Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 15960 tanesi Türkçe, toplam 19258 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
ADNAN OKTAR:.. Münafık öyle cins bir varlıktır. Mesela çok arsızdır münafık. Müslüman’ın dine göre hareket ettiğine inanmadığı için, o, kan bağına menfaat bağına göre olayları değerlendirir. Mesela, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) zamanında da öyleydi. Ondan sonraki daha önceki devirlerde de öyledir. Oğlu, çocuğu Müslüman oluyor veya kardeşi Müslüman oluyor, dindar. Kendi münafık, dinsiz. Mesela ona “beraber iş yapalım” diyor. “Niye?” diyor. “Biz kan kardeşiyiz, kan bağımız var. Aynı anneden aynı babadan doğduk” diyor. İman kardeşliği var mı? O yok. “O önemli değil” diyor. Kan bağının her şeyi halledeceğine inanır münafık. Yani ona bir türlü aklı yatmaz. Hâlbuki Hz. Nuh, “benim oğlum” diyor, Cenab-ı Allah diyor ki, “senin oğlun değil” diyor. “Akrabalık bağı kalktı” diyor Allah. Değil mi? Akrabalık bağı imanladır. Münafığın akrabalık bağı olmaz. Münafıksa bitti, akrabalık kalkar. Kanla, ilikle, kemikle falan olacak iş değildir o inşaAllah. Değil mi? Çünkü onun kanını, kemiğini toprak zaten yutacak. Ruh bağıdır, ruh bağı da imana göredir. İmanını kaybettiyse veya münafık olduysa, küfre düştüyse bir bağı kalmaz. İnşaAllah. Mesela, Kuran’ı dikkatlice inceleyecek olursak, Hz. Lut’un hanımı aynı şekildedir. Daha hala mesela onlar bağın devam ettiğini zannediyorlar. Hâlbuki küfrünü ilan ettikten sonra, konu bitmiştir. Olay kapanır, inşaAllah.
OKTAR BABUNA: Siz daha iyi bilirsiniz, inşaAllah. Hz. İbrahim’in babası var. İnşaAllah.
ADNAN OKTAR: Çok fazladır örnekler, çok fazladır.
OKTAR BABUNA: İnşaAllah Hocam. “Sizler işte böylesiniz; onları seversiniz, oysa onlar sizi sevmezler.”
ADNAN OKTAR: Şimdi bir kısım Müslümanlar, münafığı anlamadığı için kan bağı yoluyla onlara şefkat duyuyor, ilgi duyuyor, alaka duyuyor, onu korumak istiyor, kan bağı yoluyla. İman yoluyla değil. Allah bunu telin ediyor, Kuran’da. O “ama onlar sizi sevmez” diyor. Çünkü çıkar varlığı olarak görür. Yani yemek veren bir makine gibi görür. Para basan bir makine, darphane gibi görür, değil mi? Dolayısıyla insanı, insan olarak seven bir mahlûk değildir, münafıklar. Münafık, menfaat üzerine kurulmuştur ama Kuran’ı kendince hâşâ kullanmaya kalkar.
OKTAR BABUNA:.. “ Gerçekten Allah içinizden alıkoyanları ve kardeşlerine bize gelin diyenleri bilir.”
ADNAN OKTAR: Münafıklar eğer Müslüman bir çocuğu var ise, Müslümanlara gidiyorsa, çocuğu alıkoyuyor. Eve hapsediyor. Yahut kaçırıyor, eve hapsediyor. “Müslümanların yanına gitmeyeceksin” diyor. Sahabe döneminde de vardı bu, asrımızda da olacaktır. Her dönemde olmuştur. Alıkoyucular. Hapseder. Münafığın yöntemidir. Müslümanlara gitmesin diye güç kullanır. Mesela ağzını kapatır, ellerini bağlar, “görüşmeyeceksin Müslümanlar ile” der. Evet, devam et.
OKTAR BABUNA: “Bunlar pek azı dışında zorlu savaşlara gelmezler.”
ADNAN OKTAR: Kaçırdıysa elinden, Müslüman gittiyse onda hicret edip kurtuldu ise, ona diyor ki “bize gelin” diyor. Yani ağzından kanlar akan bir sırtlan, böyle kanlı pençesi ile çağırıyor. “Gel bize gel” diyor. Yapışmış domuzun bilmem neresine. Emiyor. Onu da çağırıyor, “gel, burası çok iyi bir yer”, diyor. Niye gelmem gerekiyor, diyor. “Kan bağı var, kan” diyor. Müslüman da diyor ki “ben iman bağına göre kardeş olurum, iman. Sen benim kardeşim değilsin. Sen münafıksın”, diyor. Münafık ayrıdır. Kan bağına göre olmaz. İman bağına göre. Allah diyor ki “sizi kardeşler olarak sabahlattı”, diyor. İman kardeşliği vardır. Kana göre kardeşlik olmaz. Değil mi, olur mu öyle şey?
OKTAR BABUNA: “Geldiklerinde de size karşı cimri ve bencildirler.”
ADNAN OKTAR: Para vermek, en onlara koyan konu budur. Acayip kor. Bin pişman olur verdikten sonra da. Onun derdine düşer. Ömrü boyunca onun ateşi ile yanar. Allah onlara bela olarak veriyor. Ve bencil, sırf kendini düşünür münafık. Köpek gibi. Aç köpek gibi. Kendi yemeğinin peşinde, kendi kurtuluşunun peşindedir. Aşiretini de gelir getirecek varlıklar olarak gördüğü için onun için kendine doğru çağırır. Gelin sizden de bir şeyler elde edeyim. Sizden de çıkar elde edeyim. Onlar ile kendinin güçlü olacağını düşünür. O yüzden yoksa iman bağı ile ilgili değildir. Onların imanı onu ilgilendirmez, münafığı. Münafığı ilgilendirse dini yayar, İslam'ı yayar, Kuran’ı yayar. Allah’a kendini teslim eder. Cehd eder.
OKTAR BABUNA: Estağfurullah Hocam. Bir önceki söylediğiniz ile ilgili Peygamberimiz (s.a.v.) döneminden bir örnek var. Ailesi kardeşleri onları Peygamber (s.a.v.)’den ayırmak için baskı yapıyor, onunla ilgili bir şey. Okuyayım inşaAllah. “Hz. Seleme de Allah’a iman ettiği için ailesi tarafından uzun bir zaman işkence görmüş bir sahabedir.”
ADNAN OKTAR: Alıkonulmuş yani, Kuran’da diyor ya “alıkonurlar” işte ayette belirtilen olay bu.
OKTAR BABUNA: İnşaAllah. “Hz. Seleme ile kardeşi Haris iman ederek Peygamberimiz (s.a.v.)’e tabi olsalar da diğer üç kardeşleri Ebu Cehil, As ve Halid Allah’ın bildirdiği din ahlakından yüz çevirmiş ve iman eden kardeşlerine düşman olmuşlardır.”
ADNAN OKTAR: Şimdi bak kardeş derken anlaşılması için söylüyor, kardeş değil artık. Münafık oldun mu bitti artık. Sadece kayıtlarda kardeş görünür o. Manen dinen artık kardeş değil o. Ama o avanak kendinin daha hala kardeş olduğunu zanneder kan bağından dolayı. Kanı kutsal görür onlar, kan bağını. Hâlbuki iman bağı esastır. Değil mi, iman bağı esastır. Mesela Ebu Cehil’in de çocukları var sonra Müslüman olmuş. Kan bağına göre olursa ne olur, bambaşka bir şey olur. İman bağı esastır, Kuran bağı esastır inşaAllah.
OKTAR BABUNA: Zaten Kuran’dan örnek verdiniz inşaAllah.
… “Ebu Cehil, As ve Halid Allah’ın bildirdiği din ahlakından yüz çevirmiş ve iman eden kardeşlerine düşman olmuşlardır. Hz. Seleme uzun müddet en yakınları tarafından işkenceye tabi tutulmuştur. Kardeşleri Hz. Seleme’nin din ahlakından vazgeçmesi için her türlü yola başvurdukları için Hz. Seleme sonunda can güvenliği sağlamak ve İslam ahlakını engellemeden yaşayabilmek için Habeşistan’a hicret etmiştir.”
ADNAN OKTAR: Tabii ki müminler hicret ediyor. Şimdi kardeşi onlar o avanaklar daha hala kardeşi olduğunu düşündüğü için diyor hala “yanıma gel, biz kardeşiz, niye uzaklardasın?” Sen dinsiz, imansız münafığın tekisin. Allah düşmanısın. Münafık sen artık bitmişsin, Müslüman olmaktan çıkmışsın, bambaşka bir şey olmuşsun sen. Kardeşlik bağı gitmiş, daha hala kardeşim diyor. Allah Allah yani gidip nüfustan kaydını mı düşürsün.
OKTAR BABUNA: Siz daha iyi bilirsiniz inşaAllah, Kuran’dan açıkladınız siz zaten inşaAllah; Hz. Nuh ile oğlu Allah, “O senin ailenden değildir” demiştiniz inşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR: Ama o kan menfaat bağını unutamadığı için hep oradan yaklaşmaya çalışır. Hatta diyor “mezarların ziyaretine kadar gitti, devam etti” diyor Allah Kuran’da ayette. Daha hala mezardan, oradan bile kan bağını araştırmaya çalışıyor. Öyle bir şey yoktur. Biz mesela çeşitli ırklardan, kavimlerden oluşuyoruz ama Türküz. Türklüğümüz de manevi bir yapıdır. Yani genetik koda göre değil. Genetiğe göre biz İslam anlayışı, Türklük anlayışı içerisinde değiliz. İman bağı, ahlak bağı, inanç bağından dolayı biz Türk’üz.
Bu eser 371 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin. Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Tavsiyelerimiz
Bu Adnan Oktar Anlatıyor ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;