Harun Yahya, harun yahya
E-mail :
Şifre :
Beni Hatırla
 
Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 15960 tanesi Türkçe, toplam 19258 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
 OTHER LANGUAGES :
Konularına Göre Eserler:
 Ana Sayfa  / Adnan Oktar Anlatıyor /  Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin Yekaza Hali
TR Arama: 
 ESERLER
Kitaplar (279)
Cep Kitapları (72)
Kitapçıklar (14)
Dergiler (265)
Belgeseller (323)
Ses Kasetleri (100)
CD'ler (12)
Web Siteleri (432)
Makaleler (9611)
Posterler (17)
Harun Yahya'nın Tüm Eserler Listesi
DİĞER LİNKLER
Site Hakkında
Harun Yahya Hakkında
Adnan Oktar Anlatıyor (3966)
Basında Harun Yahya
Türkiye'den Yankılar
Dünyadan Yankılar
İlanlar
Röportajlar
Ramazan Sayfaları
Haber Arşivi
Duyurular (1)
Harun Yahya Etkileri
Ne Demişti Ne Oldu
Yeni Bilgiler (486)
Yardım Sayfası
Bize Ulaşın
Detaylı Arama
Satış Sitesi
Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz
basindaharunyahya.com
ramazansayfalari.com
hayvanlaralemi.net
Adnan Oktar Anlatıyor : Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin Yekaza Hali - TÜRKÇE
Ağustos 2010


Sitenize Ekleyin :

Hepsini Seç
Sayın Adnan Oktar’ın 14 Ağustos 2010 tarihli HarunYahya.TV röportajından

ADNAN OKTAR: ... “1335 senesi Eylül'ünde, dehrin hadisatının verdiği yeisle, şiddetle muzdarip idim. Şu kesif zulmet içinde bir nur arıyordum. Mânen rüya olan yakazada bulamadım. Hakikaten yakaza olan rüya-yı sâdıkada bir ziya gördüm.” Bak, önce yakazaya girdim diyor, onda bulamadım diyor. “Hakikaten yakaza olan rüya-yı sâdıkada bir ziya gördüm.” Ayrı bir şey bu. Gerçek yakaza olan rüya-yı sadıka. Çok net rüya, “Bir Cuma gecesinde nevm ile bir âlem-i misale girdim.” “Bir misal alemine girdim” diyor. Bediüzzaman’ın bilgi kaynaklarından bir tanesidir. Şeyh Nazım Hocamızın da bir özelliğidir bu inşaAllah. “Biri geldi, dedi: "Mukadderat-ı İslâm için teşekkül eden,"” bakın dikkat edin, “Mukadderat-ı İslâm” İslam’ın kaderi için, yani Allah’ın takdirinin uygulanması için, oluşturulmuş, “teşekkül eden bir meclis-i muhteşem,” özel meclis ama muhteşem meclis, “seni istiyor.” “Bekliyorlar seni” diyorlar. “O da vatan, millet ve alem-i İslam’ın düştüğü ve görünüşte şer olan” bak görünüşte şer olan, ama batınında hayır olan, “şartlar için bu yolu tercih eder, âlem-i misale girer.” Bak, “şartlar için bu yolu tercih eder, âlem-i misale girer.” Özel, kendi iradesiyle alem-i misale giriyor. “Birisi ona geliyor: "Mukadderat-ı İslâm içinde teşekkül eden bir meclis-i muhteşem seni istiyor" diyorlar.” Davet ediyorlar. “Toplantıya gelin” diyorlar. “Gittim, gördüm ki, münevver,” olgun, derin bilgiye sahip, kaliteli, “emsalini dünyada görmediğim,” benzerini dünyada görmediğim, “Selef-i Salihînden ve a'sârın meb'uslarından” bak, “a’sarın meb’uslarından” yani asrın mebuslarından, “her asrın meb'usları içinde bulunur.” “Her asrın kutbu, velileri, o toplantıdaydı” diyor. Her asrın. Abdülkadir Geylaniler, İmam-ı Rabbaniler, hepsi. “Bir meclis gördüm.” Toplantı halindeler. “Hicap edip kapıda durdum.” Girmiyor, bak toplantı halindeler, kapıda duruyor, girmiyor. “Onlardan bir zat dedi ki: "Ey felâket, helâket asrının adamı,” deccaliyet devrinin adamı, “senin de reyin var.” Sen de bu meclisin elemanısın” diyor. “Sen de rey vereceksin.” “Fikrini beyan et.” Saygısından bak diyor ki; “Ayakta durup dedim,” oturmuyor, diğerleri oturuyorlar, “sorun, cevap vereyim” diyor. “Bir kişi dedi: "Bu mağlûbiyetin neticesi ne olacak; galibiyette ne olurdu?"” Kanaatini soruyorlar. “Fikrini beyan et” diyorlar. Diyor ki; “Musibet şerr-i mahz olmadığı için, bazen saadette felâket olduğu gibi, felâketten dahi saadet çıkar.” Yani “bu olaylarda ben bir sır olduğunu biliyorum” diyor. “Felaket olmasına rağmen undan bir saadet çıkacak” diyor. İnşaAllah. “Eskiden beri i'lâ-yı kelimetullah ve beka-yı istiklâliyet-i İslâm için, farz-ı kifaye-i cihadı deruhte ile kendini yekvücut olan âlem-i İslâma fedaya vazifedar ve hilâfete bayraktar görmüş olan bu devlet-i İslâmiyenin felâketi” yani İslam aleminin lideri olan bu çok güzel hizmetler yapmış devletin felaketi, “âlem-i İslâmın saadet-i müstakbelesiyle,” müstakbel geleceği için, müstakbel saadeti için, “telâfi edilebilecektir.” “Hilafet yıkılacak” diyor, “Osmanlı yıkılacak ama Mehdi (a.s.) çıkıp muhteşem bir netice çıkaracak” diyor. “Zira, şu musibet, maye-i hayatımız ve âb-ı hayatımız olan uhuvvet-i İslâmiyenin inkişaf ve ihtizazını hârikulâde tacil etti. Biz incinirken âlem-i İslâm ağlıyor. Avrupa ziyade incitse, bağıracaktır. Şayet ölsek, yirmi öleceğiz, üç yüz dirileceğiz.” Sayıya dikkat ediyor musun?

OKTAR BABUNA: Evet Hocam, 300, maşaAllah.

ADNAN OKTAR: Kaç kişi Mehdi (a.s.)’nin cemaati?

OKTAR BABUNA: 313 Hocam, inşaAllah.

ADNAN OKTAR: Evet, “üç yüz dirileceğiz” diyor. “Harikalar asrındayız.” Acib şahısların asrındayız, Mehdi (a.s.) asrındayız. “İki üç sene sonra meydanda dirilenler var.” Bu da acayip, bak; “iki üç sene sonra meydanda dirilenler var.” “Biz bu mağlûbiyetle bir saadet-i â’cile-i muvakkata kaybettik.” Yani muvakkat olarak kaybettik. “Fakat bir saadet-i acile-i müstemirre bizi bekliyor.” Büyük bir kurtuluş, İslam’ın hakimiyeti, Mehdi (a.s.)’nin zuhuru bizi bekliyor. “Pek cüz'î mütehavvil ve mahdut olan hâli, geniş istikbal ile mübadele eden kazanır.” Yani bu konuda gayret eden, şevkle hizmet eden kazanır. Yani “sen durumun farkında mısın?” diyorlar mecliste. “Ne olacağını anladın mı?” diyorlar. Yani “bu savaşın niye olduğunu, bu olayların niye olduğunu, hilafetin niye kalktığını, Müslümanların niye acı çektiğini biliyor musun?” diyorlar. “Biliyorum” diyor. “Mehdi (a.s.) çıkacak” diyor. “Onun için” diyor. Yani meclis sadece bilgisini soruyorlar yani bir eksiklik var mı? “Kapıda durdum, bekledim” diyor. “Sonra bir de bir baktım, dizüstü kan ter içinde, el pençe vaziyette duruyorum” diyor. Şu vaziyette, böyle, “dizüstü duruyorum” diyor, “yatağımda.” Alıp yatağına bırakmışlar, değil mi? Bak; “Dizüstü, el pençe vaziyette duruyordum” diyor. Bak,“hepsi oradaydı” diyor, “bütün evliyaullah oradaydı, geçmiş asrın velileri de ordaydı” diyor. “Kutuplar, kutb-ul aktablar, kutb-ul irşadlar, hepsi oradaydılar” diyor. Ama bak nezaketen, adaben, “kapıda durdum” diyor, ayakta. Kısaca sorguluyorlar, geri geliyor, inşaAllah...

Bu eser 378 kez incelendi.

Post To MySpace!
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin.
Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
 
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Yorumunuz   :  
 
Tavsiyelerimiz
Bu Adnan Oktar Anlatıyor ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;
Bediüzzaman Said Nursi: Ahirzamandan Haber Veren Mühim Bir Hadis Ahirzamanda Müslümanların Durumu ve Kıyametin Vaktine İşaret Eder. - Adnan Oktar Anlatıyor
Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri Hz. İsa (a.s.)'ın Şahsı Manevi Değil, Bir Şahıs Olarak Geleceğini Söylemektedir - Yeni Bilgiler
Bediüzzaman Said Nursi Hakkında Konuşanlara Cevap - Adnan Oktar Anlatıyor
Bu eserin konusuyla ilgili yazarın diğer eserlerini görmek için tıklayınız.
ÇOK İNCELENEN ADNAN OKTAR ANLATIYOR
Maya Takviminde Geçen 2012 Tarihi Hz. İsa'nın Nüzul Tarihi Olabilir
2012'de Neler Olacak?
Hz. Mehdi (a.s) ile İlgili Yeni Hadisler
Adnan Oktar'ın Hülya Avşar'ın Kazası ile İlgili Yorumları
Adnan Oktar'ın Domuz Gribi ile İlgili Yorumları
ÇOK İNDİRİLEN ADNAN OKTAR ANLATIYOR
Türkiye'nin Gücü Manevi Güç, Manevi Zenginlik Anlamındadır. Türkiye Sevgi, Dostluk, Kardeşlik Öğretmenidir - 5 download
Bu sitedeki tüm dökümanları, sitemizi kaynak göstermek şartıyla
telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Harun Yahya International © 2002.

© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.