Harun Yahya, harun yahya
E-mail :
Şifre :
Beni Hatırla
 
Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 15960 tanesi Türkçe, toplam 19258 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
 OTHER LANGUAGES :
Konularına Göre Eserler:
 Ana Sayfa  / Haberler /  Sayın Adnan Oktar'ın Kahramanmaraş Aksu TV Röportajı (6 Mayıs 2010)
TR Arama: 
 ESERLER
Kitaplar (279)
Cep Kitapları (72)
Kitapçıklar (14)
Dergiler (265)
Belgeseller (323)
Ses Kasetleri (100)
CD'ler (12)
Web Siteleri (432)
Makaleler (9611)
Posterler (17)
Harun Yahya'nın Tüm Eserler Listesi
DİĞER LİNKLER
Site Hakkında
Harun Yahya Hakkında
Adnan Oktar Anlatıyor (3966)
Basında Harun Yahya
Türkiye'den Yankılar
Dünyadan Yankılar
İlanlar
Röportajlar
Ramazan Sayfaları
Haber Arşivi
Duyurular (1)
Harun Yahya Etkileri
Ne Demişti Ne Oldu
Yeni Bilgiler (486)
Yardım Sayfası
Bize Ulaşın
Detaylı Arama
Satış Sitesi
Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz
online-arama.com
basindaharunyahya.com
harunyahya.org
Haber : Sayın Adnan Oktar'ın Kahramanmaraş Aksu TV Röportajı (6 Mayıs 2010)
Mayıs 2010


Sitenize Ekleyin :

Hepsini Seç
SUNUCU 1: Kısa bir aradan sonra sizlerle birlikteyiz. Hocam buyrun, söylemek istediğiniz bir şey var mı yoksa ben sorulardan mı başlayayım?

ADNAN OKTAR: Şimdi demin çok değerli bir büyüğümüz vardı. Ondan bahsedeyim önce. Mehmet Şevket Eygi, çok değerli bir insandır. Tanıyanlar tanır fakat tanımayanlara; çok sevgi doludur. Hayvanları sever, böceklere varıncaya kadar sever. Çok şefkatlidir. Tam bir Osmanlı hayranıdır. Ehl-i sünnete çok titizdir. Kuran’a çok titizdir. Çok mütevazı bir insandır. Tam Osmanlı Beyefendisidir. Hani derler ya İstanbul Beyefendisi derler ya, o tarz bir insandır. Çok güzel üslubu, konuşması çok güzeldi, ben takip ettim. Radyodan da dinledim. MaşaAllah, onu bir nimet olarak görüyoruz, onu bir belirteyim.

Seda, sen aklına gelen herhangi bir soru sor bana.

SUNUCU 3: Şimdi biraz ilginç, biraz tuhaf bir soru olacak ama ben bunu hep merak etmişimdir. Bu fırsatı da burada yakaladığım için kaçırmamak istiyorum. Adem ile Havva’dan geldiğimiz için, ben hep şunu merak ettim, yani herkes akraba soyundan mı gelmiştir, herkes akraba mıdır, herkesin arasında bir bağ var mıdır aslında?

ADNAN OKTAR: Tabii. Adem ve Havva. Hepimiz tek bir aileye mensubuz. Sen benim şu an direkt kardeşim konumundasın. Mesela Seda da benim kardeşim konumunda. Tek anne-babadan, ama zamanla onların vücutlarında, hücrelerinde, kromozomlarında zencilik, zenci geni, sarı ırkın geni ve diğer ırklara ait genler vardı. Zamanla onlar ortaya çıktılar. Allah onu o şekilde yaratmıştır. Dolayısıyla yaratma Darwinistlerin dediği gibi, maymundan, işte gorillerden falan değil, Adem ile Havva’dandır.

SUNUCU 3: Zamanla değişmiştir yani hücreler. Bu sayede akrabalık diye bir şey kalmamıştır.

ADNAN OKTAR: Evet, evet. Yani kimini zenci olarak Allah devam ettirmiştir, kimini sarı ırk olarak devam ettirmiş. Kimi işte beyaz ırk, bu şekilde.

ADNAN OKTAR: Genel olarak sigara da, uyuşturucu da, alkol de çok zararlı. Tabii çok tahribat meydana getiriyor. Yazık. Bizim neslimiz çok sağlıklı sıhhatli olsun, zinde olsunlar değil mi? Böyle kanlı canlı olsunlar, neşeli dışa dönük olsunlar. Hafızaya zarar veren, beyne zarar veren, karaciğere zarar veren maddeler olmaz. Bundan hep beraber kaçınacağız inşaAllah. Ama genelde herkes şuurlu zaten gördüğümüz kadarıyla, güzel.

SUNUCU 3: Peki ben şimdi bir şey soracaktım. Alkol kullanmak günah dinimizde. Sigara da peki günah mıdır sizce?

ADNAN OKTAR: Tabii net günahtır diyemeyiz ama vücuda zararlı olan her şey günah olduğu için, o tarz da günah diyebiliriz. Deriz. Çünkü vücuda zararlı olan her şey günahtır. Mesela Novalgin bir tane alırsın baş ağrısını giderebilir. Ama çok fazla alırsa harama girmiş olur, yani bunun gibi. Değil mi karabiber de öyle, az bir şey olur ama bir avuç yerse haram olur. Onun gibi. Evet az olması gerekiyor.

Efendim, Bismillah. Kuran’dan herhangi bir sayfa açıyorum inşaAllah. Hz. Musa (a.s.) ile ilgili Şuara Suresi çıkmış. Şeytandan Allah’a sığınırım, Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla, “Ta, Sin, Mim.” Bu şifre olan harfler. Bunların inşaAllah daha ileriki yıllarda ortaya çıkacak hikmeti, amacının ne olduğunu daha iyi anlayacağız. “Bunlar, apaçık olan Kitab’ın ayetleridir.” Demek ki Kuran kapalı bir Kitap değil yani çok anlaşılır bir Kitap. “Onlar mü'min olmayacaklar diye neredeyse kendini kahredeceksin” İnsanlara tebliğ yapıyorsun, dini anlatıyorsun ama etkilenmiyorlar diye müthiş üzülüyorsun diyor Allah Peygambere (s.a.v.). Ve böyle bir şeyi yapma diyor yani üzüleceğin bir şey yok, Ben onları öyle yaratıyorum diyor Allah. “Dilersek, onların üzerine gökten bir ayet indiririz de, ona boyunları eğilmiş kalıverir.” Boyunları bükülmüş kalırlar. Yani ona karşı bir güçleri yetmez, direnemezler, bir etkileri olmaz. Ebcedine baktığımızda 2022 tarihini veriyor. Hz. İsa (a.s.)’nın inişini beklediğimiz tarihi veriyor. Yani yeryüzünde belirdiği tarih. İnsanların göreceği tarih. “Dilersek, onların üzerine gökten bir ayet indiririz.” Mucize indiririz diyor. Bir mucizedir Hz. İsa (a.s.)’nın inişi. “... de, ona boyunları eğilmiş kalıverir.” 2022 o yönden çok manidar. “Onlara Rahman (olan Allah) dan yeni bir uyarı gelirse, hiç tartışmasız ondan yüz çevirirler.” Yani sen istediğin kadar dini anlat, istediğin kadar doğruyu anlat diyor yüz çevirirler, dinlemezler. Yani yüzüne bakıyorsa, başka yöne bakıyor. Muhatap olmak istemiyor, konuşmaktan kaçınırlar diyor Allah. “Gerçekten yalanladılar; fakat alay konusu yaptıkları şeyin haberi kendilerine pek yakında gelecektir.” Müslümanlarla alay ediyor mesela Mehdi (a.s.)’ın çıkışıyla alay ediyorlar, İsa (a.s.)’ın inişiyle ilgili alay ediyorlar. Bak diyor ki Allah: “Alay konusu yaptıkları inanmadıkları şeyin haberi kendilerine pek yakında gelecektir.” O zaman anlarlar diyor Allah, oluştuğunda. “Yeryüzüne bir bakmadılar mı ki, Biz onda her güzel (kerim) çiftten nice ürünler bitirdik.” Mesela bitkilerin çift olduğu yani çift organa sahip erkeklik ve dişilik organına sahip olduğu bu yüzyılda anlaşıldı. Kuran buna da işaret ediyor, bu da çok büyük bir mucizedir. Hayret edilecek bir şeydir. “Yeryüzünde bir bakmadılar mı ki, Biz onda her güzel (kerim) çiftten nice ürünler bitirdik.” Çift olarak bitirdik diyor Allah. “Şüphesiz, bunda bir ayet vardır; ancak onların çoğu mü'min değildirler.” Yani insanların çoğu iman etmezler diyor. İnsanların hakikaten büyük bölümü bozuktur, dünya öyledir. “Şüphesiz, senin Rabbin, gerçekten O, üstün ve güçlüdür, merhamet sahibidir.” Yani size zulmetme taraftarı değildir diyor Allah. “Üstün ve güçlüdür,” her şeyinizle ilgilenir, her şeye hakimdir diyor Allah. “Hani senin Rabbin, Musa'ya seslenmişti: ‘Zulmetmekte olan kavme git;’" Yani git tebliğ görevini yap, Mehdilik görevini yap diye Allah ona emrediyor. “’Firavun'un kavmine, hala sakınmıyorlar mı?’" İnsanlara zulmetmesinler, acı çektirmesinler. Bunların bozuk kişiliğine karşı, git onları uyar, tebliğ yap diyor Allah Hz. Musa (a.s.)’a. “Dedi ki: ‘Rabbim, gerçekten beni yalanlamalarından korkuyorum.’" Beni yalanlamaları demek tabii saldırganlaşmaları da demektir. "Göğsüm sıkışıyor,” diyor. Yani kalbinde rahatsızlık meydana geldiğini söylüyor. Nefes alıp-verme, kalp sıkışması tarzında heyecandan meydana gelen rahatsızlığını dile getiriyor. "... Dilim dönmüyor;” Heyecandan da konuşma kabiliyetimde bir sorun meydana geliyor diyor, konuşma gücümü yitiriyorum diyor. “... Bundan dolayı Harun'a da (elçilik görevini bildirmesi için Cibril'i) gönder." Onu da bana yardımcı kıl diyor, Allah’tan istiyor. "Üstelik, onların bana karşı (davasını savunacakları bir cinayet) suçu(m) var; bundan dolayı beni öldürmelerinden korkuyorum." Yani en şiddetli şeylerden birisi de budur zaten. Hz. Musa (a.s.) şiddetli kuvvetli bir insan. Bayağı uzun boylu ve çok yapılı, atletik ve kahredici bir güce sahip. Tuttu mu söken bir insan. İki kişi kavga ederken ayırmak için aralarına girdiğinde, adam buna saldırınca Hz. Musa (a.s.) da kendini korumak için adama vuruyor. Vurmasıyla adam ölüyor. Beyin kanamasından muhtemelen ölmüştür. Vurunca kafasını. Tabii hiç istemediği bir şey. Ondan dolayı da aranıyor zaten, cinayet suçuyla aranıyor. “Allah: "Hayır," dedi. "İkiniz de ayetlerimle gidin, şüphesiz sizinle birlikteyiz (ve) işitmekteyiz." Ben sizi görüyorum diyor Allah, konuşmanızı da biliyorum, siz gidin diyor öyle bir şey olmaz diyor Allah. Ben sizi takip edeceğim diyor. "Gecikmeksizin Firavun'a giderek deyin ki:” Hemen gidin diyor, vakit kaybetmeyin diyor gecikmeyin diyor. “Gerçekten biz, alemlerin Rabbinin elçisiyiz," Biz Allah’tan tebliğ için geldik, dini anlatmak için geldik deyin diyor. "İsrailoğulları'nı bizimle birlikte göndermen için (sana geldik)." O zamanki Müslümanları bizimle gönder. Bırak Müslümanları diyor, eziyet etme. Biz yaşayalım, normal yaşayalım, kendi halimizde yaşayalım diyor bırak bizi diyor. “(Gittiler ve Firavun:) Dedi ki: ‘Biz seni içimizde daha çocukken yetiştirip büyütmedik mi?’” Biliyorsunuz ki küçük yaştayken Hz. Musa (a.s.)’ı Allah; ilk başından olaydan anlatayım. Annesi bir sandığın içine koyuyor biliyorsunuz, nehire bırakıyor Hz. Musa (a.s.)’ı hepiniz bilirsiniz onu. Hz. Musa (a.s.)’ı bulup alıyorlar. Ama çok sevimli Hz. Musa (a.s.), Allah onda özel bir sevimlilik meydana getirdiğini Kuran’da belirtiyor. “Dedi ki: "Biz seni içimizde daha çocukken yetiştirip büyütmedik mi?” Onlar bizzat büyüttüler Hz. Musa (a.s.)’ı “Sen ömrünün nice yıllarını aramızda geçirmedin mi?" Başına kakıyor onu böyle, küfrün bir özelliğidir bu. Bir şey olduğunda insanın başına kakarlar. Mesela para verse başına kakar, bir iyilik yapsa başına kakar. Bu bir ahlaksızlıktır. "Ve sen, yapacağın işi (cinayeti) de işledin; sen nankörlerdensin" diyor, çok azgın bir üslup belli yani bir bela çıkacağı belli üslubundan. “(Musa) Dedi ki: "Ben onu yaptığım zaman şaşkınlardandım." Yani bilerek yapmadım diyor, bir rasgeldi Allah rasgetirdi kasten yapmadım diyor. "Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım;” Kasten de kaçıyor değilim, tehlikelisin sen diyor, o yüzden senden kaçıyorum diyor. “... Sonra Rabbim bana hüküm (ve hikmet) verdi ve beni gönderilen (elçilerden) kıldı." Sonra bana Allah Peygamberlik verdi diyor. "Bana karşı lütuf-dediğin nimet de, İsrailoğulları'nı köle kılmandan dolayıdır." Müslümanları köle kılmış o zamanki rejim, o zamanki derin devlet. Yani Müslümanlar o zamanlar adeta parya muamelesi görüyorlar, eziyorlar Müslümanları. “Firavun dedi ki: "Alemlerin Rabbi nedir?" Züppelik yapıyor haşa, bilmediğinden değil de, çakallık yapıyor. “Dedi ki: "Göklerin, yerin ve bu ikisi arasında olan her şeyin Rabbidir.” Yani her şeyi Allah yaratmıştır diyor. Gökteki bütün sistemi, yerdeki her şeyi Allah yaratmıştır diyor. Evet. "Bana karşı lütuf-dediğin nimet de, İsrailoğulları'nı köle kılmandan dolayıdır. Dedi ki: "Göklerin, yerin ve bu ikisi arasında olan her şeyin Rabbidir. Firavun dedi ki: "Alemlerin Rabbi nedir? Eğer 'kesin bilgiyle inanıyorsanız' (böyledir)." Hakkel yakin, samimi inanıyorsanız bu böyledir diyor, doğru düşünüyorsanız. “Çevresindekilere dedi ki: "İşitiyor musunuz?" Bu da başka bir züppelik çeşidi. Bu da bir çakallık, yani işitmediğinden değil. Var ya “ne diyor bu?” falan derler ya, haşa. İtlik yapıyor yani. “İşitiyor musunuz?” Diyor. Bir de etrafındakilere sükse yapmak istiyor kendince, bu tam çakal karakteri klasik. “(Firavun) Dedi ki: "Şüphesiz size gönderilmiş bulunan elçiniz, gerçekten bir delidir." Bu sefer de alaycılığa ve hakarete başlıyor. “Delidir” yani ilk iftirası bu oluyor. "Eğer aklınızı kullanabiliyorsanız, O, doğunun da, batının da ve bunlar arasında olan her şeyin de Rabbidir" dedi. Bir daha imani konuyu bak bir daha tekrarlıyor anlasın diye. Adam kemik kafa, tam klasik odun yani. O zamanın iddia edilen Ergenekon Örgütü karşısındaki güç. Tekrarın önemini de burada görüyoruz. Bir daha aynı konuyu bir daha vurguluyor. “(Firavun) dedi ki: "Andolsun, benim dışımda bir ilah edinecek olursan, seni mutlaka hapse atacağım." İddia edilen Ergenekon Örgütü’nü ne ile halletmeye çalışıyor konularını? Cinayet, baskı, hapsetmek, adam öldürmek. Değil mi? Aynı yöntem. “... Hapse atacağım. (Musa) Dedi ki: ‘Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?’” Bir delil göstersemde mi böyle diyor. “(Firavun) Dedi ki: ‘Eğer doğru sözlü isen, onu getir.’" diyor. Ne ise delilin göster diyor.” Bunun üzerine asasını bırakıverdi, bir de (ne görsünler) o, açıkça bir ejderha oluverdi.” O zaman Darwinist düşünce yaygın, yani evrimciler bütün Firavun takımı öyle. Nil’in çamurlarından tesadüfler sonucu hayvanlar ve bitkiler hepsinin öyle olduğunu inanıyorlar. Allah yaratamaz diyorlar, yani her şey zaman içinde kendinden gelişir diyorlar. “Bunun üzerine asasını bırakıverdi, bir de (ne görsünler) o, açıkça bir ejderha oluverdi.” Hani evrim vardı diyor Hz. Musa (a.s.), hani Nil’in çamurlarında olmuştu. Çünkü tahta odun yani bildiğin tahta bir anda normal yılan oluyor. Bütün Mısır da olan, oraya toplanan ne kadar adam varsa, Firavun’un kendi dahil hepsi görüyorlar. Tabii inanmıyorlar o ayrı mesele. Hipnoz meydana geldi diyor, yani büyücüsün diyorlar. Ve en büyük büyücü senmişsin diyorlar, daha büyük büyücü biz görmedik diyorlar. Tahtayı yutuyor işte, sizin attığınız tahtaları da yutuyor. Onlar da ortada yok. Yuttuğuna göre, böyle büyü olur mu? Böyle hipnoz olur mu? Mesela şimdi farz edelim burada herhangi bir eşya olsa, o eşya yok olsa. Bir daha göremesek, bu nedir bunun anlamı? Hipnozla olacak iş mi bu? Yutmuş işte, hayvan da duruyor ortada. Elini de göğsüne sokuyor, böyle çıkarttığında “o bakanlar için ‘parlayıp aydınlanıvermiş.’” diyor. Olağanüstü beyaz olarak eli çıkıyor. Normalde Hz. Musa (a.s.) esmer. Esmer, biraz güneş yanığı bir insan. Ama elleri bembeyaz çıkıyor çıkarttığında. “Firavun kavminin önde gelenleri dediler ki: "Bu gerçekten bilgin bir büyücüdür"; bayağı büyük bir büyücü. Şimdi de öyle Mehdi (a.s.)’a karşı da aynı iddialar olacaktır. Hz. İsa (a.s.)’a da karşı aynı iddialar olacaktır. Ve devam ediyor ama bu konu tabii çok uzun bir konu olduğu için şimdilik bu kadar yeterli.

İzzet Alpagon’un yazısı var, onu okursan.

SUNUCU 2: İzzet bey Yozgat’tan göndermiş. “Hz. Mehdi (a.s.)’ın yardımcıları Arap olmayacak, diğer milletlerden olacak. Fakat Arapça konuşacaklar.” (Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s. 187) Hz. Mehdi (a.s.) Türkiye'den çıkacak. Talebelerinden bir çoğu Arapça dahil birçok lisan bilecekler. Ben bu Hadis-i Şerif'i bu şekilde anlıyorum. Yanlışsam bana bildirirseniz memnun olurum. İnşaAllah.”

SUNUCU 3: “Semure'nin rivayetine göre, Rasulullah aleyhissalatü vesselam şunu söyledi: "Allah, avuçlarınızı acemlerle (Türklerle) dolduracaktır. Ondan sonra onları arslanlaştıracak ve onlar sizin düşmanlarınızla (inkar edenlerle) savaşacak (fikren mücadele edecek) ve ganimetlerinizi yiyeceklerdir."Hadisteki "Allah avuçlarınızı Türklerle dolduracaktır" sözleriyle, Ahir Zaman’da, ateist siyonistlere ve masonlara karşı "Türklerin büyük bir güç sahibi olacağı" belirtilmiştir. "Allah'ın onları arslanlaştıracağı" ifadesi ise, bu dönemde Türklerin cesur ve atak tavırlarıyla dikkat çekeceklerini ve cesur konuşmalarıyla bunu tüm dünyaya göstereceklerini ortaya koymaktadır. Hadisteki bilgilerden Türklerin Ahir Zamanda arslanlar gibi olacağı; ateist siyonistler ve masonlar gibi, o dönemin tüm sapık unsurlarına karşı çok etkili bir fikri mücadele yürütecekleri anlaşılmaktadır. Hadisteki "Türklerin ganimetleri yiyecekleri" sözleriyle de, Türk İslam Birliği'nin kurulması sonucunda Türklerin çok büyük bir güç elde edecekleri ve bu birliğin imkanları sayesinde hem Türklerin çok zengin hale gelecekleri hem de tüm İslam alemini zengin edecekleri anlatılmıştır. Sitenizdeki bu yazı diğer yazılar gibi çok güzel. Türkler, İslam'ı dünyaya hakim edecekler. Türkiye lider ülke olacak. Türk-İslam Birliği'ni Allah en kısa sürede nasip etsin inşaAllah.”

ADNAN OKTAR: Emre Ataoğlu Hatay’dan bunu okuyabilirsin.

SUNUCU 4: “Cübbeli Ahmet'in müteşabih hadisleri yorumlama tarzı gerçekten çok ilginç. Akılla, mantıkla, Adetullah'la uyuşan hiçbir yönü yok. Üstad Bediüzzaman Hazretleri "Bir kısım zahirî ülemalar (hadislerin dış anlamlarına bakarak hüküm veren alimler), o rivayet ve hadîslerin zahirine (dış anlamlarına) bakıp şüpheye düşmüşler. Veya sıhhatini (doğruluğunu) (hurafe gibi, masallarda anlatılan gerçek dışı bir şey gibi yanlış) inkâr edip veya hurafevari bir mana verip âdeta muhal bir sureti (adeta imkansız, aklın vicdani kanaatle karar verme özelliğini ortadan kaldıracak özelliklerde bir şahsı) bekler bir tarzda (anlattıkları için), avam-ı müslimîne (böyle metafizik açıklamalara inanmada zorlanacakları veya bu sebeple hiç inanmayacakları için, halktan bilgisi olmayan Müslümanlara imani yönden) zarar verirler." diyor. (Kastamonu Lahikasi, S. 80)”

ADNAN OKTAR: Bediüzzaman’ın demek istediği, özetle müteşabih yani kapalı anlamlı hadisleri olduğu gibi aldığımızda çok garip anlamlar çıkar, böyle değildir. Gerçek anlamını, doğru anlamını insanlara verip, akla uygun, mantığa uygun gerçek şeklini tarif etmezsek, zarar verir diyor, onu anlatıyor. Mehdi (a.s.) çıktığı vakit, Peygamberimiz (s.a.v.)’in bir kumandanı olarak çıkacak inşaAllah. Yani Peygamberimiz (s.a.v.)’in emrinde olan bir kişidir. Peygamberimiz (s.a.v.)’in zaten torunudur Mehdi (a.s.). Dedesinin emirlerini yerine getirecek inşaAllah. Dedesini çok seven, ona çok bağlı, Allah rızası için çok seven bir seyyid mübarek bir insandır. Ahir Zaman’da neslen Ehl-i beyt’ten olacağı da zaten açıktır hadis-i şeriflerde. Dolayısıyla dünya hakimiyeti Kuran’da belirtilen Peygamberimiz (s.a.v.) için de müjdelenen bir olaydır. Ama hakimiyet olduğunda mesela Mehdi (a.s.) hakim olduğunda, Hz. Ömer (r.a.) nasıl kumandanıydı Peygamberimizin (s.a.v.) aynı şekilde Mehdi (a.s) da kumandanıdır. Ama Peygamberimiz (s.a.v.) zamanında bu olmamıştır. Fakat Mehdi (a.s.) zamanında bu olacaktır, dünya hakimiyeti olacaktır. Çünkü Peygamberimiz (s.a.v.) çok detaylı talimat vermiştir Mehdi (a.s.)’a hadislerle. Şunu şöyle yapacaksın, şu tarihte çıkacaksın, şu şehirde olacaksın, şehrin şu mevkisinde olacaksın diyor. Vahiyle bildirmiştir. Üslubun şöyle olacak, kan akıtmayacaksın, damla kan akıtmayacaksın, insanların canını yakmayacaksın. Üzmeyeceksin. Hürriyet vereceksin, adaletli davranacaksın, çok detaylı talimat vermiştir. Mehdi (a.s.) da dedesinin talimatlarını titizlikle uygulayacak insandır. Yani oradaki başarı, tabii oradaki güzellik Peygamberimiz (s.a.v.)’in bir mucizesidir. Mehdi (a.s.)ın da kerametidir, harikasıdır. Ama tabii Peygamberimiz (s.a.v.)’in birçok kumandanı vardır. Ama Mehdi (a.s.) en büyük kumandanıdır Peygamberimiz (s.a.v.)’in, gelmiş geçmiş en büyük kumandanıdır. Çünkü “en büyük bir kumandandır” diyor Bediüzzaman. Gelmiş geçmiş 1400 seneden beri gelen en büyük kumandan olduğunu anlıyoruz. Hadislerden de olaylardan da bunu anlıyoruz. Peygamber dedesine aşıktır, Hz. Mehdi (a.s.). Bütün müslümanlar gibi inşaAllah o günleri, güzel günleri göreceksiniz.

SUNUCU 3: Peki ne zaman olduğu belli mi, ne zaman görüleceği?

ADNAN OKTAR: Ben size açıkça söylüyorum. Bakın bir daha şahit olun söylüyorum. 10 yıl sonra Mehdi (a.s.)’ı göreceksiniz inşaAllah. Ama şöyle yani “bu Mehdi (a.s.)’dır” değil de, çok benziyor diyeceğiz. Allah-u alem o diyeceğiz, inşaAllah. Ama Hz. İsa (a.s.) konusunda Hz. İsa (a.s.) alenen ben İsa’yım diyecek. Ben Mesih İsa’yım diyecek. Çünkü o mucize de gösterecek. Nettir onun ki, ama buna rağmen bizim inanıp inanmamız farz değildir. Bizim vicdanımıza kalmıştır. Farziyeti yoktur Hz. İsa (a.s.)’ya inanmaları. Mehdi’nin de Mehdi’ye inanması farz değildir. Ama İslam ahlakının dünyaya hakimiyeti için uğraşmamız farzdır. Mehdi çıktığında biz zannı galiple, Allah-u alem o diyeceğiz. Ama çok özgür güzel bir hayat yaşayacaksınız. Çok sevineceksiniz. Keşke diyeceksiniz, insanların hep keşke diyeceklerini söylüyor hadiste. Hatta diyor mezardakiler bile imrenirler, diyor. Keşke biz de olsaydık da onlarla beraber yaşasaydık, derler.

SUNUCU 2: Bakalım yaşayabilecek miyiz, kısmet. O günleri görebilecek miyiz? Bir de o var.

ADNAN OKTAR: Allah nasip ederse, inşaAllah Allah ömrünü uzun eder, sağlık sıhhat verir. Ben çok sevinirim. Hep beraber görürsek bu bir lütuf olur ama tabii her an Allah canımızı alabilir. 10 dakika sonra, 5 dakika sonra, 5 yıl sonra hiç bilinmez. Ama dua edelim, Allah göstersin. Bayağı hoşunuza gidecek onu söyleyeyim. Görürsek, görürseniz çok hoşunuza gidecek.

SUNUCU 3: Peki Kıyamet kopacak diyorlar, 10 yıl sonra? Tabii buna ben inanmıyorum pek ama siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Hani böyle bir şeyin olması ilginç olacak. İnsanlar nasıl karşılayacaklar?

ADNAN OKTAR: 2012’de Kova burcu çağına giriliyor. İnsanların zihninde, fikir yapısında beyninde bir devrim olacak. Yani bir Kıyamet olacak. Ama gerçek Kıyamete daha var. Herhalde tahminen 2120 gibi. Ama tabii çok yakın, 2120’de çok yakın.

SUNUCU 3: Peki bu Kuran-ı Kerim de yazıyor mu Hocam?

ADNAN OKTAR: Hadislerde çok kapsamlı anlatılmış. Gaybı da Allah, Peygamberlerime ben bildiririm, diyor. Peygamberler biliyor. Mesela diyorlar ki, gayb bilinmez. Allah “bildiririm ben” diyor. Peygamberlerime bildiririm ben diyor. Ve Peygamber (s.a.v.) de gaybı biliyor, söylüyor o da çıkıyor görüyoruz. Mesela Mehdi (a.s.)’ın çıkışıyla ilgili 150’ye yakın hadis var. Alamet var. Hepsi çıkmış, istisnasız. Yani detaylar vermiş mesela ince ince detaylar vermiş. O da çok acayip bir mucizedir. En ince detaylara kadar çıkmış. Ve bundan sonra yine devam edecek. Ama tabii tahakkukundan sonra tam anlaşılıyor. Meydana geldikten sonra Peygamberimiz (s.a.v.)’in dediğinin ne olduğunu anlamış oluyoruz. Fakat mühim olan eğer insanlar İslam’ın dünya hakimiyetini görürlerse Kıyamet’in yakın olduğuna da kesin kanaatleri gelir. Çünkü ikisi bir bütün. İslam’ın dünya hakimiyetinin hemen arkasından Kıyamet bekleniyor zaten. Seri gelişmelerdir bunlar. Son kere hakimiyettir. Ama tabii Mehdiyet öyle açık aleni olmakla beraber güvenli ve sakin bir gelişme gösterecektir. Ağaç gibi gelişir Mehdiyet. Bir çiçek gibi gelişir. Öyle diyeyim. Gittikçe dal budak sarar. Zaten Bediüzaman da sürekli çiçeğe benzetiyor, çiçeğin açmasına benzetiyor. Şeyh Nazım Hoca da bir gül tomurcuğuna benzetiyor. Yavaş yavaş açılacağını söylüyor. Onun için insanları sarsmadan tedirgin etmeden böyle toplumsal bir sarsıntı olmadan Mehdiyet dünyaya hakim olacak. Yani ani bir panik havası, ani bir sarsıntı, ani bir heyecan yok. Böyle insanlar alışarak, severek, beyinleri yatışarak, ruhları yatışarak, kani olarak kanaat getirerek Mehdiyete doğru gidecekler. Saatin akrep yelkovanı gibi yavaş yavaş. Ani olaylarda insanlar çok irrite olurlar bilirsiniz. Çok heyecanlanırlar. Sağlıklı karar veremezler. Ama yavaş olduğunda çok iyi karar verirler. Mehdiyette de yavaş yavaş bir karar verme mekanizması Allah işletiyor. Şimdi adım adım ilerliyor. Geçen, dün Nur talebelerinin internet sitesine girdim. Hiç İttihad-ı İslam’dan bahis yoktu daha önce. Yani İslam Birliği, dünyadaki Müslümanların birleşmesi konusu. Baktım çok net İttihad-ı İslam’ı koymuşlar. Bu çok önemli bir gelişme. Bediüzzaman’ın İttihad-ı İslam’la ilgili sözlerini koymuşlar. Daha önce niye koymadınız ve şimdi niye koydunuz? Demek ki kanaatiniz geldi. Yani iknaya açık kardeşlerimiz bu güzel, Allah razı olsun. Çok hayatidir. Her yerde bu konunun işlenmesi lazım. Müslümanlar birlik olmazsa sürünme, perişanlık, acılar dizboyu olur. Çünkü Müslüman demek bir insanın olabilecek en iyi haline Müslüman denir. Kafanızda canlandırın. Süper bir insan canlandırın, süper insana Müslüman deriz. Ama bir de yobaz takımı var. Onlar da anti İslam düşüncedir. Deccali düşüncedir. Peygamberimiz (s.a.v.)’in onlarla ilgili de hadisleri vardır. Ama tabii ben bunları derken ben kitlevi olarak bir yapıyı kastetmiyorum. Mesela Osmanlı güzel bir yönetimdi ama tabii kusurları hataları vardı. Ama genelinde hoştu. Diğer yönetimler de yine hoştu. İran Anayasası’nda, bizim Anayasamız diyor, resmi devlet Anayasası şu an, Mehdi (a.s.) çıkıncaya kadar geçerlidir, diyor. Devlet toplanmış, devlet karar vermiş. Meclis karar vermiş. Anayasa tanzim edilmiş. Anayasaya birinci madde koyuyorlar, diyor ki; “bizim devletimizin bu anayasası Mehdi (a.s.) çıkıncaya kadar geçerlidir.” Mehdi (a.s.) çıktıktan sonra bu anayasa geçerli değildir. Artık yönetim Mehdi (a.s.)’dadır diyorlar adamlar bu net, İran Anayasası. Demek ki Mehdi (a.s.)çıkmadan önceki İran’ın durumu o kadar sıhhatli olmayacak, bizim beğeneceğimiz gibi olmayacak. Ama tabii yine de hepsi bizim kardeşimizdir. Eksik kusurlu da olsa tertemiz Müminler, Müslümanlardır. Ama yobazlık ayrı bir konudur. Yobaz acımasızdır, sevgisizdir, güzelliğe, sanata düşmandır, kan dönmekten zevk alır, kahpedir ve münafık tiynetlidir. Yani yüzünden melanet akar, her konuşmasında nefret görürsün, yapmacıktır, yalakadır, güce tapar adeta. Mesela farz edelim bir mason kanal olsa gider onlara yalakalık, gider soytarılık yapar. Ama Müslümanların karşısına geçtiğinde de Müslümanlara kafa tutar. Müslümanlarla iyi geçiniyor, onları seviyor gibi yapar ama arkalarından olmadık iş çevirir. Sabaha kadar sayarım ben münafık karakterli, gerici yobaz düşüncenin özelliğini. Yani şeytani ve pislik bir düşüncedir. Biz bunu kastediyoruz bunlar kimse bizim gerici dediklerimiz bunlardır. Yoksa blok olarak Osmanlı olur mu? Osmanlı güzellik, saadet yurduydu. Yani hataları, kusurları vardı ama bereket bolluk doluydu Osmanlı’da. Hatasız diyenlere de tabii ben ona karşıyım çok ciddi hataları oldu Osmanlı’nın diğer yönetimlerinde. Ama en mükemmel yönetim Peygamber Efendimiz (s.a.v.) zamanıydı Asr-ı Saadet. Tabiin ve tebbe tabiin zamanıydı en mükemmel devirler. Hz. Mehdi (a.s.) da Asrı Saadeti esas alacaktır, Asr-ı Saadet’teki hayat. Bütün gençlik, bütün insanlar ohhh hayat varmış diyecekler elhamdulillah. Üstümüzden otuz ton yük kalktı diyecekler adeta. Yani özgürlüğün, huzurun, güvenin zevkini yaşayacaklar yani yüzlerine fer gelecek. Bir kere sevgi ellerinden alındı en büyük nimet ellerinden alındı. O nimeti Hz. Mehdi (a.s.) onlara geri verecek. Hz. Mehdi (a.s.) insanlara sevgiyi öğretecek, tutkuyu öğretecek, aşkı öğretecek, Allah için sevmeyi öğretecek. Sevgi öğretmenidir Hz. Mehdi (a.s.). Evindedir Hz. Mehdi (a.s.) yani o anlamda gidip de Başbakanlığa, Cumhurbaşkanlığına oralara gitmez Hz. Mehdi (a.s.). Öyle bir insan değil, manevi bir liderdir. Yani herkesin candan sevdiği, sürekli söz ettiği çok sevilen bir insan olacaktır. Yoksa en büyük kumandandır derken gidip Genelkurmayda görev alacak değil, o anlamda değil. Ama ona danışmadan hiç kimse bir şey yapmaz. Herkes onu çok sevecektir. Çünkü herkesin hayrına hareket edecektir, bütün dünyanın hayrına hareket edecektir. Hıristiyanlar da çok sevecek Hz. Mehdi (a.s.)’ı, Museviler de çok sevecek, Müslümanlar da çok çok fazla sevecektir. Çünkü Hıristiyanların da kurtuluşuna vesile olacak. Hz. İsa (a.s.) ile beraber İslam ahlakını dünyaya hakim edecek. İsa Mesih (a.s.) çok sarsar insanı, çok hoşlarına gidecektir. Tabii kuşku olur ama o kuşkuyu gidermek için çok şey yapılacak. Yani orijinal o devre ait kıyafetleriyle gelecek, kıyafetleri saklanacak. Ama o kıyafetle de gezmez Hz. İsa (a.s.). Mesela şu an dışarıda rastlasanız tanıyamayabilirsiniz yani kıyafetinden dolayı tanıyamayabilirsiniz. Çünkü beklenen kıyafetle gezmez kendini gizleyecektir. Ama dışarı da pek çıkmaz Hz. İsa (a.s.) onu söyleyeyim. Hz. Mehdi (a.s.) dışarıda gezer Hz. İsa (a.s.) gizlenecektir. Yani son ana kadar gizlenir. Ama Allah ona çık dediğinde çıkacaktır. Ama her günümüz, her haftamız, her ayımız bundan sonra heyecanlıdır göreceksiniz. Her gün güzel bir gelişme olacaktır. Siyaseti takip edin, politikayı takip edin. Türkiye mesela gittikçe demokrasiye gidecek, gittikçe özgürlükler artacak. Hukukta düzenlemeler olacak, siyasette düzenlemeler olacak her şeyde bir ferahlık olacak bunları da göreceksiniz. Ama dışarıda da çok büyük olaylar olacak. Mesela Yunanistan karıştı diyorlar değil mi? Mesela o daha da tırmanacak Yunanistan’daki olaylar bunu da göreceksiniz. Avrupa’daki olaylar daha da tırmanacak ve ekonomi gittikçe çökecek. Allah’a tam teslim oluncaya kadar insanlar bu devam edecek. Çünkü egoistlik öyle korkunç bir şeydir ki, ekonomiyi de çökertir, insanın aklını da alır, toplumu da perişan eder, sevgiyi de yok eder. Egoistlik çok çok berbat bir şeydir, yani topluma yansıması rezalet diyebilirim. Yani rezalet bir ortam meydana gelir. Yani dindarları, temiz insanları, mukaddesatı tenzih ederim. O yüzden acele de etsek biz, hızlı da hareket etsek netice değişmeyecektir, belirli bir akış içerisinde mehdiyet tırmanmaya devam edecek.

Mesala bak bugün Mehmet Şevket Eygi Hocamız gelmiş çok değerli bir insan, çok önemlidir, yani o benim için tarihi bir olaydır. Kimseye de gitmiyor, bakın bir çok kanal çağırıyor Mehmet Şevket Eygi Hocamızı gitmez o. Bizleri sevdiği için geldi, Allah rızası için geldi, gitmez. Mesela bizim iftar yemeklerimize de gelir. Normalde biz Çırağan’da veriyoruz iftar yemeğini, Hocamız gitmez normalde Çırağan’da yapılan veyahut başka lüks yerlerde yapılan iftar yemeklerine gitmez. Ama bizi sevdiği için geliyor. Çok hoş, güzel huylu bir insandır. Onların da çok büyük hizmetleri oluyor, güzel faaliyetleri oluyor, Allah sağlık sıhhat versin. Cem Karaca vardı rahmetli hayrandı, sanatçı Cem Karaca biliyorsunuz, Allah rahmet etsin çok temiz bir insandı Müslümandı, iyi bir insandı maşaAllah.

4 dakikamız kalmış, yarın 22.00’de Kocaeli TV’deyiz. Saffat Suresi, Bismillah, şeytandan Allah’a sığınırım, bak diyor ki Allah,

“Çeşitli-meyveler. Onlar ikram görenlerdir.” diyor Cennet’te Müminler.

“Nimetlerle donatılmış (naim) Cennetlerinde. Birbirlerine karşı, tahtlar üzerinde (otururlar).” Böyle karşılıklı otururlar diyor Cennet’te Allah.

“Kaynaktan (doldurulmuş) kadehler çevrelerinde dolaşılır.” Gılmanlar ve huriler, kadın ve erkek güzel varlıklar insanlar onlara hizmet ediyorlar.

“Kadehler çevrelerinde dolaşır. Bembeyaz; içenlere lezzet (veren bir içki).” Bunun nasıl bir içki olduğunu Ahiret’te göreceğiz.

“Onda ne bir gaile vardır, ne de kendilerinden geçip, akılları çelinir.” Yani alkol etkisi meydana getirmez, zarar vermez diyor Allah, ama çok hoşlarına gider diyor.

“Ve yanlarında bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş iri gözlü kadınlar vardır.” Bakın bakışlar, kadın da en etkili, en güzel şey, erkekte de en güzel etkileyici şey bakıştır. Kuran buna dikkat çekiyor. Çünkü Allah’ın nurunu taşır insan gözü, Allah’ın nuru akar insanların gözünden, yani gerçek sevgi varsa onun ta benliğine derinliğine kadar akar o sevgi. O çok önemli büyük bir nimet olduğu için bakın Allah öncelikle bunu, yalnızca eşlerine çevirmiş ve iffet, sadece ona ait olması çok etkileyicidir. Mesela herkese ait olan bir kadın insanı etkilemez. Ama helaliyse ve ona ait ise çok derin etkilenir. “İri gözlü” diyor, güzel gözlü, etkileyici gözlü kadınlar vardır.

“Sanki onlar, saklı bir yumurta gibi (çarpıcı ve pürüzsüz).” Cilt düzgünlüğüne Kuran dikkat çekiyor. “Ciltleri son derece pürüzsüz ve güzel olacak” diyor Allah. Bu dünyada biliyorsunuz nasıl uğraşıyor insanlar cildi düzgün olsun diye. Değil mi? Ne çekiyorlar.

“Böyleyken, kimi kimine yönelmiş olarak, birbirlerine soruyorlar: Bir sözcü der ki: "Benim bir yakınım vardı." "Derdi ki: Sen de gerçekten doğrulayanlardan mısın?" Gerçekten inanıyor musun diyor Allah’a, dine diyor.

“Derken, bakıverdi, onu 'çılgınca yanan ateşin' tam ortasında gördü.” Yani inkarcı arkadaşlarını da Ahiret’te Cennet’te görecekler diyor, bir ekran gibi bir yerden Cehennem’de ki insanları da göreceğiz. Yani onunla alay edenin sonunu Allah ona Ahiret’te gösterecek Kuran’da buna işaret ediliyor.

Bitirdik mi?

SUNUCU: Evet. Sayın Hocamıza ve konuklarımıza çok teşekkür ediyoruz. Bizi HarunYahya.tv’den izlemeye devam edebilirsiniz. Yarın da Mavi Karadeniz Radyo, HarunYahya.TV ve Kocaeli TV’den ekranlarda olacağız. Şimdilik hoşçakalın.

Bu eser 386 kez incelendi.

Post To MySpace!
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin.
Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
 
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Yorumunuz   :  
 
Tavsiyelerimiz
Bu Haber ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;
Ahir Zaman'ı Bediüzzaman İle Anlamak - Kitapçık
Bediüzzaman Said Nursi'nin Dilinden Hz. Mehdi (a.s.) - Adnan Oktar Anlatıyor
Sayın Adnan Oktar'ın Güneydoğu Olay TV'deki Canlı Röportajı (4 Mayıs 2010) - Haber
Sayın Adnan Oktar'ın HarunYahya.TV'deki Canlı Sohbeti (4 Mayıs 2010) - Haber
Sayın Adnan Oktar'ın Samsun Aks TV ve TV Kayseri'deki Canlı Röportajı (5 Mayıs 2010) - Haber
İnanç ile Gelen Sağlık - Belgesel
Bu eserin konusuyla ilgili yazarın diğer eserlerini görmek için tıklayınız.
ÇOK İNCELENEN HABERLER
Belgeseller 212 Televizyon Kanalında!
Ücretsiz 75 Adet MP3
Sayın Adnan Oktar'ın Buğra Ayan Tarafından Gerçekleştirilen Röportajı (28 Şubat 2009)
Sayın Adnan Oktar'ın Canlı Yayın Programı
Bedava mp3ler
ÇOK İNDİRİLEN HABERLER
Mercek Dergisi Artık İlmi Mercek Olarak 7 Temmuz 2004 Tarihinde Yayında - 1237 download
Dinler Terörü Lanetler - 1190 download
Dinler Terörü Lanetler - 1106 download
Balkanlar Osmanlı'yı Arıyor - 1056 download
Araştırma Dergisi Artık İlmi Araştırma Olarak 7 Temmuz 2004 Tarihinde Yayında - 1008 download
Bu sitedeki tüm dökümanları, sitemizi kaynak göstermek şartıyla
telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Harun Yahya International © 2002.

© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.