Bu site Harun Yahya'nın tüm eserlerini ve yeni çalışmaları ile ilgili haberleri size ulaştırmak için hazırlanmıştır. Sitemizde 15960 tanesi Türkçe, toplam 19258 adet eser bulunmaktadır. Tüm dökümanlar ücretsizdir. Bunların tamamını sitemizi kaynak göstermek şartıyla telif hakkı ödemeksizin yayınlayabilirsiniz.
ADNAN OKTAR: Bu Güneydoğudaki olaylar. Şimdi bakın ben diyorum ki, sevgi olmadan, samimi sevgi olmadan, sıcak dostane sevgi olmadan, akıl, iman olmadan, yani Kuran ahlakına yönelik muhabbet olmadan, yani mümkünü yok, imkânsız. İnsanların en büyük gıdası sevgidir. Hayatta en önemli konu sevgidir. Yapmacık sevgi değil, “biz sizi seviyoruz” demekle olmaz. İnsanların bunu yaşaması, hissetmesi lazım; şefkat, merhamet, muhabbet, dostluk, insancıllık. Bütün Anadolu gibi bizim Güneydoğudaki insanlarımız da sevgiden, dostluktan müthiş haz alırlar. Mesela sıra geceleri yapılır, sırf o sevgiyi hissetmek için yapılır, birbirlerine olan dostluklarını, kardeşliklerini, muhabbetlerini hissetmek için. Toplanırlar orada, Allah’tan bahseder, dinden bahseder, bazen şarkı, türkü söylerler, birlikte yemek yerler, değil mi, o mırralar dağıtılıyor kahveler falan, olay sadece mırra olayı değil tabii, orada o dostluk havasını yaşamaktır. Bu gitti mi bu tip şeyler gitti mi, böyle soğuk demeçler, soğuk açıklamalar, böyle bu çözüm olmaz. Televizyonlara bakıyorum, bir kısım kanallarda buz gibi açıklamalar, buz gibi suratlar, bazı kişilerde. Yani üstlerden bakan, kendini beğenmiş, sanki biyolojik bir varlıktan bahsediyormuş gibi yahut böyle olayları tamamen teknik hale getirerek, teknik üslup kullanarak, yüzünde böyle gerçi biraz havalı bir ifade olacak ama bilmiyorum denebilir mi rustik diyelim böyle biraz, soğuk bir ifade. Bu bizim milletimizin insanlarını rahatsız eder. Bizim Anadolu insanımız böyle şeye alışık değil. Anadolu mesela bak, benim çocukluğumda gittiğim köy var, onun resimlerine baktım. Orada da mesela sürekli bir sevgi üstünde duruyorlar, işte köyümüz şu falan mesela oradaki insanlar, yaşlılar bir araya oturmuşlar, anneanneler gözleme yapıyorlar, onun bir mesajı var. Bizim milletimiz bundan mutlu olur, sevgiden, dostluktan mutlu olur.
SUNUCU: Yani tabii bu gibi her dostluk durumunda ne zaman ki iki taraf, zaten hani düşmanlık yok, biz yüzyıllardır bir arada yaşayan halkız, yani birbirine komşu olan halkız. Zaten düşmanlık yok ama bir takım provokatörlerin tabii ki devreye girmesi ile her güzel eylemin içine bir nifak tohumu bırakmasıyla ortalık karışıyor. Yine iş başındalar görülen o ki.
ADNAN OKTAR: Zamanında Güneydoğudaki o tertemiz, efendi, dindar kardeşlerimizi iddia edilen ergenekon örgütü mensupları çok aşağıladılar, çok ezdiler. Yani perişan ettiler. Haysiyetlerine, şereflerine, namuslarına yönelik çok çok rahatsız ettiler. Bir kere bu konunun Güneydoğuda tamir edilmesi lazım; bu da Allah sevgisiyle, Allah korkusuyla, şefkatle, merhametle, muhabbetle olur. Mesela bir Urfa kanalı var, baktım. Orada şarkılı, türkülü bir program vardı, sonra baktım Risale-i Nur külliyatını okuyorlar. Said Nursi’nin. Bizim insanlarımız işte böyle şeylerden mutlu olur. Yani Allah’ın anılması, mesela Kütüb-ü Sitte’den hadis okunacak ama bağnazlıktan da hoşlanmaz bizim milletimiz. Böyle hayatı zehre çeviren, böyle hayatı kâbusa çeviren deli ruhtan da hoşlanmaz. Yani yobaz düşünceden de çok rahatsız olur. Onların ruhunda samimi bir din anlayışı vardır ki gerçeği de odur, yani böyle çok candan, tabii olması lazım, tabii yaşanması gerekiyor. Güneydoğudaki sorunun sevgiyle çözüleceğini geç anlamak çok büyük hata olur. Yani din ahlakı, Allah sevgisi, Allah korkusu, Darwinizm ve materyalizmin insanların kalbinden sökülmesi çünkü bir kir olarak kalplerinin üzerinde pas tuttu o. O pasın temizlenmesi. Bakın mesela o gün, o şahısların gelişlerini gösterttiler. Halk bir kısmı sevinç içinde ama sevgi göstertiyorlar. Bakın yine sevgi göstertiyorlar demek ki insanların sevgiye ihtiyacı var. Yani işte bunu bizim yapmamız gerekiyor. Bu insanlarımızı bağrımıza basmamız, onları koruyup kollamamız, şefkat göstertmemiz gerekiyor. Yani “ben seni hizaya getiririm, hiza olmuyorsan ben seni adam etmesini bilirim” mantığı çok çok büyük hata olur. İddia edilen ergenekon örgütü bunu yaptı, yani “sen adam olmuyorsan, ben seni adam etmesini bilirim”. Yani işte zor dağı deler, zora ne dayanır mantığı. İşte buyurun bu oluyor.
Bu eser 1.107 kez incelendi.
Lütfen bulamadığınız, bozuk veya hatalı link verilmiş dosyalar için mail gönderin. Çalıştıramadığınız dosyalar için yardım sayfamıza bakabilirsiniz
Yorum Ekle
Yorum ekleyebilmek için kullanıcı girişi yapmalısınız. Üye değilseniz buraya tıklayınız.
Tavsiyelerimiz
Bu Adnan Oktar Anlatıyor ile ilgili yazarın aşağıdaki eserlerini de inceleyebilirsiniz;