 |
 |
 |
İman eden insan arınmıştır, masumdur; masumiyeti yüzünden okunur.
Her şeyin başı samimiyettir çok candan olmaktır, çok güzel huylu olmaktır. İnsanın derinliği olması ve o insanın içindeki derinliği keşfetmek çok güzeldir, yüzeysellik insanları mahvetmektedir. Günümüzde dünyada maddeci, suni, yapmacık bir yapı meydana gelmiştir ve insanlar kendi bedenlerini kendi elleriyle öldürmektedirler. Kendi sevgilerini kendi elleriyle yok etmektedirler.
Sevgi ve samimiyet gittikten sonra geriye ceset kalır. Yani kokuşmuş bir ceset kalır ve artık o zaman insan için çile günleri, acı günleri ve sürünme başlar.Gün boyu çalışır para kazanır, o parayla gider, akşam yemeğini yer, biraz televizyon seyreder, dedikodu yapar, tartışır ve uyur. Ertesi gün yine işe gider, yine çalışır, yine bir parça yemek yer, yine bir parça dedikodu ve kavga. Kısacası, samimiyetsiz kişi çile dolu bir hayat yaşar.
İnsan dünyada olabilecek en kolay şeyi düşünürse, en zevkli ve en kolay, insanı rahatlatacak şey olarak samimiyeti bulacaktır. En kolay, en zevkli, insanı en rahatlatan, Allah’la bağlantısını çok güçlü hale getiren gücün adı SAMİMİYETTİR. Ama samimiyette insanlar genellikle maddi yönden çok şey kaybederler, buna karşı da mantık kullanırlar. Mesela, kişi doğruyu fark eder ama mantığını kullanır. Mantık insana çok şey kazandıracak gibi görünür ama mantığı kullananlar hep sürünürler. Hep acı içinde, hep aşağılanarak ve eziyet içinde yaşarlar. Kısacası mantık kullananlar,hep bir hayat mücadelesi ve boğuşma içindedirler.
Mantıkla insanlar çok şey kazanacağını zannederler, Allah orada gizli bir tuzak kurmuştur. Samimiyete de Allah bir tuzak kurmuştur; samimiyet insana ateş gibi görünür. Halbuki insan onun içine girdiğinde, onun tertemiz su olduğunu anlar.
Mantık da insana cennet gibi görünür, içine girdiğinde insan cehenneme girdiğini anlar. Yani, mantık Allah’ın kurduğu bir tuzaktır. Genellikle samimiyetin çevresi böyle zorluklarla dolu gibi görünür. Yani insan samimi olduğunda çok şey kaybeder gibi görünür. Gerçekten de kaybeder ama kaybettikçe de kazanır. Mesela, insan fakir görür, bolca para verir. Allah kat kat fazlasını nasip eder ve sağlık sıhhat olarak karşılığını alır. Ama diğeri mantığını kullanır, fakirlere para vermez. Ancak o parayı, hastalandiğında hastane parası yapar, hastanede harcar.
Bu eser 1.405 kez incelendi.
|
 |
|