 |
- Darwinistler, midedeki bir takım hücrelerin besinleri parçalamak için asit salgılarken, bu hücrelerin yanıbaşında bulunan başka hücrelerin de yapışkan bir sıvı salgıladığını, mukus adı verilen bu sıvının midenin yüzeyini örterek mide duvarını asitlere karşı bir kalkan gibi koruduğunu ve enzimlerin mideye zarar vermesini engellediğini düşünmezler.
- Darwinistler, traş bıçağını eritebilecek güçte olan mide asitlerinin mideyi çok kısa bir süre içinde tahrip edeceğinden, bu maddenin değil milyonlarca yıl, 2-3 gün hatta daha kısa bir süre için bile midede beklemesinin imkansız olduğunu, asitin ve mideyi asitten koruyacak mukusun beraber var olmaları gerektiğini düşünmezler.
- Boş midenin içinde "pepsinojen" isimli, sindirme özelliği olmayan bir enzim bulunur. Ancak mideye besinlerin gelişiyle birlikte, mide hücreleri HCL (hidroklorik) asit salgılamaya başlar. Bu sıvı boş midede bulunan pepsinojenin yapısını aniden değiştirir ve bunu "pepsin" isimli, çok güçlü bir parçalayıcı enzime dönüştürür. Bu da midedeki besinleri hemen parçalar. Darwinistler, mide boşken tamamen zararsız olan bir sıvının, midenin dolmasıyla birlikte çok güçlü bir parçalayıcıya dönüşmesinin bilinçsiz tesadüflerle ortaya çıkamayacağını düşünmezler.
- Darwinistler, midenin en dış yüzeyinin kaplı olduğu periton isimli zarın salgıladığı kaygan sıvının, mide ve bağırsaklara "dıştan yağlama" olarak nitelendirilecek bir işlem yaparak bu organların kayganlaşmasını ve böylece çalışırken birbirlerine sürtünerek zarar görmelerini önlediğini düşünmezler.
- Darwinistler, incebağırsağın küçük bir bölgesinde, bütün yaşamları boyunca yalnızca B-12 vitaminini yakalamakla görevlendirilmiş özel bir hücre grubunun trilyonlarca molekül içinden B-12 vitaminini ayırt edip, yakalayarak bunların kan dolaşımına geçmesini sağladıklarını, böylece kan yapımı için kemik iliğine ulaşmalarına vesile olduklarını, gözleri, elleri veya bir beyni olmayan bağırsak hücrelerinin B-12 vitamininin insan vücudu için taşıdığı önemi nasıl bilip, bunu trilyonlarca molekül arasından seçip ayırabildiklerini düşünmezler.
- Darwinistler, karaciğerin, midenin yağları parçalamadığını bilip, safra sıvısı isimli bir salgı üreterek, yağlı besinler ince bağırsağa ulaştıkları anda, en doğru zamanda, en doğru yere bu özel sıvıyı nasıl salgıladığını düşünmezler.
Bu makale, İlmi Mercek Dergisi 67. sayı (Ocak 2010) 61. sayfada yayınlanmıştır.
Bu eser 126 kez incelendi.
|
 |
|