Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 15960 tanesi Türkçe, toplam 19258 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
ADNAN OKTAR: Bediüzzaman’a diyorlar ki: “Burası tehlikeli Türkiye, kaç. Yurt dışına kaç. Yani Türkiye’de durma, Türkiye’de sana suikast yapacaklar, sana başına bir iş çıkartırlar, bela gelecek, hapsederler, seni ezerler. Mutlaka Türkiye’den kaçman, yurt dışına çıkman gerekiyor.” diyorlar Bediüzzaman’a. Bediüzzaman diyor ki: “Senin mektubunda, benim istidatim ve eğer iktidarım olsa, benim Şam veya Hicaz tarafına gitmeme dair sizin Hükümet-i Hazraya müracaat maddesi ise, evvela biz imanı kurtarmak ve Kuran’a hizmet için Mekke’de de olsam,” bak Mekke’de de olsam, “buraya gelmek (İstanbu’a gelmek) lazımdı.” diyor. Mekke’de de olsam, Cübbeli diyor ya Mekke’de çıkacak Mehdi (a.s.).
Bediüzzaman da diyor ki: “Mekke’de de olsam, ben İstanbul’a gelirdim.” diyor. Tam Cübbeli’ye cevap bu. “Mekke’de de olsam buraya gelmek lazımdı. Çünkü en ziyade burada ihtiyaç var. Binler ruhum olsa, binler hastalıklara müptela olsam ve zahmetler çeksem, yine de bu milletin imanın ve saadetine hizmet için burada kalmaya, Kuran’dan aldığım dersle karar verdim.” diyor. “Kuran’dan aldığım dersle karar verdim ve vermişiz.” diyor. Talebeler olarak da bu kararı verdik diyor, inşaAllah. “Saniyen: Bana karşı hürmet yerine, hakaret görmek noktasında mektubunuzda beyan ediyorsunuz. ‘Mısır’da, Amerika’da olsaydınız,” diyorlar Bediüzzaman’a, ‘tarihlerde hürmetle yad edecektiniz’ dersiniz.” diyor. Yani Amerika’da olsaydınız, rahat ederdiniz diyor. Yahut Mısır’da olsan, rahat ederdin. Bak o da diyor ki: “Biz imanı kurtamak ve Kuran’a hizmet için, Mekke’de de olsam, buraya gelmek lazımdı.” Yani İstanbul’a gelmek lazım diyor. “Çünkü en ziyade burada ihtiyaç var, binler ruhum olsa.” diyor. “Binler hastalıklara müptela olsam ve zahmetler çeksem,” hapsetseler, şu olsa, bu olsa, “yine de bu milletin imanına ve saadetine hizmet için burada kalmaya Kuran’dan aldığım dersle,” diyor bak, “Kuran’dan aldığım dersle karar verdim ve karar vermişiz.” diyor. Ben gitmem hiçbir yere diyor. Ne Amerika’ya ne Mısır’a, hiçbir yere gitmem diyor. İster hapsetsinler, ister şehit etsinler, ne yaparlarsa yapsınlar diyor. “Aziz, dikkatli kardeşim. Biz, insanların hürmet ve ihtiramından ve şahsımıza ait hüsn-ü zan ve ikram ve tahsinlerinden mesleğimiz itibarıyla cidden kaçıyoruz.” Ben meraklısı değilim diyor Bediüzzaman. Sana hakaret etmezler, iftira etmezler, basında aleyhinde yazı çıkmaz diyor. Halk arasında böyle çirkin sözler yayılmaz diyor. Ben de meraklısı değilim diyor Bediüzzaman, yani beni öyle övmenizin ve beni tahsin etmenizin diyor. Bak, “hürmet ve ihtiramından ve şahsımıza ait hüsn-ü zan ve ikram ve tahsinlerinden mesleğimiz itibarıyla cidden kaçıyoruz.” diyor. “Hususan acip bir riyakârlık olan şöhretperestlik ve câzibedar bir hodfuruşluk olan tarihlere şâşaalı geçmek ve insanlara iyi görünmek ise,” yani milletin beğenisini kazanmak ise, “Nurun bir esası ve mesleği olan ihlâsa zıttır ve münafidir.” Yani isteyen istediğini söylesin diyor. Deli desin, hakaret etsin, iftira etsin, beni hiç ilgilendrimez diyor. “Onu arzulamak değil, bilâkis şahsımız itibarıyla ondan ürküyoruz” diyor. Ben şahsım itibariyle ürküyorum, öyle bir şey peşinde değilim ben diyor. Yani millet beni iyi bilsin, onun propagandası yapılsın, şaşaalı bir tarz verilsin, ben bunu istemiyorum diyor. “Yalnız Kur’ân’ın feyzinden gelen ve i’câz-ı mânevîsinin lemeatı olan ve hakikatlerinin tefsiri bulunan ve tılsımlarını açan Risale-i Nur’un revacını,” yani Risale-i Nur Külliyatı’nın yayılmasını. “Ve herkesin ona ihtiyacını hissetmesini,” bu kitaplara insanların ihtiyaç hissetmesini “Ve pek yüksek kıymetini herkes takdir etmesini ve onun pek zahir mânevî kerâmâtını,” yani manevi kerâmâtı var diyor. “ve iman noktasında zındıkanın bütün dinsizliklerini mağlûp ettiklerini,” Yani o zamanki dinsiz hareketi, o zamanki dinsiz düşünceyi “Zındıkanın bütün dinsizliklerini mağlûp ettiklerini ve edeceklerini bildirmek, göstermek istiyoruz ve onu rahmet-i İlâhiyeden bekliyoruz.” diyor. Dolayısı ile ben İstanbul’dan ayrılmam, burada da faaliyet yapacağım diyor. İsteyen istediği hakareti de yapsın, meraklısı değilim diyor Bediüzzaman. Emirdağ Lahikası, 168/170, inşaAllah...
Bu eser 334 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin. Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Tavsiyelerimiz
Bu Adnan Oktar Anlatıyor ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;