Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 15879 tanesi Türkçe, toplam 19177 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
OKTAR BABUNA: Petek yaparken bir arı iş başında görülüyor burada. Yine aynı şekilde propolis toplarken arılar. Burada da altıgenlerin düzgünlüğü ve hiçbir ek yeri görülmüyor, kenardan başlamalarına rağmen. Özel bir açı ile yapıyorlar zaten. Burada yan tarafa tutturulmuş olan.
ADNAN OKTAR: Patiler çiçek tozları ile kaplanmış.
OKTAR BABUNA: Bal toplamaya gittiklerinde böyle.
ADNAN OKTAR: Gıcır gıcır bak üst-baş görüyor musun? Vernikli gibi, kanat da öyle gıcır gıcır, saydam, plastikten yapılmış gibi. Tüyleri-müyleri her şeyi pırıl pırıl maşaAllah. Patiyi doldurmuş o, polen ile doldurmuş. O torbaya onu nasıl dolduruyor o patisine?
OKTAR BABUNA: Orada özel keseleri var Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Ama nasıl yapıyor, tek tek dolduruyor mu o, ne yapıyor?
OKTAR BABUNA: Evet, o şekilde.
ADNAN OKTAR: Allah Allah, onu bir araştıralım onu nasıl dolduruyor?
ADNAN OKTAR: Bunlar kendileri imal ediyorlar bunu değil mi? Evet, antiseptik olarak.
OKTAR BABUNA: Antiseptik olarak.
ADNAN OKTAR: Antiseptik olarak kullanıyorlar, evet.
OKTAR BABUNA: Temizlikte kullanıyorlar.
ADNAN OKTAR: Temizlikte. Şimdi bak, patilere onu doldurmuş, karnının altından plakalar halinde bal mumu çıkıyor, kuyrukta tabancası var, bir durum olduğunda değil mi, karşısındakine vuruyor, zehirli iğnesi var. Bal çıkarıyor, bal hazırlıyor.
OKTAR BABUNA: Propolisi yapıyor.
ADNAN OKTAR: Arı sütü yapıyor, propolis yapıyor.
OKTAR BABUNA: Propolisi de mumyalama için kullanıyorlar. Bir düşman girip de öldürdükleri zaman onu mumyalıyorlar.
ADNAN OKTAR: Çok çok olağanüstü bir şey, maşaAllah.
OKTAR BABUNA: Bir nevi mumyalama.
ADNAN OKTAR: İşte arıyı Allah onun için Kuran’da örnek olarak gösteriyor. Mesela bir kilometre ötede bir çiçek yığını var. Geliyor arkadaşlarına, Güneş’e karşı bir dans yapıyor. Çiçeğin yerini tam koordinatları ile bildiriyor. Arkadaşları da gidip eliyle koymuş gibi, oradaki çiçekleri gidip buluyorlar. Şimdi bir insana bunu öğretmeye kalksan, yani bir saat öğretmeye kalksan, gene anlamaz çünkü her 4 dakikada bir Güneş’in akışına göre yeniden bilgi veriyorlar. Yani profesör olsa ve eğitim görse insanlardan, önce de anlatmıştım, arı gibi küçülseler aynı imkanları versen, dünyanın bütün akıllı adamlarını bir araya getirsen bir tane peteği yapamazlar. Mesela o arıların yavrularının tek tek beslenmesi var. İnsan atlar, unutur. Bir tanesini unutmuyorlar ve beslenme saatlerini de hiç şaşırmıyorlar, tam saatinde gidip arı sütüyle besliyorlar.
OKTAR BABUNA: Birini daha farklı besledikleri için o kraliçe arı oluyor. Sadece bir tanesi ayrı besliyorlar.
ADNAN OKTAR: Mesela kraliçe arının nasıl besleneceği ayrı, onu da çok iyi biliyorlar. Onu ayrı besliyorlar. O da bayağı iri yarı bir şey oluyor, değil mi?
OKTAR BABUNA: Evet. Genetik olarak hiçbir fark olmamasına rağmen sırf beslenme farkından dolayı kraliçe arı oluyor inşaAllah. Polen toplamaya geliyor.
ADNAN OKTAR: Kapıda bekçi arılar oluyor, değil mi?
SUNUCU: Bu farklı arı galiba; siyah.
ADNAN OKTAR: Olabilir. Evet. Evet
OKTAR BABUNA: Arıların çok çeşitleri var inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Bu yaban balı da çok iyi oluyor olabilir. Hz. Yahya’nın yaban balı yediği söylenir. Hz.Yahya’nın yaban balı. Onda da bir şey olabilir, bir özelliği inşaAlllah. Mesela bu da bir arı cinsi, bu da değişik. Üzümlerde falan olurdu bu daha çok. Ankara’da böyle Hasandede üzümü vardı; çok reçelli ve tatlı. Onun kasaları olurdu ben çocukluğumda görürdüm. Bu arılar onun üzerinde çok fazla olurdu. Büyük bir iştahla yiyorlardı onu, şekeri ama dışarı taşıyordu şekeri. Yani çok abartılı tatlı, çok şahane bir üzüm türü ama o satılmıyor niye ise çok şıralı ve reçeli andırıyor şırası öyle öyle güzel. Yani dışına vuruyor. Yani bir meyve suyunun şekerinden daha fazla gibi tadı.
OKTAR BABUNA: Hocam sizin kitabınızdan ayrıca bir saldırı ya da yangın sonucunda kovanda herhangi bir tahribat meydana geldiğinde de bal mumu üretmeyen arılar birden bire balmumu üretmeye başlıyorlar yetişkinler.
ADNAN OKTAR: Niye?
OKTAR BABUNA: O tahribatı ortadan kaldırmak için.
ADNAN OKTAR: Kardeşim sırf şu arı olayı yani bir Darwinistin, bir materyalistin iman etmesi için binlerce kere yetecek gibi, binlerce kere. Bir de bunların kromozomlarındaki harikalıklar; mesela kromozomunda arının nasıl bal yapacağı, balın kalitesini nasıl ayarlayacağı, arı sütünü nasıl yapacağı, onun kalitesi, arı sütünde hangi vitaminlerin olacağı kodlu, kromozomlarında kodlu hayvanın. Yani hangi minareler hangi oranda. Mesela B vitamini ne kadar olacak ? C vitamini ne kadar olacak? Yavrulara ne zaman yiyecek verecek? Kapıdaki arıların durumu. Yani ayrıca ahlaki bilgi de kodlu. Bakın bakın bu çok acayip yani. Tavır bilgisi, davranış bilgisi de kodlu. Zannediyor ki insanlar sırf fizik görünüme ait bilgiler. İşte gözü kaşı, kolu, bacağı bunun dışında ruhi bilgiler de kodlu. Yani mesela kapıda bekçiliği kaç arı yapacak, bu kodlu. Altıgeni nasıl yapacaklarına ait bilgi kromozomlarında kodlu. Arının kafasında var o bilgi. Kromozomlardaki o kodlu bilgiye göre gidip o altıgeni yapıyor. Mesela balın kıvamının ayarlanması. Balın klasik bir kıvamı var. Çok sıvı da olabilir çok katı da olabilir. Öyle değil tam kıvamında yapıyor. Mesela o altıgen peteklerin açı ile yapılması gerekiyor, ters açı ile. Şöyle açı ile yapılıyor ki bal akmasın dışarıya. Doldurdukça kapağını kapatıyor. Doldurdukça kapağını kapatıyor. Doldurdukça kapatıyor. Tam dolduğunda tamamen kapatıyor. Ve inceliği, tam o incelikte yapıyorlar. Mesela çok kalın yapmıyor, çok da ince yapmıyor. Tam ayarında yapıyor. 120 dereceydi değil mi açısı?
OKTAR BABUNA: Milyonlarca yıldır hiç değişmiyor, hep böyle.
ADNAN OKTAR: Adamlar milyonlarca yıldan beri kodlu. Allah diyor ki; 120 derece açı ile yapacaksınız. Onların kromozomuna Allah onu yazmış. Hayvan oradan çıkar çıkmaz eliyle koymuş gibi onu yapmaya başlıyor aynısı ile. Mesela kovanın havalandırılması gerekiyor, kromozomunda kodlu hayvanın. Aynısı ile havalandırıyor. Mesela ısının düşürülmesi gerektiğinde düşürüyor. Isının artırılması gerektiğinde bir anda hamama çeviriyor içerisini. Acayip ısıtıyorlar. Hatta ısıyı yükseltip böcekleri yakabiliyorlar içeride, değil mi, o büyük böcekleri.
OKTAR BABUNA: Evet, 50 dereceye kadar çıkartıyorlar.
OKTAR BABUNA: Sonra da propolisle kaplıyorlar. Balmumu ile böyle.
ADNAN OKTAR: Antiseptik madde ile kokuşup bozulmasın diye de mumyalıyorlar. Onu da vücutları üretiyor. Yani kendileri yapıyorlar. Bu da kromozomlarında kodlu. Kardeşim hangi biri tesadüf bunun? Etmeyin, çatmayın bunu nasıl açıklarsınız tesadüfle?
OKTAR BABUNA: Dansları da apayrı bir mucize.
ADNAN OKTAR: Mesela nasıl dans edeceği kromozomunda kodlu. Yalnız bu anlattıklarımız var ya arıları bir bir numaralayarak, filmleri çekerek bilim adamları tarafından ince ince tespit edilmiş, ondan sonra anlatılıyor bunlar. Yani %100 kanaat getirilip ondan sonra açıklanıyor. Ve bir kere, iki kere, üç kere değil defalarca laboratuvar tespiti yapıldıktan sonra açıklanan bilgiler bunlar. Aslında arıyı daha kapsamlı bir anlatsak iyi olur.
Bu eser 453 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin. Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Tavsiyelerimiz
Bu Adnan Oktar Anlatıyor ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;