmamak, güzel söz söylememek, güzel bir yüz göstermemek ve vicdanın getirdiği daha pek çok güzel davranışı yaşamaktan kaçmak...

    Şeytan, Tüm Güzel Tavırlardan Uzaklaştırdığı, Yalnızlığa Çekilmiş Bir Kişiyi Ne Yapmaya Yöneltir?


    Şeytanın asıl istediği, bu kişileri -Allah’ı tenzih ederiz- inkara, isyana ve gaflete sürükleyebilmektir. Kısa bir süre için bile olsa, Allah’ın apaçık varlığını, kaderi, ölümün, hesap gününün ve ahiretin yakınlığını unutturabilmek, kişiyi gaflete sürükleyebilmek ve bunun sonucunda da kadere isyana, tevekkülsüzlüğe, Kuran ahlakına uygun olmayan bir düşünce ve üsluba çekebilmektir. Şeytan, her sıkıntıya düştüklerinde bu yönde etkileyebileceğini düşündüğü bu kimseleri, eninde sonunda bir gün tam olarak inkara sürükleyebilme umudu içerisindedir.

    Ancak şeytan insanlara bu amacını elbette açıkça göstermez. Bunun yerine bazen de kişiye meşru, makul hatta faydalı olacağına inandırdığı sebepler öne sürdürtür. Fakat şeytanın planı kuşkusuz ki, bu hayırlı düşünceleri de hemen engelleyip kişiyi kendi yoluna çekmeye çalışmak olacaktır. Bu doğrultuda kişi,

    “Biraz yalnız kalayım, kafamı toparlayayım.”,

    “Şu an makul düşünemiyor olabilirim. Biraz dinlenirsem akılcı hareket edebilirim.”,

    “Şu an kendimi toparlayamadığımı başkaları görmesin. Kendime çekidüzen verip hemen yanlarına döneceğim”,

    “Yalnız kalıp yaşadığım bu olayları biraz gözden geçirip analiz edeyim. Kendi hatalarımı bulup doğrusuna niyet edeyim” gibi, aldatıcı sebeplerle yalnızlığa yönelir.


    İşte mümin, şeytanın bu “masum gibi gözüken, ancak rahmani olmayan” kışkırtmasına karşı çok dikkatli olmalıdır. Allah’ın, göstereceği ahlakı denemek için yarattığı sıkıntılarla karşılaşan bir insanın, içinden geçen “yalnız kalma isteği”nin, “doğru yol olmayacağını” hemen anlaması gerekir. O zorluk ya da sıkıntılı durum karşısında göstermesi gereken Kuran ahlakı ne ise, onu herkesin arasında, açık açık yaşamaya çalışmalıdır. Hatalarını düşünecekse, daha iyi olmaya gayret edecekse, niyetini tazeleyecekse bunu mümin kardeşlerinin yanında da yapabilir. Güzel bir söz söyleyecek, gönül alacak, birşeyleri telafi edecekse, bunu hiç çekinmeden kalabalıkta da yapmalıdır. Üzerinde manevi bir sıkıntı varsa, hemen Allah’a sığınmalı; Allah’ın verdiği güzel nimetleri düşünüp şükretmelidir. Sıkıntının şeytandan olduğunu bilip, Allah rızası için, şeytanın istediğinin tam aksi yönde, Kuran ahlakının gerektirdiği gibi neşeli, sıhhatli, girişken, konuşkan tavırlar göstermelidir. Onun bu güzel ahlakı, şeytanın tuzağını baştan bozacak, kişinin kalbine de iman huzuru ve ferahlık verecektir. İnsanları sıkıntıdan kurtaracak tek yol, “Rabbimiz’e sığınıp, Kuran ahlakına uygun bir tavır sergilemek”tir. Kuran’da bu gerçek insanlara şöyle bildirilmiştir:

    “Artık namazı kılınca, yeryüzünde dağılın. Allah’ın fazlını isteyip-arayın ve Allah’ı çokça zikredin; umulur ki felaha (kurtuluşa ve umduklarınıza) kavuşmuş olursunuz.” (Cum’a Suresi, 10)

    “Bunlar, iman edenler ve kalpleri Allah’ın zikriyle mutmain olanlardır. Haberiniz olsun; kalpler yalnızca Allah’ın zikriyle mutmain olur.” (Ra’d Suresi, 28)

    Bu makale, İlmi Araştırma Dergisi 78. sayı (Aralık 2010) 60. sayfada yayınlanmıştır.

    Bu makale şu lisanlarda da mevcuttur; Macarca.

    Bu eser 551 kez incelendi.

    Post To MySpace!
  • Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin.
    Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
     
    Yorum Ekle
    Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
    Yorumunuz   :  
     
    Tavsiyelerimiz
    Bu Makale ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;
    Allah'a Tevekkül Edenler Üzerinde Şeytanın Hiçbir Gücü Yoktur. - Adnan Oktar Anlatıyor
    Hz. Mehdi'yi Destekleyen Melekler, Şeytanların Zararlarını Engelleyecek, Tuzaklarını Allah'ın İzniyle Geri Püskürtecektir - Adnan Oktar Anlatıyor
    Avrupa'da 350 Milyon İnsanın Öldürülmesinin Sebep Olan Şeytanın Dini Darwinizm'dir - Adnan Oktar Anlatıyor
    Günün Güzel Konusu: Şeytan, insanın en tehlikeli düşmanıdır. Ancak şeytanı etkisiz hale getirmek de mümin için çok kolaydır - Makale
    Şeytanın Karakteri Kibir - Belgesel
    Günün Güzel Konusu: Müminin, yaşarken kendisini ''öldü'' kabul ederek hareket etmesi, şeytanın tüm oyunlarını bozacak önemli bir yoldur. - Makale
    Bu eserin konusuyla ilgili yazarın diğer eserlerini görmek için tıklayınız.
    ÇOK İNCELENEN MAKALELER
    Atatürk’ün Türk Diline ve Türk Tarihine Verdiği Önem
    Balıklar Suda Nasıl Yaşar?
    Hazreti Muhammed'in Üstün Ahlakı -1-
    Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran
    Peygamberimizin Güzel Hayatı
    ÇOK İNDİRİLEN MAKALELER
    Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 3220 download
    Doğada Yaratılan Güzellik Ölçüsü Altın Oran - 2512 download
    Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 2063 download
    Geleceğin Teknolojisi Müslümanların Eseri Olacak - 1737 download
    CNNTurk'ün Evrim Yanılgıları - 1494 download
    Bu sitedeki tüm dökümanları, sitemizi kaynak göstermek şartıyla
    telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
    Harun Yahya International © 2002.

    © Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.