Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 15879 tanesi Türkçe, toplam 19177 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
Adnan Oktar: Bazen konuşurken ölür, canlı mesela hastanede oluyor, konuşuyor ama ölür farkına varmazlar. Ama genelinde de normal gözünü kapatıp, yani öldü denildikten sonra o olay oluşur. Ama bazı vakalarda da konuşurken ölür, sen onu canlı zannedersin ama o, üçüncü, ikinci benle konuşmaya başlar. “Nasılsın?” dersin.’’ İyiyim teşekkür ederim’’der. Hâlbuki çoktan ölmüştür. Hani rüyada insanlar konuşur ya, rüyada konuşan insanlar oluyor gece değil mi? “Ne var bir şey mi var?” diyorsun. ‘’Bir şey yok’’ diyor rüyasında, sıkıntıdaysan…’’Yok, sıkıntım yok’’diyor, sadece ‘’bugün Mersin’e gitmiştik ya, orada şu an bahçedeki şeyleri düzenliyorum’’diyor uykuda, haberi yok. Tavsiye etmem de mesela insanlara, konuşursa da normal konuşur insan, yani “bir şey istiyor musun?”. ‘’Yok, teşekkür ederim’’diyor. Mesela konuşur. Yani bildiğin normal konuşur. Hipnozda bu çok daha net oluyor. Derin hipnoza giriyor insan. “Aç gözünü” diyorsun, açıyor. “Gel, otur’’ diyorsun. Televizyonda da göstertiyor adam; ‘’Nasılsınız efendim’’diyor, uyuyor ama derin uyku halinde. ‘’Teşekkür ederim. Siz nasılsınız? Allah razı olsun’’diyor. ‘’Nasıl gidiyor işler? ’’diyor. ‘’Çok iyi, ticarete gidiyoruz işte.’’ Siz’’ diyor mesela, ‘’Edison’sunuz biliyorsunuz, elektriği siz icat etmiştiniz.’’ ‘’ Evet, doğru’’diyor, ‘’ben Edison’um, elektriği ben icat ettim’’diyor. İkna ile oluyor, telkin ediyorlar. Bütün insanlar yerlere yatıyor gülecek. Samimi inanıyor Edison olduğuna. Anlatıyor yani “nasıl yaptınız efendim, anlatın’’ diyor, anlatıyor adam. Daha önce telkin verilen şekilde aynısını yapıyor, bilmiyor. Uyandırılınca, ‘’sen bunların dedin’’ deniliyor, hayretler içinde kalıyor, şaşırıyor. İşte bu tarzda ikinci bende yaşayanları insanlar fark etmiyor. Öldüğünü de bilemezsiniz. Mesela ölüm evvelinde çok insanlarda yüzünde üslubunda değişiklik olur. Konuşmalarında değişiklik olur, mesela bizim kardeşimiz de vefatından önce her gün tanıdığı, bildiği kardeşimiz, her gün gördüğü kardeşimiz yüz yüze geliyor, konuşuyor, ‘’nasılsın’’diyor, konuşuyorlar. İçeriye gidiyor, o kardeşi aramaya devam etmiş nerede diye. Daha yeni konuştuk, yüzüme baktı diyor benim, göz göze geldik diyor. Çok iyi bildiği bir arkadaşı, onu arıyor içeride. Bu gösteriyor ki daha önce öldü. Buna benzer birçok olayı var, mesela yüzündeki ifade, üslup, konuşması… Hatta bana dedi; ‘’Hocam benim bundan sonra yapacak bir görevim kalmadı’’dedi ‘’ben ne yapayım bundan sonra?’’dedi. Çok acayip bir söz, bizim çocukların hiç konuşmayacağı bir söz bu. Değil mi? Bir Müslümanın nasıl görevi biter? Kuran okursun, kitap okursun, araştırma yaparsın, bir insan nasıl görevim bitti der?
Tarkan Yavaş: Çok hareketli biriydi, çok faaldi.
Adnan Oktar: Ben de anlayamadım, şaşırdım. Merdivenlerden indi; ‘’Hocam’’ dedi, ‘’ben bir şey söyleyeceğim’’dedi bu şekilde bir konuşma yaptı. ‘’Benim görevim kalmadı, ne yapayım ben?’’dedi. Ben biraz anlayamadım üslubunu, işte ne yapacaksın, anlattım yani. Ama bunu diyecek bir insan değil. Zaten hemen kısa süre sonra da vefat etti. Bu canının alındığını göstertiyor bu üsluplar. Yani daha önceden çünkü makul olan şeyler değil yani bu konuşmalar. Yani ‘’benim görevim bitti’’ne demek? Değil mi? Kim söyler bizden, hiç kimse söylemez öyle bir şey.
Tarkan Yavaş: Kimse söylemez.
Adnan Oktar: Bir Müslümanın söyleyeceği söz de değil, belli ki şuuru kapanmış. Bu tarzda çok vaka vardır, yani siz onu normal yaşıyor zannedersiniz, konuşur, oturur ama çoktan Azrail ( a.s) ile beraber gitmiştir o. Başka bir âleme geçmiştir ama bedeni kalır. Mesela bazen öyle eğlenen, din, iman, İslam’ın aleyhinde konuşan insanlar oluyor. Siz onu yaşıyor zannedersiniz mesela birden alır onu Allah arkasından, Azrail (a.s) kafasından, tutar saçlarından çektiği gibi cehennemin içine düşürür, birden… Fakat orada siz onun konuştuğunu zannedersiniz, devam ediyor yaşıyor zannedersiniz. O çoktan cehennemin içine alınır. Aniden alınır. Ama o, hatta şımarıklığına devam eder. Siz de zannedersiniz adam yaşıyor. Böyle de çok vaka vardır, aniden cehenneme alınanlar vardır. Arkasından aniden çekilip alınır. Haberi bile olmaz. Yani bunun dışında da normal gözünü kapatıp vefat edenler de var ama çoğu vaka da önceden biliyorlar yani. Birçok kişi önceden söyler değil mi? Mesela rüya gördüğünü vefat edeceğini bildiğini, hatta önceden gider herkesle helalleşirler, çok insan vardır değil mi?
Sunucu: Evet çok hem de…
Adnan Oktar: Mesela sapasağlam iken gidip helalleşiyor. ‘’Hakkınızı helal edin’’diyor, kimse de bir anlam göremiyor, ‘’ne oldu, bir şey mi oldu?’’diyorlar. Vefat etme öncesi bir hazırlık oluyor. Onunla ilgili, tabii bir kitap da çıkarabiliriz. Mesela buna ait çok vakalar vardır, yüzlerce, binlerce vaka vardır. Bunları bir araya getirip bir kitap da hazırlanabilir. Ama müminlerin canının alınışı aniden birdenbire ortalık netleşir. Yani şahıs birdenbire başka bir âleme geçer. Onun hafif şaşkınlığıyla iken, Azrail (a.s) genelde heyet halinde gelirler meleklerle beraber, çok çok güzel bir insan suretinde gelir Azrail (a.s) ve çok nezaketli bir üslup kullanır ama almaya geldiklerinde zaten o ölmüş oluyor o anda zaten. Yani sormaz seni,’’ öleceksin ne diyorsun?’’ demez zaten ölmüş oluyor o anda o. Ama onun heyecanını, tedirginliğini duymaz. Onun güzelliğinden, üslubunun güzelliğinden dolayı güvende olduğunu bilir o kadar. Zaten ‘’süzülerek gidenlere’’diyor Allah ayette. Böyle süzülerek gibi gitme var inşaAlllah.
Bu eser 871 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin. Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Tavsiyelerimiz
Bu Adnan Oktar Anlatıyor ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;