Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 15960 tanesi Türkçe, toplam 19258 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
ADNAN OKTAR: ... “Sayın Hocam, 23 Haziran 2010 tarihinde Harunyahya.Tv’de yapmış olduğunuz konuşmada şehit aileler hakkında çok güzel sözlerde bulundunuz. Allah razı olsun.” Cümlemizden. “Ancak bu konuda bilmediğiniz bazı şeyleri kısaca anlatmak ve sizleri bilgilendirmek istiyorum. Yıllardır Türkiye’de şehit aileleri ve malül gaziler arasında inanın rütbeli-rütbesiz ayrımı yapılmakta. Rütbeli şehit aileleriyle, rütbeli malül gazileri vatan evladı gibi davranılırken, rütbesi olmayan erbaş, er ve şehitlere üvey evlat gibi davranılıyor. Örnekler: Rütbeli şehit ailelerinin rütbeli malül gazilerine görevdeki emsali oranda maaş bağlanırken, rütbesiz erbaş ve erlere bağlanan maaşı inanın insan telaffuz etmeye utanır. Bazı şehit anne ve babalarına bağlanan maaş 260’şar lira maaş bağlanıyor.” Çok acayip. “Rütbeli şehit ailelerine, rütbeli malül gazilere en geniş özlük hakları tanınırken, erbaş ve erler yıllardır yokluklar içinde yaşıyor ve samimiyetime inanın, rütbesiz şehit ailelerden, rütbesiz gazilerden Kaymakamlık’tan yardım alacak kadar yardıma muhtaç hale gelen aileler var.” Bu bütün milletimizin üzerine bir sorumluluktur bu. Yani bu çok büyük bir olay, ben bunun üzerine gideceğim. “Çeşitli askeri ve sosyal tesislere, erbaş ve erler rütbesiz oldukları için alınmıyorlar. Çıkarılan kanunların tamamına yakını rütbelilerin özlük haklarını iyileştirmek için olmuştur. Çıkarılan kanunlar tamamına yakını rütbelilerin özlük haklarını iyileştirmek için olmuştur. Dini bayramlarda, Türk Silahlı Kuvvetleri’nden gelen personellere sorunlarımızı anlatmamıza rağmen hiçbir makama sorunlarımız ulaştırılmadı.
İnan Hocam daha çok anlatılacak şey var, ama canınızı daha fazla sıkmak istemiyorum.” Benim canım sıkılmaz, siz benim canlarımsınız, olur mu? Biz sizler için yaşıyoruz, Allah için yaşıyoruz, tabii. “Yıllarca yokluk içinde yaşayan rütbesi olmayan biz şehit ve malül gazi aileleri daha ne kadar onurlu yaşayabiliriz? Saygılarımla.” Onurun en yükseğini yaşıyorsunuz, en yükseğini inşaAllah. Şimdi, bakın ne yapalım kardeşlerimize. Şehit aileleri için kurulmuş, onlara maaş dağıtacak bir vakıf var mı Türkiye’de?
OKTAR BABUNA: Bilmiyorum Hocam.
SUNUCU: Var Hocam.
ADNAN OKTAR: Kardeşim biz bütün Türkiye olarak para toplarız. Yani bu çok acayip bir olay bu. Bir kere o mahalleye yakışmaz bu, yani o mahalleye yakışmaz. Mahalle, mesela farz edelim bir mahalle, farz edelim bizim yanımızda oluyor. Kardeşim bir kere onların her gün yemeğini komşuların vermesi sünnettir, Peygamberimiz (s.a.v.)’in sünnetidir, değil mi? Şehit evi, inanılır gibi değil, sessiz kalır mı şehit evi? Her gün oranın ziyaret edilmesi lazım. Hal hatır soracaksın. O ev, düğün evi gibi olacak, şenlendireceksin o evi, böyle olmaz. Mesela ihtiyar anne iniyor; “anne nereye gidiyorsun?” diyeceksin. “Rahatsızım, muayeneye”. “Bin arabaya” diyeceksin, alıp götürecek. O gün işini iptal edecek. Dizi ağrısa, sırtı da ağrısa yapacak bunu, aksi olmaz. Kardeşim müthiş muhabbet duyulur, şehit ne demek? Berekettir memlekete. Allah onları yüzü suyu hürmetine memleketi koruyor, vesile ediyor Allah, aksi olmaz. Mesela farz edelim, bir kere kardeşim şehit ailelerine, anne ve babalara mutlaka bir madalya verilsin, yani biz görelim. Şehidi bir bilelim sokakta. Böyle güzel, 24 ayar altından, onun maddi gücü önemli değil, onun güzelliği önemli. Böyle çok aleni, belirgin bir madalya. Gelir gelmez, o işleme gerek yok, gelir gelmez; mesela subay bildiriyor ya şahadet müjdesi veriliyor, hemen madalyayı göğsüne takacaklar. O andan itibaren general de olsa, er de olsa hepsine. General de bizim canımız ciğerimiz. Bütün mahalle sahip çıkacak, general olması fark etmez ki. Paşam diye, değil mi? Paşamın evi yahut albayımın evi diye, değil mi? Hatta evini silip süpürmek, değil mi? Gidecekler anneler toplanacaklar, o evi kendileri silip süpürmeleri lazım. Gün yapacaklar değil mi? Gün yapacaklar, o evi silip süpürecekler. Gün yapacaklar, para toplayıp onlara verecekler. Albay olması fark etmez. Parası da olabilir, yine fark etmez, yine yardım edecekler. O ev şenlenecek.
Fakir şehit ailesi, yani bu olacak iş değil, olacak iş değil. Asla kabul edilecek bir şey değil bu. Kardeşimizin bu sözü önemli, anlattıkları önemli inşaAllah. Yani onun üzerinde de dururuz. Yani ben konuyu, ben daha yeni okudum yani duydum, ciddi şekilde üzerine gideriz. Mesela bizim mahallemizde bir şehit olacak, ben uyuyamam. İnsan acayip rahatsız olur. Git babaya bir sarıl, anneye bir sarıl değil mi? Müthiş bir şey, çok heyecan verici, bayağı büyük olaydır bu. Yemek götürüp dağıtmaktan bıkılmaz kardeşim. Yani nefes alıp vermekten bıkıyor muyuz biz? Kendimiz yemek yemekten bıkıyor muyuz? Şehit ailesine bakmaktan bıkılmaz, 10 yıl, 20 yıl, 30 yıl kaç yılsa. Büyük bir zevktir bu. Yani bunu benim söylememe dahi gerek yok, bu zaten böyledir. Ve yakışmaz, mahalleye de yakışmaz, köye de yakışmaz, o sokağa da yakışmaz aksini yapmak. Tabii ya. Şehit babası bastona dayanarak gidiyor, yürüyerek, olur mu böyle şey? Ne kadar utanç verici bir şey olur bu, değil mi? Evini mesela anneler toplanacaklar bütün evi silip, süpürecekler her hafta değil mi? Yemekler her gün gelecek, bir gün sen getireceksin, bir gün o getirecek, bir gün o getirecek. Aksini yapmak bir mahalle için, çok çok utanç vericidir, bir sokak için çok utanç vericidir. Bizi korumak için, vatanı, milleti, namusunu korumak için, gidiyor o koçyiğit orada can veriyor, can veriyor demeyeyim şehit oluyor, orada adam ilgilenmiyor, onu ilgilendirmiyor. Bu nasıl bir iştir böyle, olacak iş mi bu yani? Sokakta kahrolsun PKK demek tamam, güzel. Ama PKK’yı asıl kızdıracak olan bunlardır, asıl öfkelendirecek bunlardır değil mi? Şehit aileleri Allah’ın bize emaneti, vefat edinceye kadar. O cenazelerini de biz kaldıracağız onların değil mi? Torunlarına kadar saygı duyarız, torunlarına kadar hepsine, bırakılmaz şehit ailesi. Evliya gibi onlar, oranın mahallenin süsü onlar değil mi? Sakın ha.
SUNUCU1: Hocam ben bir şey söylemek istiyorum. Hocam ben eminim birçok mahallede, birçok evde, ya da birçok sokakta böyle dayanışmalar oluyordur ama devletimizin böyle rütbe ayrımı yaparak bu şekilde maaşını az, fazla vermesi ne kadar doğru?
ADNAN OKTAR: Kardeşim ben, mesela devlet benden para istesin ben vereyim yani ne istiyorsa, buradakileri de alıp satalım. Böyle şey olmaz. 260 olur mu? Şimdi bir kere bir şehit ailesine bu paranın kat kat fazlasının verilmesi gerekir. Bunlar 1. sınıf devlet memuru hükmünde olmuş oluyor bizim için, her şehit ailesi. Devlet para bulamazsa biz buluruz. Yani illa da bulamazsa, bak biz buluruz, toplayacağız biz buluruz. Bu olmaz, bunun hemen yükseltsinler, Allah rızası için söylüyorum, bunu hemen yükseltsin. Yani yer söylesinler biz oraya para yatıralım. Ben bilmiyorum yani hangi vakıf, neresi, devlet bir kurum göstersinler, biz toplayacağız böyle şey olmaz. 270, yani para mı? Bu çok acayip düşük. Aslan gibi koçyiğit, ona güveniyor ailesi, aileye bakan çocuk oluyor, aileye bakan. Çalışıyor o çocuk gidiyor, üç milyar, dört milyar maaş alıyor bu çocuk, gidiyor aslan gibi şehit oluyor değil mi? Koçyiğit gibi, para kesiliyor ailenin. Kardeşim bizim sorumluluğumuzda artık o değil mi? İki ekmek yiyorsak, bir ekmek yeriz biz, ben bunu istemiyorum. Ben rahatsızım, vatandaş olarak ben istemem bunu. Olmaz böyle şey, ben ne bileyim yani birçok şeyden insan keser, bunu yaparız biz bunu, niye olmasın ki bu değil mi? İki tabak yiyeceğimize, bir tabak yeriz, böyle olmaz.
SUNUCU1: Rakamda da çok haklısınız ama Hocam ben rakamdan ziyade bu kadar, bir tarafa 260 lira verip bir tarafa daha fazla ücret verilecek hani bu ne, rütbe burada ayrım yapmaları açıkçası çok üzücü bir olay.
ADNAN OKTAR: Olmuş bir kere, olmuş bir kere. Onu dolaylı yoldan uygun bir şekilde söyleyip fazla da üstüne gidilmez öyle şeylerde. Zaten kastedilen mana olmuş oluyor. Çünkü yine her halükarda bizim toptan yine de askerimiz, bir şekilde olmuş yani. Ben askere bir düzeye kadar söz söylerim, yani hafif bir ima yeterli olur. Onun dışında hepsi bizim canımız, ciğerimiz. Öyle ben onlara çok şefkatliyim ben askere karşı, çok sevgi doluyum inşaAllah. Şimdi bunu bir teknik olarak da inceleyelim. Buna mutlaka süratle çözüm bulunsun. 260 lira, kardeşim şehit babası gidecek, 260 lirayı alacak, eve gidecek, pazardan bir şeyler alacak, ne kadar mahsun ve garip bir durum. O zaman PKK göbek atar oynar o adamlar, olur mu öyle şey değil mi? Onları manen ve maddeten ihya etmek lazım. O evde gürül gürül Kuran okunacak, inim inim inleyecek böyle, Kuran göklere yükselecek değil mi? Güzel bağrına basacaksın; “baba hizmetçinim, emrindeyim.” diyeceksin. Mesela bütün mahallenin gençleri diyecek “senin kaç tane oğlun var, say” diyecekler değil mi? Mesela şu, şu hepsi senin, “biz senin oğlun olduk” diyecekler. Telefon numaralarını verecekler, “baba istediğin an aç telefon, emrine kapıya geleceğiz” diyecekler, bu kadar. Anneler böyle tertemiz, kardeşim bu böyle çok büyük bir zevktir. Bereket olur, mutluluk verir, sevinç verir. İnsanın dimağı açılır bunla değil mi? Bu olacak iş değil bu. Ayrıca bu maaş hemen hemen yükselsin yani çok acayip bir şey. İstesinler bizden, ben vereceğim yani vereceğiz, bir vatandaş olarak biz toplayacağız yani bu kadar. Ne kadar istiyorlarsa para toplayıp verelim.
Zaten bizim milletimiz onları havada uçurur, bilsinler yeter ki, öyle bir konu olmaz değil mi? Olacak iş değil. Beni çok sıkar yani, çok bunalırım ben, böyle şeyin olmaması lazım tabii. Kardeşim fakir olur da, biz onu manen ve maddeten zengin edeceğiz. Ev fakir olsun, o güzel, orijinal ev duracak yani. O gecekonduyu şenlendireceğiz. Kimi mobilyasını alsın, kimi halısını alsın değil mi? Mesela güzel, biz orayı dergah gibi kullanacağız. Geleceğiz, gideceğiz, elini, ayağını öpeceğiz babaların, annelerin, böyledir bu değil mi? Şehit ailesi olduğu için onun sevincini ona her gün yaşatmak lazım, her gün. Her gün alnından öpeceğiz. Böyledir bunun usulü yani inşaAllah, tabii...
Bu eser 458 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin. Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Tavsiyelerimiz
Bu Adnan Oktar Anlatıyor ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;