Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 15877 tanesi Türkçe, toplam 19175 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
ADNAN OKTAR: Bilgisayarda kullanılan mesajlaşma dilinin çok garipleştiğine Sayın Cumhurbaşkanı’nın eşi Hayrünnisa Gül dikkat çekmiş. Ben bunu söyleyeli ne kadar, bir ay mı oldu? Bir ay oldu. Çok güzel söylemiş Hayrünnisa Hanım. Bu daha önce dikkat çektiğim konuya dikkat çekmesi, hayati bir konu hakikaten üslup inanılır gibi değil. Yani geçenlerde çocuklar gösterttiler bir kaç tane, müthiş şaşırdım. Baktım başka bir tane daha getirdi verdi. Onda da var. Yani hiç kullanılmayan bir üslup; yani yeni bir dil gibi. Böyle acayip kısaltmalar, acayip uzatmalar yani anlayabilene aşkolsun. Böyle uzman olman lazım; hani şu Mısır yazılarını çözen uzmanlar var ya, hayır nasıl anlıyorlar onu da inanılır gibi değil. Garip işaretler, göndermeler. Yani hepsinin bir bir sırrını çözdük. Yani dedik ki; şu ne anlama geliyor, bilmem ne anlama geliyormuş. Şu şu anlama geliyor. Noktalar ama yani inanın yüzlerce şeyi var yani detayı var. Ya ne gereği var kardeşim Türkçe normal konuşsana. Allah Allah. Geldim, gittim, oturuyorum, kalkıyorum, işte yiyorum, içiyorum, normal konuş, ne gerek. Hayret ondan sıkılmamaları da acayip yani; onları bambaşka bir âleme götürüyor demek ki, bambaşka bir ruha götürüyor. Yani böyle bir akıllı derler bir taş atar, kırk kişi çıkaramaz derler ya. Kim ortaya çıkarttıysa onu artık? Attı demek ki ortaya, o da moda olarak yayılmış, gizli bir moda olarak yayılmış.
SUNUCU: Telefonlarda da şimdi internet harici telefonlarda da aynı durum var. Kuzenimle mesajlaşıyoruz mesela bir şey diyecek. O ona ama o kısaltmaya göre yazıyor. Ben şimdi bir kısmını takip edebiliyorum. Bir ucundan yakaladım, ucundan kıyısından.
ADNAN OKTAR: Telefonda da başladı yani.
SUNUCU: Ama telefonda da başladı. Telefonda da başladı.
ADNAN OKTAR: Ne gerek kardeşim. Normal mis gibi Türkçemiz var. Açık açık, cayır cayır Türkçe konuşun. Bir de şu yabancı kelime kullananlar, geçenlerde bir röportaj yapıyordum. Bir bayan böyle ilginç bir kelime söyledi. “Çok özür dilerim” dedim “ne anlama geliyor?” dedim böyle sordum. Yani ne gerek var bunlara? Yani mahcup olur onu yapan insan. Yani belli ki bir sükse amacıyla yapıyorsun; kendini böyle hani modern göstertmek amacıyla. Bizim Türkçemiz mis gibi bir dil. Açık açık dil. Hayır İngilizce konuşacaksan açık açık İngilizce konuş. Biraz İngilizce, biraz Fransızca, biraz Sırpça, biraz Rumca ne yapıyorsun öyle ya? Değil mi? Karmakarışık, yani bunlar gereksiz özenti tavırlar. Yani ben onun adına utandım işin doğrusu. Yani bana hava atacak da ben de ondan etkileneceğim. Vay be amma yabancı dil döktürdü falan diyeceğim. Küçük görürüm ben öyle insanı. Yani mahcup olmuş olur. Yani hava atmaz. Yani öyle bir şey olmaz. Havasında kendi boğulmuş olur. Yani bizim öyle havaya ihtiyacımız yok. Biz temiz havadan hoşlanırız.
SUNUCU: MaşaAllah dilimiz de hakikaten her kelimenin, her yabancı kelimenin karşılığı var üstelik de.
ADNAN OKTAR: Ne gerek? Şimdi tek tek söylemeyeyim de burada.
Bu eser 731 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin. Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Tavsiyelerimiz
Bu Adnan Oktar Anlatıyor ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;